🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Süleyman b. Abdülmelik Döneminde İlim, Kültür ve Dinî Hayat

Halifeler Döneminde İlim, Kültür ve Dinî HayatGüncelleme: 10 Eylül 20269 dk okuma

Süleyman b. Abdülmelik döneminde (715-717) Ramle'nin kuruluşu, İstanbul kuşatması, Ömer b. Abdülazîz'in veliahtlığı ve âlimlerle ilişkiler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Halifeliğe Geçiş ve Siyasi Tercihler
  • İstanbul Seferi
  • Âlimlerle İlişkiler ve Râcâ b. Hayve

Süleyman b. Abdülmelik (715-717), kardeşi Velîd’den sonra Emevî halifesi oldu. İki yıl kadar süren kısa halifeliği, Ramle şehrinin kurulması, İstanbul seferi ve Ömer b. Abdülazîz’in veliaht tayin edilmesi ile bilinir. Bu yazı, onun döneminde ilim ve kültür hayatındaki gelişmelere, âlimlerle ilişkilere ve sonraki kuşaklara bıraktığı izlere odaklanır.

Halifeliğe Geçiş ve Siyasi Tercihler

Süleyman, babası Abdülmelik’in belirlediği veliaht sırasına göre kardeşi Velîd’in ardından tahta çıktı; Velîd’in kendi oğlunu veliaht yapma girişimi ise kaynaklarda anlatılan bir gerilim konusudur. Filistin valiliği yıllarında Ramle’yi kurduğu, daha sonra şehrin hem idari hem ticari bir merkez olarak büyüdüğü belirtilir. Ramle Beyaz Camii, Süleyman’a nispet edilen yapılar arasında anılır; ancak yapının kesin tarihi ve eklemeleri konusunda kaynaklar farklı ayrıntılar verir.

Süleyman, Velîd döneminin sert valilerini görevden aldı ve Haccâc b. Yûsuf’un bazı yakınlarına karşı katı davrandı. Kuteybe b. Müslim ve Mûsâ b. Nusayr gibi komutanların kaderi de bu dönemde yeniden şekillendi. Siyasi gelişmelerin genel çerçevesi Emevîler devleti tarihi yazısında ele alınmıştır.

İstanbul Seferi

Süleyman’ın en çok bilinen askerî girişimi, 717-718 yıllarında İstanbul’un kuşatılmasıdır. Kardeşi Mesleme b. Abdülmelik komutasındaki ordu ve donanma şehri uzun süre sardı; fakat Bizans’ın surlardaki savunması, “Grek ateşi” olarak bilinen silahın kullanımı, sert kış koşulları ve ikmal sorunları nedeniyle kuşatma sonuçsuz kaldı. Süleyman bu sırada Dâbık’ta bulunuyordu ve seferin sonucu görmeden vefat etti. İstanbul’un fethi kutlu bir hedef olarak Müslümanların bilincinde kalmış, bu hedef yüzyıllar sonra Osmanlı döneminde gerçekleşmiştir. Konuyla ilgili ayrıntılara Emevîler dönemindeki fetihler yazısından ulaşılabilir.

Âlimlerle İlişkiler ve Râcâ b. Hayve

Süleyman’ın yönetimi, dinî çevrelerle yakın temas kurmasıyla da bilinir. Filistinli âlim Râcâ b. Hayve, halifenin başdanışmanı hükmünde idi. Kaynaklar, Süleyman’ın ölüm döşeğinde kimi veliaht yapacağı konusunda Râcâ ile danıştığını, onun tavsiyesiyle Ömer b. Abdülazîz’in adını yazdığını anlatır. Bu karar, Emevî tarihinde adalet ve zühd çizgisini temsil eden bir halifelik dönemini mümkün kıldığı için kritik görülür. Kaynaklarda, onun dinî otoritelerle iyi geçinmeye ve hac mevsiminde ilim ehlinin nasihatini dinlemeye önem verdiği belirtilir.

Aynı yıllarda Medine’de Saîd b. Müseyyeb, Mekke’de Atâ b. Ebî Rebâh, Kûfe’de İbrahim en-Nehaî’nin öğrencileri ve Şam’da Mekhûl ed-Dımaşkî gibi isimler ders veriyordu. Bu halkaların ürünü, sonraki yıllarda fıkıh mezheplerinin oluşmasını sağlayan temel birikimdir. Hadis kayıtlarına dair gelişme için hadis ilminin tarihi yazısı okunabilir.

