🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Selçuklu Türkleri Arasından Yetişen Ünlü Âlimler ve Mutasavvıflar

Türk Halklarından Yetişen Âlim ve MutasavvıflarGüncelleme: 9 Mayıs 20269 dk okuma

Selçuklu çağının önemli âlim ve mutasavvıfları: Gazâlî, Nizamülmülk, Mevlânâ, Sadreddin Konevî, Yunus Emre, Ahi Evran ve Selçuklu medreseleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İlim hayatının kurumsal zemini
  • Nizamülmülk
  • Gazâlî

Selçuklu çağında yetişen veya bu çağın ilim ortamında etkili olan başlıca isimler Gazâlî, Nizamülmülk, Mevlânâ, Sadreddin Konevî, Yunus Emre ve Ahi Evran’dır. Nizamiye ve Anadolu medreseleri, bu şahsiyetlerin yetiştiği ve eserlerini verdiği kurumlar oldu.

İlim hayatının kurumsal zemini

Selçuklu sultanları ilmi desteklemeyi hükümdarlığın meşruiyet unsuru saydı. Nizamülmülk’ün kurduğu Nizamiye medreseleri (Bağdat, Nişabur, İsfahan, Merv, Belh gibi şehirlerde) Şâfiî fıkhı ve Eş’arî kelâmı ağırlıkta okuttu. Anadolu’da ise Hanefî fıkhı baskın oldu. Medreseler, kadılık ve müderrislik görevlerine adaylar yetiştiren eğitim kurumlarıydı.

Nizamülmülk

Nizamülmülk (1018-1092), Alp Arslan ve Melikşah’ın veziri olarak Selçuklu devletinin idarî ve ilmî sistemini kurdu. Siyasetnâme adlı eserinde adalet, devlet idaresi ve toplum düzeni üzerine görüşlerini aktardı. Nizamiye medreseleri onun en kalıcı eseridir. 1092’de bir suikast sonucu öldürüldüğü kaynaklarda geçer.

Gazâlî

Ebû Hâmid el-Gazâlî (1058-1111), Tûs doğumlu, Nizamiye Medresesi’nde müderrislik yapmış, kelâm, fıkıh ve tasavvuf üzerine yazmış büyük bir âlimdir. İhyâ-u ulûmi’d-dîn, Tehâfütü’l-felâsife ve el-Munkız mine’d-dalâl gibi eserleri İslam düşüncesinde derin etki yaptı. Bir süre ilmî kariyerini bırakıp inzivaya çekildiği, sonra öğretime döndüğü bilinir. Eserleri Türk coğrafyasında yüzyıllarca okundu.

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

1207’de Belh civarında doğan Mevlânâ, ailesiyle birlikte Anadolu’ya göç etti ve Konya’ya yerleşti. Babası Bahâeddin Veled’in vefatından sonra müderrislik yaptı. Şems-i Tebrîzî ile karşılaşması hayatının dönüm noktası sayılır. Mesnevî, Dîvân-ı Kebîr ve Fîhi mâ fîh eserleri Farsça yazılmış, tasavvuf edebiyatının başyapıtlarıdır. 1273’te Konya’da vefat etti. Mevlevîlik, onun adıyla anılan tarikat olarak oğlu Sultan Veled döneminde teşkilatlandı.

Sadreddin Konevî ve İbn Arabî çevresi

Sadreddin Konevî (ö. 1274), İbn Arabî’nin üvey oğlu ve öğrencisi olarak bilinir; Konya’da yaşamış, vahdet-i vücûd düşüncesini sistemleştiren bir mutasavvıftır. Mevlânâ ile görüşmeleri kaynaklarda anılır. Eserleri Osmanlı medreselerinde de okunmuştur. Bu çevre Anadolu’nun entelektüel merkezlerinden biri olarak Konya’yı öne çıkardı.

Yunus Emre ve Ahi Evran

Yunus Emre (13.-14. yüzyıl), Türkçe tasavvuf şiirinin en etkili ismidir. Ahi Evran (ö. 1261 civarı), Kırşehir’de yaşamış, ahilik teşkilatının sembol ismi olmuş, aynı zamanda hekimlik ve deri işçiliği bilgisiyle tanınmıştır. Her ikisi hakkında da bilgiler büyük ölçüde menkıbevî kaynaklara dayanır, tarihî bilgi sınırlıdır.

Daha fazla bilgi

Yetişen âlimlerin tarihsel zemini için Selçuklu Türkleri Tarihi, toplum için Selçuklu Türklerinde Dinî Kültür, önceki dönem için Karahanlı Âlimleri ve Oğuz çevresi için Oğuz Âlimleri yazılarına bakabilirsiniz.

