🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Özbekler Arasından Yetişen Ünlü Âlimler ve Mutasavvıflar

Türk Halklarından Yetişen Âlim ve MutasavvıflarGüncelleme: 25 Haziran 20269 dk okuma

Özbekistan coğrafyasında yetişen âlimler: Buhârî, Tirmizî, Mâtürîdî, Hârezmî, Bîrûnî, İbn Sînâ, Zemahşerî, Nakşibend, Uluğ Bey, Nevâî ve diğerleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İmam Buhârî
  • Tirmizî ve Hakîm Tirmizî
  • Mâtürîdî

Özbekistan coğrafyası İslam medeniyetine büyük âlimler kazandırdı. Buhârî ve Tirmizî hadis ilminde, Mâtürîdî kelâmda, Hârezmî ve Bîrûnî bilimde, İbn Sînâ tıp ve felsefede, Bahâeddin Nakşibend tasavvufta, Uluğ Bey astronomide, Nevâî Türk edebiyatında ölümsüz izler bıraktı.

İmam Buhârî

Ebû Abdillâh Muhammed b. İsmâîl el-Buhârî (810-870), Buhara’da doğdu. Hadis toplamak için İslam dünyasını gezdi. el-Câmiu’s-sahîh adlı eseri Sünnî dünyada Kur’an’dan sonra en güvenilir kitap kabul edilir. Ölümü Semerkant yakınındaki Hartenk köyünde gerçekleşti; kabri bugün ziyaret edilen İmam Buhârî Külliyesi’ndedir.

Tirmizî ve Hakîm Tirmizî

Ebû Îsâ et-Tirmizî (ö. 892 civarı), Termiz yakınlarında doğan hadis âlimidir. Sünen (Câmiu’t-Tirmizî) eseri Kütüb-i Sitte’dendir. Ayrıca eş-Şemâilü’l-Muhammediyye adlı kitabı Peygamber’in vasıflarını anlatır (bkz. Hilye Edebiyatı ve Hâkânî Mehmed Bey). Hakîm et-Tirmizî (ö. 905-910 civarı) ise tasavvuf tarihinde velâyet anlayışını sistemleştiren mutasavvıftır.

Mâtürîdî

Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (ö. 944 civarı), Semerkant yakınındaki Mâtürid’de doğdu. Kelâm ilminde Mâtürîdîliğin kurucusu olarak bilinir. Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vîlâtü ehli’s-sünne adlı eserleri vardır. Mâtürîdîlik, Hanefî fıkhıyla birlikte Türk-İslam coğrafyasının ana itikadî çizgisi hâline geldi.

Hârezmî, Bîrûnî ve İbn Sînâ

Muhammed b. Mûsâ el-Hârezmî (780-850 civarı), cebir ve algoritma alanındaki çalışmalarıyla bilinir. Ebû Reyhân el-Bîrûnî (973-1048), astronomi, coğrafya, tarih ve eczacılıkta eserler yazdı; Hint toplumu üzerine Tahkîk mâ li’l-Hind eseri meşhurdur. İbn Sînâ (980-1037), Buhara yakınlarında doğdu, el-Kānûn fi’t-tıbb adlı eseriyle yüzyıllar boyunca tıp eğitimini etkiledi.

Zemahşerî, Merginânî ve Nakşibend

Ebü’l-Kāsım ez-Zemahşerî (1075-1144), Harezm’de yetişen ve el-Keşşâf tefsiri ile bilinen dilbilimci ve müfessirdir. Burhâneddin el-Merginânî (ö. 1197), Fergana’da yetişen ve el-Hidâye adlı Hanefî fıkıh kitabıyla tanınan fakihtir. Bahâeddin Nakşibend (1318-1389) ise Buhara yakınındaki Kasr-ı Ârifân’da yaşamış, Nakşibendiye’nin adını aldığı mutasavvıftır.

Uluğ Bey ve Ali Kuşçu

Uluğ Bey (1394-1449), Semerkant’ta kurduğu rasathane ve medresede bilimsel çalışmaları destekledi. Ali Kuşçu (ö. 1474), Uluğ Bey’in çevresinde yetişen astronom ve matematikçidir; sonradan İstanbul’a gelip Fatih döneminde ilmî faaliyetlerde bulundu. Böylece Özbek coğrafyasının ilmî mirası Osmanlı’ya ulaştı.

Ali Şir Nevâî

Ali Şir Nevâî (1441-1501), Herat’ta yaşayan ve Çağatay Türkçesinin en büyük şairi kabul edilen mutasavvıf-vezirdir. Muhâkemetü’l-lugateyn adlı eserinde Türkçenin Farsça kadar zengin bir dil olduğunu savundu. Özbekistan’da ulusal şair olarak kabul edilir. Bu isimler hakkında daha fazlası için Özbekler İslam’la Nasıl Tanıştı? ve Karahanlı Âlimleri yazıları faydalıdır.

