🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

İslam Tarihi Kapsamlı Rehber: Asr-ı Saadet’ten Modern Döneme Dönemler, Devletler ve Medeniyet

Halifeler, Emevîler ve AbbâsîlerGüncelleme: 30 Ekim 202626 dk okuma

İslam tarihinin dönemleri: Asr-ı Saadet, dört halife, Emevîler, Abbâsîler, Endülüs, Fâtımîler, Selçuklular, Haçlı seferleri, Memlûkler, Moğollar, Osmanlı, Safevî ve Babürlüler, bilim ve medeniyet.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • İslam tarihine genel bakış
  • Asr-ı Saadet ve dört halife dönemi
  • Emevîler (661-750)

İslam tarihi, Hz. Muhammed’in peygamberliğiyle (610) başlayıp bugüne uzanan siyasî, dinî, ilmî ve kültürel sürecin tamamını kapsar. Bu süreç Asr-ı Saadet’ten dört halife dönemine, Emevîlerden Abbâsîlere, Endülüs’ten Osmanlı’ya ve modern döneme kadar uzanır. Bu rehber ana dönemleri, devletleri, bilim ve medeniyet gelişimini tarafsız ve akademik bir dille özetler.

İslam tarihine genel bakış

İslam tarihi, bir dinin tarihi olduğu kadar farklı halkların, devletlerin ve kültürlerin tarihidir. Arabistan’da başlayan bu süreç, kısa sürede Orta Doğu, Kuzey Afrika, İspanya ve Orta Asya’ya yayıldı. Asya ve Afrika’nın büyük bölümünde, Balkanlar’da ve Anadolu’da İslâm medeniyeti etkili oldu. Müslümanlar bu coğrafyada hukuk, felsefe, bilim, mimari, edebiyat ve ticaret alanlarında önemli birikimler üretti. Bu birikim farklı dillerden ve kültürlerden gelen insanların ortak çabası olarak şekillendi.

İslam tarihinin ana dönemleri klasik olarak aşağıdaki gibi sıralanır. Tarihler yaklaşık olup kaynaklara ve tarihçilere göre değişebilir.

Dönem Yaklaşık tarih (M.) Merkez Öne çıkan özellik
Asr-ı Saadet 610-632 Mekke, Medine Vahiy, Peygamber’in tebliği, ilk toplum
Hulefâ-yi Râşidîn 632-661 Medine, Kûfe İlk fetihler, idarî kurumlar, iç fitneler
Emevîler 661-750 Şam Geniş fetihler, Arap devleti, idarî merkezileşme
Abbâsîler 750-1258 Bağdat İlim ve medeniyetin altın çağı, tercüme hareketi
Endülüs Emevîleri 756-1031 Kurtuba Batı İslam medeniyeti, bilim ve mimari
Fâtımîler 909-1171 Mehdiyye, Kahire İsmâilî hanedan, Ezher’in kuruluşu
Büyük Selçuklular 1037-1157 Nîşâbûr, İsfahan Türklerin Anadolu’ya girişi, Nizâmiye medreseleri
Eyyûbîler ve Memlûkler 1171-1517 Kahire, Şam Haçlılara ve Moğollara karşı direniş
Osmanlı Devleti 1299-1922 Bursa, Edirne, İstanbul Çok kültürlü imparatorluk, halifelik
Safevîler ve Babürlüler 1501-1736 / 1526-1857 İsfahan, Delhi İran ve Hindistan’da İslâm medeniyeti

Asr-ı Saadet ve dört halife dönemi

Hz. Muhammed’in on üç yıllık Mekke ve on yıllık Medine dönemi, İslâm’ın doğuşunu ve ilk toplumun kuruluşunu belirler. Hicret (622), Bedir (624), Uhud (625), Hendek (627), Hudeybiye (628) ve Mekke’nin fethi (630) belli başlı kilometre taşlarıdır. Peygamberimizin vefatından (632) sonra Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali sırayla halife oldu. Bu otuz yıl içinde Suriye, Mısır, Irak ve İran’ın büyük bölümü İslâm yönetimine girdi; divan teşkilatı, hicrî takvim ve mushafın çoğaltılması gibi kalıcı kurumlar oluştu. Hz. Osman’ın şehadeti ve ardından Cemel ve Sıffîn savaşları ilk büyük iç fitneyi doğurdu. Ayrıntılar siyer kapsamlı rehber ve dört halife kapsamlı rehber yazılarında yer alır. Dönemin genel özetini Hulefâ-yi Râşidîn dönemi yazısı sunar.

