🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Vahdettin: Hayatı, Saltanatı ve Önemli Olaylar

Osmanlı Devleti ve PadişahlarıGüncelleme: 30 Ağustos 20268 dk okuma

Vahdettin (VI. Mehmed) kimdir? Mondros Mütarekesi, İstanbul'un işgali, Sevr, Millî Mücadele karşısındaki tutumu ve saltanatın kaldırılması.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Şehzadelik ve tahta çıkış
  • Mondros Mütarekesi ve işgal
  • Millî Mücadele karşısındaki durum

Vahdettin (VI. Mehmed), Abdülmecid’in oğlu olup 1861’de İstanbul’da doğmuş, 4 Temmuz 1918’den 1 Kasım 1922’ye kadar Osmanlı padişahı ve halifesi olmuştur. Birinci Dünya Savaşı’nın sonunda tahta çıkmış, Mondros Mütarekesi’ni, İstanbul’un işgalini, Sevr Antlaşması’nı ve Millî Mücadele’yi yaşamış; saltanatın kaldırılmasının ardından 17 Kasım 1922’de İstanbul’dan ayrılmış ve 1926’da Sanremo’da vefat etmiştir.

Şehzadelik ve tahta çıkış

Vahdettin, uzun yıllar şehzade olarak sarayda yaşadı. Abdülhamid ve Mehmed Reşad dönemlerinde siyasetten uzak tutulmuş, kendi çevresinde ilme, musikiye ve hat sanatına ilgi duyan, Almanca bilen, Avrupa’yı gezmiş bir şehzade olarak anılmıştır. 1916’da Veliaht Yusuf İzzeddin Efendi’nin ölümü üzerine veliaht oldu. 3 Temmuz 1918’de Mehmed Reşad’ın vefatıyla tahta çıktığında Osmanlı Devleti savaşın son aylarındaydı; cepheler çöküyor, Bulgaristan ve Almanya’nın savaşı kaybetme ihtimali belirginleşiyordu.

Tahta çıkışının ilk haftalarında padişah, savaşı sona erdirmek için çeşitli yollar denedi; ancak hükümet ve ordu üzerindeki İttihat ve Terakki etkisi hâlâ süregeliyordu. Ekim 1918’de Talat Paşa kabinesi istifa etti.

Mondros Mütarekesi ve işgal

30 Ekim 1918’de Limni Adası’ndaki Mondros’ta, Osmanlı ile İngiltere arasında Mütareke imzalandı. Mütarekeye göre Osmanlı ordusu terhis edilecek, Boğazlar ve stratejik noktalar İtilaf Devletlerine açılacak, ülkenin güvenliğini tehdit eden bir durum çıkarsa İtilaf Devletleri stratejik yerleri işgal edebilecekti. 13 Kasım 1918’de İtilaf donanması İstanbul’a girdi. 1919’da Yunan kuvvetleri İzmir’e çıktı; Fransız ve İngiliz birlikleri Güney ve Doğu Anadolu’nun bazı bölgelerini işgal etti. Bu süreçte Vahdettin, Damat Ferid Paşa hükümetleriyle birlikte İtilaf Devletleri’yle uzlaşma yoluyla bir çözüm bulunabileceği düşüncesini benimsedi. Bu tutum, tarihyazımında yoğun biçimde tartışılan başlıklardan biridir: bazı tarihçiler padişahı ülkeyi ağır koşullarda korumaya çalışan bir hükümdar olarak değerlendirir; bazıları ise Millî Mücadele’ye karşı mesafeli ve İtilaf yanlısı bir politika izlediğini savunur.

Millî Mücadele karşısındaki durum

Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Paşa, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a gönderildi. Anadolu’da kongreler ve direniş hareketleri örgütlenirken, İstanbul hükümeti ile Anadolu hareketi arasında gerilim büyüdü. 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu sırada İstanbul hükümeti, Anadolu hareketini isyan olarak değerlendirerek Mustafa Kemal ve arkadaşlarının idamına dair fetva çıkarttı; buna karşılık Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi ve diğer müftüler karşı fetva yayımladı. 16 Mart 1920’de İstanbul’un resmen işgal edilmesi ve Meclis-i Mebusan’ın dağıtılması, Vahdettin’in siyasi manevra alanını daralttı. 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması, Osmanlı’nın topraklarını büyük ölçüde paylaştırıyor ve bağımsızlığını kısıtlıyordu; Ankara hükümeti bu antlaşmayı tanımadı. Sonraki yıllarda Sakarya (1921) ve Büyük Taarruz (1922) zaferleriyle Millî Mücadele askerî olarak başarıya ulaştı.

