🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Mehmed Reşad: Hayatı, Saltanatı ve Önemli Olaylar

Osmanlı Devleti ve PadişahlarıGüncelleme: 16 Haziran 20269 dk okuma

Mehmed Reşad kimdir? İkinci Meşrutiyet'in padişahı, Trablusgarp ve Balkan savaşları, Birinci Dünya Savaşı, Cihad-ı Mukaddes ilanı ve 1918'deki vefatı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Tahta çıkış ve meşruti yönetim
  • Trablusgarp ve Balkan savaşları
  • Birinci Dünya Savaşı ve Cihad-ı Mukaddes

Mehmed Reşad (V. Mehmed), Abdülmecid’in oğlu olup 1844’te İstanbul’da doğmuş, 1909-1918 yıllarında hüküm sürmüştür. İkinci Meşrutiyet’in anayasal padişahı olarak tahta çıkmış; Trablusgarp ve Balkan savaşlarının, Birinci Dünya Savaşı’nın ve Cihad-ı Mukaddes ilanının yaşandığı yıllarda, siyasi yetkileri sınırlı biçimde hükümdarlık yapmış, 3 Temmuz 1918’de vefat etmiştir.

Tahta çıkış ve meşruti yönetim

Mehmed Reşad, 27 Nisan 1909’da II. Abdülhamid’in hal edilmesiyle altmış beş yaşında tahta çıkarıldı. Uzun yıllar saray içinde, siyasetten uzak ve kontrol altında yaşamıştı; ilme ve tasavvufa meraklı, nazik, sakin bir kişi olarak anılırdı. Mevlevî musikisine ilgi duyduğu ve şiir, hat sanatıyla uğraştığı anlatılır. Meşruti yönetimde padişahın yetkileri Kanun-ı Esasi’nin 1909 değişiklikleriyle sınırlandırılmıştı; asıl siyasi güç İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin elindeydi. Bu nedenle Mehmed Reşad’ın saltanatı, “saltanat–hilafet” makamının sembolik değerini koruduğu, ancak fiilî iktidarın hükümetteki partiye geçtiği bir dönem olarak tanımlanır.

1911’de Mehmed Reşad Rumeli’ye bir gezi yaparak Selanik, Manastır, Üsküp ve Kosova’yı ziyaret etti. Kosova’da I. Murad’ın türbesine gitmesi, Osmanlı’nın Balkanlar’daki tarihî iddiasının sembolik bir ifadesi olarak anılır. Bu seyahat, padişahın halkla buluşmasını ve meşrutiyetin sevincini göstermek için düzenlenmişti.

Trablusgarp ve Balkan savaşları

1911’de İtalya, Trablusgarp’a saldırdı. Osmanlı donanması ve ordusu zayıf olduğu için kuvvet gönderemedi; Mustafa Kemal, Enver gibi subaylar gönüllü olarak Libya’ya geçip yerel direnişi örgütledi. 1912’de Uşi Antlaşması ile Trablusgarp İtalya’ya bırakıldı; ayrıca Rodos ve Oniki Ada işgal altında kaldı. Aynı yıl Balkan Savaşı patlak verdi: Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan ve Karadağ Osmanlı’ya saldırdı. Kırklareli, Lüleburgaz ve Selanik’in kaybı, Osmanlı’nın Rumeli’deki hâkimiyetinin neredeyse sona ermesi anlamına geldi. 1913’te İkinci Balkan Savaşı’nda Edirne geri alındı. Bu savaşlar sırasında yüz binlerce Müslüman Balkanlar’dan Anadolu’ya göç etti.

Birinci Dünya Savaşı ve Cihad-ı Mukaddes

Ekim 1914’te Osmanlı, Almanya yanında Birinci Dünya Savaşı’na girdi; Karadeniz’de Rus limanlarına yapılan baskınla (29 Ekim) fiilen savaşa katıldı. 14 Kasım 1914’te Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi’nin fetvası ve padişahın onayıyla Cihad-ı Mukaddes ilan edildi. Bu çağrı, Osmanlı’nın İslam dünyasındaki Müslümanlara yönelik, halifelik makamını kullanan bir siyasi ve dinî çağrısıydı; ancak beklenen genel isyan gerçekleşmedi. Savaş boyunca Çanakkale’de (1915) Osmanlı savunması İtilaf Devletlerinin Boğazları geçme girişimini engelledi; Kut’ülamare’de (1916) İngiliz birlikleri teslim oldu. Aynı süreçte Kafkas cephesinde, Sarıkamış’ta (1914-15) büyük kayıplar verildi. 1916’da Mekke Şerifi Hüseyin’in Osmanlı’ya karşı isyanı, Arap vilayetlerinde Osmanlı hâkimiyetini sarstı. Cihad-ı Mukaddes konusu için Birinci Dünya Savaşı ve hilafet-cihad yazısı okunabilir.