Emevîler (661-750)

Muâviye b. Ebî Süfyân, Hz. Ali’nin şehadetinden ve Hz. Hasan’ın hilafeti bırakmasından sonra Şam merkezli Emevî Devleti’ni kurdu. Bu dönemde hilafet saltanat usulüne yaklaştı ve veraset sistemi yerleşti. Kerbelâ olayı (680), Abdullah b. Zübeyr’in Mekke’deki muhalefeti ve Mervân kolunun iktidara gelişi, siyasî ve mezhepsel ayrışmaları derinleştirdi. Abdülmelik b. Mervân ve oğlu Velid zamanında idarî düzenlemeler yapıldı, resmî yazışma dili Arapça oldu, İslâmî para basıldı; fetihler ise Kuzey Afrika, İspanya (Tarık b. Ziyâd, 711), Orta Asya ve Sind’e kadar uzandı. Emevîler dönemindeki fetihler Emeviler döneminde fetihler yazısında, dönemin yöneticileri Abdülmelik b. Mervân, I. Velid ve II. Mervân yazılarında anlatılır. Muâviye dönemi ilim ve kültür hayatı Muâviye b. Ebî Süfyân dönemi: ilim ve kültür yazısında, Kerbelâ olayı ve mezhepsel etkisi Kerbelâ olayı: tarihî seyri ve mezheplere etkisi yazısında akademik olarak ele alınır. Emevî camisi ve Şam’ın dinî mimarisi için Emevî Camii (Şam) yazısı okunabilir.

Abbâsîler (750-1258) ve İslam medeniyetinin altın çağı

750’de Abbâsî ihtilâliyle Emevîler yıkıldı ve Bağdat’ta Abbâsî Devleti kuruldu (Abbâsî ihtilâli). Ebû Ca’fer el-Mansûr (754-775) Bağdat’ı kurdu; Hârûnürreşîd ve Me’mûn dönemleri ilim, edebiyat ve ticaretin yükseldiği dönem oldu. Beytülhikme’de Yunanca, Süryanice, Farsça ve Sanskritçeden yapılan çeviriler bilimin gelişimine hız kattı. Harezmî cebir ve algoritma, İbnü’l-Heysem optik, Ebû Bekir er-Râzî tıp, İbn Sînâ felsefe ve tıp, Fârâbî mantık ve siyaset felsefesi alanlarında eserler verdi. Fıkıh mezhepleri bu dönemde teşekkül etti, Kütüb-i Sitte hadis kitapları derlendi. Bu gelişmeler Beytülhikme ve Harezmî’nin buluşları yazılarında anlatılır. Dönemin yöneticileri için Ebû Ca‘fer el-Mansûr ve Me’mûn yazıları okunabilir.

Abbâsî merkezî otoritesi IX. yüzyıldan itibaren zayıfladı: Tolunoğulları, Samanîler, Gazneliler gibi bölgesel hanedanlar ortaya çıktı, Türk komutanların nüfuzu arttı. 1055’te Büyük Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey Bağdat’a girerek halifeyi himaye etti. Abbâsî halifeliği son halife el-Musta‘sım’ın Hülâgü Han komutasındaki Moğol ordusu karşısında 1258’de Bağdat’ın düşmesiyle sona erdi (el-Musta’sım). Dönemin son güçlü halifelerinden biri en-Nâsır Lidînillâh olarak anılır. Halifelik kurumunun tarihî seyri halifelik kurumu tarihi yazısında takip edilebilir.