Saltanatın kaldırılması ve ayrılış

Ekim 1922’de Mudanya Ateşkesi sonrası Lozan Konferansı’na hem İstanbul hem Ankara hükümetinin davet edilmesi, TBMM’nin 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırma kararı almasına yol açtı. Karar, “saltanat” ile “hilafet” makamlarını ayırdı; Vahdettin padişahlıktan düştü, ancak halife unvanını sürdürme ihtimali tartışıldı. Kasım 1922’de kendisine yönelik tehditler nedeniyle İngiliz Büyükelçiliği’ne sığınan Vahdettin, 17 Kasım’da İngiliz savaş gemisi HMS Malaya ile Malta’ya gitti. TBMM, Abdülmecid Efendi’yi halife seçti. Vahdettin sonradan Hicaz Kralı Hüseyin’in daveti üzerine Mekke’ye gitmeyi düşündü; sonunda İtalya’da San Remo’ya yerleşti.

Ölümü ve değerlendirme

Vahdettin, 16 Mayıs 1926’da Sanremo’da vefat etti. Naaşı Şam’da Süleymaniye Külliyesi (Tekkiyesi) haziresine defnedildi. Ayrıntı için Vahdettin’in ölümü ve türbesi yazısı okunabilir. Dinî ve toplumsal yönü için Vahdettin döneminde dinî hayat yazısına bakılabilir. Vahdettin’in değerlendirilmesi, Cumhuriyet tarihyazımında ve ulusal bellekte yoğun biçimde tartışılan bir konudur; bu nedenle farklı yaklaşımları ve kaynakları birlikte okumak gerekir. Önceki dönem için Mehmed Reşad yazısı okunabilir.

Hilafet meselesi ve sonraki gelişmeler

Saltanatın kaldırılmasıyla birlikte halifelik makamı Abdülmecid Efendi’ye devredildi; ancak 3 Mart 1924’te TBMM hilafetin kaldırılmasına karar verdi ve hanedan mensupları yurtdışına çıkarıldı. Vahdettin, sürgündeyken halifelik iddiasını sürdürmeyi denemiş, Hicaz Kralı Hüseyin’in 1924’te halifelik ilan etmesi ise İslam dünyasında yeni bir tartışma başlatmıştır. Halifelik kurumunun Osmanlı’daki tarihî gelişimi ve kaldırılışı için halifelik kurumunun tarihi ve Osmanlı’ya hilafetin geçişi yazıları okunabilir.

Vahdettin’in kişiliği hakkında kaynaklar farklı portreler çizer: kimi anlatılar onu dindar, ağırbaşlı ve ülkesine bağlı bir hükümdar olarak sunarken, kimi anlatılar zayıf ve kararsız bir lider olarak değerlendirir. Tarihçiler bu farklılığı, hem dönemin olağanüstü koşullarına hem de Cumhuriyet’in kuruluş anlatısına bağlı olarak değerlendirir. Bu nedenle onun hakkındaki yargıların belgeler ışığında ve farklı bakış açılarıyla birlikte okunması önerilir.

Vahdettin dönemi, Osmanlı hanedanı ve halifelik makamı açısından bir kapanış evresi olduğu kadar, Cumhuriyet’e geçişin tarihyazımsal tartışmalarının merkezindeki bir dönemdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vahdettin ne zaman tahta çıkmıştır?

Mehmed Reşad’ın 3 Temmuz 1918’deki vefatı üzerine tahta çıkmıştır.

Mondros Mütarekesi ne zaman imzalanmıştır?

30 Ekim 1918’de Limni Adası’ndaki Mondros’ta imzalanmıştır.

Saltanat ne zaman kaldırılmıştır?

1 Kasım 1922’de TBMM’nin aldığı kararla kaldırılmıştır.

Vahdettin nerede defnedilmiştir?

Şam’daki Süleymaniye Külliyesi (Tekkiyesi) haziresine defnedilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed VI" md.; Erik Jan Zürcher, Turkey: A Modern History; Stanford J. Shaw, From Empire to Republic; Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk (karşılaştırmalı kaynak olarak)

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed VI" md.
  2. Erik Jan Zürcher, Turkey: A Modern History
  3. Stanford J. Shaw, From Empire to Republic
  4. Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk (karşılaştırmalı kaynak olarak)

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.