Alacakların Zekâtı: Verilen Borca Zekât Düşer mi?
Alacakların zekâtı: verilen borca zekât düşer mi? Güçlü ve zayıf alacak ayrımı, ne zaman verileceği, mezhep görüşleri, inkâr edilen alacak ve hesaplama.
- Alacak ve zekât ilişkisi
- Güçlü alacak
- Zayıf ve şüpheli alacak
Alacaklar, tahsil olasılığına göre zekât hesabına katılır: Güçlü (sağlam) alacaklar yıl dönümünde nakit gibi sayılır ve zekâta tabidir; zayıf ve şüpheli alacaklar için ise tahsil edildikten sonra zekât gündeme gelir. Borçlu kişi vadesi gelmiş borcunu kendi zekât hesabından düşer.
Alacak ve zekât ilişkisi
Borç vermiş kişinin alacağı, kendi mal varlığının bir parçasıdır; ancak elinde bulunmadığı için zekât hesabındaki yeri tartışmalıdır. Hanefî fıkhında alacaklar (düyûn) üçe ayrılır: Güçlü alacak (dayn-ı kavî), orta alacak (dayn-ı mutavassıt) ve zayıf alacak (dayn-ı zaîf). Bu ayrım, alacağın niteliğine ve tahsil ihtimaline bakar. Nisap ve zekât şartları zekâtın farz olma şartları yazısında genel olarak verilmiştir.
Güçlü alacak
Güçlü alacak, borçlunun kabul ettiği ve ödeme gücü bulunan, mal karşılığı veya karz yoluyla doğmuş sağlam alacaktır. Hanefî mezhebinde bu alacak için iki görüş vardır: İmam Ebû Hanîfe’ye göre alacak tahsil edildiğinde, geçmiş yıllar için de zekât verilir; Ebû Yûsuf ve İmam Muhammed’e göre ise güçlü alacak, elde bulunan mal gibi kabul edilir ve yıl dönümünde zekât verilir. Şâfiî ve Hanbelî mezheplerinde de ödenmesi mümkün olan sağlam alacağın zekâtı yıl sonunda verilir, tahsil beklenmez. Çoğunluk görüşü, alacak sağlamsa yıl sonunda diğer varlıklarla birleştirerek zekât hesabı yapmaktır. Özellikle ticari alacaklar bu kapsamdadır. Ticaret alacakları için ticaret malının zekâtı yazısı okunabilir.
Zayıf ve şüpheli alacak
- İnkâr edilen alacak: Borçlu borcu reddediyor ve ispat imkânı sınırlıysa, tahsil edilene kadar zekât zorunlu değildir.
- İflas eden veya kaybolan borçlu: Tahsil umudu zayıf alacaklarda, tahsil edildikten sonra geçmiş yıllar için zekât konusu mezhebe göre değişir.
- Vadesi çok uzak alacak: Tahsili güvenilir fakat vadesi uzaksa, güçlü alacak kabul edilir; ancak bazı âlimler vade dolana kadar zekâtı erteler.
- Karz-ı hasen: Karşılıksız verilen borçta alacak sağlam ise zekâta tabi olur; ancak alacaklı borcu bağışlama niyetindeyse zekât yükümlülüğü düşebilir.
Tahsil edilen zayıf alacak için kişi, ihtiyat olarak geçmiş yıllar için de zekât verebilir. Borç ilişkisinin ahlâkı için borç vermek ve almak adabı ve ödemeyen borçlu için borcunu ödemeyen kişinin durumu yazıları okunabilir.
Borçlunun zekât hesabı
Borçlu kişi, vadesi gelen borcunu mal varlığından düşer; geriye kalan nisaba ulaşıyorsa zekât verir. Alacağı olan kişi ise hem alacağını varlıklarına ekler hem de kendi vadesi gelen borcunu düşer. Bu hesap, alacak ile borç arasında mahsup yapılabilen durumlarda net bakiyeyi esas alır. Kredi borcu ve uzun vadeli taksitler için mezhep farkları bulunduğundan, vadesi gelen taksitlerin düşülmesi tercih edilir. Kredi borcunun zekâta etkisi ayrı bir konu olarak ele alınır. Borcun nisabı etkilemesi için ilgili zekât yazılarına başvurulabilir.
