Sancak Müslümanları Tarihi: Müslüman Kimliğinin Oluşumu ve Gelişimi
Sancak Müslümanları tarihi: Osmanlı idaresi, 1912-13 sonrası bölünme, iki dünya savaşı, Yugoslavya dönemi ve 1990'lardaki savaş yıllarının tarafsız özeti.
- Osmanlı Yönetiminde Yeni Pazar Sancağı
- 1912-13: Bölünme
- İkinci Dünya Savaşı
Sancak Müslümanları tarihi; Osmanlı idaresinde şekillenen Yeni Pazar çevresinin, 1912-13’te bölünmeyle iki devlet arasında kalışının, iki dünya savaşı ve Yugoslavya yıllarının, 1990’lardaki gerginlik ve savaş yıllarının ve bağımsız Sırbistan ile Karadağ içinde yaşanan yeni dönemin hikâyesidir. Bölgenin iki devlet arasında bölünmesi tarihinin belirleyici olgusudur.
Osmanlı Yönetiminde Yeni Pazar Sancağı
15. yüzyıldan 1912’ye kadar Sancak, Bosna Eyaleti’ne bağlı bir idari birimdi. Yeni Pazar, Taşlıca (Pljevlja), Prepol (Prijepolje), Akova (Bijelo Polje) ve Sjenica gibi şehirler ticaret ve kültür merkezleri olarak gelişti. Şehirlerde Müslüman çarşı kültürü, camiler, medreseler ve hamamlar şehirli kimliğin temelini oluşturdu. Bölge, Bosna ile Kosova ve Arnavutluk arasında önemli bir geçiş yolu olarak, Dubrovnik tüccarlarıyla da bağlantılıydı. İslam’ın bölgeye gelişi İslam’la tanışma yazısında ele alınmıştır.
19. yüzyılda Osmanlı’nın Balkanlar’daki toprak kayıpları, bölgeye Bosna, Sırbistan ve Karadağ’dan Müslüman muhacirlerin gelişine yol açtı. Berlin Kongresi (1878) ile Avusturya-Macaristan’ın Sancak’ta asker bulundurma hakkı elde etmesi, bölgenin stratejik önemini artırdı.
1912-13: Bölünme
Birinci Balkan Savaşı’nda Sırbistan ve Karadağ orduları Sancak’ı ele geçirdi. Londra ve Bükreş antlaşmalarıyla bölge iki devlet arasında paylaştırıldı: kuzeydoğu kısmı Sırbistan’a, güneybatı kısmı ise Karadağ’a bırakıldı. Savaş ve sonrası dönemde Müslüman halk ağır kayıplar yaşadı, çok sayıda aile Türkiye’ye göç etti. Camiler ve vakıf malları zarar gördü. Bu bölünme, Sancak Müslümanlarının iki ayrı devlet içinde farklı koşullarda yaşamasının başlangıcı oldu.
İki savaş arası dönemde Yugoslavya Krallığı’nda Müslümanlar, vakıf mülkleri ve toprak reformu nedeniyle ekonomik sıkıntılar yaşadı. Dinî teşkilatları Saraybosna merkezli Reisü’l-ulemâ’ya bağlıydı. Bu dönemde Müslümanlar tarım, el sanatları ve ticaretle geçindi.
İkinci Dünya Savaşı
İkinci Dünya Savaşı sırasında Sancak, farklı silahlı grupların çatıştığı bir alan haline geldi. Müslüman köyleri ağır kayıplar yaşadı; 1943’te Çetnik birlikleri ile Müslüman halk arasında yaşanan olaylar toplu ölümlere sebep oldu. Savaş sonrasında bölgede komünist yönetim kuruldu. Savaşın hatıraları hâlâ bölgesel hafızanın önemli parçasıdır. Bu olaylara ilişkin sayı ve sorumluluk değerlendirmeleri tarihçiler arasında farklılık gösterebilir; bu yazıda kesin rakam verilmemiştir.
Yugoslavya Dönemi
Tito döneminde Sancak Müslümanları “Müslüman” etnik kategorisi altında sayıldı. Dinî kurumlar devlet denetimine alındı, vakıf malları kamulaştırıldı, medreseler kapatıldı. Bununla birlikte 1950’lerden itibaren sınırlı sayıda dinî eğitim kurumu açılabildi. Sancak, bölgesel olarak yoksul sayıldı ve birçok kişi işçi olarak Batı Avrupa’ya göç etti. Bu göç, bugünkü diaspora topluluklarının temelini oluşturur.
1990’lı Yıllar
Yugoslavya’nın dağılması sırasında Sancak Müslümanları yeni bir güvensizlik ortamına girdi. Bosna Savaşı’nın yaşandığı yıllarda Sırbistan’ın Priboj bölgesindeki Sjeverin köyünden 1992’de bazı Boşnakların kaçırılıp öldürülmesi ve 1993’te Štrpci’de trenden yolcuların alınarak kaybolması gibi olaylar yaşandı; bu olaylar sonradan mahkemelere taşındı. Bölgede bazı baskı ve gözaltı olayları da rapor edilmiştir. Bu dönemde birçok Boşnak aile bölgeden ayrıldı.
Bu olaylar sonucunda Sancak’ta Boşnak siyasi örgütlenmesi güçlendi. 1991’de kurulan siyasi ve kültürel örgütler, yerel özerklik ve kültürel hak talepleri dile getirdi. 1996’da kurulan Boşnak Millî Konseyi, bu çabaların kurumsal ifadelerinden biri oldu.
