Abdullah b. Zübeyr: Rivayet Ettiği Hadisler ve İlmî Mirası
Abdullah b. Zübeyr'in rivayet ettiği hadisler, rivayet sayısı, öne çıkan nakilleri, talebeleri ve ilmî mirası hakkında kaynaklara dayalı bilgi.
- Kimdir ve hadis rivayetine nasıl yaklaşmıştır?
- Rivayet sayısı ve kaynaklardaki yeri
- Kâbe'nin inşası ve Hz. Âişe'den aldığı bilgi
Abdullah b. Zübeyr (r.a.), Hz. Ebû Bekir’in torunu ve Hz. Âişe’nin yeğenidir. Kaynaklarda yaklaşık otuz kadar hadisi bulunan bu genç sahabî, rivayetlerini çoğunlukla Hz. Peygamber’den, Hz. Ebû Bekir’den, Hz. Ömer’den ve teyzesi Âişe’den aktarmış; ilmi hem rivayet hem de uygulama yoluyla sonraki nesillere taşımıştır.
Kimdir ve hadis rivayetine nasıl yaklaşmıştır?
Abdullah, hicretin ilk yıllarında Medine’de doğan ilk Muhacir çocuğu olarak anılır. Babası Zübeyr b. Avvâm, annesi Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ’dır. Çocuk yaşta Hz. Peygamber’in huzuruna götürülmüş, rivayete göre ilk tadı mübarek bir hurma ile almış ve kendisi için bereket duası yapılmıştır. Bu doğum hikâyesi, ilerleyen yıllarda ona duyulan saygının temel dayanaklarından biri sayılmıştır.
Peygamber’in vefatında on yaş civarında olan Abdullah’ın doğrudan işittiği hadisler sınırlıdır. Bu yüzden rivayetlerinin önemli bir kısmı babası Zübeyr, annesi Esmâ, teyzesi Âişe ve Hz. Ömer gibi büyük sahabîlere dayanır. Hadis usulünde bu tür rivayetler “mürsel-i sahâbî” tartışmasının da konusu olur; ancak sahabînin başka bir sahabîden aldığı haberlerin genellikle kabul gördüğü, ilim çevrelerinde yaygın bir görüştür.
Rivayet sayısı ve kaynaklardaki yeri
Hadis tabakât kitaplarında Abdullah b. Zübeyr’in rivayet sayısı kesin bir rakamla verilmez. Kaynaklarda “otuz küsur” ya da “yaklaşık kırk” gibi ifadelere rastlanır; sayının farklı çıkması, aynı metnin farklı tariklerle sayılıp sayılmamasından kaynaklanır. Bu hadislerden bir bölümü Buhârî ve Müslim’in Kütüb-i Sitte içinde yer alan eserlerinde bulunur. Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde de ayrı bir bölüm halinde nakledilir.
Rivayetlerin konuları arasında namaz ve duada tavır, mescitlerin fazileti, kıraat, hac ibadeti ve Kâbe’ye dair meseleler sıralanabilir. Mescid-i Haram’da kılınan namazın fazileti hakkında nakledilen haber, kendisine nispet edilen rivayetler arasında en çok anılanlardandır; ancak ayrıntılı lafız ve derece tartışmaları için hadis şerhlerine bakmak gerekir.
Kâbe’nin inşası ve Hz. Âişe’den aldığı bilgi
Abdullah’ın ilmî kişiliğini gösteren olaylardan biri Kâbe’yi yeniden inşa etmesidir. Teyzesi Âişe’den, Hz. Peygamber’in Kâbe’nin Hz. İbrahim’in temelleri üzerine kurulmasını arzu ettiğini fakat halkın yeni Müslüman olması sebebiyle bundan vazgeçtiğini dinlemişti. Mekke’ye hâkim olduğu yıllarda bu hadise dayanarak yapıyı genişletti ve iki kapı açtı. Daha sonra Emevî valisi Haccâc b. Yûsuf döneminde yapı eski planına döndürüldü.
Bu hadise, hem bir rivayetin nasıl uygulamaya yansıdığını hem de sahabe nesli arasında hadis bilgisinin siyasi ve toplumsal kararlarda nasıl kullanıldığını göstermesi bakımından önemlidir. İlerleyen dönemde Abbâsî halifelerinden Hârûnürreşîd ve Mehdî’nin Kâbe’yi tekrar bu şekilde yapma fikrini Mâlik b. Enes’e danıştığı, onun ise yapıyı sürekli yıkıp kurmanın bir oyuncağa dönüşeceği kaygısıyla vazgeçirdiği nakledilir; bu anlatı kaynaklarda rivayet kipiyle geçer.