Selçuklu çağı ilmî zihniyeti

Selçuklu devri ilim hayatında üç önemli akım dikkat çeker. Birincisi, Sünni kelâm ve fıkıh geleneğinin kurumsallaşması: Gazâlî ve Nizamiye medreseleri bu akımın merkezidir. İkincisi, tasavvufun halk arasında yayılması: Mevlânâ, Yunus Emre ve Yesevî çevresi bu hareketin temsilcileridir. Üçüncüsü, akılcı bilimlerdeki gelişmedir: Ömer Hayyam’ın matematik ve astronomi çalışmaları, İsfahan Rasathanesi, tıp alanında hastane (darüşşifa) uygulamaları.

Bu üç akım birbirini dışlamaz; birçok âlim hem fıkıh hem tasavvuf hem de akılcı ilimlerle ilgilenirdi. Gazâlî’nin kelâm, fıkıh ve tasavvufu birlikte işlemesi bunun örneğidir. Selçuklu çağının ilim anlayışı bu çok yönlülüğü ile tanınır.

Kadın âlimler ve hayır sahipleri

Selçuklu toplumunda kadınların ilim ve hayır alanındaki katkısı, vakfiyelerde görülür. Hanım sultanlar ve hanedan kadınları medrese, hamam, kervansaray ve türbe yaptırmıştır. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası’nın yaptırıcıları arasında Turan Melek Hatun’un adı geçer. Kaynaklarda kadın müderrislere dair bilgi sınırlıdır; bu nedenle genel bir hüküm vermek yerine yalnızca belgelenen vakıf ve eser sahipliği üzerinden değerlendirme yapmak gerekir.

Eserlerin sonraki etkisi

Selçuklu çağı âlimlerinin eserleri Osmanlı medreselerinde okutulmaya devam etti. Gazâlî’nin İhyâ’sı, Mevlânâ’nın Mesnevî’si ve Sadreddin Konevî’nin eserleri üzerine yüzlerce şerh yazıldı. Türkçeye de çevrildi. Bu sürekli ilgi, Selçuklu çağının ilmî mirasının yalnızca tarihî bir dönemde kalmadığını, sonraki yüzyıllarda da canlı bir kaynak işlevi gördüğünü gösterir.

Fakihler ve kadılar

Âlimler arasında yalnızca ünlü isimler değil, sayısız kadı, müftü ve müderris de bulunurdu. Anadolu’da Hanefî kadılar günlük hukuku yürütür, fetva vererek halkın sorularına cevap verirdi. Bu kimselerin adı çoğunlukla vakfiye ve kitabe kayıtlarında geçer. Selçuklu şehirlerindeki kitabeler, medrese vakıflarının müderris kadrosu ve burs sistemleri hakkında değerli bilgi verir.

Çeviri ve ilim aktarımı

Selçuklu çağı, farklı dillerde yazılmış eserlerin birbirine çevrildiği bir dönemdi. Arapça eserler Farsçaya, bazıları da Türkçeye aktarıldı. Medrese hocaları ders verirken Arapça metni Türkçe ve Farsça açıklardı. Bu uygulama, ilmin halka yaklaşmasını sağladı ve Türkçenin ilim dili olarak olgunlaşmasına zemin hazırladı. Şerh geleneği de bu süreçte gelişti.

Sıkça Sorulan Sorular

Gazâlî hangi medresede ders verdi?

11. yüzyılda Bağdat’taki Nizamiye Medresesi’nde müderrislik yaptı.

Mevlânâ Anadolu’ya nasıl geldi?

Ailesiyle birlikte Belh çevresinden göç ederek yolculuk sonrası Konya’ya yerleşti; 13. yüzyılın ilk yarısında Selçuklu başkentinde ders verdi.

Nizamülmülk’ün Siyasetnâme’si ne anlatır?

Devlet yönetimi, adalet, vezirlik ve toplum düzeni üzerine hükümdara öğütler içeren bir eserdir.

Sadreddin Konevî kimdir?

İbn Arabî’nin öğrencisi, Konya’da yaşamış ve vahdet-i vücûd düşüncesini sistemleştiren mutasavvıftır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-dîn; Mevlânâ, Mesnevî; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Gazzâlî", "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" ve "Sadreddin Konevî" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR2 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Gazâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-dîn
  2. Mevlânâ, Mesnevî
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Gazzâlî", "Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî" ve "Sadreddin Konevî" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.