2000 Sonrası: Karadağ ve Sırbistan
2006’da Karadağ bağımsızlık referandumuyla Sırbistan’dan ayrıldı; bu sebeple Sancak’ın iki yarısı artık iki ayrı bağımsız devlette yer alır. Her iki ülkede de Boşnaklar azınlık hakları, eğitim ve kültürel faaliyetler konusunda çaba gösterir. Sırbistan’daki Sancak bölgesi AB’ye üyelik sürecinde olan Sırbistan’ın ekonomik açıdan geri kalmış bölgeleri arasındadır. Karadağ’da ise Boşnaklar nüfusun yüzde 8 civarındadır.
Tarih boyunca süregelen kültür ve ilim mirası için âlimler ve mutasavvıflar, bugünkü yapı için günümüz yazısına bakınız. Bosna’daki gelişmeler için Boşnaklar tarihi yazısı da yararlıdır.
Göç ve Kayıplar
20. yüzyıl boyunca Sancak’tan Türkiye’ye ve Batı Avrupa’ya çeşitli göç dalgaları yaşandı. 1912-13 sonrası muhaceret, iki savaş arası dönemdeki ekonomik göçler, 1950’lerdeki Yugoslavya-Türkiye anlaşmaları ve 1960’lardan itibaren iş göçü bölgenin nüfus yapısını etkiledi. Savaş yıllarındaki can kayıpları ve zorunlu göçler, Sancak Müslümanlarının tarihsel hafızasında derin izler bıraktı. Birçok aile Bursa, İstanbul, Sakarya ve Kocaeli gibi Türkiye şehirlerine yerleşti. Bu kişiler Türkiye’de Boşnak dernekleri kurarak kültürel bağlarını sürdürmektedir.
Siyasal Örgütlenme ve Kültürel Haklar
1990’larda Sancak’ta Boşnak siyasi partileri ve kültürel dernekler kuruldu. Bölgesel özerklik talepleri, Boşnak dilinin eğitimde kullanılması ve Boşnak kimliğinin tanınması gündeme geldi. Sırbistan 2000’lerin başında azınlık haklarını düzenleyen yasalar çıkardı ve millî azınlık konseylerini kurdu. Boşnak Millî Konseyi, eğitim, kültür, resmî dil kullanımı ve medya konularında yetkilere sahiptir. Karadağ’da ise Boşnaklar 2006 sonrasında azınlık haklarına ilişkin kanunlardan yararlanır. Bu süreçte kimlik, dil ve din konuları siyasi tartışmaların merkezinde olmayı sürdürmüştür.
Tarih Yazımında Dikkat Edilecekler
Sancak tarihi, Sırp, Karadağlı, Boşnak ve Osmanlı tarih yazımında farklı bakış açılarıyla ele alınır. Her tarafın anlatısı kendi hafızasına dayanır; özellikle savaş dönemlerine ilişkin sayısal verilerde çelişkiler bulunur. Tarafsız bir okuyucu için en güvenilir yol, uluslararası mahkeme kararlarına, resmî arşivlere ve çeşitli ülkelerin akademik çalışmalarına birlikte bakmaktır. Bu yazıdaki ifadeler genel tarihsel eğilimleri aktarır; kesin sayılar ve ayrıntılar için ilgili uzman monografilere başvurulması önerilir.
Özetle Sancak Müslümanlarının tarihi, sınırların değiştiği ve devletlerin el değiştirdiği bir bölgede topluluk kimliğini sürdürme mücadelesidir. Camiler, vakıflar, medreseler ve aile bağları bu sürekliliği sağlayan başlıca unsurlar olmuştur. Bugün Boşnak kimliği Sancak’ta dinî, dilsel ve kültürel boyutlarıyla yaşatılmakta, bu miras gençlere aktarılmaya çalışılmaktadır.
Kültürel Miras ve Kayıplar
Sancak’ın Osmanlı dönemi mirası olan camiler, hamamlar, köprüler ve çarşılar 20. yüzyıldaki savaşlarda ve sonrasında zarar gördü. Bazıları yıkıldı, bazıları depoya veya ibadet dışı kullanıma çevrildi. Son yıllarda restorasyon çalışmaları ile bu mirasın korunmasına yönelik projeler başlatılmıştır. Novi Pazar’daki Altun-Alem Camii ve eski çarşı gibi yapılar bu çabanın örnekleridir. Mirasın korunması, bölgenin turizm potansiyeli için de önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
Sancak 1913’te nasıl bölündü?
Balkan Savaşları sonrasında bölge Sırbistan ve Karadağ arasında paylaşıldı. Bu bölünme Müslüman nüfusu iki ayrı devletin sınırları içinde bıraktı.
Yugoslavya döneminde Sancak Müslümanları nasıl sayıldı?
Önce “Müslüman” olarak sayıldı ve 1960’lı yıllardan sonra Müslüman millî kategorisi resmen tanındı; 1990’lardan sonra “Boşnak” adı yaygınlaştı.
1990’lı yıllarda Sancak’ta neler yaşandı?
Bosna Savaşı sırasında bölgede gerginlik arttı; bazı köylerde kaçırma ve baskı olayları yaşandı. Sjeverin (1992) ve Štrpci (1993) olayları bu dönemde tarihe geçti.
Sancak’ta üniversite var mı?
Evet. Novi Pazar’da Uluslararası Novi Pazar Üniversitesi ve Devlet Üniversitesi gibi yükseköğretim kurumları bulunur.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yeni Pazar" md.; Noel Malcolm, Bosnia: A Short History (1994); Mustafa Imamović, Historija Bošnjaka (1996)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yeni Pazar" md.
- Noel Malcolm, Bosnia: A Short History (1994)
- Mustafa Imamović, Historija Bošnjaka (1996)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.