🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Gelin ve Damada Zekât Vermek Caiz mi?

Zekât, Fitre ve SadakaGüncelleme: 16 Temmuz 20269 dk okuma

Gelin ve damada zekât vermek caiz mi? Usul-füru sınırı dışında kalan gelin ve damada zekât verme şartları, nafaka ayrımı ve Hanefî ölçüleri.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Meselenin çıkış noktası
  • Gelin söz konusu olduğunda
  • Damat söz konusu olduğunda

Gelin ve damat, usul (ana-baba) ve füru (çocuk, torun) kapsamında olmadığı için fakir iseler zekât alabilirler. Hanefî ölçüsüne göre kişi, gelinine veya damadına zekât verebilir; yeter ki bu kişi nafakasından kendisinin sorumlu olmadığı ve zekâtı gerçekten ihtiyaç sahibi olarak alan biri olsun.

Meselenin çıkış noktası

Zekât verilemeyecek yakınlar arasında kan bağıyla bağlı olan usul ve füru sayılır. Gelin ve damat ise evlilik yoluyla kurulan hısımlık (sıhriyet) kapsamındadır, kan bağı yoktur. Bu nedenle fıkıh kaynaklarında, usul ve füru yasağının gelin ve damada doğrudan uygulanmadığı kabul edilir. Dolayısıyla çocuğunun eşi, yani gelin veya damat, fakir durumdaysa zekât alma hakkına sahiptir. Fakat uygulamada bazı inceliklerin gözetilmesi gerekir; çünkü zekât, istemeden de olsa kişinin kendi füruuna ulaşabilir. Genel çerçeve için zekât verilmeyecek kişiler yazısı okunabilir.

Gelin söz konusu olduğunda

Gelin, oğulla evliyse, nafakasından birinci derecede kocası sorumludur. Bu durumda gelinin kendi malı yoksa ve kocası da ihtiyacını karşılayabilecek durumdaysa, fıkhen “fakir” sayılması tartışmalı olur. Koca, nafakayı karşılayamıyorsa ve çift gerçekten yoksulsa, gelin zekât alabilir. Bir başka konu, zekâtı verirken gelinin kendi eline teslim edilmesi, yani mülkiyetin ona geçmesidir. Zekât, gelinin eline değil de oğula verilirse bu, füruya zekât vermek anlamına gelebilir; çünkü oğul, usul-füru sınırına girer. Bu yüzden zekât doğrudan gelinin tasarrufunda olacak şekilde teslim edilmelidir ve gelinin bunu oğluna aktarma zorunluluğu olmadığı bilinmelidir.

Damat söz konusu olduğunda

Damat, kişinin kızıyla evlidir. Kızına zekât verilemeyeceği için, damada verilen zekât dolaylı olarak kızın nafakasını karşılayacak şekilde kullanılabilir. Hanefî âlimleri, damada zekât verilmesini caiz görmekle birlikte, zekâtın doğrudan damadın mülkiyetine geçmesini şart koşar. Bununla birlikte, zekâtın tamamen kızın ve torunların harcamalarına gideceği önceden bilinen bir durumda, çekinceli yaklaşılması tavsiye edilir. İhtiyatlı olan, böyle bir durumda zekât yerine nafile sadaka veya hediye yoluyla yardımda bulunmaktır; zekâtı ise başka ihtiyaç sahiplerine vermektir.

Ortak yaşayan aileler

Geniş ailelerde gelin ve damat çoğu zaman aynı çatı altında yaşar. Bu durumda yemek, barınma ve giderler ortaktır. Kişi, çocuğunun nafakasını üstlendiği ve gelinle damadın giderleri de bu çerçevede karşılandığı için, ortak yaşam, onların fakir sayılması ihtimalini düşürür. Zira ihtiyaçları zaten kişi tarafından karşılanmaktadır. Zekât, ihtiyaç sahibine aittir; ihtiyacı başkası tarafından giderilen kişi için zekâta gerek kalmayabilir. Bu durumda verilecek miktarın, gerçek ihtiyaç dışında kalan bir yardım olarak değerlendirilmesi gerekebilir.

