Kiraya Verilen Ev ve Dükkânın Zekâtı
Kiraya verilen ev ve dükkânın zekâtı: gayrimenkulün kendisinin zekâtsızlığı, kira gelirinin nakit olarak zekâta tabi olması, ticaret niyeti ve çağdaş yaklaşımlar.
- Gayrimenkulün zekâtla ilişkisi
- Kira gelirinin zekâtı
- Çağdaş yaklaşımlar: Müstağallât
Kiraya verilen ev ve dükkânın kendisi, ticaret malı değilse zekâta tabi değildir; kiradan elde edilen gelir ise harcanmayıp birikir ve nisaba ulaşıp bir yıl geçerse nakit olarak kırkta bir oranında zekâta tabidir. Çağdaş bazı âlimler, gelir getiren gayrimenkul için daha farklı oranlar önermiştir.
Gayrimenkulün zekâtla ilişkisi
Zekât, artıcı (nâmî) mallara ve para ile ticaret mallarına bağlıdır. Ev, dükkân ve arsa gibi taşınmazlar, kullanım veya kira amacıyla tutuluyorsa, kendileri zekâta tabi değildir; çünkü ticaret malı değil, sermaye ve kullanım malıdır. Ticaret niyetiyle alınıp satılan gayrimenkul ise ticaret malıdır ve piyasa değeri üzerinden zekâta tabidir. Arsa ve yatırım amaçlı mülk için arsa ve gayrimenkulün zekâtı yazısı okunabilir. Zekâtın genel şartları zekâtın farz olma şartları yazısında verilmiştir.
Kira gelirinin zekâtı
Kiraya verilen taşınmazdan elde edilen gelir, nakit para hükmündedir. Bu paranın zekâta tabi olması için, kişinin diğer mal varlıklarıyla birlikte nisaba ulaşması ve üzerinden bir yıl geçmesi gerekir. Kira geliri her ay ev giderlerine, kredi taksitine veya geçime harcanıyorsa, birikim olmadığı için zekâta tabi değildir. Hesapta birikmiş kısım yıl dönümünde diğer nakit, altın ve ticaret malı ile toplanır. Borçlar düşülür ve kalan nisaba ulaşıyorsa kırkta biri verilir. Bu yaklaşım Hanefî mezhebinin ve ana akım fetvaların uygulamasıdır. Nakit hesabı için döviz ve banka hesabının zekâtı yazısı okunabilir.
Çağdaş yaklaşımlar: Müstağallât
- Karadâvî yaklaşımı: Gelir getiren taşınmazlar (kiralık bina, fabrika, araç) için “müstağallât” kavramıyla, net gelirden yıl dolmasını beklemeksizin yaklaşık yüzde 10 (veya bazı hesaplarda yüzde 5) zekât verilmesi önerilmiştir. Gerekçe, bu malların öşre benzer biçimde gelir getirmesi ve zenginlikleri yeterince zekâta konu etmemesidir.
- Ana akım görüş: Gayrimenkulün kendisi zekâtsızdır; yalnızca birikmiş kira geliri nakit olarak zekâta tabidir.
- İhtiyat yaklaşımı: Bazı kişiler, mal varlıklarının büyüklüğüne göre ana akım yöntemi uygular, fazladan sadaka ve infakla dengeyi sağlar.
Karadâvî görüşü, klasik kaynaklarda doğrudan bir karşılığı bulunmadığı için ana akım kurumlarca benimsenmemiştir. Türkiye’de Diyanet’in uygulaması ana akım görüşe göredir.
Dükkân, işyeri ve ticari gayrimenkul
Dükkân kiraya verilmişse, kira gelirinin yukarıdaki esaslara göre zekâtı hesaplanır. Dükkânda esnaf ticaret yapıyorsa, işyerinin kendisi sabit varlıktır ve zekâta tabi değildir; fakat içindeki stok ticaret malıdır: ticaret malının zekâtı. Bir kişi, kâr amacıyla dükkân alıp daha sonra satmayı planlıyorsa, bu ticaret niyetidir ve dükkân ticaret malı sayılır. Niyet, satın alma anında belirlenir; sonradan satma düşüncesi tek başına yeterli kabul edilmez, fakat bazı âlimler fiilî satışa hazırlığı değerlendirir.
