Müsta’sım Dönemi: Son Abbâsî Halifesi, İlim ve Kültür Hayatı
Son Abbâsî halifesi Müsta'sım döneminde (1242-1258) Bağdat'ın ilim hayatı, Mustansıriyye Medresesi, kütüphaneler, Moğol kuşatması ve 1258'in yıkımı.
- Siyasi Durum ve Yönetim
- Mustansıriyye Medresesi ve İlim Hayatı
- Moğol Kuşatması ve Bağdat'ın Düşüşü
Müsta’sım-Billâh (1242-1258), Abbâsî halifelerinin sonuncusudur. Bağdat’ın hâlâ büyük bir ilim şehri olduğu, medreselerin ve kütüphanelerin canlılığını koruduğu bir dönemde tahta çıktı; ancak devletin siyasi ve askerî gücü büyük ölçüde zayıflamıştı. Hülâgû’nun 1258’deki kuşatması, yalnızca bir devleti değil, yüzyılların biriktirdiği ilim mirasının önemli bir bölümünü de yok etti.
Siyasi Durum ve Yönetim
Müsta’sım, babası Müstansır-Billâh’ın ölümünün ardından tahta çıktı. Kaynaklarda yumuşak huylu, dindar ve Kur’an’a düşkün bir kişi olarak tarif edilir; ancak yönetimde kararsız olduğu, vezir ve emirlerin çekişmesini dengeleyemediği vurgulanır. Devletin hazinesi dar, ordusu sınırlıydı. Bağdat çevresindeki hâkimiyet bir ölçüde sürüyordu, ancak Moğol ilerleyişi karşısında Abbâsîlerin müttefikleri zayıftı. Genel siyasi tablo Abbâsîler devleti tarihi yazısında bulunur.
Vezir İbnü’l-Alkamî’nin Moğollarla gizli ilişki kurduğu iddiası, birçok kaynakta geçer. Bu iddianın doğruluğu tartışmalıdır; bazı modern araştırmacılar, bu anlatıların Şiî-Sünnî gerilimleri nedeniyle abartılmış olabileceğini belirtir. Dolayısıyla olayları tek bir kişiye bağlamak yerine bütün bir yapısal zayıflık içinde değerlendirmek daha makuldür.
Mustansıriyye Medresesi ve İlim Hayatı
Bağdat’ın en parlak eğitim kurumlarından biri olan Mustansıriyye Medresesi, 1233’te Müstansır-Billâh tarafından açıldı. Medresede dört Sünnî mezhebin fıkhı ayrı ayrı okutuluyor; tıp, hadis ve Kur’an ilimleri de öğretiliyordu. Kaynaklarda burada zengin bir kütüphane, öğrenci yurtları ve bir hastane bulunduğu belirtilir. Müsta’sım döneminde bu kurum faaliyetlerini sürdürdü. Medrese geleneğinin gelişimi için dârülhadis kurumları yazısına bakılabilir.
Bu yıllarda yaşayan bilginler arasında tarihçi İbnü’l-Fuvatî (ö. 723/1323), Nasîrüddîn et-Tûsî’nin Bağdat’a gelişi ve Şiî-Mu’tezilî düşünür İbn Ebi’l-Hadîd (ö. 656/1258) sayılabilir. Dört mezhep âlimleri Bağdat’ta bir arada ders veriyordu. Bu çok seslilik, kentin ilmî zenginliğinin göstergesidir.
Moğol Kuşatması ve Bağdat’ın Düşüşü
Hülâgû komutasındaki Moğol ordusu, 1257-1258 kışında Bağdat’a yönelip şehri kuşattı. Müsta’sım’ın mümkün olan her yoldan görüşme istediği, ancak Hülâgû’nun teslimiyet talebinde ısrar ettiği aktarılır. Şubat 1258’de şehir düştü; Moğol ordusunun şehirde birkaç gün boyunca katliam yaptığı kaynaklarda anlatılır. Ölenlerin sayısı hakkında verilen rakamlar kaynaklara göre binlerden yüz binlere kadar değişir; bu yüzden kesin sayı belirtmek mümkün değildir. Halife Müsta’sım’ın ise öldürüldüğü, ölüm biçimi konusunda ayrı rivayetlerin bulunduğu nakledilir. Olayın ayrıntıları Bağdat’ın düşüşü (1258) yazısında yer alır.