Karşılıklı durum: zekâtı alan gelin zengin olursa

Gelinin kendi mülkü nisabı geçiyorsa, kocasının durumuna bakılmaksızın zengin sayılır ve zekât alamaz. Aynı şekilde damadın geliri ve malı nisabı aşıyorsa zekât veremez, zekât alamaz. Zekâta ihtiyaç ölçüsü, kişinin kendi mal varlığı ve geliri üzerinden belirlenir. Bu bakımdan aile üyeleri arasında hesap yaparken, kişisel mülkiyeti ve ortak mülkiyeti ayırmak önemlidir.

Uygulama örneği

Bir baba, oğlunun eşi olan gelinine yardım etmek istiyor. Gelinin kendi geliri yok ve oğul işsiz. Baba oğluna nafaka vermek zorunda olduğundan, öncelikle nafaka ile ihtiyaçları karşılanmalıdır. Nafaka dışında gelinin bir ihtiyacı kalırsa, zekât doğrudan gelinin eline teslim edilebilir. Bu örnek, nafaka ile zekât arasındaki sınırı gösterir; kişi, zekâtı kendi yükümlülüğünü karşılamak için kullanmaz.

Kardeş ve diğer akrabalarla karşılaştırma

Gelin ve damat dışında kalan akrabalar için hükümler daha geniştir; kardeş, amca, teyze gibi akrabalara zekât vermek faziletlidir. Bu konuda kardeşe, amcaya ve teyzeye zekât verilir mi yazısına bakılabilir. Gelin ve damat, evlilik bağıyla ilişkili olduğundan daha çok dikkat gerektirir.

Zekâtın niyeti ve teslim biçimi

Zekât, hangi akrabaya verilirse verilsin, niyet ve teslim şartlarına bağlıdır. Veren kişi, niyetini zekât olarak belirler; verdiği şeyin ödünç, hediye veya nafaka olmadığını kendi içinde netleştirir. Teslim, alıcının doğrudan eline yapılmalı, onun tasarrufuna bırakılmalıdır. Alıcının mahcubiyetini önlemek için “zekât” kelimesi söylenmeyebilir; zarf içinde para vermek, bayram harçlığı niyetiyle birlikte yapmak gibi yollar caizdir. Bu inceliği taşıyan uygulama hem gelinin hem damadın onurunu korur. Niyet konusunun ayrıntıları zekât verirken söylemek gerekir mi yazısında vardır.

Yanlış anlaşılan noktalar

Bazı kişiler, çocuklarının eşlerine yardımın “çocuğa vermiş” sayılacağını düşünerek hiçbir şekilde zekât vermez. Oysa hüküm kan bağına dayanır; evlilik bağı usul-füru yasağını doğurmaz. Öte yandan bazıları da “damat yabancı sayılır, rahatlıkla verilir” diyerek ihtiyacı olmayan kişilere zekât yönlendirir. Zekâtın şartı, alıcının fakir olmasıdır; akrabalık tek başına yeterli değildir. Alıcıda nisap miktarı mal varsa, akraba da olsa zekât geçerli olmaz. Bu iki aşırı uçtan kaçınmak ve gerçek ihtiyaca bakmak gerekir. Fakirliğin ölçüsü için fakir ile miskin arasındaki fark yazısı okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Gelinime zekât verebilir miyim?

Fakir ise ve zekât doğrudan kendi eline teslim ediliyorsa verebilirsiniz. Nafakası sizin üzerinizde değilse mesele daha basittir.

Damadıma zekât vermek caiz mi?

Damat fakirse caizdir; ancak zekâtın kızınızın nafakasına gideceği kesinse nafile sadaka tercih edilir.

Aynı evde yaşayan gelin ve damada zekât verilir mi?

İhtiyaçları zaten sizce karşılanıyorsa fakir sayılmayabilirler. Zekâtın ihtiyaç fazlası bir yardım olarak verilmesi gerekebilir.

Gelin zengin ise zekât alabilir mi?

Hayır. Kendi malı nisabı geçiyorsa gelin zengin sayılır ve zekât alamaz.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü); Kâsânî, Bedâʿiu’s-sanâʿi, Zekât bölümü; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Zekât bölümü

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
  3. Kâsânî, Bedâʿiu’s-sanâʿi, Zekât bölümü
  4. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Zekât bölümü

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.