Zekât Verilmeyecek Kişiler: Usul, Füru ve Eş
Zekât kimlere verilmez? Usul (ana-baba, dede-nine), füru (çocuk, torun) ve eşe zekât verme hükmü, mezhep farkları ve Hâşimoğulları meselesi.
- Zekâtın verilemeyeceği kişiler genel olarak
- Usul ve füru neden hariçtir?
- Eşe zekât verilebilir mi?
Hanefî mezhebine göre kişi kendi ana-babasına, dede ve ninesine (usul), çocuklarına ve torunlarına (füru) ve eşine zekât veremez; çünkü bunların nafakası zaten kişiye aittir. Zenginlere, gayrimüslimlere ve Peygamber soyuna (Hâşimoğullarına) da zekât verilmez. Kardeş, amca, teyze gibi diğer fakir akrabalara verilmesi ise caizdir ve faziletlidir.
Zekâtın verilemeyeceği kişiler genel olarak
Zekât, Tevbe Suresi’ndeki sekiz sınıfa verilir. Bu sınıflara girse bile bazı kişiler fıkhî sebeplerle alıcı olamaz. Bunlar usul ve füru, eş, zengin kişiler ve Peygamber soyundan gelenlerdir. Sınıfların ayrıntısı zekâtın verilebileceği sekiz sınıf yazısında anlatılmaktadır. Zekâtı alanın fakir olması, ayrıca belirleyici bir şarttır.
Usul ve füru neden hariçtir?
Usul, kişinin ana-babası ve onların yukarı doğru uzanan soyudur (dede, nine). Füru ise çocukları ve alta doğru uzanan soyudur (torun). Hanefî mezhebi, bu yakınlık derecesinde ortak mal ve ortak çıkar bağı bulunduğunu söyler. Ana-baba çocuğuna, çocuk da ana-babasına bakmakla yükümlüdür; yani kişi onlara nafaka vermek zorundadır. Zekât veren kişi bu sorumlu olduğu kişilere zekât vermiş olursa, kendi yükümlülüğünü karşılamış ve zekâtı fakire ulaştırmamış sayılır. Ayrıca bu yakınlıkta mal ortaklığı gibi bir ilişki olduğundan, zekâtın kendi malını kendine döndürmesi gibi bir durum ortaya çıkar. Bu gerekçeyle fakihler, usul ve füruya zekât verilmesini caiz görmez. Bu konu mezhepler arasında genel bir icmâya yakın bir yaklaşımla kabul edilmiştir.
Bununla birlikte kişi, ana-babasına zekât dışında bir sadaka veya nafaka verebilir, hatta vermesi gerekir. Hastalık, borç veya ihtiyaç gibi durumlarda, çocuğun malından ana-babasına yardım etmesi, dinen bir yükümlülük ve ayrı bir fazilettir.
Eşe zekât verilebilir mi?
Hanefî mezhebinde karı koca birbirine zekât veremez. Nedeni, aralarındaki nafaka ilişkisi ve ortak yaşam sebebiyle mal ortaklığı bulunmasıdır. Ebû Yûsuf ve Muhammed ise kadının kocasına zekât verebileceği görüşündedir. Şâfiî mezhebinde de kadının kocasına zekât vermesi caiz görülür. Bu görüş, Buhârî’de geçen bir rivayete dayanır: Abdullah b. Mes’ûd’un hanımı Zeyneb, kocasına ve yanında bulunan yetimlere sadaka vermek isteyince Peygamber Efendimiz’e danışmış, Resûlullah, onun “iki ecir” alacağını söylemiştir; biri akrabalığın, diğeri sadakanın ecridir (Buhârî, Zekât 44; Müslim, Zekât). Rivayetin zekât mı nafile sadaka mı olduğu konusunda âlimler arasında yorum farkı bulunur. Bu ihtilaf nedeniyle günümüzde kadının kocasına zekât vermesi konusunda ihtiyatlı olanlar, bunun yerine nafile sadaka vermeyi tercih eder.
Zekâtın verilemeyeceği diğer kişiler
- Zenginler: Nisap miktarı kadar ihtiyaç fazlası malı olan kişi zekât alamaz. Peygamberimiz, zengin olana ve çalışabilecek sağlıkta olana sadakanın helal olmadığını bildirmiştir (Ebû Dâvûd, Zekât).
- Peygamber soyu (Âl-i Muhammed): Hâşimoğullarından gelen kimselere zekât verilmez; çünkü zekât, “insanların kirleri” olarak nitelendirilmiştir (Müslim, Zekât). Bazı çağdaş âlimler, bu soyun ihtiyacı hâlinde başka destek yolu yoksa ruhsat tanır.
- Gayrimüslimler: Hanefî mezhebi, zekâtın Müslüman fakirlere verilmesini şart koşar. Fitre ve nafile sadaka ise gayrimüslim ihtiyaç sahiplerine verilebilir.