Alacağın tahsili ve zekâtın zamanı
Güçlü alacak yıl sonunda hesaba katıldığında, zekâtın bir kısmı alacaktan ödenemeyeceği için kişi nakit varlıklarından verir. Alacağın tamamı henüz tahsil edilmemişse, zekât da tahsil edilen oranda taksitle verilebilir. Hanefî fıkhında “dayn-ı kavî” için, tahsil edilen her nisap miktarının zekâtının hemen verilmesi gerektiği; nisabın altında kalan tahsilatta ise birikinceye kadar beklenebileceği belirtilir. Pratikte alacaklı, yıl sonunda alacak listesini yaparak sağlam alacakları ve şüpheli alacakları ayırmalıdır.
Ahlâkî boyut ve bağış
Zekâtla ilişkili bir başka yön de alacağı bağışlamaktır. Alacaklı, borçluya olan alacağını zekât niyetiyle bağışlayamaz mı sorusu sık sorulur. Hanefî fakihlere göre alacağı sadece bağışlayıp zekât saymak (borcu zekâta mahsup etmek) caiz değildir; çünkü zekâtta mülkiyet devri gerekir. Alacaklı, zekâtı borçluya verip borçlu da bu parayla borcunu ödeyebilir; bu şekilde işlem kapanır, ancak bu bir hile niyetiyle yapılmamalıdır. Bakara 280’in “bağışlamanız daha hayırlıdır” teşviki ise zekâtın dışındaki sadaka niyetiyle gerçekleşebilir.
Sık karşılaşılan durumlar
Bir esnaf, müşterilerden 200.000 TL ticari alacak bekliyor ve borçlular bilinen, güvenilir kişiler ise, bu alacak güçlü kabul edilerek yıl sonunda zekât hesabına eklenir. Bir kişi, arkadaşına verdiği 100.000 TL borçtan ümidi kesmişse, bu alacak zayıftır ve tahsil edilirse ihtiyat olarak zekât konusu gündeme gelir. Bir kişi hem alacaklı hem borçluysa, alacak ve borç mahsup edilerek net değer üzerinden hesap yapılır. Bu yazı genel bilgilendirmedir; kişisel durumlar için yetkili bir fetva makamına danışılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Verilen borca zekât düşer mi?
Alacağın tahsil edilebilir ve borçlunun ödeme gücü bulunan sağlam alacak olması hâlinde, alacaklı yıl dönümünde diğer malına ekleyerek zekât hesaplar; Hanefî mezhebinde güçlü alacak için zekât tahsilde veya hemen yıl sonunda verilebilir. Tahsili şüpheli alacakta ise tahsil edildikten sonra zekât gerekir.
Zayıf alacak nedir?
Borçlunun inkâr ettiği, ödeme gücü bulunmayan, kaybolan veya mahkemeyle bile tahsili şüpheli olan alacaktır. Bu alacak için alacaklı, tahsilden önce zekât vermekle yükümlü değildir; tahsil sonrası geçmiş yıllar için ödeme konusu mezhebe göre değişir.
Alacak zekâtı borçludan mı alacaklıdan mı istenir?
Zekât, alacağın sahibi olan alacaklıya aittir. Borçlu, borcunu ödemekle yükümlüdür; borcundan dolayı kendi mal varlığının zekâtı hesaplanırken borç düşülür.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kâsânî, Bedâʾiʿu's-sanâʾiʿ (zekât bahsi, düyûn); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" ve "Düyûn" maddeleri; Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye; Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kâsânî, Bedâʾiʿu's-sanâʾiʿ (zekât bahsi, düyûn)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" ve "Düyûn" maddeleri
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye
- Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.