Talebeleri ve ilmî mirası
Abdullah b. Zübeyr’den hadis alanlar arasında kardeşi Urve b. Zübeyr, oğulları Âmir ve Hubeyb, Atâ b. Ebî Rebâh ve Mekkeli tabiîler zikredilir. Ayrıca kendi çocukları ve yakın kabile mensuplarının onun fetva ve kıraat anlayışını aktardığı bilinir. Mekke’nin ilmî hayatı, İbn Abbâs ve Abdullah b. Zübeyr gibi sahabîlerin bıraktığı mirasla şekillenmiş, sonraki yüzyılda Mekke fıkıh ve hadis okulunun temelleri atılmıştır.
Siyasi mücadelelerin gölgesinde kalan hayatına rağmen onun ilmî yönü, ibadet derinliği, uzun namazları ve oruçlarıyla da anılır. Kaynaklar, Kur’an’a ve nafile ibadete düşkünlüğünü ayrıca vurgular. Bu yönüyle hadisçilerin ona karşı tutumu, siyasi tercihlerden bağımsız olarak onun sahabî statüsüne ve adalet sıfatına dayanır; bu ilke sahabenin tanımı bahsinde de açıklanır.
Benzer sahabîlerle birlikte okumak
Abdullah b. Zübeyr’in rivayet mirasını daha geniş bir çerçevede anlamak için aynı dönemde yaşamış başka sahabîlerin kayıtlarıyla karşılaştırmak yararlıdır. Örneğin Muğîre b. Şu’be yüzü aşkın hadisiyle hacimce çok daha geniştir; Ebû Zer el-Gıfârî ise zühd ve sosyal adalet konularıyla öne çıkar. Zeyd b. Hattâb örneğinde ise rivayet sayısı çok az olduğu halde şehadetiyle kalıcı bir iz bırakmıştır. Rivayet sayısının tek başına bir sahabînin ilmî değerini ölçmediği, bu karşılaştırmalarla daha net görülür. Hadislerin nasıl derlendiğini merak edenler hadis ilminin tarihi yazısına göz atabilir.
Rivayetlerin değerlendirilmesinde dikkat edilen noktalar
Hadis âlimleri bir sahabînin rivayetlerini incelerken yalnızca sayıya değil, nakledilen metnin kaynağına ve senedin sağlamlığına bakar. Abdullah b. Zübeyr’in hadislerinde çoğu zaman aile içi bir nakil zinciri görülür: annesi, teyzesi ve babası gibi evin içindeki kişilerden alınan bilgiler, tabiîn nesline onun aracılığıyla ulaşmıştır. Bu durum, hanedan içi bilgi aktarımının hadis tarihinde ne kadar önemli olduğunu gösterir.
Ayrıca onun fetva ve kıraat konularındaki tercihleri, rivayetlerinden ayrı bir inceleme alanıdır. Bazı fıkhî meselelerde Abdullah b. Abbâs ile farklı sonuçlara vardığı, örneğin temettu haccı ve mut’a konusunda aynı Mekke’de iki farklı yaklaşımın bir arada bulunduğu kaynaklarda anlatılır. Bu çeşitlilik, erken dönem Mekke ilim çevresinin canlılığını ve ilmî tartışmaya açık yapısını yansıtır.
Sıkça Sorulan Sorular
Abdullah b. Zübeyr kaç hadis rivayet etmiştir?
Kaynaklarda yaklaşık otuz ile kırk arasında değişen sayılar verilir. Farkın sebebi, aynı metnin farklı senetlerle ayrı sayılıp sayılmamasıdır.
Hadislerini kimlerden almıştır?
Doğrudan Hz. Peygamber’den işittiklerinin yanında babası Zübeyr, annesi Esmâ, teyzesi Âişe, Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer’den rivayetleri vardır.
Kâbe’yi neden yeniden inşa etmiştir?
Teyzesi Âişe’den, Hz. Peygamber’in Kâbe’nin İbrahim’in temelleri üzerine kurulmasını arzu ettiğine dair rivayeti dinlemişti ve bu rivayete göre uygulama yapmıştır.
Rivayetleri Kütüb-i Sitte’de yer alır mı?
Evet, hadislerinin bir bölümü Buhârî ve Müslim başta olmak üzere altı ana kaynakta ve Ahmed b. Hanbel’in Müsned’inde bulunur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Zübeyr" md.; Buhârî, Sahîh (Menâkıbü'l-Ensâr ve Fezâilü'l-Kur'ân bölümleri); İbn Hacer, el-İsâbe fî Temyîzi's-Sahâbe; Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Abdullah b. Zübeyr" md.
- Buhârî, Sahîh (Menâkıbü'l-Ensâr ve Fezâilü'l-Kur'ân bölümleri)
- İbn Hacer, el-İsâbe fî Temyîzi's-Sahâbe
- Zehebî, Siyeru A'lâmi'n-Nübelâ
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.