Hac, Camiler ve Toplumsal Hayat

Süleyman’ın Mekke ve Medine ziyaretleri, hac organizasyonu ve haremeyn çevresine yönelik uygulamaları kaynaklarda yer alır. Haremeyn ahalisine verilen maaş ve yardımların da bu dönemde sürdüğü anlatılır. Bununla birlikte kaynaklar onu ihtişama düşkün ve yemeğe meraklı biri olarak da tarif eder; bu tür anlatımlarda Abbâsî dönemi müelliflerinin siyasi tavrının etkisi göz ardı edilmemelidir.

Şam’daki Emevî Camii‘nin tamamlanması ve çevresindeki şehir düzeni, Velîd’in mirası olarak Süleyman döneminde de varlığını sürdürdü. Bununla birlikte halifelerin yeni bir mimari proje başlattığı kaydedilmez; yönetimin odağı askerî seferler ve idari düzenlemeler olmuştur.

Ramle ve Filistin’in Kültürel Rolü

Ramle, Süleyman’ın Filistin valiliği yıllarında kurulduktan sonra kısa sürede bölgenin önemli şehri hâline geldi. Kudüs yakınındaki bu şehir, kıyı limanları ile iç bölgeler arasındaki ticaretin düğüm noktasıydı. Zamanla şehirde medreseler, camiler, su sarnıçları ve çarşılar yapıldı; coğrafyacı Mukaddesî gibi yazarlar sonraki yüzyıllarda Ramle’yi Filistin’in başkenti olarak anar. Süleyman’ın bu yerleşimi kurma kararı, Emevî yönetiminin yeni şehirlerle bölgeleri denetim altında tutma politikasının bir örneğidir. Şehirdeki ilim çevresi de zamanla genişledi ve hadis rivayet eden birçok muhaddis buradan yetişti.

Süleyman’ın halifeliğinin kısa sürmesi, kurumsal bir ilim politikası geliştirmesini zorlaştırdı. Yine de Şam, Ramle ve Medine arasında dolaşan âlimlerin, hac dönemlerinde bir araya gelmesi bilgi aktarımını kolaylaştırdı. Bu tür buluşmalar, hadis rivayetinde senedlerin birbirini doğrulamasına imkân tanıdı.

Değerlendirme

Süleyman b. Abdülmelik’in dönemi, yenilikten çok geçiş vasfı taşır. Fetihlerin ağırlığı, İstanbul seferinin başarısızlığıyla birlikte durulmaya başlarken, yönetimin dinî ve ahlaki yönü Ömer b. Abdülazîz ile yeniden gündeme geldi. Dolayısıyla Süleyman’ın tarihteki asıl katkısı, hiç beklenmedik biçimde bu adalet çizgisinin yolunu açmasıdır. Daha sonraki gelişme için Hişâm b. Abdülmelik dönemi ve öncesi için Mervân b. Hakem dönemi yazıları okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Süleyman b. Abdülmelik hangi yıllarda halifeydi?

Yaklaşık 715-717 yılları arasında. İki yıldan biraz uzun süren bu halifelik, Velîd ile Ömer b. Abdülazîz dönemleri arasında geçiş niteliği taşır.

Ramle şehri kim tarafından kuruldu?

Kaynaklara göre Filistin valiliği döneminde Süleyman tarafından kurulmuş ve sonradan başkent işlevi görmüştür. Şehir, Filistin’in önemli ticaret ve idari merkezi hâline gelmiştir.

Ömer b. Abdülazîz halife nasıl oldu?

Süleyman, ölümünden önce Râcâ b. Hayve’nin tavsiyesi ve yönlendirmesi doğrultusunda Ömer b. Abdülazîz’i veliaht tayin etti. Bu karar kaynaklarda ayrıntılı biçimde aktarılır.

Süleyman’ın İstanbul kuşatması başarılı oldu mu?

Hayır. 717-718 yıllarındaki kuşatma, Bizans’ın savunması, kış şartları ve ikmal güçlükleri nedeniyle sonuçsuz kaldı.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; Belâzürî, Fütûhu'l-Büldân; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Süleyman b. Abdülmelik" md.; İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
  2. Belâzürî, Fütûhu'l-Büldân
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Süleyman b. Abdülmelik" md.
  4. İbn Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.