Endülüs ve Kuzey Afrika

Tarık b. Ziyâd’ın 711’de İber Yarımadası’na geçişiyle başlayan Endülüs İslâm hâkimiyeti yaklaşık sekiz yüzyıl sürdü. Kurtuba, Emevî emirliği ve ardından halifeliği (929) döneminde dünyanın en büyük kültür merkezlerinden biri hâline geldi. Müslüman, Yahudi ve Hristiyan âlimlerin birlikte çalıştığı bu ortamda tıp, astronomi, matematik, felsefe ve edebiyat alanlarında önemli eserler verildi. İbn Rüşd, İbn Zühr, Zehrâvî, İbn Arabî ve İbn Hazm bu medeniyetin ünlü isimleridir. Murâbıtlar ve Muvahhidler Kuzey Afrika ve Endülüs’te güçlü hanedanlar kurdu. 1492’de Gırnata’nın düşmesiyle Endülüs’te İslâm siyasî hâkimiyeti sona erdi; Müslümanlar ve Yahudiler baskı, sürgün ve zorla din değiştirmeye maruz kaldı. Bu konular Tarık b. Ziyâd ve Endülüs’ün fethi, Endülüs bilimi ve Avrupa Rönesansı’na etkisi, Murâbıtlar ve Muvahhidler ve Endülüs ve Reconquista yazılarında anlatılır. Moriskoların akıbeti Endülüs Müslümanları Moriskolar: kültür ve gelenekleri yazısında incelenir.

Fâtımîler, Selçuklular, Haçlılar ve Moğollar

X. yüzyılda Kuzey Afrika’da kurulan Fâtımî Devleti (909), Kahire’yi kurup Ezher’i inşa ederek Mısır’ı merkez edinmiştir. İsmâilî inançlı bu hanedan, uzun süre Sünnî Abbâsîlere rakip olmuştur. Konu için Fâtımîler Devleti ve Fâtımî Devleti ve İsmâilî dâvet teşkilatı yazıları okunabilir. XI. yüzyılda Orta Asya’dan gelen Türkmen boyları Selçuklu Devleti’ni kurdu. 1071’de Alp Arslan Malazgirt Savaşı’nda Bizans’ı yenerek Anadolu’nun kapılarını Türklere açtı. Nizâmiye medreseleri ve Nizâmülmülk’ün idarî düzeni Sünnî ilim geleneğini güçlendirdi. Selçuklu tarihi için Selçuklu Türkleri tarihi, Sultan Berkyaruk ve Selçuklu mimarisi: kervansaraylar, kümbetler, camiler yazıları kullanılabilir. Karahanlılar’ın Orta Asya’da İslâm’ı benimsemesi Karahanlılar tarihi yazısında anlatılır.

1096’da başlayan Haçlı seferleri Doğu Akdeniz’in siyasî haritasını değiştirdi. Kudüs 1099’da Haçlılar tarafından alındı; Zengîler ve Eyyûbîler karşı koymaya başladı. Selahaddin Eyyûbî 1187’de Hıttîn Savaşı’ndan sonra Kudüs’ü geri aldı. Daha sonra Memlûkler Haçlı kalıntılarını bölgeden temizledi (Akka, 1291). Memlûk Sultanı Kutuz ve Baybars 1260’ta Ayn Câlût’ta Moğolları durdurdu. Bu olaylar Haçlı seferleri genel bakış, Haçlı seferleri: nedenleri ve sonuçları, Birinci Haçlı Seferi ve Kudüs’ün düşmesi, Eyyûbîler ve Selahaddin, Selâhaddîn-i Eyyûbî, Kutuz ve Ayn Câlût, Baybars ve Memlûkler Devleti yazılarında ele alınır. Kudüs’ün üç dindeki önemi üç dinde Kudüs’ün önemi yazısında anlatılır. Timur ve Timurlular için Timur ve Timurlular yazısı faydalıdır.

