Gayrimüslim Akrabadan Miras Alınır mı? Farklı Görüşler
Müslüman, gayrimüslim akrabasından miras alabilir mi? "Dinleri farklı olanlar birbirine mirasçı olmaz" hadisi, Hz. Muâz ve Muâviye görüşleri ve mezhepler anlatılıyor.
- Ana hadis ve cumhurun görüşü
- Farklı görüş: Müslüman gayrimüslimden miras alabilir
- Çağdaş fetva ve içtihatlar
Cumhur fakihlere göre Müslüman gayrimüslim akrabasından, gayrimüslim de Müslüman akrabasından miras alamaz. Bu görüş, “Müslüman kâfire, kâfir de Müslümana mirasçı olmaz” hadisine dayanır. Buna karşılık sahâbe ve tâbiûndan bazı isimler, Müslümanın gayrimüslim akrabadan miras alabileceği görüşündedir. Hukuk uygulamasında ise ülkelerin mevzuatı belirleyicidir.
Ana hadis ve cumhurun görüşü
Usâme b. Zeyd’den rivayet edilen hadiste Hz. Peygamber, “Müslüman kâfire, kâfir de Müslümana mirasçı olmaz” buyurmuştur (Buhârî, Ferâiz; Müslim, Ferâiz). Dört mezhebin ana görüşü, bu hadisin açık lafzına dayanarak din farkını mirasa engel kabul eder. Dolayısıyla Müslüman bir kişi, Hıristiyan veya Yahudi olan babasından, oğlundan ya da kardeşinden miras alamaz; gayrimüslim akraba da Müslüman yakınından pay alamaz. Bu görüşün gerekçesi, mirasın dostluk ve dayanışma esasına dayanması ve farklı dinlere mensup kişiler arasında bu bağın kurulmamış sayılmasıdır.
Farklı görüş: Müslüman gayrimüslimden miras alabilir
Muâz b. Cebel ve Muâviye b. Ebî Süfyân’dan, Müslümanın gayrimüslimden miras alabileceği, fakat gayrimüslimin Müslümandan alamayacağı görüşünün rivayet edildiği nakledilir. Bu görüşü Said b. Müseyyeb, Mesrûk ve İshak b. Râhaveyh gibi bazı âlimlerin de benimsediği bildirilmiştir. Dayanakları, “İslam yücedir, onun üstüne bir şey çıkmaz” (Buhârî, Cenâiz’de muallâk) rivayetidir. Bu yaklaşım, İslam’ın üstünlüğünü vurgular ve Müslümanın kâfir akrabasından mal edinmesini caiz görür. Ancak bu görüş azınlıktadır ve rivayetlerin sıhhatiyle ilgili tartışmalar vardır.
Çağdaş fetva ve içtihatlar
Günümüzde Avrupa Fetva ve Araştırma Konseyi gibi bazı kuruluşlar, Müslümanların gayrimüslim ülkelerde yaşayan gayrimüslim akrabalarından miras alabileceği yönünde görüş bildirmiştir. Dayanakları, Muâz ve Muâviye görüşü ile fıkhî kolaylık ilkesidir. Buna karşılık geleneksel kurumların birçoğu cumhur görüşünü sürdürmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın yayınladığı ilmihal kaynaklarında da genel ilke din farkının mirasa engel olduğudur; ancak bu miras engeli, gayrimüslim akrabalara iyilik ve vasiyet imkânını ortadan kaldırmaz.
Vasiyet, hibe ve iyilik yolları
- Vasiyet: Müslüman, gayrimüslim akrabaları lehine malının üçte birine kadar vasiyet edebilir. Çünkü vasiyet mirasçılık değil, ayrı bir tasarruftur.
- Hibe: Sağlığında akrabalarına gayrimüslim olsalar da bağış yapabilir.
- Sadaka ve nafaka: Muhtaç anne babaya, gayrimüslim olsalar bile, iyilik ve nafaka yükümlülüğü devam eder (Lokmân, 31/15).
- Güzel muamele: Mümtehine Suresi 8. ayet, Müslümanlarla savaşmayan gayrimüslimlere iyilik ve adaletle davranmayı yasaklamaz.