İlmî mirasın ortak sahipliği

İslam medeniyetinin büyük âlimlerini tek bir halkın malı saymak tarihsel bir anakronizmdir. Buhârî, Mâtürîdî, Bîrûnî ve İbn Sînâ gibi isimler Soğd, Fars ve Türk kültürlerinin ortak ürünüdür; dil olarak çoğu Arapça, bazıları Farsça yazmıştır. Bu isimlerin etnik kökenlerini kesin biçimde belirlemek zordur ve tarihçiler arasında tartışmalıdır. Bugün Özbekistan, Tacikistan, İran, Afganistan ve Türkiye gibi ülkeler bu isimleri ortak mirasın parçası olarak sahiplenir. Bu yaklaşım, ilmin sınır tanımaz doğasına daha uygundur.

Özbekistan’da bu isimlerin anısı canlı tutulur: Semerkant’ta İmam Buhârî Külliyesi ve Mâtürîdî Türbesi, Buhara’da İbn Sînâ heykeli, Hîve’de Hârezmî anıtı, Taşkent’te Nevâî tiyatrosu ve Beruni Üniversitesi gibi kurumlar bu hatırayı sürdürür. Okuyucu, ziyaretlerinde bu mekânların tarihsel anlamını öğrenerek hem bilgi hem manevi zenginlik kazanır.

Medrese eğitimi ve ders kitapları

Buhara medreseleri tarihte yüzlerce öğrenciye ev sahipliği yapmıştı. Medrese müfredatı Arapça sarf-nahiv, mantık, kelâm, fıkıh (el-Hidâye, Şerhu’l-Vikâye), tefsir (Beyzâvî, Celâleyn) ve hadis (Meşârikü’l-envâr) kitaplarını içerirdi. Ders halkaları öğretmenin şerhi ve talebenin sorularıyla yürürdü. Buhara medreselerinin eğitim sistemi Osmanlı, Hindistan ve Kazan medreselerini de etkiledi. Sovyet döneminde bu eğitim bastırılmış, ancak Mir-i Arab gibi birkaç medrese sınırlı sayıda öğrenciyle kapanmadan faaliyetini sürdürmüştür.

Okuyucu için başvuru yolları

Bu âlimlerin hayatlarını ve eserlerini ayrıntılı öğrenmek isteyenler için TDV İslâm Ansiklopedisi maddeleri, Türkçe çevirisi yapılmış Sahîh-i Buhârî ve Kitâbü’t-Tevhîd baskıları, Bîrûnî ve İbn Sînâ’nın çevirileri güvenilir başlangıç noktalarıdır. Ayrıca Özbekler Tarihi ve Özbeklerde Dinî Kültür yazıları, bu âlimlerin yetiştiği toplumsal ortamı tanımaya yardımcı olur. Semerkant, Buhara ve Hîve’yi ziyaret etmek, bu isimlerin izlerini yerinde görmek için de iyi bir fırsattır.

Son söz

Maveraünnehir’in ilim mirası, sınırları ve etnik kimlikleri aşan bir insanlık hazinesidir. Özbekistan’da bu mirasın korunması ve yeni nesillere aktarılması için kurulan merkezler ve müzeler, gelecekteki araştırmalar için de önemli bir zemin hazırlar.

Kaynakları karşılaştırarak okumak

Bu isimlerle ilgili ansiklopedik bilgi, Arapça biyografi sözlüklerinden (tabakāt kitapları) Türkçe akademik çalışmalara kadar uzanan geniş bir literatüre dayanır. Doğum ve ölüm tarihleri, nisbeler (Buhârî, Tirmizî, Mâtürîdî) ve eserlerin adları konusunda kaynaklar arasında küçük farklar bulunabilir; bu yüzden tek bir kaynakla yetinmemek faydalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Buhârî’nin eseri nedir?

el-Câmiu’s-sahîh, Sünnî dünyada en güvenilir hadis kitaplarının başında gelir.

Mâtürîdî kimdir?

Semerkantlı kelâm âlimi, Mâtürîdî mezhebinin kurucusudur (ö. 944 civarı).

Ali Kuşçu kimdir?

Uluğ Bey’in çevresinde yetişen ve sonradan İstanbul’a gelen astronom-matematikçidir (ö. 1474).

Nevâî hangi dilde yazdı?

Çağatay Türkçesinde yazdı ve bu dili edebiyat dili olarak yüceltti.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, el-Câmiu's-sahîh; Tirmizî, es-Sünen; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Buhârî", "Mâtürîdî", "Bîrûnî" ve "İbn Sînâ" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, el-Câmiu's-sahîh
  2. Tirmizî, es-Sünen
  3. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Buhârî", "Mâtürîdî", "Bîrûnî" ve "İbn Sînâ" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.