🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Vahdettin Nasıl Öldü? Vefatı ve Türbesi Nerede?

Osmanlı Devleti ve PadişahlarıGüncelleme: 9 Ekim 20269 dk okuma

VI. Mehmed Vahdettin 1926'da San Remo'da vefat etti. Son padişah olarak saltanatın kaldırılması, İstanbul'dan ayrılışı, sürgün yılları, ölüm sebebi ve Şam'daki Süleymaniye Külliyesi'nde defni.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Şehzadelik ve Tahta Çıkış
  • Mondros Sonrası ve Ulusal Mücadele
  • Saltanatın Kaldırılışı ve Ayrılış

VI. Mehmed Vahdettin (1918-1922), Osmanlı Devleti’nin 36. ve son padişahıdır. 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasından sonra İstanbul’dan ayrıldı, Malta ve İtalya’da yaşadı ve 16 Mayıs 1926’da San Remo’da vefat etti; naaşı Şam’daki Süleymaniye Külliyesi çevresindeki mezarlığa defnedildi.

Şehzadelik ve Tahta Çıkış

1861’de doğan Vahdettin, Abdülmecid‘in oğludur. Gençliğinde annesini kaybetmiş, şehzadelik yıllarını görece mütevazı şartlarda geçirmişti. 1918’de kardeşi V. Mehmed Reşad‘ın ölümü üzerine 4 Temmuz’da tahta çıktı. O sırada I. Dünya Savaşı’nın son aylarıydı ve Osmanlı yenilgiye doğru gidiyordu.

Tahta çıktıktan kısa süre sonra Osmanlı ordusunun cepheleri çöktü. Bulgaristan’ın savaştan çekilmesi, Filistin ve Suriye cephelerinin dağılması ve İttihat ve Terakki hükümetinin çekilmesi gibi gelişmeler yaşandı. 30 Ekim 1918’de Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Osmanlı orduları terhis edildi, boğazlar İtilaf devletlerine açıldı ve İstanbul 13 Kasım’da İtilaf donanması tarafından işgal edildi.

Mondros Sonrası ve Ulusal Mücadele

Ateşkes sonrasında Osmanlı hükümetleri birbirini izledi. Padişah, 1919’da Mustafa Kemal Paşa’yı Anadolu’ya Dokuzuncu Ordu Müfettişi olarak gönderdi; ardından Anadolu’da başlayan Millî Mücadele ile İstanbul hükümeti arasında görüş ayrılıkları ortaya çıktı. İzmir’in Yunanlılar tarafından işgali (Mayıs 1919), Sivas ve Erzurum kongreleri ve Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılışı (23 Nisan 1920) bu dönemin başlıca olaylarıdır. Sevr Antlaşması (Ağustos 1920) imzalandı ancak Millî Mücadele sonucunda uygulanamadı.

Padişahın bu dönemdeki tutumu hakkında tarihçiler farklı yorumlar yapar. Bir görüş onun İtilaf güçleriyle uzlaşarak hanedanı ve devleti korumaya çalıştığını söylerken, başka bir görüş Millî Mücadele’ye karşı çıktığını ve hatalı politikalar izlediğini savunur. Bu konular Türk tarih yazımında tartışmalı olup farklı kaynakların karşılaştırılmasıyla ele alınmalıdır.

Saltanatın Kaldırılışı ve Ayrılış

Millî Mücadele’nin zaferle sonuçlanmasının ardından 1 Kasım 1922’de Türkiye Büyük Millet Meclisi saltanatın kaldırılmasına karar verdi. Vahdettin hilafet makamında kalmaya devam etti. Kendi güvenliğinden endişe duyan padişah, 17 Kasım 1922’de İngiliz savaş gemisi HMS Malaya ile İstanbul’dan ayrıldı. Önce Malta’ya, ardından Hicaz ve İtalya’ya gitti. Meclis, 19 Kasım’da Abdülmecid Efendi’yi halife seçti. Hilafet ise 3 Mart 1924’te kaldırıldı.

Bu süreç, Osmanlı hanedanının sona ermesi ve Cumhuriyet’e geçişin hukuki ve siyasi aşamalarını oluşturur. Osmanlı padişahları listesi Vahdettin’le sona erer. 1924’te hanedan mensupları yurt dışına çıkarıldı.

Sürgün Yılları ve Vefat

Vahdettin, Hicaz’daki kısa bir bekleyişten sonra İtalya’nın San Remo kentine yerleşti. Burada Villa Magnolia’da küçük bir ev tutarak yaşadı. Sürgün yılları boyunca maddî sıkıntılar yaşadığı, borçlandığı ve hanedan bağlantılarıyla yardım aradığı aktarılır. Hatıralarını kaleme almaya çalıştığı, ancak yayımlanacak hale getiremediği anlatılır.