Kira sözleşmesi ve gelir ahlâkı
Kira geliri elde eden kişinin, kiracıya karşı adil davranması, makul kira belirlemesi ve ihtiyaç sömürüsünden kaçınması gerekir. Kira artışı, depozito ve tahliye konuları kiralama akdi ve ev sahibi ve kiracının hakları yazılarında anlatılmıştır. Gelirin vergilendirilmesi de dinî ve hukukî bir sorumluluktur. Kira geliri üzerinden zekât vermek, malın temizlenmesi için önemli olduğu kadar, kazancın bereketini de artırır.
Sık karşılaşılan durumlar
Bir kişi iki daire kiraya vermiş ve aylık 30.000 TL gelir elde ediyor; bu gelirin tamamını harcıyorsa zekât yükümlülüğü yoktur. Başka bir kişi kira gelirini bankada biriktirip yıl sonunda toplam 600.000 TL’ye ulaştırmışsa, nisabı aştığı için kırkta biri olan 15.000 TL’yi zekât verir. Bir kişi kredili aldığı evi kiraya veriyor ve gelirin çoğu krediye gidiyorsa, birikim yoksa zekât yoktur; kredi borcunun vadesi gelen kısmı düşülür. Ekonomik hayatta gelir getiren birden çok mülkü olan zengin bir kişinin, ana akım hükmün asgari çerçevede kalmasına rağmen, daha fazla infak ve sadaka vermesi güzel ahlâktandır. Bu yazı genel bilgilendirmedir.
Gayrimenkul geliri üzerinden zekât hesabı yapılırken aile bireylerinin payları, ortak mülkiyet ve kira geliri paylaşımı da dikkate alınır; her ortak kendi payına düşen nakit için ayrı hesap yapar.
Kira gelirinden zekât verirken, hesabın dürüstçe ve eksiksiz yapılması, kiracıdan alınan depozitonun kişinin malı sayılmayıp iade borcu olarak düşülmesi gibi ayrıntılar da unutulmamalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Kiraya verilen eve zekât düşer mi?
Hanefî ve cumhur görüşüne göre kiraya verilen evin ve dükkânın kendisi, ticaret malı değilse zekâta tabi değildir. Kiradan elde edilen gelir ise nakit olarak birikip nisaba ulaşır ve yıl dolarsa zekâta tabidir.
Kira geliri ne zaman zekâta tabi olur?
Kira gelirinin harcanmayan kısmı nakit olarak hesapta birikir ve diğer mal varlıklarıyla birlikte nisaba ulaşıp üzerinden bir yıl geçerse kırkta biri zekât olarak verilir. Her ay harcanıp tükenen kira geliri birikmediği sürece zekâta konu olmaz.
Çağdaş âlimlerin kira geliri görüşü nedir?
Bazı çağdaş âlimler (örneğin Yusuf el-Karadâvî), gelir getiren gayrimenkullerin net gelirinden yıl dolmasını beklemeden yüzde 10 civarı zekât verilmesini ziraat öşrü kıyasıyla önerir. Bu görüş azınlıktadır; ana akımda kira geliri nakit olarak yıl şartına tabidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kâsânî, Bedâʾiʿu's-sanâʾiʿ (zekât bahsi); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi; Yusuf el-Karadâvî, Fıkhu'z-zekât (müstağallât bahsi); Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kâsânî, Bedâʾiʿu's-sanâʾiʿ (zekât bahsi)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" maddesi
- Yusuf el-Karadâvî, Fıkhu'z-zekât (müstağallât bahsi)
- Diyanet İşleri Başkanlığı, diyanet.gov.tr
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.