🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ebü’l-Abbâs es-Seffâh Döneminde İlim, Kültür ve Dinî Hayat

Halifeler, Emevîler ve AbbâsîlerGüncelleme: 10 Mayıs 20269 dk okuma

Ebü'l-Abbâs es-Seffâh döneminde (750-754) Abbâsî devletinin kuruluşu, Kûfe ve Enbâr'daki ilim ortamı, Talas savaşı ve kâğıt rivayeti.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Abbâsî Daveti ve Halifeliğe Geçiş
  • Kûfe ve Enbâr: İlim Merkezleri
  • Talas Savaşı ve Kâğıdın Yayılışı

Ebü’l-Abbâs es-Seffâh (yaklaşık 750-754), Abbâsî devletinin kurucu halifesidir. Dört yıl kadar süren iktidarı çoğunlukla siyasi pekiştirmeye, Emevî kalıntılarının tasfiyesine ve yeni bir yönetim düzeninin oluşturulmasına ayrıldı. Bununla birlikte Kûfe’nin ilim halkaları, Horasan’dan gelen yeni insan gücü ve Orta Asya ile kurulan temas, kültür tarihinde önemli iz bıraktı.

Abbâsî Daveti ve Halifeliğe Geçiş

Abbâsî daveti, Hz. Peygamber’in amcası Abbâs’ın torunlarının “Ehl-i Beyt’ten rıza gören biri” için çalıştığı, ismi baştan açıklanmayan bir hareket olarak Horasan’da örgütlendi. Ebû Müslim el-Horasânî’nin komutasındaki ordular Emevîleri art arda yendi; 749’da Kûfe’de Ebü’l-Abbâs’a biat edildi, 750’de Büyük Zâb savaşı ile Emevî devleti çöktü. Bu sürecin ayrıntıları Abbâsî ihtilâli yazısında; yeni devletin genel tarihi ise Abbâsîler devleti tarihi başlığında bulunur.

Seffâh’ın halifeliği boyunca iktidarın dayanağı, Horasan’dan gelen ordu, Kûfe’deki taraftarlar ve Hâşimî çevre oldu. Kâtiplik ve vezirlik uygulamasında Fars idari geleneğinin etkisi hissedildi; Ebû Seleme el-Hallâl gibi isimlerin “vezir” sıfatını taşıdığı aktarılır. Kaynaklar Emevî ailesinin bir bölümüne yönelik sert uygulamalardan söz eder. Bu bölümler, yeni dönemin kaynakları tarafından abartılmış olabileceği için temkinle okunmalıdır.

Kûfe ve Enbâr: İlim Merkezleri

Seffâh, başlangıçta Kûfe’de kaldı, ardından Fırat kıyısındaki Enbâr’a taşındı. Kûfe, Hz. Ali’den beri ilim ve siyaset merkeziydi. Ebû Hanîfe (80-150/699-767) bu şehirde fıkıh halkasını sürdürüyordu; öğrencileri arasında Ebû Yûsuf ve Züfer gibi isimler yetişecekti. Ebû Hanîfe’nin Emevî döneminde kadılık teklifini reddettiği, Abbâsî dönemde ise Mansûr’la ilişkisinin gerginleştiği rivayet edilir. Seffâh döneminde onunla ilgili belirgin bir sıkıntı aktarılmaz. Ebû Hanîfe hakkında ayrıntı için Mansûr dönemi yazısına da bakılabilir.

Medine’de Mâlik b. Enes ders veriyor, Beyrut’ta Evzâî Şam fıkhının temsilcisi olarak anılıyordu. Hadis ve siyer alanında İbn İshak, Ma’mer b. Râşid ve İbn Cüreyc gibi isimler faaliyet gösteriyordu. Yeni hanedanın hadis çevreleriyle ilişkisi, ilerleyen yıllarda bu isimlerin Bağdat’a çağrılmasıyla somutlaştı.

Talas Savaşı ve Kâğıdın Yayılışı

751 yılında Orta Asya’da Talas bölgesinde Abbâsî ordusu ile Çin Tang hanedanı ordusu karşılaştı. Savaş, Müslüman hâkimiyetinin Maveraünnehir’de kalıcılaşmasını sağladı. Rivayete göre esir alınan Çinli ustalardan bazıları Semerkant’ta kâğıt yapımını öğretmiş, böylece kâğıt üretimi İslam dünyasına yayılmaya başlamıştır. Bu anlatının ayrıntıları konusunda araştırmacılar temkinli davranır; kâğıt tekniğinin Orta Asya’ya başka yollarla da ulaşmış olabileceği belirtilir. Ancak kâğıdın sonraki on yıllarda hızla yaygınlaştığı, Bağdat’ta ilk kâğıt değirmenlerinin kurulduğu ve kitap kültürünün bunun sayesinde büyüdüğü bilinen bir gerçektir.