Savaş yıllarındaki iç gelişmeler

1915’te yürütülen Tehcir (sevk ve iskân) uygulaması, Osmanlı tarihinin en tartışmalı başlıklarından biridir; konunun değerlendirilmesinde farklı tarihyazımı yaklaşımları ve kaynaklar bulunmaktadır ve bu madde kapsamında ayrıntıya girilmemektedir. Savaş yıllarında kıtlık, salgın hastalıklar, mali çöküş ve ağır nüfus kayıpları yaşandı. 1917’de Hukuk-ı Aile Kararnamesi yayımlandı; evlilik ve boşanma hükümlerinde düzenlemeler yapıldı. Padişah Mehmed Reşad, bu gelişmelerde sembolik bir konumdaydı ve devlet işlerini İttihat ve Terakki yönetimine bırakmıştı.

Ölümü ve değerlendirme

Mehmed Reşad, 3 Temmuz 1918’de, savaşın son aylarında Yıldız Sarayı’nda vefat etti. Naaşı Eyüp’teki türbesine defnedildi. Ayrıntı için Mehmed Reşad’ın ölümü ve türbesi yazısı okunabilir. Dinî ve toplumsal yönleri için Mehmed Reşad döneminde dinî hayat yazısına bakılabilir. Yerine kardeşi Vahdettin tahta çıktı. Öncesi için II. Abdülhamid yazısı okunabilir.

Kişiliği ve siyasi konumu

Çağdaşları Mehmed Reşad’ı mütevazı, alçakgönüllü, dindar ve halkla iyi ilişkiler kuran bir padişah olarak tarif eder. Mevlevî musikisi dinlemeyi, hattatlığı ve edebiyatı sevdiği, Mesnevi-i Şerif’i okuduğu anlatılır. Meşrutiyet rejiminin padişah-hükümet ilişkisi içinde Mehmed Reşad, siyasi tarafsızlığını korumaya çalıştı; Bab-ı Âli Baskını’nın (1913) ardından İttihat ve Terakki yönetimi tamamen iktidarı üstlendi. Padişah, bu tarihten sonra hükümet kararlarına itiraz etmeden onay veren bir figür olarak görüldü. Bu nedenle onun savaş kararlarındaki rolü sınırlı, ancak dönemin resmî belgelerinde imzası ve meşruiyeti belirleyici olmuştur.

Mehmed Reşad’ın saltanatı, Osmanlı’da hanedanın siyasi gücünün en düşük olduğu, ancak halifelik makamının sembolik değerinin hâlâ yüksek tutulduğu bir dönemdir. Yaşlı padişah, savaşın son yıllarında sağlık sorunları yaşamış ve vefatı, Osmanlı’nın yenilgi sürecine denk gelmiştir. Cenaze törenine geniş bir halk katılımı olduğu anlatılır.

Bu yönleriyle Mehmed Reşad, Osmanlı hanedanının meşruti çağdaki sembolik temsilcisi olarak hatırlanır.

Cenaze töreni ve Eyüp’teki defni, savaşın son aylarında halkın yoğun katılımıyla yapıldı; ölümü, Osmanlı tarihinin kapanış sürecinin başlangıç işaretlerinden biri olarak anılır.

Sıkça Sorulan Sorular

Mehmed Reşad ne zaman tahta çıkmıştır?

27 Nisan 1909’da II. Abdülhamid’in hal edilmesiyle tahta çıkmıştır.

Cihad-ı Mukaddes ne zaman ilan edilmiştir?

14 Kasım 1914’te şeyhülislamın fetvasıyla ilan edilmiştir.

Mehmed Reşad’ın Rumeli gezisi ne zaman olmuştur?

1911’de Selanik, Manastır, Üsküp ve Kosova’yı kapsayan bir gezi yapmıştır.

Mehmed Reşad nerede defnedilmiştir?

İstanbul’da Eyüp’teki türbesine defnedilmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed V" md.; Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey; Erik Jan Zürcher, Turkey: A Modern History; Mustafa Aksakal, The Ottoman Road to War in 1914

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed V" md.
  2. Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey
  3. Erik Jan Zürcher, Turkey: A Modern History
  4. Mustafa Aksakal, The Ottoman Road to War in 1914

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.