Osmanlı, Safevî ve Babürlüler

XIV. yüzyılın başında Anadolu’nun batısında kurulan Osmanlı Devleti, Balkanlar’dan Orta Doğu ve Kuzey Afrika’ya uzanan bir imparatorluğa dönüştü. 1453’te İstanbul’un fethi, 1517’de Mısır’ın alınmasıyla Osmanlı padişahlarının halifelik unvanını benimsemesi önemli gelişmelerdir. Hanefî–Mâtürîdî çizgi resmî ilmî anlayış olarak yerleşmiş, medrese ve vakıf sistemi güçlenmiştir. Bu konunun ayrıntıları Osmanlı ve din kapsamlı rehber yazısında; Osmanlı’nın kuruluşu Osmanlı Devleti’nin kuruluşu yazısında anlatılır. İran’da 1501’de Şah İsmail liderliğinde kurulan Safevî Devleti On İki İmam Şiîliğini resmî mezhep yapmış, Safevîler yazısında akademik biçimde tanıtılmıştır. Hindistan’da 1526’da Babür Şah’ın kurduğu Babürlü İmparatorluğu bölgenin kültür ve mimarisini zenginleştirmiştir; bkz. Babür ve Hint Türk İmparatorluğu ve Babür mimarisi: Hindistan’daki İslâmî eserler.

XVIII. yüzyıldan itibaren Avrupa’nın bilim, ekonomi ve askerî gücünün artması karşısında Müslüman devletler geri çekilmeye başladı. Sömürgecilik, çözülme ve yeniden yapılanma süreçleri, Müslüman düşüncesinde ıslahat, yenilenme ve modernleşme tartışmalarını doğurdu. Birinci Dünya Savaşı sonrası Osmanlı İmparatorluğu dağıldı (1922), hilafet 3 Mart 1924’te kaldırıldı. Yirminci yüzyılda bağımsızlık hareketleri, yeni ulus devletlerin kuruluşu ve çeşitli İslâmî düşünce akımları ortaya çıktı. Bugün Müslümanlar dünya nüfusunun önemli bir bölümünü oluşturur ve farklı ülkelerde farklı siyasî ve kültürel şartlarda yaşar.

Bilim, hukuk ve kültür hayatı

İslam medeniyeti hukuk, kelâm, tasavvuf, tefsir, hadis, felsefe, matematik, astronomi, tıp, coğrafya, mimari ve edebiyat gibi pek çok alanda kalıcı eserler bıraktı. Medrese, rasathane, hastane (bîmâristan), kütüphane ve vakıf kurumları bilgi üretim ve aktarım ağını oluşturdu. Hukuk alanında dört Sünnî mezhep ile Caferî, Zeydî ve İbâdî hukuk okulları şekillendi; kelâmda Mâtürîdîlik, Eş‘arîlik ve Mu‘tezile gibi ekoller gelişti; tasavvuf hayatı tarikatlar aracılığıyla toplum içine yerleşti. Bu konularda daha ayrıntılı bilgi için mezhepler kapsamlı rehber yazısı ve tasavvuf kapsamlı rehber okunabilir. Tarihte kadınların ilim ve toplumdaki yeri için kadın ve fıkıh kapsamlı rehber yazısı faydalıdır.

Bilimde Harezmî’nin cebir ve algoritma çalışmaları, İbnü’l-Heysem’in optiği, Biruni’nin ölçümleri, İbn Sînâ’nın Kanun’u ve Zehrâvî’nin cerrahi eserleri, Avrupa’ya Latince çevirilerle ulaşarak Rönesans düşüncesini etkilemiştir. Sanat ve mimaride Kubbetü’s-sahra, Emevî Camii, Kurtuba Camii, Elhamra, Süleymaniye ve Tac Mahal gibi yapılar öne çıkar. Bu mirasın eksiksiz anlaşılması için farklı bölge ve dönemlerin özelliklerini birlikte görmek gerekir.

