Kazaklar İslam’la Nasıl Tanıştı? Tarihî Süreç ve Kaynaklar
Kazakların İslam'la tanışması Sâmânî ve Karahanlı dönemlerinde güney bozkırda başladı; Altın Orda ve Yesevî etkisiyle bozkıra yayıldı. Süreç ve kaynaklar.
- Kazak adı ve topraklar
- Seyhun şehirleri ve ilk İslamlaşma
- Yesevîlik ve bozkır
Kazaklar, İslam’la önce güney bozkırdaki Seyhun şehirlerinde, sonra Altın Orda ve Yesevî tarikatı vasıtasıyla tanıştı. Süreç yaklaşık 10. yüzyıldan 18. yüzyıla uzanır: güneydeki yerleşik bölgeler erken, kuzey ve batı bozkırı ise geç dönemde Müslüman kimlik edindi. Bu nedenle Kazakların ihtidası tek olay değil, kademeli bir süreçtir.
Kazak adı ve topraklar
Kazak adı “serbest, bağımsız, göçebe” anlamında kullanılır ve 15. yüzyılda Canibek ve Kerey Hanların Ebülhayır Han’dan ayrılarak Çu ve Talas vadilerine çekilmesiyle siyasi anlam kazanmıştır. Bu birliğe Kazak Hanlığı denir (yaklaşık 1465). Kazak toprakları bugün Kazakistan’ın büyük bölümüne tekabül eder. Bozkırın kuzey ve batısında Nogaylar, Başkurtlar ve Kırgızlarla; güneyinde Özbek ve Karakalpaklarla komşuluk söz konusudur.
Seyhun şehirleri ve ilk İslamlaşma
Seyhun (Sirderya) boyundaki Otrar, Sığnak, Sayram ve Yesi (Türkistan) şehirleri erken dönemlerden beri İslam kültürüne açıktı. Otrar (Farab), Ebû Nasr el-Fârâbî’nin (870-950 civarı) yetiştiği çevre olarak anılır; Fârâbî’nin doğum yeri konusunda farklı görüşler olsa da bu bölgeyle ilişkilendirilir. Karahanlılar döneminde (10.-12. yüzyıl) bu şehirler Müslüman yönetime girdi. Böylece güney Kazak bozkırında İslam şehir kültürü olarak kök saldı. Dönemin genel çerçevesi için Karahanlılar İslam’la Nasıl Tanıştı? yazısına bakılabilir.
Yesevîlik ve bozkır
Hoca Ahmed Yesevî (ö. 1166 civarı), Yesi’de yaşadı ve öğretisi geniş bir mürid halkasına ulaştı. Yesevî dervişleri bozkıra yayılarak göçebe topluluklara Türkçe hikmetler, zikir ve ahlâk öğretisi götürdü. Bu sade ve halk diline yakın tasavvuf, İslam’ın göçebe toplum arasında yerleşmesinin başlıca etkenlerinden sayılır. “Ata” unvanıyla anılan evliya türbeleri (Arıstan Bab, Zengi Ata, Sultan Mahmud Ata gibi), bozkırda hâlâ ziyaret edilir.
Altın Orda ve Özbek Han
Altın Orda Devleti’nin hanı Özbek Han (1313-1341), İslam’ı devlet dini olarak resmen benimsedi. Bu karar, Altın Orda sınırları içindeki Türk-Moğol boylarının İslam’a geçişini hızlandırdı. Kazak bozkırındaki Nogaylar, Kıpçaklar ve Kazak ataları bu süreçten etkilendi. Ancak Müslümanlık göçebelerde şehirliler kadar derin bir kurumsallaşmayla yerleşmedi; örfî hukuk ve İslamî hükümler bir arada yürütüldü.
16.-18. yüzyıl: Kuzeye yayılış
Kazak Hanlığı’nın güçlendiği dönemde (16. yüzyıl) Tevke Han’ın (17. yüzyıl sonu) “Cetî Cargı” (Yedi Yasa) adlı hukuk derlemesi, örfî hukukla İslamî kuralların uyumunu sağlamaya çalışan bir metin olarak anılır. 18. yüzyılda Rus yayılması kuzey bozkırda başladı. Rus idaresi, bozkırda Tatar mollaları görevlendirerek Müslümanlığı bir çeşit “evcilleştirme” aracı olarak kullanmayı denedi; böylece Kazak kuzeyinde Müslümanlık geniş ölçüde bu dönemde yayıldı. Bu bilgi, tarihçiler arasında tartışılan bir tezdir; İslam’ın hangi dönemlerde bozkıra ne kadar yayıldığı konusunda farklı görüşler vardır.
