🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zekâtı Derneklere ve Vakıflara Vermek: Temlik Şartı

Zekât, Fitre ve SadakaGüncelleme: 1 Eylül 20269 dk okuma

Zekâtı derneklere ve vakıflara vermek caiz mi? Temlik (mülkiyet verme) şartı, vekâlet, zekât ve bağış ayrımı ile kurum seçerken dikkat edilecekler.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Temlik şartı nedir?
  • Kurumun rolü: vekâlet
  • Kurum seçerken dikkat edilecekler

Zekât, derneklere ve vakıflara verilebilir; ancak bu kurumların zekâtı hak sahiplerine temlik ederek, yani mülkiyetlerine geçirerek ulaştırması şarttır. Kurum, zekât veren adına vekil sayılır; zekâtı bağıştan ayrı hesapta tutmalı, Tevbe Suresi’ndeki sekiz sınıfa uygun ihtiyaç sahiplerini belirlemeli ve zekâtı geciktirmeden onlara ulaştırmalıdır.

Temlik şartı nedir?

Temlik, zekâtın fakirin mülkiyetine kesin olarak geçirilmesi demektir. Zekât ibadetinin özünde, malın bir kısmının hak sahibine bırakılması vardır; yemek yedirmek ya da bir yere yardım olarak harcamak, Hanefî mezhebinde temlik şartını sağlamayabilir. Bu şart, Tevbe Suresi’ndeki “…fakirlere…” ifadesindeki “lâm-ı temlik” harf-i cerrine dayandırılır. Dolayısıyla zekât, bir kişi veya kuruma teslim edilirken, nihayetinde bir hak sahibinin eline geçmelidir. Bu sebeple “zekâtı hayır işine harcamak” ifadesi her zaman uygun değildir; zekât, fakire verilmeli, cami ve okul inşası gibi doğrudan harcamalara yönlendirilmemelidir. Bu nokta zekât parası cami ve okul inşaatına verilir mi yazısında ayrıca açıklanır.

Kurumun rolü: vekâlet

Dernek veya vakıf, zekâtı alırken zekât verenin vekili konumundadır. Vekil, aldığı malı müvekkilin adına hak sahiplerine ulaştırmakla yükümlüdür. Hanefî fıkhında vekilin eline geçen zekât, hak sahibine teslim edilene kadar zekât ödenmiş sayılmaz; ancak vekile verildiği anda ödeme tamamlanmış gibi kabul eden görüşler de vardır. İhtiyatlı yaklaşım, vekil kuruma zekât verirken zekât olduğunu belirtmek ve kurumun bunu hak sahiplerine ulaştıracağından emin olmaktır. Sorumluluk, zekât veren ile kurum arasında ortaktır; kurum güvenilir olmalı ve hesaplarını şeffaf tutmalıdır.

Kurum seçerken dikkat edilecekler

  • Kurumun zekâtı ayrı bir hesapta izlemesi ve bağıştan ayırması.
  • Zekât toplama ve dağıtım usullerinin yazılı ve şeffaf olması.
  • Zekâtın yalnızca Tevbe 9/60’taki sınıflara dağıtılması.
  • Yönetim giderlerinin zekâttan karşılanmaması veya yalnızca âmil payı ölçüsünde, makul sınırda tutulması.
  • Zekâtın makul bir sürede ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması.
  • Resmî denetimden geçen, faaliyet raporunu paylaşan bir kurum olması.

Âmil payı ve yönetim giderleri

Zekât toplayan görevliler (âmiller), ayette sayılan sekiz sınıf arasındadır. Dolayısıyla zekât toplayan bir kurum, personel giderleri için makul bir pay ayırabilir; ancak bunun sınırı zekât toplama hizmetinin gerçek maliyetidir. Diğer yönetim giderlerinin (kira, bina, reklam vb.) zekâttan karşılanması, çoğu fetvaya göre uygun değildir. Bu giderler bağış ve ayrı kaynaklardan karşılanmalıdır. Kurumun bu konuda zekât verenleri bilgilendirmesi beklenir.

Zekât ve bağış farkı

Dernek ve vakıflar, çoğunlukla bağış kampanyaları düzenler. Bağış, serbest bir yardımdır; zekât ise belirli şartları olan farz bir ibadettir. Zekât veren kişi, yaptığı ödemenin zekât olduğunu açıkça belirtmeli ve kurumun bu tutarı bağıştan ayrı değerlendirmesini istemelidir. Kampanyalara zekât ile katılmak isteyen kişi için bağış kampanyalarına zekât ile katılmak yazısı bilgi verir.

