Hz. Ümmü Ma’bed (r.anhâ) Kimdir? Hayatı ve Hicret Rivayeti
Hz. Ümmü Ma'bed (Âtike bint Hâlid el-Huzâiyye) kimdir? Hicret yolunda Hz. Peygamber'i ağırlayan, süt koyunu rivayetiyle ve Hz. Peygamber'in sıfatlarını anlatan rivayetiyle bilinen Huzâalı kadın.
- Kimliği ve Kabilesi
- Hicret Yolculuğu ve Süt Koyunu Rivayeti
- Ümmü Ma'bed'in Tasviri
Ümmü Ma’bed, asıl adıyla Âtike bint Hâlid el-Huzâiyye, Hz. Peygamber’in hicret yolculuğunda Mekke ile Medine arasındaki Kudeyd bölgesinde çadırında konakladığı kadındır. Süt koyunu rivayeti ve kocasına Hz. Peygamber’in sıfatlarını anlatan ünlü tasviri sayesinde hicret anlatılarında önemli bir yere sahiptir. Bu yazı, hayatı ve rivayetlerinin kaynaklardaki değerini ele alır.
Kimliği ve Kabilesi
Ümmü Ma’bed, Huzâa kabilesine mensuptur; Huzâa, Mekke ile ittifak hâlinde olan ve bir bölümü sonradan Hz. Peygamber’e yakın duran bir kabiledir. Asıl adı Âtike bint Hâlid b. Huleys; kocası Ebû Ma’bed (Ekşem b. Ebî’l-Cevn) ile birlikte Kudeyd civarında yaşayan, yolculara ikramda bulunan bir ailedir. Kudeyd, Mekke ile Medine arasındaki ticaret ve hac yolu üzerindeki bir konak yeridir. Bu bilgilere dayanarak Ümmü Ma’bed’in yoksul olmayan ama çölde sade yaşayan, yolculara hizmet etmeyi gelenek edinmiş bir kadın olduğu anlaşılır.
Hicret Yolculuğu ve Süt Koyunu Rivayeti
Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekir, hizmetçileri Âmir b. Füheyre ve rehberleri Abdullah b. Uraykıt ile birlikte Mekke’den çıkıp Sevr Mağarası’nda üç gün kaldıktan sonra Medine’ye doğru yola koyuldu. Kudeyd’e geldiklerinde Ümmü Ma’bed’in çadırına uğradılar ve ondan et ve hurma satın almak istediler; fakat bulunmadığı söylendi. Hz. Peygamber, çadırın bir köşesinde zayıf düşmüş, süt vermeyen bir koyun gördü. Ümmü Ma’bed’in izniyle koyunun memesini sıvazlayıp Allah’a dua etti, sonra büyük bir kaba sağdı; süt köpürerek doldu. Önce Ümmü Ma’bed’e, sonra ashaba içirdi, en sonunda kendisi içti. Kalan sütü kadına bıraktı. Bu rivayet siyer ve hadis kaynaklarında (İbn Sa’d, Hâkim, Beyhakî) farklı lafızlarla yer alır ve Hz. Peygamber’in mucizelerinden biri olarak anılır. Hicretin ayrıntıları için hicret ve hicret yolculuğu güzergâhı yazıları okunabilir.
Ümmü Ma’bed’in Tasviri
Ebû Ma’bed dönüp de bu sütü görünce şaşırdı ve olanı sordu. Ümmü Ma’bed, çadırlarına uğrayan kişiyi anlattı: yüzü parlak, güzel yaratılışlı, ne iri göbekli ne ufak başlı, gözleri siyah ve iri, kirpikleri uzun, sesi yumuşak ve tok, boynu uzun, sakalı sık, konuştuğunda vakarlı, susunca ağırbaşlı, uzaktan en güzel, yakından en tatlı bir adamdı. Arkadaşlarının ona hürmetle baktığını, emrettiğinde hemen yerine getirdiklerini de ekledi. Ebû Ma’bed, “Vallahi bu, Kureyş’in aradığı kişidir” dedi. Bu metin, “Ümmü Ma’bed hadisi” olarak bilinir ve Hz. Peygamber’in şemâili hakkındaki en meşhur tasvirler arasındadır. Bununla birlikte hadis âlimleri hadisin senedi hakkında farklı değerlendirmeler yapmıştır; bazıları zayıf bulmuş, bazıları ise başka tariklerle desteklendiğini söylemiştir. Bu yüzden tasvirin ayrıntıları aktarılırken “rivayet edilir” ifadesiyle yetinmek ihtiyatlı bir yaklaşımdır.