Müslümanlar ve diğer toplumlar

İslam tarihi farklı din ve kültürlerle etkileşimin de tarihidir. Medine Vesikası, Hz. Ömer’in Kudüs ahitnamesi ve fethedilen bölgelerde verilen emannameler, gayrimüslimlerin can, mal ve ibadet güvenliğini güvence altına aldı. Zimmî statüsü, Osmanlı millet sistemi, Endülüs’te çok kültürlü ilmî ortam bu dönemin örnekleridir. Aynı zamanda savaşlar, siyasî çatışmalar, mezhep kavgaları ve baskı örnekleri de tarihin gerçeklerindendir. Tarihe adil bakmak, hem erdemleri hem de hataları kaynaklarla birlikte görmeyi gerektirir. Ehl-i zimmet ve emannameler hakkında bilgi için ehl-i zimmet ve fetihlerde emânnâme yazısı okunabilir.

İslam medeniyetinde bilim insanları ve eserleri

İslam medeniyeti, bilim tarihinde hem aktarım hem de özgün üretim bakımından önemli bir köprü olmuştur. Harezmî (ö. yaklaşık 850) cebir ve hint rakamlarıyla işlem yapma konusunda eser yazmış, “algoritma” kelimesi onun adından türemiştir. İbnü’l-Heysem (ö. yaklaşık 1040) Kitâbü’l-Menâzır adlı eseriyle optik biliminin deneysel yöntemini geliştirmiştir. Ebû Bekir er-Râzî (ö. 925) tıpta çiçek ve kızamık üzerine ilk ayrıntılı çalışmalardan birini yapmıştır. İbn Sînâ (ö. 1037) Kanun adlı eseriyle yüzyıllarca Avrupa ve İslam dünyasında tıp eğitiminin temel kaynağı olmuştur. Biruni (ö. yaklaşık 1050) astronomi, coğrafya, matematik ve karşılaştırmalı dinler tarihi konularında çalışmalar yapmıştır. Zehrâvî (ö. yaklaşık 1013) cerrahi aletler ve teknikler üzerine yazdığı et-Tasrîf ile cerrahide ün yapmıştır. İbn Rüşd (ö. 1198) Aristo şerhleriyle Avrupa’da etkili olmuştur. Bu isimlerin çalışmaları Beytülhikme ve Endülüs bilimi ve Avrupa Rönesansı’na etkisi yazılarında kısaca ele alınmıştır.

Bu bilim insanlarının hemen hepsi Müslüman olmakla birlikte çalışmalarını farklı din ve kültürlerden gelen bilginlerle ortak bir ortamda yürütmüştür. Tercüme hareketinde Hristiyan Süryaniler (Huneyn b. İshak gibi) ve diğer topluluklar önemli rol oynamıştır. İslam dünyasında bilim, dinî ilimlerle çatışma içinde değil, çoğunlukla ahenk içinde gelişmiştir: Astronomi namaz vakitleri ve kıble tayiniyle, matematik miras hesaplamalarıyla, tıp ise insan bedenini koruma ahlâkıyla ilişkili görülmüştür. Kıble ve vakit hesapları için kurulan rasathaneler, miras hesapları için geliştirilen aritmetik teknikleri (ferâiz ilminde bölme ve oran) bu ilişkiye örnektir. Daha ayrıntılı bilgi için İslam miras hukuku kapsamlı rehber yazısı okunabilir.