16 Mayıs 1926’da San Remo’da kalp krizinden vefat etti. 65 yaşındaydı. Cenazesi masrafları karşılanamadığı için bir süre San Remo’da tutuldu. Sonunda Suriye’deki bir yakını ve yerel yetkililerin yardımıyla Şam’a nakledildi. Bu olay, son padişahın sürgündeki mali durumunu göstermesi bakımından sıkça anılır.

Şam’daki Defin: Süleymaniye Tekkesi

Vahdettin’in naaşı Şam’daki Süleymaniye Külliyesi’ne (Süleymaniye Tekkesi) defnedildi. Bu külliye, Mimar Sinan’ın 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman adına yaptığı yapılardan biridir. Şam’da Osmanlı döneminden kalan önemli bir sosyal-dini yapı topluluğudur. Vahdettin’in mezarı, külliyenin bahçesindeki mezarlıktadır. Aynı mezarlıkta bazı Osmanlı hanedan mensuplarının da yattığı bilinir. Mimar Sinan’ın eserleri bu ülkede bile Osmanlı mirasını yansıtır.

Vahdettin’in mezarına ilişkin ziyaretler, Suriye’deki siyasi koşullara bağlı olarak değişiklik göstermiştir. Türkiye’de zaman zaman mezarın İstanbul’a nakli yönünde tartışmalar yapılmıştır. Güncel durum için resmî kaynaklara bakılmalıdır.

Hilafet, Hicaz ve Hanedanın Dağılması

Vahdettin, saltanatın kaldırılmasından sonra hilafet makamının hukuken hâlâ kendisinde olduğunu düşündüğünü belirten açıklamalar yaptı. Hicaz Kralı Hüseyin’in daveti üzerine Mekke’ye gitti ve burada bir süre kaldı; ancak Hicaz’ın siyasi koşulları değişince İtalya’ya geçti. Bu dönemde Müslüman dünyadan, özellikle Hindistan’dan hilafeti destekleyen mektup ve yardım kampanyaları gelmişti. Ancak hilafet meselesi Türkiye’de farklı bir yönde gelişti ve 1924’te makam kaldırıldı. Hilafetin Osmanlı siyasetindeki yeri bu açıdan önemlidir.

Hanedanın dağılması, mal varlıklarının ve vakıflarının durumu bakımından da önemli sonuçlar doğurdu. Saray eşyası, sanat eserleri ve kitaplar müzelere, kütüphanelere aktarıldı. Padişahlara ait sandukalar ve türbeler ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün korumasına verildi. Bu uygulama, II. Abdülhamid ve diğer padişahların türbelerinin bugün ziyarete açık olmasını sağlamıştır.

Tarihî Değerlendirme

Vahdettin, tarihçilerin çok farklı değerlendirdiği bir figürdür. Resmî Türk tarih yazımında uzun süre olumsuz bir imaja sahip olmuştur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, dönemin koşullarını, saray çevresi ile Babıâli arasındaki ilişkileri ve İtilaf devletlerinin baskılarını daha ayrıntılı ele alır. Bu çalışmalar onun kişisel dindarlığını, ibadetlerine düşkünlüğünü ve dönemin zorluklarını da vurgular. Elbette Millî Mücadele ile ilgili kararları üzerine tartışmalar sürmektedir. Tarafsız bir değerlendirme, hem Osmanlı hem Cumhuriyet kaynaklarını birlikte okumayı gerektirir.

Vahdettin’in vefatıyla Osmanlı hanedanının son hükümdarı da tarih sahnesinden ayrıldı. Hanedanın sonraki kuşakları yurt dışında yaşadı; 1952’den itibaren kadın üyelerin, 1974’te ise erkek üyelerin Türkiye’ye dönmesine izin verildi. Osmanlı mirası ise mimari, vakıf ve kültürel alanlarda varlığını sürdürmektedir. Vakıf eserleri bu mirasın somut örnekleridir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vahdettin nerede öldü?

16 Mayıs 1926’da İtalya’nın San Remo kentinde vefat etmiştir.

Vahdettin’in ölüm sebebi nedir?

Kalp krizi (kalp rahatsızlığı) olarak aktarılır. Ölümünde mali sıkıntılarla karşılaştığı ve cenazesinin masraflarının ödenmesinde güçlük yaşandığı anlatılır.

Vahdettin nerede yatıyor?

Şam’daki Süleymaniye Külliyesi’nin (Süleymaniye Tekkesi) yanındaki mezarlıkta yatmaktadır.

Vahdettin neden İstanbul’dan ayrıldı?

Saltanatın 1 Kasım 1922’de kaldırılmasının ardından 17 Kasım 1922’de bir İngiliz savaş gemisiyle İstanbul’dan ayrılarak Malta’ya gitmiştir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed VI" md.; Stanford J. Shaw ve Ezel Kural Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey; Ali Birinci, Son Padişah ve Sürgün Yılları gibi araştırmalar; Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti arşiv belgeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mehmed VI" md.
  2. Stanford J. Shaw ve Ezel Kural Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey
  3. Ali Birinci, Son Padişah ve Sürgün Yılları gibi araştırmalar
  4. Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti arşiv belgeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.