🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Emevî Halifesi Yezîd b. Muâviye: Dönemi ve Önemli Olaylar

Halifeler, Emevîler ve AbbâsîlerGüncelleme: 19 Haziran 20269 dk okuma

Yezîd b. Muâviye kimdir? Veliahtlığı, halifeliği (60-64/680-683), Kerbelâ, Harre Vakası, Mekke kuşatması ve tarihî değerlendirmeler hakkında tarafsız bilgi.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Doğumu ve gençliği
  • Veliahtlık meselesi
  • Halifeliğe geçiş

Yezîd b. Muâviye, Emevî Devleti’nin ikinci halifesidir (60-64/680-683). Veliahtlık meselesiyle başlayan iktidarı, Kerbelâ, Harre ve Mekke kuşatması gibi İslam tarihinin en tartışmalı olaylarıyla anılır; bu olaylar kaynaklarda farklı ayrıntılarla anlatılır.

Doğumu ve gençliği

Yezîd, hicrî 25-26 (Miladî 646-647) yıllarında Muâviye b. Ebû Süfyân ile Meysûn bint Bahdel’in oğlu olarak doğdu. Annesi Kelb kabilesindendi; Yezîd, Bedevî Arapların yaşadığı Şam çölünde bir süre yetişti. Bu yüzden Arap şiiri, atlıklığı ve avcılığı ile tanındığı belirtilir. Kaynaklar, gençliğinde Konstantiniyye (İstanbul) seferine katıldığını, bu sefer sırasında Hz. Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin vefat ettiğini aktarır. Seferin komutanı olduğu iddia edilse de, kuşatmanın sonucu hakkında farklı anlatımlar vardır. Şam’da babasının yanında idarî tecrübe kazandı.

Veliahtlık meselesi

Muâviye, hicrî 56 yılı civarında oğlu Yezîd’i veliaht tayin etti. Bu karar, İslam siyasi tarihinde saltanat ve halefiyet tartışmalarının başlangıcı sayılır; çünkü daha önce halifeler şûrâ veya tayinle seçilmişti. Medine’de Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr, Abdullah b. Ömer, Abdurrahman b. Ebû Bekir ve Abdullah b. Abbâs bu karara itiraz etti ya da biat vermedi. Muâviye, Medine ve Mekke ziyaretlerinde sert şekilde bu isimlerle konuştu. Veliahtlık konusunda Hz. Hüseyin ve Abdullah b. Zübeyr’in tutumu, Yezîd dönemi gerilimlerinin temelini oluşturdu.

Halifeliğe geçiş

Muâviye’nin hicrî 60 yılının Receb ayında vefatı üzerine Yezîd Şam’da halife ilan edildi. Medine valisi Velîd b. Utbe’ye, Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer’den biat alınması emredildi. Hz. Hüseyin ve Abdullah b. Zübeyr biat vermeden Mekke’ye gitti; Abdullah b. Ömer biat vermemekle birlikte karşı çıkmadı. Bu süreçte Kûfe halkının Hz. Hüseyin’e mektuplar yazarak onu davet ettiği kaynaklarda anlatılır. Bu davet, Kerbelâ olaylarının doğrudan sebebi oldu. Abdülmelik b. Mervân dönemi bu olayların siyasi sonuçlarıyla şekillendi.

Kerbelâ olayı

Hz. Hüseyin, hicrî 61 yılının Muharrem ayında Mekke’den Kûfe’ye yöneldi. Kûfe valisi Ubeydullah b. Ziyâd, şehirdeki destekçilere engel oldu ve Hz. Hüseyin’in elçisi Müslim b. Akîl’i öldürttü. Hz. Hüseyin ve ailesi, Kûfe yakınındaki Kerbelâ’da yolu kesildi. Muharrem’in onuncu günü yapılan çatışmada Hz. Hüseyin ve yakınlarından çok sayıda kişi şehit edildi; kadınlar ve çocuklar Şam’a götürüldü. Bu olay, İslam toplumunda derin bir üzüntü ve ayrışma kaynağı olmuştur. Yezîd’in doğrudan emir verip vermediği ve sorumluluğun kimde olduğu konusunda kaynaklar ve âlimler farklı görüşlere sahiptir; bazı rivayetlerde Yezîd’in şehadet haberine üzüldüğü aktarılır, ancak bu rivayetler de tartışmalıdır.

