🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zekât Başka Şehre veya Ülkeye Gönderilir mi?

Zekât, Fitre ve SadakaGüncelleme: 16 Eylül 20269 dk okuma

Zekât başka şehre veya ülkeye gönderilir mi? Nakl-i zekât meselesi, Hanefî ve Şâfiî görüşleri, akraba ve daha muhtaç bölgelere gönderme şartları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Nakl-i zekât nedir?
  • Hanefî mezhebinde hüküm
  • Şâfiî ve diğer mezheplerde

Zekâtın başka bir şehre veya ülkeye gönderilmesi (nakl-i zekât), Hanefî mezhebinde kerahetle birlikte caizdir; akrabalar veya daha muhtaç insanlar söz konusuysa kerahet de kalkar. Şâfiîlerde ise zekâtın kural olarak malın bulunduğu beldede dağıtılması esastır. Bu nedenle gönderimden önce ihtiyaç durumu ve mezhep tercihi birlikte değerlendirilmelidir.

Nakl-i zekât nedir?

Nakl-i zekât, zekâtı verenin bulunduğu yerden başka bir şehre veya ülkeye göndermesi demektir. Zekâtın temel mantığı, bir beldedeki zenginlerin servetinden aynı beldenin yoksullarının faydalanmasıdır. Muâz b. Cebel’in Yemen’e gönderilmesi sırasında Peygamberimiz’in “Zekât, onların zenginlerinden alınıp fakirlerine verilsin” buyurması (Buhârî, Zekât 1), bu ilkenin delili olarak gösterilir. Bu nedenle fakihler, zekâtın kendi yerinde dağıtılmasını esas alır ve başka yere nakli konusunda ayrıntılı kurallar geliştirmiştir.

Hanefî mezhebinde hüküm

Hanefî fıkhında zekâtın başka beldeye nakli kerahetle caizdir; yani zekât geçerlidir ama tercih edilmeyen bir uygulamadır. Ancak şu hâllerde kerahet söz konusu olmaz:

  • Zekât, başka beldedeki fakir akrabaya gönderiliyorsa; çünkü sıla-i rahim gözetilir.
  • Gönderilen yerdeki insanlar daha muhtaçsa; kıtlık, savaş, deprem gibi durumlar.
  • Zekâtı alacak kişi ilim talebesi veya Müslümanlara faydalı bir hizmetle uğraşıyorsa.
  • Zekâtın bulunduğu beldede alacak hak sahibi yoksa.

Bu kayıtlar, zekâtın hak sahiplerine en uygun şekilde ulaşmasını amaçlar. Ayrıca zekâtı veren kişinin bulunduğu şehir ile malın bulunduğu şehir farklıysa, Hanefî mezhebinde zekât malın bulunduğu yere değil, mal sahibinin bulunduğu yere göre değerlendirilir.

Şâfiî ve diğer mezheplerde

Şâfiî mezhebinde, zekât malı bulunduğu beldedeki hak sahiplerine verilir. Beldede ihtiyaç sahibi yoksa yakın beldeye aktarılır. Mâlikî mezhebi benzer yaklaşımı benimser; yalnızca bölgedeki ihtiyaç fazlası başka yere gönderilebilir. Hanbelî mezhebinde de başka beldeye nakil konusunda genel görüş çekimserdir; ancak zekâtın amacı olan ihtiyaç gidermenin başka yerde daha etkili sağlanacağı hallerde ruhsat tanıyan görüşler vardır. Bu mezhep ayrımı özellikle yurt dışı yardımlarda fetvanın yönünü belirler.

Günümüzdeki uygulama

Günümüzde ulaşım ve iletişimin kolaylaşması, yoksulluğun sınır tanımayan bir hâl alması ve savaş-afet gibi durumlar nedeniyle, zekâtın başka şehir ve ülkelere gönderilmesi sık görülen bir uygulamadır. Çağdaş fetvalar, ihtiyacın daha yoğun olduğu yerlerin öncelenmesini ve zekâtın güvenilir kurumlar aracılığıyla ulaştırılmasını tavsiye eder. Bu çerçevede deprem bölgeleri, savaşın yıktığı beldeler ve kıtlık yaşayan bölgelere zekât göndermek caiz görülür. Afetlere yönelik zekât için deprem ve afetzedelere zekât vermek yazısına bakılabilir.