Burs ve eğitim yardımı

Öğrencilere burs veren kurumlar da zekât kabul edebilir; yeter ki alıcı öğrenci zekât almaya uygun, yani fakir veya yolda kalmış sayılabilecek biri olsun ve burs miktarı doğrudan öğrencinin mülkiyetine geçsin. Bu konu öğrencilere burs olarak zekât vermek yazısında açıklanmıştır.

Kurum zekâtı zamanında dağıtmazsa

Zekâtın bekletilmesi, hak sahiplerinin mağduriyetine yol açar. Kurum, zekâtı topladıktan sonra makul bir süre içinde dağıtmalıdır. Zekât veren, kurumun uzun süre beklettiğini fark ederse, durumu sormalı ve gerekirse başka bir kurum veya doğrudan hak sahibine yönelmelidir. Zekâtın zamanında ulaşmaması hâlinde, sorumluluk hem kuruma hem de zekâtı verene ait olabilir.

Vakıfların hukuki yapısı

Vakıf, belirli bir amaca tahsis edilmiş bir mal topluluğudur; dernek ise üyelerden oluşan tüzel kişidir. Her ikisi de yardım faaliyeti yürüttüğünde zekât toplayabilir. Yine de zekât, kurumun malı hâline gelmez; kurum yalnızca aracıdır. Bu nedenle kurumun zekât fonunu başka giderlere kaydırması dinen uygun değildir. Zekât verirken kurumun amaç belgesine, faaliyet raporlarına bakmak ve yazılı bir makbuz ya da dekont almak, hem hukukî hem dinî sorumluluğu netleştirir. Kurumların resmî denetime tabi olması, güvenin ölçülerinden biridir.

Zekâtın kurum aracılığıyla verilmesinin avantajları

Büyük miktarlarda zekât veren veya ihtiyaç sahiplerini tanımayan kişiler için kurumlar kolaylık sağlar. İhtiyaç sahiplerinin tespiti, hak sahibi olup olmadıklarının incelenmesi, yardımın düzenli ve adil dağıtılması gibi işleri kurumlar yürütebilir. Ayrıca kişi, kendi yakın çevresinde göremediği ihtiyaç sahiplerine ulaşabilir. Zekâtın başka şehir veya ülkelere gönderilmesi konusunda da kurumlar köprü işlevi görür; bu konuyla ilgili zekâtın başka şehre veya ülkeye gönderilmesi yazısı bilgi verir. Dezavantaj ise, kurumun iç işleyişine güvenmek zorunda kalmaktır; bu yüzden sorularınızı doğrudan kuruma sormaktan çekinmeyin.

Zekât verenin hakkı: bilgi alma

Zekât veren kişi, zekâtının nasıl kullanıldığını sormakta haklıdır. Kurumlar, zekât fonunun dağılımı, yararlanıcı sayısı ve yardım türleri hakkında genel bilgi sunmalıdır. Kişisel verilerin korunması gereği, alıcıların kimlik bilgileri paylaşılmaz; ancak toplu istatistik ve faaliyet raporları paylaşılabilir. Şeffaf kurumlar hem zekâtın hem de toplumun güvenini korur.

Sıkça Sorulan Sorular

Zekâtı derneğe vermek caiz mi?

Evet, kurum zekâtı hak sahiplerine temlik ederek ulaştırıyorsa caizdir. Kurum vekil konumundadır.

Temlik şartı ne demektir?

Zekâtın fakirin mülkiyetine kesin olarak geçmesidir. Yemek yedirmek veya bir hizmete harcamak her zaman temlik sayılmaz.

Zekât ile bağış aynı şey midir?

Hayır. Zekât farz bir ibadettir ve belirli sınıflara verilir; bağış ise serbest bir yardımdır. Zekâtı verirken niyet ve kurumun ayrı hesabı önemlidir.

Kurumun giderleri zekâttan karşılanabilir mi?

Yalnızca zekât toplama hizmetinde çalışanlar için, makul ölçüde âmil payı ayrılabilir. Diğer yönetim giderleri bağış gibi diğer kaynaklardan karşılanmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Temlik" ve "Zekât" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü); Kâsânî, Bedâʿiu’s-sanâʿi, Zekât bölümü; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Zekât bölümü

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Temlik" ve "Zekât" maddeleri
  2. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
  3. Kâsânî, Bedâʿiu’s-sanâʿi, Zekât bölümü
  4. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Zekât bölümü

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.