Hâlid b. Velîd (r.a.) Kimdir? Hayatı, İslam’a Girişi ve Vefatı
Hâlid b. Velîd (r.a.) kimdir? Uhud'da Kureyş süvarilerini yöneten, sonra Müslüman olup "Seyfullah" lakabını alan ve Mûte, Ridde, Yermük'te komuta eden sahabînin hayatı.
- Cahiliye Dönemi ve İslâm'a Girişi
- Mûte ve "Seyfullah" Lakabı
- Hz. Ebû Bekir Dönemi
Hâlid b. Velîd (r.a.), Mahzûm kabilesinden Kureyşli bir komutandır. Önce Müslümanlara karşı savaştı, 8/629’da Müslüman oldu; Hz. Peygamber ona “Allah’ın kılıcı” (Seyfullah) lakabını verdi. Mûte, Mekke’nin fethi, Ridde savaşları ve Şam fetihlerinde komuta etti; 21/642 civarında Humus’ta vefat etti.
Cahiliye Dönemi ve İslâm’a Girişi
Hâlid, babası Velîd b. Mugîre’nin Kureyş’teki itibarı sayesinde askerî eğitime yöneldi. Uhud Savaşı’nda (3/625) Kureyş süvarilerinin sol kanadını yönetti ve Müslümanların okçuları yerlerini terk edince arkadan saldırarak savaşın seyrini değiştirdi. Hendek ve Hudeybiye sürecinde de Kureyş safında yer aldı. Hudeybiye antlaşmasından sonra İslâm’a meyletti; 8/629’da Medine’ye gelerek Amr b. Âs ve Osman b. Talha ile birlikte Müslüman oldu. Bu dönemin genel çerçevesi için Mekke dönemi ve hicret yazılarına bakılabilir.
Mûte ve “Seyfullah” Lakabı
Mûte seferinde (8/629) Hz. Peygamber komutanlığa sırasıyla Zeyd b. Hârise, Cafer b. Ebî Tâlib ve Abdullah b. Revâha’yı tayin etmişti. Üçü de şehit düşünce ordunun komutasını Hâlid devraldı ve orduyu kayıpları azaltarak geri çekti. Hz. Peygamber’in bu olayı Medine’de haber verirken “Sonra Allah’ın kılıçlarından bir kılıç sancağı aldı” dediği Buhârî’de geçer; Seyfullah lakabı bu rivayetle ilişkilendirilir. Mekke’nin fethinde ve Huneyn’de görev aldı.
Hz. Ebû Bekir Dönemi
Hz. Ebû Bekir zamanında ridde (dinden dönme ve zekât vermeme) hareketlerine karşı komuta etti; Tuleyha el-Esedî’yi mağlup etti, Yemâme’de Müseylime’nin ordusunu yendi. Ardından Irak seferine yönlendirildi ve Hîre dahil bölgelerde ilerledi. Sonra Şam cephesine geçti; Suriye’ye yaptığı hızlı çöl yürüyüşü askerî tarihte anılan olaylardandır. Bu seferlerin ayrıntılarında kaynaklar bazen farklı tarih ve sayılar verir.
Yermük ve Azil
Yermük Savaşı (15/636) Bizans ordusuna karşı kazanılan büyük zaferdir ve Hâlid bu savaşta Müslüman ordunun taktik komutanlarındandı. Hz. Ömer, halife olunca Hâlid’i başkomutanlıktan alıp yerine Ebû Ubeyde b. Cerrâh’ı atadı; azlin sebepleri konusunda kaynaklar farklı gerekçeler aktarır: ganimet dağıtımındaki tasarruflar, halkın zafer algısını Hâlid’e bağlaması gibi. Hâlid bu karara itirazsız uydu ve Ebû Ubeyde’nin emrinde savaşmaya devam etti. Hz. Ömer yazısı bu dönemi daha geniş bağlamda ele alır.
Vefatı
Hâlid, Humus’ta vefat etti; vefat yılı çoğunlukla 21/642, bazı kaynaklarda 22 olarak verilir. Ölüm döşeğinde, çok sayıda savaşa girmesine rağmen yatakta ölmekten üzüntü duyduğu rivayet edilir. Örnek davranışları için Faziletleri ve Örnek Davranışları yazısına bakılabilir.
