Kaldıraçlı ve Vadeli İşlemler Fıkıh Açısından Nasıl Görülür?
Kripto ve döviz piyasalarındaki kaldıraçlı, vadeli ve açığa satış işlemleri; borçlanma, gharar ve kumar benzerliği bakımından başlıca görüşler.
Kaldıraçlı, vadeli ve açığa satış gibi işlemler, çağdaş fıkıhçıların çoğu tarafından ciddi çekinceyle karşılanır. Gerekçeler, borç karşılığı alınan fazlalık, sahip olunmayan malın satışı ve sonucun şansa bağlanmasıdır. Yine de farklı görüşler ve düzenlenmiş uygulamalara ilişkin değerlendirmeler vardır; bu yüzden gerekçeleri ayrı ayrı okumak gerekir.
Kaldıraç nedir, fıkıhta nasıl okunur?
Kaldıraç, yatırımcının kendi parasından fazlasını aracı kurumdan ödünç alarak işlem yapmasıdır. Aracı kurum bunun için komisyon veya gecelik fonlama ücreti alır. Bu bedelin borçla birlikte alınması, faiz yasağı kapsamında tartışılır. Ücretin gerçek bir hizmetin karşılığı olduğunu savunanlar, aracılık hizmeti ile borcu birbirinden ayırmaya çalışır; ancak çoğunluk ölçü olarak borcun fiilî bedelini esas alır.
Sahip olunmayan malın satışı
Hakîm b. Hizâm rivayetinde Peygamber’in, kişinin yanında bulunmayan şeyi satmaktan sakındırdığı bildirilir (Ebû Dâvûd, Tirmizî). Açığa satışta satıcı henüz mülkiyetinde olmayan hisseyi veya varlığı ödünç alarak satar. Bu yapı klasik ölçülerde satım akdinin şartlarına aykırı görülür. Selem ve istisnâ gibi istisnaî akitlerin ise ayrı şartları vardır.
Gharar ve kumara yakınlık
Fiyatın birkaç dakika içinde yükselip alçalacağı üzerine bahis niteliği taşıyan işlemler, kumar ve şans oyunları ile benzerlik gösterir. Klasik tanımda kumar, bir tarafın kazancı diğerinin kaybına bağlı olan, sonucun belirsiz olduğu oyundur. Gerçek bir mal ve işletmeye yatırım yapmak ile fiyat hareketine karşı pozisyon almak arasında fark gözetilir.
Esnek yorumlar
Bazı çağdaş araştırmacılar, riskten korunma amacı taşıyan ve gerçek bir ticarî ihtiyaca bağlı işlemleri (hedging) ayrıca değerlendirir. Katılım finans kuruluşları da vadeli yapıları faizsiz alternatiflerle düzenleme çabasındadır. Bu görüşler yaygınlaşmış değildir, bu yüzden bireysel kullanıcılar için ihtiyat esas alınır.
Kullanıcıya düşen
İşlemin borç içerip içermediği, fiilî teslimat bulunup bulunmadığı ve şansa dayalı olup olmadığı üç temel sorudur. Daha fazlası için hisse senedi alım satımı ve açığa satış yazısına bakılabilir.
Psikolojik ve ahlaki boyut
Kaldıraçlı işlemlerin en sık görülen sonucu, küçük sermayenin kısa sürede erimesidir. Bu yüzden dinî değerlendirmede zarara yol açma ve kendine zarar verme yasağı da dikkate alınır: “Zarar vermek de zarara karşılık vermek de yoktur” (İbn Mâce, Mâlik). Kişinin bildiği ve kaybetmeyi göze alabileceği miktarın ötesinde borçlanması, hem hukuken hem ahlaken ciddi risk sayılır. Daha geniş bir kumar tartışması için içki ve kumarın yasaklanma gerekçeleri yazısı okunabilir.
Platformların sundukları “likidasyon” mekanizması da ayrıca düşünülmelidir: teminat belli bir seviyenin altına inince pozisyonun otomatik kapatılması, kişinin sermayesini kısa sürede yok edebilir. Bu otomatik yapı, sonucu iradeden bağımsız bir şansa bağlayan bahis niteliğini güçlendirdiği için eleştirilir.
Kendi parasıyla, borçsuz ve kaldıraçsız yapılan spot alım satım ise bu tartışmanın dışında kalır ve kripto varlığın genel niteliği çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; kaldıraç ve vadeli ürünlerde ise çekince çok daha yaygındır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kaldıraçlı işlem neden sakıncalı görülür?
Kaldıraçta işlem büyüklüğünün bir kısmı borç olarak verilir ve bunun karşılığında faiz veya fonlama ücreti alınır. Çoğu âlim bu borçlanmayı faiz kapsamında değerlendirir.
Vadeli işlem sözleşmeleri caiz mi?
Klasik fıkıhta henüz teslim edilmeyen bedel ile malın aynı anda ertelenmesi (borcun borca satışı) yasaktır. Bu sebeple geleneksel vadeli işlemler çoğunlukla caiz görülmez; bazı çağdaş öneriler farklı bir yapı arar.
Kısa vadeli alım satım kumar sayılır mı?
Sadece sıklık kumar yapmaz; esas olan işlemin şansa mı yoksa analize ve gerçek mala mı dayandığıdır. Kaldıraç ve spekülasyon bu değerlendirmeyi kumara yaklaştırabilir.
Kesin hüküm için nereye başvurulmalı?
Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu’na veya yetkin bir fıkıh danışma kuruluna başvurulmalıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Garar" md.; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Borsa" md.; İslam Fıkıh Akademisi (OIC) vadeli işlemlere ilişkin kararları; AAOIFI Şer'î Standartlar
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Garar" md.
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Borsa" md.
- İslam Fıkıh Akademisi (OIC) vadeli işlemlere ilişkin kararları
- AAOIFI Şer'î Standartlar
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.