Kurumlar aracılığıyla gönderme

Zekâtı yurt dışına bizzat ulaştırmak güç olduğundan, güvenilir dernek ve vakıflar aracılık eder. Bu durumda kurumun zekâtı gerçekten hak sahiplerine ulaştırdığından ve bağışı zekâttan ayrı tuttuğundan emin olunmalıdır. Zekât, kurumun elinde bekletilmeden en kısa sürede dağıtılmalıdır. Kurumlar vekil konumundadır; bu nedenle zekâtın temlik şartı ve vekâletin sorumluluğu önemlidir. Konunun ayrıntısı zekâtı derneklere ve vakıflara vermek yazısında incelenmiştir.

Döviz ve kur farkı

Zekât yurt dışına gönderilirken, ödeme tutarı kişinin bulunduğu ülkenin parasıyla hesaplanır ve gönderim sırasında kur farkı oluşabilir. Hesap, zekât günü itibarıyla yapılır; gönderim aşamasındaki kesintiler (havale ücreti vb.) zekât tutarından düşmez, kişi bunları ayrıca karşılar. Aksi hâlde zekât miktarı eksik kalır. Küçük tutarlı eksiklikler de telafi edilmelidir.

Zekât vermede bölge önceliği

Fıkıh kitaplarında zekât dağıtımında şu sıra önerilir: önce yakın akrabalar, sonra komşular, sonra aynı mahalle ve şehir sakinleri, en son uzak bölgeler. Bu sıralama, ihtiyaç sahiplerinin tanınmasını ve zekâtın gerçek hak sahibine ulaşmasını kolaylaştırır. Ancak ihtiyaç yoğunluğu çok farklıysa bu sıra değişebilir. Örneğin kendi şehrinde ihtiyaç sahibi bulunmayan veya yeterli desteği bulunan bir kişi, başka bölgelerdeki muhtaçlara yönelmelidir. Büyük şehirlerde ise yardım kuruluşları aracılığıyla yerel ihtiyaç sahiplerine ulaşmak mümkündür. Zekâtın kim tarafından, hangi sınıfa verilebileceği için zekâtın verilebileceği sekiz sınıf yazısına bakılabilir.

Gurbetteki akrabaya gönderme

Yurt dışında yaşayan veya başka şehirde bulunan fakir akrabaya zekât göndermek, sıla-i rahim sevabı da içerdiğinden en çok tavsiye edilen nakl-i zekât biçimidir. Akrabanın durumu bilinmeli ve zekât doğrudan onun eline geçmelidir. Akraba usul veya füru ise yine gönderilemez; kardeş, amca, teyze gibi yakınlar için ise bir sakınca yoktur. Bu konu kardeşe, amcaya ve teyzeye zekât verilir mi yazısında ayrıca ele alınmıştır.

Zekât malı başka yerdeyse

Zekâtı verecek kişi bir şehirde, zekâta tabi malı başka bir şehirde veya ülkede olabilir. Hanefîlerde ağırlıklı görüş, nakit ve altın gibi malların zekâtının mal sahibinin bulunduğu yerde verilmesi yönündedir; çünkü bu mallar mal sahibine bağlıdır. Hayvan ve ürün zekâtında ise malın bulunduğu yer esas alınır. Şâfiîlerde malın bulunduğu belde esas olduğundan, çok yönlü mal sahipleri için danışma gerekebilir. Pratikte kişi, bir din görevlisine veya müftülüğe danışarak sorumluluğunu netleştirebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Zekâtı başka şehre göndermek caiz mi?

Hanefî mezhebinde kerahetle caizdir. Akraba ya da daha muhtaç bölgeler söz konusuysa kerahet kalkar.

Zekât yurt dışına gönderilebilir mi?

Evet. İhtiyaç yoğunluğu, afet veya yoksulluk gibi sebeplerle güvenilir kurumlar aracılığıyla yurt dışına gönderilebilir.

Şâfiî mezhebinde zekât başka şehre gönderilir mi?

Şâfiîlerde esas, zekâtın bulunduğu yerdeki hak sahiplerine verilmesidir. Orada hak sahibi yoksa başka yere aktarılır.

Yurt dışına zekât gönderirken masraflar zekâttan düşer mi?

Hayır. Havale ve gönderim masrafları kişi tarafından ayrıca karşılanmalı, zekât tutarı eksiksiz ulaşmalıdır.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Zekât 1; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü); İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Zekât bölümü

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Zekât 1
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi
  3. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
  4. İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Zekât bölümü

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.