Mûte’nin Üç Komutanı: Zeyd, Cafer ve Abdullah b. Revâha
Mûte Savaşı'nda sırayla komutan olan Zeyd b. Hârise, Cafer b. Ebû Tâlib ve Abdullah b. Revâha'nın şehadeti ile Hâlid b. Velîd'in ordusunu kurtarması.
- Seferin sebebi
- Üç komutanın atanması
- Savaşın seyri
Mûte Savaşı, Hicretin sekizinci yılında Hz. Peygamber’in elçisinin öldürülmesi üzerine gönderilen yaklaşık üç bin kişilik İslam ordusunun Bizans ve müttefiki Arap kabileleriyle çarpışmasıdır. Sırayla komutan olan Zeyd, Cafer ve Abdullah b. Revâha şehit düştü; Hâlid b. Velîd orduyu kurtardı.
Seferin sebebi
İbn Hişâm ve Taberî’ye göre Hz. Peygamber, Busrâ hükümdarına gönderdiği elçi Hâris b. Umeyr el-Ezdî’nin Şurahbîl b. Amr el-Gassânî tarafından öldürülmesi üzerine bir ordu hazırlattı. Elçiye dokunmamak o dönemde yaygın bir uluslararası teamüldü; bu yüzden olay ciddi bir ihlal olarak görüldü. Medine’den yaklaşık üç bin kişilik ordu yola çıktı. Bu, Hendek ve Hayber’den sonra Hz. Peygamber’in gönderdiği en büyük seriyyedir. Sefer, seriyyeler arasında sıradan bir keşif harekâtından çok daha geniş bir mahiyet taşır.
Üç komutanın atanması
Hz. Peygamber komutan olarak Zeyd b. Hârise’yi atadı ve şöyle dedi: Zeyd şehit olursa Cafer, Cafer de şehit olursa Abdullah b. Revâha komuta edecek (Buhârî). Bu düzenleme, hem savaşın zorluğunu bildiğini hem de komuta zincirinin kesintisiz olmasına verdiği önemi gösterir. Zeyd, Hz. Peygamber’in azatlısı ve evlatlığı; Cafer, amcasının oğlu ve Habeşistan muhacirlerinden; Abdullah ise Ensar’dandı. Yani komuta heyeti, toplumun farklı kesimlerinden seçilmişti.
Savaşın seyri
Ordu Mu’ân’a ulaştığında Bizans’ın büyük bir kuvvet topladığı haberi geldi. Bazı rivayetlerde Bizans ve müttefiklerinin sayısı yüz bin, hatta iki yüz bine varan rakamlarla anlatılır; ancak bu rakamlar abartı içerebileceği için dikkatle değerlendirilir. Abdullah b. Revâha, “Biz sayıyla değil, bu dinle savaşıyoruz; ya zafer ya şehadet” diyerek savaşmayı savundu. Mûte köyünde karşılaşma yaşandı.
Önce sancağı taşıyan Zeyd şehit oldu. Ardından sancağı alan Cafer b. Ebû Tâlib, atının ayaklarını kesip savaşmaya devam etti; sağ elini, sonra sol elini kaybetti. Buhârî’de Abdullah b. Ömer’in Cafer’in vücudunda doksan küsur yara saydığı nakledilir. Cafer’in “iki kanat” ile cennette uçtuğu rivayeti ona “Cafer-i Tayyâr” lakabını kazandırmıştır. Sancağı üçüncü olarak Abdullah b. Revâha aldı; o da şehit düştü.
Hâlid b. Velîd’in komutayı alması
Üç komutanın şehit olmasından sonra Müslümanlar Sâbit b. Akrem’i komutan seçti; o da bu görevi Hâlid b. Velîd’e devretti. Buhârî’de geçen rivayete göre Hz. Peygamber, Medine’de iken bu gelişmeleri vahiyle öğrenip Müslümanlara haber verdi ve Hâlid’e “Allah’ın kılıçlarından bir kılıç” dedi. Hâlid, ordunun yerleşimini değiştirerek öncü ve artçı birlikleri yer değiştirdi; bu hareket düşmanda yeni takviye geldiği izlenimi yarattı. Savaş yavaşlayınca Hâlid, ordusunu kayıpları azaltarak geri çekti.