Kaynakların niteliği
Kazakların ihtidası konusunda yazılı kaynaklar sınırlıdır; çünkü göçebe toplumlarda tarih sözlü aktarılırdı. Arapça, Farsça ve Çağatay kaynaklar (Târîh-i Reşîdî, Şecere-i Türk) bazı bilgiler verir. Sözlü gelenek ise soy ağaçları (şejire) üzerinden tarihi korur. Bu nedenle ihtida tarihleri yaklaşık kabul edilmelidir; rakam ve olay detaylarında temkin gerekir.
Devamı
Kazak tarihinin ayrıntıları için Kazaklar Tarihi, toplumsal ve dinî adetler için Kazaklarda Dinî Kültür, âlimler için Kazak Âlimleri, bugünkü durum için Kazaklar Günümüzde yazılarına bakabilirsiniz. Daha önceki dönem için ise Uygurlar İslam’la Nasıl Tanıştı? yazısı komşu bir çevreyi anlatır.
Halk dindarlığında İslam öncesi izler
Kazak bozkırında İslam, Tengri inancı, ata ruhlarına saygı (aruak) ve ateş-su kültü gibi İslam öncesi unsurların bir kısmını dönüştürerek yerleşti. Hasta ziyareti, yılın başında ateş yakma ve ruhlara dua gibi bazı uygulamalar İslamî bir çerçevede devam etti. “Aruaktar” denilen ata ruhlarına duyulan saygı, Müslüman kimlikle birlikte yaşadı. Âlimler bu uygulamalardan bazılarının itikat açısından sakıncalı olduğunu belirtirken, bir kısmı halk kültürü olarak değerlendirdi. Bu karışık yapı, Kazak İslamının “bozkır İslamı” olarak adlandırılmasına yol açmıştır; ancak bu ifadeyi hafife alan ya da küçümseyen biçimde kullanmamak gerekir.
Kazak toplumunun şecere (yedi göbek) ezberleme geleneği de ihtida konusunda önemli bir kaynaktır. Her Kazak çocuğunun yedi atasını bilmesi beklenir; bu gelenek, kabile hafızasını korur ve evlilikte yakın akrabalık yasağını (yedi atadan önce evlilik yasağı) düzenler. Bu uygulama İslam hukukundaki yasaklarla ayrı bir temele dayanır, ancak toplumsal düzeni destekler.
Hoca ve molla sınıfı
Bozkırda İslamî bilginin taşıyıcıları hocalar, mollalar ve “hoca” sülalesidir. Hoca soyu, Hz. Peygamber’in veya ilk halifelerin soyuna dayandırılan ve toplumda saygı gören ailelerdir. Bunlar hem dinî rehberlik hem hakemlik yapar, çocuklara Kur’an öğretir ve cenaze, nikâh gibi törenleri yönetir. Rus yönetimi döneminde Tatar mollalar da bozkıra gelerek mektep açtı. Bu iki grup, bozkırda İslamî bilginin yayılmasında önemli rol oynadı.
Sıkça Sorulan Sorular
Kazaklar ne zaman Müslüman oldu?
Süreç yaklaşık 10. yüzyıldan 18. yüzyıla yayılır; güney şehirleri erken, kuzey bozkır geç dönemde Müslüman kimlik kazanmıştır.
Ahmed Yesevî’nin Kazaklar için önemi nedir?
Yesevî tarikatı, bozkırda göçebe topluluklara İslam’ı Türkçe hikmetlerle yaymıştır.
Özbek Han kimdir?
1313-1341 arasında Altın Orda’yı yöneten ve İslam’ı devlet dini olarak benimseyen hükümdardır.
Cetî Cargı nedir?
Tevke Han’a nispet edilen, örfî hukuk ile İslamî kuralları bir araya getiren hukuk derlemesidir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Mirza Haydar Dughlat, Târîh-i Reşîdî; Ebülgazi Bahadır Han, Şecere-i Türk; TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kazaklar" ve "Ahmed Yesevî" maddeleri
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Mirza Haydar Dughlat, Târîh-i Reşîdî
- Ebülgazi Bahadır Han, Şecere-i Türk
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Kazaklar" ve "Ahmed Yesevî" maddeleri
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.