Ridde Savaşları ve Yemâme
Hz. Peygamber’in vefatından sonra bazı kabileler zekât vermeyi reddetti, bazıları ise yalancı peygamberlere uydu. Hz. Ebû Bekir bu hareketlere karşı on bir ordu hazırladı. Hâlid b. Velîd, Tuleyha el-Esedî’nin kabilesine karşı Buzâha’da zafer kazandı; Tuleyha sonradan Müslüman oldu. Yemâme’de (12/633) ise Müseylime’nin ordusu çok kanlı bir savaşın sonunda yenildi. Bu savaşta çok sayıda Kur’an hâfızı sahabenin şehit olması, Kur’an’ın yazıya toplanması sürecini hızlandıran etkenlerden biri olarak anılır. Hz. Ebû Bekir yazısı bu gelişmeyi tamamlar.
Irak ve Şam Seferleri
Hâlid, Irak’ta Zâtüssalâsil, Hîre ve Enbâr gibi bölgelerde Sasani sınır güçlerine karşı başarı kazandı. Sonra Hz. Ebû Bekir’in emriyle Şam’a geçti. Çölden kısa sürede ulaşmasıyla bilinen bu yürüyüş askerî hareket kabiliyetinin örneği sayılır. Ecnâdeyn ve Yermük savaşlarında Bizans ordularına karşı kazanılan zaferler Şam’ın fethini hazırladı. Şam’ın fethi, Bizans’ın bölgedeki hâkimiyetini sona erdirdi.
Ailesi ve Çocukları
Hâlid’in oğlu Abdurrahman b. Hâlid, Emevî dönemi fetihlerinde ve Sıffîn’de Muâviye’nin yanında yer aldı. Aile Humus’ta yaşadı; Humus’taki Hâlid b. Velîd Camii bugün onun adıyla anılır. Mezarı da bu caminin içindedir. Bu bilgiler ziyaretçi kaynaklarında geçer ve bölgenin tarihî hafızasına dahildir.
Hâlid’in Müslüman oluşunun ardından Hz. Peygamber’in onu özel olarak ağırladığı, geçmişi için af dilediği anlatılır. Ayrıca onun Mekke fethinde bir kanadın komutanlığını üstlendiği, Mekke’nin güney girişinden şehre girdiği kaynaklarda geçer. Bu girişte direnişle karşılaşıp birkaç kişinin ölmesine yol açtığı, Hz. Peygamber’in bunu kayda alıp tavsiyede bulunduğu belirtilir.
Hâlid b. Velîd’in vefatında Hz. Ömer’in “Kadınlar Hâlid gibisini doğurmaktan âciz kalmıştır” dediği, ölümü üzerine üzüldüğü rivayet edilir. Bu rivayet, azil sebebiyle onun ilişkisinin sonradan bile saygıya dayalı olduğunu gösterir. Kaynaklar bu sözü farklı lafızlarla aktarır.
Hâlid’in ölüm yeri olarak Humus ve Medine gösterilir; çoğunluk Humus’u kabul eder. Mezarı üzerindeki cami Osmanlı döneminde yaptırılmıştır ve bölgenin önemli ziyaret yerlerindendir.
Hâlid’in kabrinin bulunduğu Humus’taki cami, 13. yüzyılda Memlük sultanı Baybars döneminde ilk yapıldığı, Osmanlı döneminde ise yenilendiği anlatılır; bu bilgiler yerel kaynaklara dayanır.
Sıkça Sorulan Sorular
Hâlid ne zaman Müslüman oldu?
8/629’da, Mûte seferinden kısa süre önce Medine’ye gelerek Müslüman oldu.
Seyfullah lakabı neden verildi?
Mûte’de komutayı devralıp orduyu kurtarması üzerine Hz. Peygamber’in sözü bu lakapla ilişkilendirilir.
Hz. Ömer onu neden azletti?
Kaynaklar farklı gerekçeler aktarır; Hâlid karara itiraz etmeden bağlı kaldı.
Hâlid nerede defnedildi?
Humus’ta vefat edip orada defnedildiği kabul edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye; İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ; Buhârî, Megâzî; Taberî, Târîh
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Hişâm, es-Sîretü'n-nebeviyye
- İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-kübrâ
- Buhârî, Megâzî
- Taberî, Târîh
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.