Şehirler, ticaret yolları ve toplumsal yapı

İslam medeniyeti büyük ölçüde şehir merkezli bir medeniyettir. Medine, Kûfe, Basra, Fustat, Bağdat, Kahire, Kurtuba, Buhara, Semerkant, İsfahan, Halep, Şam ve İstanbul gibi şehirler hem siyasî merkezler hem de ilim ve ticaret merkezleri olmuştur. Hac yolu, İpek Yolu, Sahra ticareti ve Hint Okyanusu deniz ticareti, şehirleri birbirine bağlayan ağlardı. Ticaret ahlâkı ve hukuku, Müslüman tüccarların Güneydoğu Asya’dan Doğu Afrika’ya kadar İslam’ın yayılmasında rol oynamasına imkân vermiştir. Endonezya ve Malezya’da İslam’ın yayılışı büyük oranda tüccarlar ve sûfîler aracılığıyla barışçıl şekilde gerçekleşmiştir. Vakıflar, kervansaraylar, hanlar, çarşılar, hamamlar ve medreselerden oluşan kentsel doku, İslam şehirciliğinin karakteristiğini oluşturmuştur. Şehirlerde farklı mezhep, din ve etnik gruplar yaşamış; hukuk ve idarede kadılar, muhtesipler ve loncalar önemli rol üstlenmiştir. Loncaların ahlâk kodları ve esnaf teşkilatları (Ahilik gibi) mesleki disiplini ve dayanışmayı sağlamıştır; bu konuya tasavvufta futuvvet ve Ahilik teşkilatı yazısı ışık tutar.

Gerileme ve yenilenme tartışmaları

İslam dünyasının XVIII. yüzyıldan itibaren siyasî ve ekonomik açıdan gerilemesinin nedenleri tarihçiler arasında tartışılan bir konudur. Merkezî yönetimin zayıflaması, ticaret yollarının değişmesi (Ümit Burnu ve Atlantik rotaları), Avrupa’da sanayi devrimi, askerî teknoloji farkı, iç çatışmalar ve sömürgecilik gibi birçok etken sayılır. Bazı yazarlar medresenin kapanıklığı veya taklit anlayışının yaygınlaşması gibi iç sebepleri öne çıkarırken, diğerleri dış etkenleri ve küresel güç dengelerini vurgular. Bu tartışma, tarihin tek bir nedene indirgenemeyeceğini gösterir. XIX. ve XX. yüzyılda Cemaleddin Afgani, Muhammed Abduh, Reşid Rıza, Said Halim Paşa, Mehmed Âkif ve İkbal gibi düşünürler ıslah ve yenilenme çağrıları yapmış; bu çağrıların bir kısmı modernleşme–gelenek ilişkisini yeniden kurmaya, bir kısmı ise dinî düşüncenin kaynaklara dönüşle yenilenmesine yönelmiştir. Günümüzde İslam dünyası siyaset, ekonomi, eğitim ve bilim alanlarında farklı modellerle yoluna devam etmektedir. Müslümanların kendi tarihlerini eleştirel biçimde okuması, çağdaş sorunlara bilgiyle cevap üretmeleri bakımından önemlidir.

İslam tarihi okurken sık yapılan hatalar

  • Tarihi yalnızca kahramanlık ve zafer anlatısı olarak ya da yalnızca çöküş ve suçlama anlatısı olarak okumak.
  • Tek bir hanedan ya da bölgeyi tüm İslam tarihi gibi genellemek.
  • Rivayet sağlamlığını gözetmeden dedikodu ve efsaneleri tarihî olay gibi sunmak.
  • Geçmişteki siyasî ve mezhebî çatışmaları bugünün tartışmasına taşıyıp insanları suçlamak.
  • Gayrimüslim, Şîa, Sünnî, Alevî veya farklı etnik topluluklara kalıplaşmış yargılar yüklemek.
  • Bilim ve medeniyet birikimini sadece övünme aracı yapıp bugüne ilişkin sorumluluğu ihmal etmek.

İslam tarihi çalışma kontrol listesi

  • Ana dönemleri ve hanedanları doğru sırayla sayabiliyor muyum?
  • Her dönemin başlıca hizmetini ve sorununu (siyasî, ilmî, toplumsal) açıklayabiliyor muyum?
  • İlk iç fitneler, Kerbelâ, Abbâsî ihtilâli ve Moğol istilası gibi dönüm noktalarını kaynaklarla öğrendim mi?
  • Bilim ve medeniyet alanındaki başlıca isimleri ve eserlerini tanıyor muyum?
  • Farklı mezhep ve toplulukları tarafsız ve saygılı dille anlatabiliyor muyum?
  • Okuduğum kaynakların bakış açısını (Müslüman, Batılı, modern) fark ediyor muyum?