- Zekât veren kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişiler: Eş, çocuklar ve ana-babadan başka, nafaka sorumluluğu altındakiler.
Diğer akrabalar
Kardeş, amca, hala, dayı, teyze ve bunların çocuklarına zekât verilmesi caizdir ve hatta daha faziletlidir. Çünkü bu kişiler fakir iseler, hem akrabalık bağını gözetmiş hem de zekâtı hak sahibine ulaştırmış olunur. Hadiste “Yoksula verilen sadaka sadakadır; akrabaya verilen ise hem sadaka hem sıla-i rahimdir” buyrulur (Tirmizî, Zekât; Nesâî, Zekât). Bu konu kardeşe, amcaya ve teyzeye zekât verilir mi yazısında ayrıca işlenmiştir.
Gelin ve damat
Gelin veya damat, usul ve füru kapsamında değildir; bu nedenle fakir olmaları hâlinde zekât alabilirler. Ancak çocuğun eşi aynı evde ve kişinin nafaka sorumluluğunda yaşıyorsa durum değişir. Bu ayrıntı gelin ve damada zekât vermek yazısında açıklanmaktadır.
Uygulamada nelere dikkat edilir?
Yakınların ihtiyacı varsa, önce nafile sadaka ve yardımla destek olunur. Zekât ise bakmakla yükümlü olunmayan, ancak fakir durumda bulunan akrabalara öncelikle yönlendirilir. Zekât vermeden önce, alıcının gerçekten ihtiyaç sahibi olduğundan emin olunmalı; şüphe varsa araştırma yapılmalıdır. Yanlışlıkla zengin kişiye verilen zekâtın durumu zekâtın verildiği kişi zengin çıkarsa yazısında anlatılır.
Hâşimoğullarına zekât meselesi
Peygamber soyundan olanlara zekât verilmemesi hükmü, hadislerde bu malın “insanların kiri” diye nitelenmesine dayanır (Müslim, Zekât). Bu kısıtlama, Peygamber ailesinin şerefini koruma ve onları zekât alma konumundan uzak tutma amacı taşır. Ancak ilk dönem âlimlerinin bir kısmı, Hâşimoğullarına devlet hazinesinden ayrı bir pay (humus) ayrıldığı için zekâta ihtiyaç duymadıklarını belirtmiştir. Bu pay ortadan kalkınca, bazı sonraki dönem Hanefî âlimleri, Hâşimîlerin muhtaç kalması durumunda zekât almasına ruhsat tanımıştır. Günümüzde bu soydan olduğu iddia edilen kişilerin soyu çoğu zaman belgelenemediği için konunun pratik uygulaması sınırlıdır; zekât alanın şeceresini sorgulamak da gerekmez. Fakir bir kişiye zekât verirken soyunu araştırmak, çoğu durumda gereksiz bir külfettir.
Bakmakla yükümlü olma ölçüsü
Zekât verme yasağı, nafaka yükümlülüğü ile bağlantılıdır. Mesela anne-babası ihtiyaç içinde olan bir kişi, onların nafakasını karşılamakla yükümlüdür; fakat bu yükümlülüğü yerine getirmesi zekât ödemesi sayılmaz. Nafaka, kişinin gelirinden ve zekâta tabi olmayan mallarından karşılanır. Zekât ise başka bir fakire verilir. Bu sebeple “anne-babama zekât veremiyorsam onları nasıl destekleyeceğim?” sorusunun cevabı, yardımın nafaka ve nafile sadaka olarak yapılmasıdır. Yardımın ihtiyacı karşılayacak düzeyde olması ise çocuğun gücüne bağlıdır. Zekât verecek kişi, ihtiyaç sahibi yakınlarını önce nafaka yoluyla destekler; ardından zekâtını uzaktaki fakirlere veya diğer akrabalara yönlendirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Anneme ve babama zekât verebilir miyim?
Hayır. Ana-babaya, dede ve ninelere zekât verilmez. Onlara nafaka veya ayrı bir yardım olarak destek olmanız gerekir.
Çocuğuma veya torunuma zekât verilir mi?
Hayır. Füruya zekât verilemez. Evlilik sonrası ayrı yaşasalar bile aynı hüküm geçerlidir.
Hanımın kocasına zekât vermesi caiz mi?
Hanefî mezhebinde caiz değildir. Ebû Yûsuf, Muhammed ve Şâfiî mezhebine göre caizdir. İhtiyatlı olan, nafile sadaka yoluna gitmektir.
Zekât verilemeyen kişilere nasıl yardım edilir?
Zekât dışında nafile sadaka, hediye ve nafaka ile yardımda bulunmak mümkündür. Bu yardımlar ayrı ibadetlerdir ve zekât yerine geçmez.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Zekât 44; Müslim, Zekât; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Buhârî, Zekât 44
- Müslim, Zekât
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.