Ortaklık (Şirket) Türleri: Mudarebe ve Müşareke
Ortaklık (şirket) türleri: mudarebe ve müşareke nedir? Şirket-i mülk ve akit, inân, mufâvaza, vücûh ve ebdân ortaklıkları, kâr-zarar paylaşımı kuralları.
- Ortaklığın meşruiyeti
- Şirket-i mülk ve şirket-i akit
- Mudarebe: Sermaye ve emek ortaklığı
İslam hukukunda ortaklık (şirket), mülk ortaklığı ve akit ortaklığı olarak ikiye ayrılır. Akit ortaklıkları arasında mudarebe (sermaye ile emek ortaklığı), müşareke/inân (sermaye ortaklığı), mufâvaza, vücûh ve ebdân yer alır. Temel ilke, kâr oranla, zararın sermaye payına göre paylaşılmasıdır.
Ortaklığın meşruiyeti
Ortaklık, İslam hukukunda ticaretin ve üretimin temel araçlarından biridir. Kur’an’da “Ortakların çoğu birbirine haksızlık eder; ancak iman edip salih amel işleyenler hariç, onlar çok azdır” (Sâd, 38/24) buyrulur ve bu ayet, ortaklıkta adalet ve dürüstlüğün önemine işaret eder. Hadis-i kudsîde Allah’ın şöyle buyurduğu rivayet edilir: “Ortaklardan biri diğerine hıyanet etmedikçe, ben onların üçüncüsüyüm; biri diğerine hıyanet ederse aralarından çıkarım” (Ebû Dâvûd, Büyû’). Bu hadisin senedinde tartışma bulunsa da fakihler tarafından ortaklıkta güvenin önemini göstermek için sıkça anılır. Risk paylaşımı ve kâr ortaklığı, faize alternatif oluşturması bakımından da önem taşır: kâr payı ile faiz arasındaki fark.
Şirket-i mülk ve şirket-i akit
Fıkıhta şirket iki ana türe ayrılır. Şirket-i mülk (mülk ortaklığı), iki veya daha fazla kişinin bir malı miras, satın alma veya hibe yoluyla ortak edinmesidir; taraflar akit yapmaksızın ortak olur. Şirket-i akit (akit ortaklığı) ise taraflar anlaşarak sermaye veya emek birleştirir ve kâr elde etmek için ticari faaliyet yürütür. Ticari ortaklıkların hukuku genellikle şirket-i akit esaslarıyla belirlenir.
Mudarebe: Sermaye ve emek ortaklığı
Mudarebede sermaye sahibi (rabbülmâl) parasını, ticaret yapacak kişiye (mudârib) verir. Kâr, önceden kararlaştırılan oranlarda paylaşılır; zarar ise, mudâribin ihmali yoksa sermayedara aittir. Mudârib emeğini kaybeder, ancak mal kaybından sorumlu değildir. Şartlar şunlardır:
- Sermaye belirli ve nakit olmalı; mudârib sermayeyi teslim almalı.
- Kâr oranı belirli olmalı; sabit tutar şart koşulamaz.
- Mudârib, yetkisi çerçevesinde serbestçe ticaret yapabilir; sermayedar fazla müdahale edemez.
- Zarar sermayeden düşülür, kâr çıkana kadar mudârib pay alamaz.
Mudarebe, Hz. Peygamber’in Hz. Hatice’nin sermayesiyle ticaret yaptığı rivayetiyle meşruiyet kazanmış, sahâbe döneminde yaygın biçimde uygulanmıştır.
Müşareke ve inân ortaklığı
Müşareke (şirket-i inân), tarafların her birinin sermaye koyduğu ortaklıktır. Kâr, anlaşmaya göre dağıtılır; zarar ise sermaye oranına göre taksim edilir. Taraflardan biri veya ikisi iş yönetimine katılabilir. İnân, günümüz ticaret şirketlerine ve limited-anonim yapılara benzetilen ortaklıktır. Her ortak, diğerinin vekili hükmündedir. Bu ortaklıkta kâr oranının, ortağın çalışması durumunda sermaye payından fazla belirlenmesi caiz sayılırken, çalışmayan ortağa sermayesinden fazla pay vermek caiz görülmez.
Diğer ortaklık türleri
- Mufâvaza ortaklığı: Tarafların sermaye, kâr, yetki ve sorumlulukta tam eşit olduğu geniş kapsamlı ortaklıktır. Her ortak diğerinin hem vekili hem kefilidir. Mâlikî ve Hanefîler kabul eder; Şâfiîler kabul etmez.