İslam tarihi, Müslüman toplumların hem başarılarını hem sınavlarını içeren zengin bir miras sunar. Bu mirası kaynaklara bağlı, çok yönlü ve ahlâkî bir duyarlılıkla öğrenmek, günümüze ışık tutan dersler çıkarmanın ve ortak bir geçmişi barışçıl biçimde paylaşmanın yoludur.

Başlıca İslam devletleri ve dönemleri: karşılaştırma

Devlet Yaklaşık dönem Merkez Öne çıkan yönü
Emevîler 661-750 Şam Fetihlerin genişlemesi, Arapça idare dili
Abbâsîler 750-1258 Bağdat Tercüme hareketi, ilim ve bilim
Endülüs Emevîleri 756-1031 Kurtuba İlim, mimari ve kültür
Fâtımîler 909-1171 Kahire Ezher ve ticaret
Büyük Selçuklular 1037-1157 İsfahan, Merv Nizâmiye medreseleri
Osmanlı 1299-1922 Bursa, Edirne, İstanbul Üç kıtada hâkimiyet

Tarihler kaynaklara göre küçük farklılıklar gösterebilir; yaklaşık dönem aralıkları olarak okunmalıdır.

İslam tarihi okurken kullanılabilecek dönem haritası

Erken dönem

Peygamber ve dört halife dönemi, İslam toplumunun temellerinin atıldığı ve fetihlerin başladığı dönemdir. Bu dönemde yönetim şûra, ahlâk ve adalet ilkeleriyle şekillenmiştir.

Klasik dönem

Emevî ve Abbâsî dönemlerinde medeniyetin kurumları yerleşmiş, ilim merkezleri ve kütüphaneler gelişmiştir. Fıkıh mezhepleri ve hadis derlemeleri bu çağda sistemleşmiştir.

Bölgesel devletler dönemi

Abbâsî merkezî otoritesinin zayıflamasıyla Selçuklular, Fâtımîler, Eyyûbîler, Memlûkler ve diğer devletler bölgesel güç olarak ortaya çıkmıştır. Haçlı seferleri ve Moğol istilası bu dönemin büyük sınavlarıdır.

Üç büyük imparatorluk dönemi

Osmanlı, Safevî ve Babürlü devletleri 16. ve 17. yüzyıllarda geniş coğrafyalara hükmetmiştir. Bu devletler sanat, mimari, vakıf ve hukuk geleneklerinde farklı yönleriyle öne çıkmıştır.

Tarih okurken eleştirel bakış

Tarih anlatılarında hükümdarların ve olayların değerlendirilmesinde kaynakların tarafgirliği dikkate alınmalıdır. Çağdaş siyasi tartışmaları geçmişe taşımamak, olayları kendi bağlamında anlamaya çalışmak ve farklı görüşleri karşılaştırmak, tarih bilincinin temel şartıdır. Müslüman toplumların başarıları kadar sorunları da dürüstçe incelemek, geleceğe dair ders çıkarmanın yoludur.

İslam tarihinde kurumlar: vakıf, medrese ve hastane

İslam medeniyetinin toplumsal omurgasını vakıflar oluşturmuştur. Medreseler, kütüphaneler, hastaneler (dârüşşifâ), kervansaraylar ve çeşmeler vakıf gelirleriyle yürütülmüş, bu sayede eğitim ve sağlık hizmetleri geniş kitlelere ulaşabilmiştir. Bu geleneğin örnekleri Bağdat’tan Kahire’ye, Selçuklu Anadolusu’ndan Osmanlı şehirlerine kadar görülür.

Tarih çalışmasında harita ve zaman çizelgesi kullanımı

İslam tarihini ezberlemek yerine, her dönemi bir harita ve basit bir zaman çizelgesiyle birlikte çalışmak kalıcı öğrenme sağlar. Bir devletin merkez şehrini, sınırlarını ve çağdaşı devletleri aynı sayfada görmek, siyasi ve kültürel ilişkileri daha net kavratır.