Sonraki Hayatı
Kaynaklar Ümmü Ma’bed ve eşinin, Hz. Peygamber Medine’ye yerleştikten sonra Müslüman olduğunu aktarır; Ebû Ma’bed’in Medine’ye hicret ettiği, Ümmü Ma’bed’in de ona eşlik ettiği söylenir. Ümmü Ma’bed’in Hz. Peygamber’den rivayet ettiği hadis bilinmediği gibi vefat tarihi de belli değildir. Kaynaklardaki bazı rivayetler, Mekke’nin fethi sonrası Huzâa kabilesinin Müslüman olduğunu ve Ümmü Ma’bed’in de bu süreçte Müslüman olduğunu belirtir. Dolayısıyla onun İslam’ı kabul zamanı konusunda kesin tarih vermek mümkün değildir.
Hicret yolundaki bu karşılaşma, Hz. Peygamber’in insanlarla kurduğu ilişkide nezaket, sabır ve ikramı reddetmeme ilkesine de örnektir. Bazı anlatımlarda Hz. Peygamber’in kadına bir miktar bahşiş bıraktığı ve onun sütünü hak ettiği kadar karşılık verdiği belirtilir; bu ayrıntı kaynaklarda net değildir.
Kısacası Ümmü Ma’bed’in hikâyesi, kısa bir karşılaşmada bile ikramın ve güzel ahlakın kalıcı bir hatıra bırakabileceğini gösterir.
Kaynak Değerlendirmesi ve Önemi
Ümmü Ma’bed’in adı, hanım sahabilerin hicret hikâyesindeki yerini göstermesi bakımından önemlidir. Hicret anlatısı genellikle Hz. Peygamber, Ebû Bekir ve onların rehberine odaklanır; Ümmü Ma’bed’in rivayeti, yolculuk sırasında karşılaşılan sıradan insanların ikram ve güveninin önemini vurgular. Çölde yaşayan bir kadının yabancı yolculara ikramda bulunması, Arap misafirperverliğinin güzel bir örneğidir. Örnek davranışları için Hz. Ümmü Ma’bed: Faziletleri ve Örnek Alınacak Yönleri, rivayetleri için Hz. Ümmü Ma’bed: Hakkındaki Rivayetler yazıları okunabilir. Hz. Peygamber’in sıfatlarını konu alan diğer çalışmalar için Mekke dönemi yazısı da incelenebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Ümmü Ma’bed kimdir?
Huzâa kabilesinden Âtike bint Hâlid, Mekke-Medine yolundaki Kudeyd mevkiinde çadırda yaşayan, Hz. Peygamber’in hicret yolculuğunda uğradığı kadındır. Hicret rivayetinde adı geçer.
Ümmü Ma’bed’in süt rivayeti nedir?
Rivayete göre Hz. Peygamber, Ümmü Ma’bed’in çadırına geldiğinde yiyecek aradı; koyun zayıf ve süt vermiyordu. Hz. Peygamber koyunu sağdı ve süt bol çıktı. Hâkim ve diğer kaynaklarda yer alan bu rivayet bir mucize olarak anlatılır.
Ümmü Ma’bed Hz. Peygamber’i nasıl tarif etti?
Kocası Ebû Ma’bed’e Hz. Peygamber’in görünümünü ve ahlakını ayrıntılı biçimde anlattı. Bu tasvir, “Ümmü Ma’bed hadisi” olarak bilinir ve Hz. Peygamber’in vasıflarını anlatan meşhur bir metindir; senedi hakkında farklı değerlendirmeler vardır.
Ümmü Ma’bed Müslüman oldu mu?
Kaynaklara göre sonraki yıllarda Müslüman oldu ve Medine’ye geldi. Ayrıntılar kaynaklara göre değişir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ; İbn Hişâm, es-Sîre; Hâkim, el-Müstedrek; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ümmü Ma'bed" md.
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbn Sa'd, et-Tabakâtü'l-Kübrâ
- İbn Hişâm, es-Sîre
- Hâkim, el-Müstedrek
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Ümmü Ma'bed" md.
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.