🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Muhacir Kimdir? Hicret Eden Sahabiler ve Fedakârlıkları

Muhacir SahabilerGüncelleme: 13 Eylül 20269 dk okuma

Muhacir kimdir? Mekke'den Habeşistan'a ve Medine'ye hicret eden sahabilerin fedakârlıkları, Kur'an'daki övgüsü, Ensâr ile kardeşliği ve hicretin anlamı.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Muhacir Kavramı ve Hicret
  • Muhacirlerin Fedakârlıkları
  • Muhacir–Ensâr Kardeşliği

Muhacir, İslam’ı yaşamak ve korumak için yurdunu, malını ve ailesini bırakarak Mekke’den Habeşistan’a veya Medine’ye hicret eden ilk dönem Müslümanlarına denir. Kur’an bu fedakârlığı över, Ensâr ile kurulan kardeşlik toplumsal dayanışmanın örneği sayılır; Hz. Peygamber ise hicretin günahtan uzaklaşma olarak devam eden manevi anlamını da hatırlatır.

Muhacir Kavramı ve Hicret

Hicret, sözlükte bir yerden ayrılmak ve göç etmek anlamına gelir. Terim olarak, dini yaşama imkânı bulamayan Müslümanların güvenli bir yere gitmesidir. İslam tarihinde ilk büyük hicretler Mekke’de baskının yoğunlaştığı yıllarda gerçekleşti: önce Habeşistan’a (peygamberliğin 5. yılı), sonra Medine’ye (peygamberliğin 13. yılı, miladi 622). Habeşistan’a hicret edenler arasında Hz. Osman ve eşi Rukiyye, Cafer b. Ebî Tâlib, Osman b. Maz’ûn, Ebû Seleme ve Ümmü Seleme gibi isimler vardı. Medine’ye hicret eden muhacirler ise Hz. Peygamber’in yanında topluca yeni bir toplumu kurdular. Hicretin Hz. Peygamber tarafından nasıl gerçekleştiği için Hz. Muhammed’in hayatı yazısı okunabilir.

Hicret bir kaçış değil, hakikati yaşama özgürlüğünü elde etme çabasıdır. Muhacirler maddî varlıklarını geride bırakmayı göze aldılar. Bu nedenle Kur’an onları “Allah’ın lütfunu ve rızasını arayan ve Allah’a ve Resûlü’ne yardım eden doğru sözlüler” olarak niteler (Haşr 59/8).

Muhacirlerin Fedakârlıkları

Muhacirler, Mekke’de mallarını, evlerini ve ailelerini bıraktılar. Çoğu kez Mekkeliler onların mallarına el koydu. Suheyb-i Rûmî’nin servetini Mekkelilere bırakarak hicret etmesi bu fedakârlığın somut örneklerinden biridir; ayrıntı için Suheyb-i Rûmî yazısı okunabilir. Ümmü Seleme ve Ebû Seleme’nin ayrılığı, Abdullah b. Cahş ailesinin evlerinin elinden alınması, Habbâb b. Eret’in işkenceleri gibi örnekler, muhacirlerin yaşadığı sıkıntıları gösterir.

Medine’ye vardıklarında muhacirler yoksul ve yabancıydı. Ensâr’ın misafirperverliği olmasaydı hayatta kalmaları zor olurdu. Bu nedenle Kur’an Ensâr’ı da över: “Onlardan önce yurt edinmiş ve iman etmiş olanlar, hicret edip kendilerine gelenleri severler” (Haşr 59/9). Bu âyet, Ensâr–muhacir kardeşliğinin Kur’an’daki karşılığıdır.

Muhacir–Ensâr Kardeşliği

Hz. Peygamber, Medine’ye geldikten sonra muhacirler ile Ensâr arasında kardeşlik bağı (müâhât) kurdu. Bu kardeşlik, miras hakkı bile doğuracak kadar güçlüydü; sonradan miras hükümleri âyetlerle düzenlendi. Buhârî’deki meşhur örneğe göre Abdurrahman b. Avf ile Sa’d b. Rebî’ kardeş oldu. Sa’d, Abdurrahman’a malının yarısını ve iki hanımından birini boşayarak evlendirmeyi teklif etti. Abdurrahman ise “Allah malında ve ailende sana bereket versin, bana çarşıyı göster” dedi ve ticaretle kendi geçimini sağladı (Buhârî, Menâkıb 3; Müzâraa). Bu örnek, Ensâr’ın cömertliğini ve muhacirin izzet-i nefsini gösterir. Abdurrahman b. Avf için Abdurrahman b. Avf yazısı okunabilir.