Sıkça Sorulan Sorular

İslam tarihi kaç döneme ayrılır?

Klasik tasnif; Asr-ı Saadet (610-632), Hulefâ-yi Râşidîn (632-661), Emevîler (661-750), Abbâsîler (750-1258) ve sonrasındaki bölgesel hanedanlar (Selçuklular, Memlûkler, Osmanlı, Safevî, Babürlü gibi) şeklindedir. Kesin sınırlar yoktur; tarihçiler farklı tasnifler kullanır.

Halifelik ne zaman sona ermiştir?

Abbâsî halifeliği 1258’de Moğol istilasıyla Bağdat’ta son bulmuş, bir kolu Kahire’de gölge halifelik olarak sürmüştür. Osmanlı padişahları 1517’den sonra halife unvanını kullandı. Osmanlı hilafeti 3 Mart 1924’te Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla kaldırılmıştır.

Abbâsî döneminde bilim neden gelişti?

Beytülhikme gibi kurumlar, Yunanca, Farsça ve Hintçe eserlerin Arapçaya tercümesi, kâğıdın yayılması, devlet desteği ve çok kültürlü ortam bilim ve felsefe çalışmalarını artırdı. Harezmî, Fârâbî, İbn Sînâ, Ebû Bekir er-Râzî ve İbnü’l-Heysem gibi âlimler bu ortamda yetişti.

Endülüs medeniyeti Avrupa’yı nasıl etkiledi?

Endülüs’te Kurtuba, Granada ve Toledo gibi merkezlerde yapılan tercüme faaliyetleri ve bilimsel çalışmalar, Avrupa’ya tıp, astronomi, matematik, felsefe ve mimari alanlarında bilgi aktardı. İbn Rüşd’ün şerhleri, Zehravi’nin cerrahi eseri ve Arap rakamlarının yayılması örnekler arasındadır.

Haçlı seferleri neden başladı ve nasıl sona erdi?

1096’da Papa II. Urbanus’un çağrısıyla başlayan seferlerde dinî, siyasî ve ekonomik motifler birlikte rol oynadı. Kudüs 1099’da ele geçirildi, Selahaddin Eyyûbî 1187’de Kudüs’ü geri aldı. Son Haçlı üssü Akka 1291’de Memlûkler tarafından alındı.

İslam tarihini nasıl tarafsız okuruz?

Kaynak çeşitliliği (Müslüman ve gayrimüslim tarihçiler), olayların bağlamı, rivayet sağlamlığı ve farklı bakış açılarını dikkate almak gerekir. Tarihi şahsiyetleri ve olayları günümüz siyasî tartışmalarının aracı yapmamak, mezhepçi ya da milliyetçi dilden kaçınmak ilmî ahlâkın gereğidir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Taberî, Târîhu’l-ümem ve’l-mülûk; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-târîh; İbn Haldûn, Mukaddime ve Kitâbü’l-İber; Belâzürî, Fütûhu’l-büldân; Mes‘ûdî, Mürûcü’z-zeheb; TDV İslâm Ansiklopedisi: "Emevîler", "Abbâsîler", "Endülüs", "Selçuklular", "Haçlı Seferleri" ve "Memlükler" maddeleri; Bernard Lewis ve Marshall Hodgson’un genel İslam tarihi çalışmaları (akademik mukayese için); M. Asım Köksal, İslâm Tarihi

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 22 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Taberî, Târîhu’l-ümem ve’l-mülûk; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-târîh
  2. İbn Haldûn, Mukaddime ve Kitâbü’l-İber
  3. Belâzürî, Fütûhu’l-büldân; Mes‘ûdî, Mürûcü’z-zeheb
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi: "Emevîler", "Abbâsîler", "Endülüs", "Selçuklular", "Haçlı Seferleri" ve "Memlükler" maddeleri
  5. Bernard Lewis ve Marshall Hodgson’un genel İslam tarihi çalışmaları (akademik mukayese için); M. Asım Köksal, İslâm Tarihi

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.