Harre Vakası

Medine halkının bir kısmı, Yezîd’in yönetimini kabul etmeyerek hicrî 63 yılında isyan etti ve Emevî valisini şehirden çıkardı. Bunun üzerine Yezîd, Müslim b. Ukbe komutasında bir ordu gönderdi. Medine’nin doğusundaki Harre’de yapılan savaşta Medine ordusu yenildi; kaynaklar bu olayda birçok sahabe ve tâbiûn evladının öldüğünü ve şehirde üç gün boyunca yağma yapıldığını aktarır. Bu olay, İslam tarihinin en acı bölümlerinden biri sayılır. Ölü sayıları konusunda rakamlar kaynaklara göre değişir ve abartı olabileceği belirtilir.

Mekke kuşatması

Müslim b. Ukbe, Medine’den sonra Mekke’ye yönelirken yolda vefat etti; komuta Husayn b. Numeyr’e geçti. Abdullah b. Zübeyr’in sığındığı Mekke, hicrî 64 yılında kuşatıldı ve mancınıkla ateş altına alındı. Kuşatma sırasında Kâbe’nin hasar gördüğü ve yandığı kaynaklarda aktarılır. Yezîd’in ölüm haberi gelince kuşatma kaldırıldı ve ordu Şam’a döndü. Bu olay, Abdullah b. Zübeyr’in bağımsız halifelik iddiasını güçlendirdi. Kâbe daha sonra Abdullah b. Zübeyr tarafından yeniden inşa edildi. Bu olaylar Mervân b. Hakem dönemine zemin hazırladı.

Fetihler ve idari düzen

Yezîd döneminde fetihler büyük ölçüde duraksadı; ancak Kuzey Afrika’da Ukbe b. Nâfi’ hicrî 62 yılında Atlas Okyanusu kıyılarına kadar ilerledi ve Berberilerle yapılan Tahûda çatışmasında şehit düştü. Yezîd, Şam’da Muâviye’nin kurduğu idari düzeni sürdürdü. Posta teşkilatı (berîd) ve vergi sistemi önceki dönemin devamıydı. Bu dönemde Bizans sınırında bazı seferler yapılmış, deniz gücü de korunmuştu. Ancak iç karışıklıklar, fetih hareketlerinin hız kesmesine neden oldu. Emevîler döneminde fetihler yazısında bu süreç ayrıntılı anlatılır.

Vefatı ve mirası

Yezîd, hicrî 64 yılının Rebîülevvel ayında (Kasım 683) Şam yakınlarındaki Havvârîn’de vefat etti. Yerine oğlu II. Muâviye geçti; ancak o kısa sürede hastalanıp vefat etti ve Sufyânî kolunun iktidarı sona erdi. Yezîd’in tarihî değerlendirmesi, mezhepsel ve siyasi bağlama göre çok farklılık gösterir. Bazı çevreler onu büyük günah işleyen bir yönetici olarak anar, bazıları ise dönemin siyasi şartlarını ve kaynakların sonradan Abbâsî döneminde yazıldığını göz önünde bulundurarak ihtiyatlı davranır. Tarafsız bir bakış, hem kaynak eleştirisini hem de olayların insani boyutunu dikkate almayı gerektirir. Müsta’sım dönemi ilim ve kültür gibi sonraki dönem yazıları da farklı bağlamlar sunar.

Sıkça Sorulan Sorular

Yezîd b. Muâviye ne zaman halife oldu?

Babası Muâviye’nin vefatı üzerine Receb 60 (Nisan 680) tarihinde halife oldu. Daha önce Muâviye hayattayken veliaht ilan edilmişti.

Yezîd döneminde hangi önemli olaylar yaşandı?

Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da şehit edilmesi (61/680), Harre Vakası (63/683) ve Mekke kuşatması (64/683) en önemli olaylardır.

Yezîd ne zaman vefat etti?

Hicrî 64 yılının Rebîülevvel ayında (Kasım 683) Havvârîn’de, yaklaşık otuz sekiz-kırk yaşlarında vefat etti. Yaşı konusunda kaynaklar küçük farklarla bilgi verir.

Yezîd hakkında âlimlerin görüşü nedir?

Ehl-i Sünnet âlimleri arasında farklı yaklaşımlar vardır. Bir kısmı ona lanet edilmesini caiz görür, bir kısmı ise kişi hakkında hüküm vermeyi Allah’a bırakmayı tercih eder.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk; İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ; Belâzürî, Ensâbü'l-Eşrâf; İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yezîd b. Muâviye" maddesi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR1 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Taberî, Târîhu'r-Rusül ve'l-Mülûk
  2. İbn Sa'd, et-Tabakātü'l-Kübrâ
  3. Belâzürî, Ensâbü'l-Eşrâf
  4. İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh
  5. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Yezîd b. Muâviye" maddesi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.