Din değiştirenin durumu
Mirastan önce din değiştiren kişi hakkında hükümler değişebilir. Örneğin ölüm anında Müslüman olan bir mirasçının durumu, mûrisin ölümünden önce veya sonra Müslüman olmasına göre incelenir. Cumhura göre miras, mûrisin ölüm anındaki dinî durumuna göre belirlenir. Terekeyi paylaşmadan önce Müslüman olan mirasçının mirasa katılması konusu ise ayrıca tartışılmıştır; Hanbelî mezhebinde bazı rivayetler bu durumda mirasçıya hak tanır. Mürtedin malı için Hanefîler İslam’dayken kazandığı malı Müslüman mirasçılara verir.
Türk hukukunda durum
Türk Medeni Kanunu’nda din farkı mirasa engel değildir; mirasçılık nesep ve evlilik bağına dayanır. Bu nedenle Müslüman bir Türk vatandaşı, gayrimüslim akrabalarından yasal miras payı alabilir. Dinî hassasiyetini gözetmek isteyen kişiler, bu payı kabul edip etmemekte kendi kanaatlerine göre karar verebilir. Bazıları, cumhur görüşünü gözeterek paydan feragat eder veya hayır işlerine yönlendirir. Çocuklar arasında farklı dinî tercihler söz konusu olduğunda aile huzurunu ve adalet ilkesini gözetmek önemlidir. İlgili yazı olarak mirastan mahrum kalanlar ve Medeni Kanun ile İslam miras hukuku farkları okunabilir.
İlişkili konular
Din farkı sorununun yanında, evlatlık ve üvey çocuklar gibi nesep bağı bulunmayan kişilerin durumu da önem taşır. Bu konuda evlatlık ve üvey çocuklar yazısına, pay fazlalığı ve eksikliği için avl ve redd yazısına, hayattayken malın dağıtılması için mirası sağlıkta dağıtmak yazısına bakılabilir.
Evlilik bağı ve din farkı
Karı koca arasında da din farkı varsa mirasçılık söz konusu olmaz. Örneğin Müslüman bir erkek, ehl-i kitaptan bir kadınla evliyse (ki fıkıh bunu caiz görür), kadın kocasının Müslüman olması sebebiyle ondan miras alamaz; koca da karısından miras alamaz. Bu sonuç özellikle farklı dinden eşlerin ailelerinde sıkıntı yaratabilir. Bu tür durumlarda sağlıkta hibe, vasiyet ve nafaka yoluyla eşin mağdur olması engellenebilir. Evlilikte din farkı konusunun nikâh ve aile boyutu için evlilikte din farkı yazısına bakılabilir.
Anne babanın gayrimüslim olduğu durumlarda ise çocuğun sorumluluğu devam eder. Kur’an, dinleri farklı olsa da anne babaya dünyada güzellikle arkadaşlık edilmesini emreder (Lokmân, 31/15). Yani miras engeli, bakım ve vefa sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sonuç
Gayrimüslim akrabadan miras konusunda iki ayrı yaklaşım vardır: cumhurun engel kabul eden görüşü ve bazı sahâbe ile çağdaş fetvaların cevaz veren görüşü. Kişinin yaşadığı hukuk düzeni ve dinî hassasiyeti birlikte değerlendirilmeli, şüphe hâlinde yetkili bir din görevlisine başvurulmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Müslüman gayrimüslim babasından miras alır mı?
Cumhur fakihlere göre almaz. Bazı sahâbe ve çağdaş fetvalara göre alabilir. Türk hukukunda ise yasal mirasçı olarak pay alır.
Gayrimüslim akrabaya vasiyet edilebilir mi?
Evet. Malın üçte biri sınırı içinde vasiyet caizdir, çünkü vasiyet mirasçılıktan ayrıdır.
Din değiştiren kişi miras alabilir mi?
Cumhura göre mûrisin ölüm anındaki din durumu esastır. Sonradan Müslüman olan mirasçı, çoğunlukla pay alamaz.
Bu konuda tek bir görüş mü vardır?
Hayır. Cumhur görüşü ile Muâz ve Muâviye’ye dayanan farklı bir görüş bulunmaktadır. Güvenilir bir din görevlisine danışmak uygundur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Ferâiz; Müslim, Ferâiz; Ebû Dâvûd, Ferâiz; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mirasa Mani Haller" maddesi; İbn Kudâme, el-Muğnî; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Ferâiz; Müslim, Ferâiz
- Ebû Dâvûd, Ferâiz
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mirasa Mani Haller" maddesi
- İbn Kudâme, el-Muğnî
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.