Kütüphanelerin Kaybı
Bağdat’ın yağmasında Beytülhikme dahil birçok kütüphane, medrese ve kitapçı dükkânı yok oldu. Kaynaklar, kitapların Dicle’ye atıldığını ve suyun mürekkepten karardığını nakleder. Bu anlatılar hem gerçek hem de edebî abartı unsurları taşısa da ilmî kaybın büyüklüğünü gösterir. Bazı kitapların daha önce Şam, Kahire ve başka şehirlere taşınmış olması, mirasın tamamen yok olmasını önlemiştir. Kayıp kitaplar için Bağdat’ın yağmalanması ve kayıp kitaplar yazısı okunabilir.
Sonrası ve Mirası
Müsta’sım’ın ölümüyle Bağdat merkezli Abbâsî halifeliği sona erdi. Mısır’da Memlûk Sultanı Baybars, 1261’de Abbâsî soyundan bir kişiyi halife ilan ederek Kahire’de gölge bir halifelik kurdu. Bu uygulama, halifelik makamının sembolik de olsa yaşamasını sağladı. Moğol ilerleyişi ise Ayn Câlût savaşı ile 1260’ta durduruldu. Kültürel miras bakımından, Bağdat’ın yıkımı sonrasında ilim merkezleri Kahire, Şam, Tebriz ve Semerkant gibi şehirlere kaydı.
Yaşayan Hafıza: Edebiyat ve Mersiyeler
Bağdat’ın yıkımı Arap ve Fars edebiyatında derin bir iz bıraktı. Şehrin düşüşünü anlatan mersiyeler, tarih yazımı ve şiirde uzun süre anıldı; Sa’dî-yi Şîrâzî’ye nispet edilen Bağdat mersiyesi bunlardan biridir. Bu edebî örnekler, olayın toplumsal hafızada nasıl yer ettiğini gösterir. Müsta’sım’ın şahsı ise çoğu kaynakta ya acınan ya da yetersizlikle eleştirilen bir figür olarak yer alır.
Bağdat’ın düşüşünden sonra Hülâgû, kendisine boyun eğen âlim ve zanaatkârların bir kısmını sağ bırakmış, Nasîrüddîn et-Tûsî’yi ise Meraga Rasathanesi’ni kurmak üzere görevlendirmiştir. Bu durum, bilimsel birikimin Moğol hâkimiyeti altında yeni merkezlerde kısmen devam ettiğini gösterir.
Bağdat’ın düşüşünden sonra Hülâgû’nun Kuzey İran’daki yeni merkezi Meraga ve Tebriz’e kayması, İlhanlı döneminde yeni bir ilim ortamının doğmasına yol açtı. Ancak bu birikim, Abbâsî döneminin vakıf, medrese ve kütüphane düzeninin yerini tam anlamıyla tutamadı.
Değerlendirme
Müsta’sım dönemi İslam tarihinde bir sonun sembolüdür. Ancak bu son, yalnızca askerî bir mağlubiyetten ibaret görülmemelidir; yüzyıllardır biriken ilim, sanat ve kitap kültürünün büyük kayıp yaşadığı bir dönüm noktasıdır. Öncesini anlamak için Nâsır-Lidînillâh dönemi yazısı okunabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Müsta’sım kimdir?
Son Abbâsî halifesidir. Yaklaşık 1242-1258 yılları arasında hüküm sürmüş, 1258’de Hülâgû komutasındaki Moğol ordusu Bağdat’ı ele geçirince hayatını kaybetmiştir.
Mustansıriyye Medresesi Müsta’sım dönemine mi aittir?
Hayır. Medrese, babası Müstansır-Billâh tarafından 1233’te açıldı; ancak Müsta’sım döneminde de faaliyetini sürdürdü ve dört mezhebin birlikte okutulduğu önemli bir kurum olarak işlev gördü.
Bağdat’ın düşüşünde kütüphaneler zarar gördü mü?
Kaynaklar, çok sayıda kitabın Dicle’ye atıldığını ve nehrin renginin mürekkeple değiştiğini anlatır. Rakamlar abartılı olabilir ama ilmî kayıp çok büyüktür.
Müsta’sım neden Moğollara karşı yetersiz kaldı?
Mali sıkıntılar, ordunun azalması, iç çekişmeler ve savunma hazırlıklarının eksikliği gibi sebepler belirtilir. Kaynaklarda vezir İbnü’l-Alkamî’nin rolü tartışmalıdır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh; İbnü'l-Fuvatî, el-Havâdisü'l-Câmia; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Müsta'sım-Billâh" md.; Reşîdüddîn, Câmiü't-Tevârîh
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- İbnü'l-Esîr, el-Kâmil fi't-Târîh
- İbnü'l-Fuvatî, el-Havâdisü'l-Câmia
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Müsta'sım-Billâh" md.
- Reşîdüddîn, Câmiü't-Tevârîh
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.