Kâğıdın yaygınlaşması, hadis ve fıkıh derlemelerinin yazıya geçirilmesini ve kitapçılık (verrâklık) mesleğini besledi. Bu gelişmeler Beytülhikme ve tercüme faaliyetlerinin zeminini hazırlayan teknik şartlar arasındadır.

Siyasi Meşruiyet ve Dinî Söylem

Abbâsîler iktidarlarını, Hz. Peygamber’in amcasının soyundan gelmeye, Emevîlerin zulmüne karşı bir adalet vaadine dayandırdı. Seffâh’ın Kûfe’deki ilk hutbesi, bu iddianın özeti sayılır. Kaynaklar hutbede Allah’a hamd, Hz. Peygamber’e salavat ve Emevîlere yönelik tenkidin bulunduğunu; yeni halifenin halka vaatlerini dile getirdiğini aktarır. Bu retorik, sonraki Abbâsî halifelerin dinî-siyasi söylemine örnek oldu.

Halifeliğin teolojik yönü halifelik kurumunun tarihi yazısında daha geniş biçimde açıklanır. Seffâh dönemi aynı zamanda Alevî çevrelerin hayal kırıklığına uğradığı, iktidarın Alioğulları yerine Abbâsîlerin eline geçtiği bir geçiş olduğundan, sonraki isyanların fikrî kökeni bu yıllara uzanır.

Şehir Hayatı ve Yeni Kitle

Abbâsî ihtilâliyle birlikte Horasanlı Müslümanlar ve gayrıarap kökenli mevâlî, devletin görünür bir parçası hâline geldi. Bu durum, Arap olmayan âlim ve kâtiplerin divanlarda ve ilim çevrelerinde artan rolünü hazırladı. Seffâh’ın kısa iktidarında bu dönüşüm yalnızca başlangıç aşamasındaydı; ama sonraki on yıllarda Fars, Türk ve Soğd kökenli bilginlerin İslam ilimlerine katkısı belirgin biçimde arttı. Kûfe’de ve Enbâr’da hâlen Arap kabile geleneği güçlüydü, bununla birlikte yeni kültürel karışım, edebiyat ve hukuk alanında zengin bir birikimin kapısını araladı.

Kısa Bir Halifeliğin Mirası

Seffâh 754’te Enbâr’da, çiçek hastalığı sebebiyle vefat etti; halifeliği kardeşi Mansûr devraldı. Seffâh’ın kültürel mirası, yeni bir yönetim modelinin kurulması ve Doğu ile Batı’yı bir araya getiren bir devletin temellerinin atılması olarak özetlenebilir. Emevîlerden geçişi anlamak için II. Mervân dönemi; ardıl halifeliğin ilmî ve kültürel kazanımları için Ebû Ca’fer el-Mansûr dönemi okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Ebü’l-Abbâs es-Seffâh kimdir?

Abbâsî devletinin ilk halifesidir. Yaklaşık 750-754 yılları arasında görev yapmış, Kûfe’de biat almış ve başkent olarak önce Kûfe, sonra Enbâr’ı kullanmıştır.

Seffâh lakabı ne anlama gelir?

Arapçada “çok kan döken” ya da “cömert, bol veren” gibi iki farklı anlama gelebilen bir kelimedir. Kaynaklar Emevîlere karşı gösterdiği sertlik nedeniyle bu lakabı bu şekilde yorumlar.

Talas savaşı Seffâh döneminde mi oldu?

Evet, 751 yılında Abbâsî ordusu ile Çin Tang ordusu arasında yapıldı. Savaşın kâğıt üretiminin yayılmasında dolaylı rolü olduğu rivayet edilir.

Bu dönemde hangi âlimler yaşıyordu?

Ebû Hanîfe Kûfe’de, Mâlik b. Enes Medine’de, Evzâî Beyrut’ta ve İbn İshak gibi siyer yazarları Abbâsî çevresinde faaliyet gösteriyordu.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; Cehşiyârî, Kitâbü'l-Vüzerâ ve'l-Küttâb; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Seffâh" md.; İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
  2. Cehşiyârî, Kitâbü'l-Vüzerâ ve'l-Küttâb
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Seffâh" md.
  4. İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.