- Vücûh ortaklığı: Sermayesi olmayan ortakların itibar ve güvenilirliğiyle veresiye mal alıp satması ve kârı paylaşmasıdır.
- Ebdân (sanat) ortaklığı: Ortakların emeğiyle gerçekleştirilen, örneğin iki terzinin birlikte çalıştığı ortaklıktır.
Kâr ve zarar paylaşımı kuralları
Ortaklıkta temel kaide, kârın taraflar arasında belirlenmiş oranda, zararın ise sermaye payına göre dağılmasıdır. “Kâr, ortakların anlaşmasına; zarar, sermayelerin oranına göredir” ilkesi fıkıhta yaygın bir ölçüdür. Sabit meblağ ya da sermayenin geri ödenme garantisi, ortaklığın niteliğini bozar. Bu tür bir garanti istenirse, ortaklık borç ilişkisine dönüşür ve faiz sorununa yol açabilir. Çağdaş finans uygulamalarında katılım bankaları bu akitleri kullanır; ayrıntılar katılım bankacılığı yazısında anlatılmıştır.
Ortaklıkta güven, şeffaflık ve sona erme
Ortaklığın sağlıklı işlemesi için kayıt tutmak, hesap vermek ve yetkileri açıkça belirlemek gerekir. Ortaklardan biri vefat ederse, deliliğe düşerse veya ortaklıktan ayrılma iradesini bildirirse ortaklık sona erebilir; tasfiye sürecinde malların dağıtılması ve borçların ödenmesi adil yapılmalıdır. Bakara 282’nin yazılı belge teşviki bu açıdan yol göstericidir. Faizli kurumlarla ortaklık veya haram iş yapan bir şirkete ortaklık ise sakıncalıdır; bu konuda faizli kurumda çalışanın maaşı ve borç adabı yazıları ek bilgi sunar. Bu yazı genel bilgilendirmedir; belirli ticari ortaklık için yetkili bir fıkıh danışmanına başvurulmalıdır.
Günümüz şirketleri ve fıkhî karşılıkları
Anonim, limited ve kollektif şirketler gibi modern ticarî ortaklıklar, klasik fıkıhtaki şirket türlerine benzetilerek değerlendirilir. Anonim şirketin hisse yapısı müşareke/inân esasına, kollektif şirket ise mufâvaza ve ebdân ortaklığına benzetilebilir. Limited şirketlerde ortakların sorumluluğunu sermaye payıyla sınırlamak, klasik fıkıhta ortaklara tanınan sorumluluk esaslarıyla farklı yorumlanabilir; fakat çağdaş fakihler, bu yapıları “tüzel kişilik” kavramıyla meşru görür. Esas olan faaliyetin helal, kâr ve zarar paylaşımının adil ve sözleşmenin açık olmasıdır. Ortağın yetkisini aşması, sermayeyi kişisel harcamalarına kullanması ve hesap vermemesi hıyanet sayılır; ortaklığı bozan bu davranışlardan kaçınılmalıdır.
Sıkça Sorulan Sorular
Mudarebe ile müşareke arasındaki fark nedir?
Mudarebede bir taraf sermaye, diğer taraf emek koyar; kâr oranla bölüşülür, sermaye kaybı sermayedara aittir. Müşarekede ise tarafların hepsi sermaye koyar ve çoğunlukla emek de katabilir; kâr anlaşmaya, zarar sermaye oranına göre dağıtılır.
Ortaklıkta kâr garantisi verilebilir mi?
Hayır. Ortaklıkta bir tarafa sabit miktar kâr garantisi vermek veya sermayeyi garanti etmek, ortaklık mantığına aykırıdır ve faiz benzeri sonuç doğurur. Kâr oran olarak (yüzde elli gibi) belirlenmelidir.
Şirket sözleşmesi yazılı olmak zorunda mıdır?
Fıkhî açıdan şart değildir, ancak Bakara 282’deki yazıya geçirme emri ve ihtilafları önlemek amacıyla ortaklık sözleşmelerinin yazılı yapılması şiddetle tavsiye edilir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kâsânî, Bedâʾiʿu's-sanâʾiʿ (Şirket bölümü); Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kitâbü'ş-şirket; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şirket", "Mudârebe" ve "Müşâreke" maddeleri; Ebû Dâvûd, Büyû' (ortaklıkta güven ve hıyanet uyarısı)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kâsânî, Bedâʾiʿu's-sanâʾiʿ (Şirket bölümü)
- Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye, Kitâbü'ş-şirket
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Şirket", "Mudârebe" ve "Müşâreke" maddeleri
- Ebû Dâvûd, Büyû' (ortaklıkta güven ve hıyanet uyarısı)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.