Bu kardeşlik, toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biridir. Ensâr’ın muhacirlere hurma bahçelerini paylaşmayı önermesi, Hz. Peygamber’in “Bahçelerinizi muhacirlerle paylaşın” talebi doğrultusunda gerçekleşti; Resûlullah bunu kabul etmeyip muhacirlerin çalışması, Ensâr’ın da ortaklık yapması şeklinde çözdü (Buhârî, Hibe; Şirket).

Muhacirlerin Fazileti ve Hz. Ömer

Kur’an’da “Muhacirlerden ve Ensâr’dan ilk öncüler ile onlara güzellikle uyanlardan Allah razı olmuştur” (Tevbe 9/100) buyrulur. Bu âyet, sahabe arasında hicret edenlerin ve onlara destek olanların fazileti için temel delildir. Hz. Ömer, hilafeti döneminde maaş (atâ) sistemini kurarken muhacirleri ilk sırada tuttu; bunun nedeni hicretin ve İslam’a öncelik fazileti idi. Hz. Ömer’in bu uygulamasının ayrıntıları için Hz. Ömer’in hayatı yazısı okunabilir.

Muhacirlerin faziletiyle birlikte, Ensâr’ın da yüksek değeri vardır. Hz. Peygamber, “Ensâr’ı sevmek imandan, onlara buğzetmek nifaktandır” buyurmuştur (Buhârî, Îmân 10; Müslim, Îmân). İki grup birbirini tamamlayan bir bütündür.

Hicretin Manevî Anlamı

Mekke fethinden sonra fiziki hicret sona erdi. Hz. Peygamber “Fetihten sonra hicret yoktur; ancak cihad ve niyet vardır” buyurdu (Buhârî, Cihâd 1; Müslim, İmâre). Ancak hicretin manevi anlamı devam eder: “Muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk edendir” (Buhârî, Îmân 4; Müslim, Îmân). Bu hadise göre günümüzdeki her Müslüman, günahtan, kötü alışkanlıktan ve haramdan uzaklaşarak manevi bir hicret yapabilir. Ayrıca zulüm altındaki Müslümanların güvenli yerlere sığınması, sığınmacılara yardım edilmesi gibi uygulamalar, fıkıhta hicretin sürekliliği konusunda tartışılır. Ahlâkî açıdan ise hicret, daha doğru ve daha iyi olana yönelme çabasıdır.

Muhacirlerin biyografileri için Osman b. Maz’ûn ve Habbâb b. Eret yazıları incelenebilir.

Muhacirlerin Mirası ve Günümüze Mesajı

Muhacirlerin mirası, fedakârlık, sabır ve dayanışma değerleridir. Günümüzde dünya genelinde milyonlarca insan savaş, zulüm ve yoksulluk nedeniyle göç etmek zorunda kalmaktadır. Müslümanlar için muhacirlerin hikâyesi, mültecilere ve sığınmacılara merhametle yaklaşmanın dinî temelini oluşturur. Hz. Peygamber’in “Mümin müminin kardeşidir; ona zulmetmez, onu düşmana teslim etmez” hadisi (Buhârî, Mezâlim; Müslim, Birr) bu sorumluluğu hatırlatır.

Ensâr’ın misafirperverliği ise ev sahibi toplumların sorumluluğunu gösterir. İki taraf da kendi rolünü bilinçle oynadığında toplum güçlenir. Ensâr–muhacir ilişkisini çok yönlü ele alan Müellefe-i Kulûb Kimdir? yazısı da okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Muhacir kimdir?

Sözlükte göç eden anlamına gelir; terim olarak İslam’ı korumak için Mekke’den Habeşistan’a veya Medine’ye hicret eden ilk dönem Müslümanları ifade eder.

Muhacirler Kur’an’da nasıl övülür?

Haşr 59/8’de “yurtlarından ve mallarından çıkarılmış fakir muhacirler” Allah’ın rızasını arayanlar olarak övülür. Tevbe 9/100’de de ilk muhacirlere Allah’ın hoşnutluğu bildirilir.

Muhacir–Ensâr kardeşliği nedir?

Hz. Peygamber, Medine’ye hicretten sonra muhacirler ile Ensâr arasında kardeşlik bağı kurdu. Ensâr, muhacirlere malını, evini paylaşmayı önerdi (Buhârî, Menâkıb 3).

Mekke fethinden sonra hicret devam etti mi?

“Fetihten sonra hicret yoktur; ancak cihad ve niyet vardır” hadisi gereğince Mekke fethinden sonra bu anlamda hicret sona erdi (Buhârî, Cihâd 1).

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Haşr Suresi (59/8-9); Tevbe Suresi (9/100); Buhârî, Îmân 4; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muhâcir" ve "Hicret" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Haşr Suresi (59/8-9)
  2. Tevbe Suresi (9/100)
  3. Buhârî, Îmân 4
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Muhâcir" ve "Hicret" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.