Sonuçlar ve değerlendirme
Müslümanlar kaynaklara göre on iki kadar şehit verdi; bu rakam da rivayetlere göre değişir. Medine’ye dönen orduya bazı kişilerce “kaçaklar” denildi; Hz. Peygamber onların kaçak değil, yeniden saldıracak kimseler olduğunu söyleyerek moral verdi. Hz. Peygamber, Cafer’in ailesine taziyeye gitti ve yemek yapılmasını istedi. Bu uygulama, taziye yemeği geleneğinin sünnet dayanaklarından olarak da anılır.
Mûte, Müslümanların Bizans sınırında ilk karşılaşması olarak, sonraki Tebük Seferi’ne ve Üsâme ordusunun hazırlanmasına zemin oluşturdu. Zeyd’in oğlu Üsâme, daha sonra aynı bölgeye gönderilecek orduya komutan olarak atanacaktı.
Yorumlar ve farklı değerlendirmeler
Savaşın sonucu hakkında klasik kaynaklar iki farklı görüş bildirir. Bir kısmı Müslümanların geri çekilmesini askerî açıdan başarı olarak yorumlarken, bir kısmı bunu bir yenilgi olarak değerlendirir. Modern araştırmacılar da çoğunlukla savaşı iki tarafın da ağır kayıp vermediği, taktik olarak dengeli bir çatışma olarak görür. Bu yüzden kesin zafer veya yenilgi iddialarından çok, kaynakların aktardığı ayrıntılar öne çıkarılmalıdır. Savaşın Recî’ ve Bi’r-i Maûne gibi acı olaylardan sonra gerçekleşmesi, İslam toplumunun zorlu bir dönemden geçtiğini de gösterir.
Şehitlerin anılması ve taziye
Üç komutanın şehadet haberi Medine’ye ulaştığında Hz. Peygamber’in gözlerinden yaşlar aktığı Buhârî’de nakledilir. Cafer’in ailesine giden Hz. Peygamber, onlara yemek yapılmasını istemiş; çünkü “onları kendilerini meşgul edecek bir hal sardı” demiştir. Esmâ bint Umeys’in eşinin şehadetine sabrı, sahabe kadınlarının metanetine örnek gösterilir. Abdullah b. Revâha’nın şiirleri de bu sefer hazırlığında anılır; kendisi şair ve Ensar’ın ileri gelenlerindendi. Bu tür ayrıntılar, savaşın yalnızca komuta düzeni değil, aynı zamanda inanç ve aile boyutu olduğunu gösterir.
Sıkça Sorulan Sorular
Mûte Savaşı ne zaman yapıldı?
Kaynaklara göre Hicretin sekizinci yılında, Cemâziyelevvel ayı civarında yapıldı. Bu, Müslümanların Bizans sınırında karşılaştığı ilk büyük çatışmadır.
Neden üç komutan atandı?
Hz. Peygamber, birinci komutan şehit olursa ikincinin, o da şehit olursa üçüncünün komutayı alacağını bildirdi. Sırası Zeyd, Cafer ve Abdullah b. Revâha’dır.
Hâlid b. Velîd’e “Allah’ın kılıcı” ünvanı nasıl verildi?
Buhârî’deki rivayete göre Hz. Peygamber, Mûte’de komutayı Hâlid’in aldığını haber verirken ona “Allah’ın kılıçlarından bir kılıç” dedi.
Mûte Savaşı’nın sonucu nasıl yorumlanır?
Müslümanlar büyük kayıp verdi; Hâlid’in ordusunu muhafaza edip geri çekmesi kaynaklarda bir başarı olarak anılır. Taraflar arasında zafer-yenilgi değerlendirmesi farklılık gösterir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Megāzî (Mûte bölümü); İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mûte Gazvesi" maddesi
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Megāzî (Mûte bölümü)
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-Nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
- Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Mûte Gazvesi" maddesi
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.