🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Sağ El Verdiğini Sol El Bilmesin Hadisinin Anlamı

Zekât, Fitre ve SadakaGüncelleme: 29 Eylül 20269 dk okuma

Sağ el verdiğini sol el bilmesin hadisinin anlamı nedir? Gölge hadisi, Bakara 271 ayeti, gizli sadaka ile açık sadaka arasındaki ilişki ve mezheplerin yorumu.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Hadisin metni ve kaynağı
  • Mecazın anlamı
  • Bakara 271'in ölçüsü

“Sağ eliyle verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren” ifadesi, sadakada gizliliğin en ileri derecesini anlatan bir mecazdır. Hadis, gösterişten arınmış, yalnızca Allah rızası için yapılan sadakayı över. Zekât gibi farz ibadetlerde açıktan vermek mümkün; nafile sadakada gizlilik daha faziletlidir.

Hadisin metni ve kaynağı

Ebû Hureyre’den nakledilen hadiste Peygamber Efendimiz şöyle buyurur: “Allah’ın gölgesinden başka gölgenin bulunmadığı günde, Allah yedi kişiyi kendi gölgesinde gölgelendirir: Adil devlet başkanı, Allah’a ibadet içinde büyüyen genç, kalbi camilere bağlı kimse, Allah için sevişip yine O’nun için ayrılan iki kişi, güzel ve mevki sahibi bir kadının davetine ‘Ben Allah’tan korkarım’ diyen kimse, sağ eli verdiğini sol eli bilmeyecek kadar gizli sadaka veren kimse ve tek başına Allah’ı anıp gözyaşı döken kimse” (Buhârî, Ezan 36; Zekât 15; Müslim, Zekât 91). Hadis, Kıyamet Günü’nde gölgelenenleri sayarken sadakadaki gizliliği ayrıca vurgular. Hadis, sadaka konusundaki genel ahlâkın en güzel özetlerinden biri kabul edilir. Sadaka çeşitleri için sadaka çeşitleri ve gizli sadakanın fazileti yazısı okunabilir.

Mecazın anlamı

İnsanın iki eli aynı bedenin parçası olduğundan, birinin verip diğerinin bilmemesi, bir şeyin bilinmesinin imkânsız denecek derecede gizli tutulmasını ifade eder. Yani bu mecaz, kişinin kendi bedeninde bile yaptığı iyiliği tamamen gizli tuttuğunu anlatır. Âlimler bu ifadenin, sadakada gizlilik ve ihlâsın zirve derecesini göstermek için kullanıldığını belirtir. Hadiste geçen “sol el” ifadesi, kişiyi gösterişten ve nefsin ince hilelerinden korumayı hedefler. Burada asıl mesele, sadakayı bir başkasının görmesi ya da bilmesi değil, niyetin “başkasının beğenisini” kazanmaya yönelmemesidir. Bu nedenle başkaları görse bile niyet halis ise sorun olmaz.

Bakara 271’in ölçüsü

Bakara Suresi’nin 271. ayetinde, “Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyip fakirlere verirseniz bu sizin için daha hayırlıdır” buyrulur. Ayet, açıktan sadakayı da kınamaz; ancak gizli olanı daha hayırlı sayar. Müfessirlerin çoğu bu ayeti şöyle yorumlar: Nafile sadakalarda gizlilik daha faziletlidir; farz olan zekât ise açıktan verilebilir, hatta açıktan vermek başkalarına örnek olmak ve tuhaf bir töhmeti engellemek bakımından faydalı olabilir. Bu yorum, farz ibadetlerin açıktan yapılmasının teşvikine dayanır. Dolayısıyla zekât verirken kişi, ihtiyaç sahibini incitmemek şartıyla, açıktan veya gizli verebilir. Zekâtın niyetini açıklamamak için zekât verirken söylemek gerekir mi yazısına bakılabilir.

Açık sadakanın faydası

Açıktan sadaka vermek bazı durumlarda faydalıdır: Başkalarını yardıma teşvik eder, toplumda yardımlaşma kültürünü yayar ve kampanyalarda kaynak toplamayı kolaylaştırır. Hadiste “Kim güzel bir çığır açarsa, onun sevabı ve ona uyanların sevabı vardır” buyrulur (Müslim, Zekât 69; İlim 15). Bir grup sahabi, aç ve yoksul bir topluluğun gelişi üzerine sadaka toplamış; birisi getirdiği bir miktar sadakayla diğerlerine öncülük etmiş ve ardından herkes yardıma katılmıştır. Bu olay, açık sadakanın örnek olma yönünü gösterir. Bu bakımdan açık sadaka, niyetin halis olması şartıyla yasaklanmamış, hatta bazı hâllerde teşvik edilmiştir.

Riyâ tehlikesi

Riyâ, bir ibadeti Allah rızası için değil, insanların beğenisi için yapmaktır. Hadiste “küçük şirk” olarak anılır (Ahmed b. Hanbel, Müsned). Sadakada riyâ, sevabı boşa çıkaran ciddi bir tehlikedir. Kur’an, malını insanlara gösteriş için harcayan kişiyi, üzerinde ince toprak bulunan ve şiddetli yağmurla çıplak kalan kayaya benzetir (Bakara, 2/264). Bu tehlikeye karşı kişi, niyetini sürekli gözden geçirmeli ve sadakayı ilan etmeden önce niyetini yoklamalıdır. İlan etmenin gerekçesi başkalarını teşvik ise güzeldir; kişisel takdir toplamaksa kaçınılmalıdır.

Sosyal medya çağında sadaka

Günümüzde yardımların fotoğraflanması ve paylaşılması yaygın hâle gelmiştir. Bu uygulama, hem gösteriş riskini hem de ihtiyaç sahibinin mahremiyetini ilgilendirir. İhtiyaç sahibinin kimliği ve yüzü, rızası olmadan paylaşılmamalıdır. Kurumlar, bağışçıları teşvik etmek için genel faaliyet bilgilerini paylaşabilir; ancak alıcıların onurunu zedeleyecek görüntülerden kaçınmalıdır. Kişi kendi sadakasını ilan edeceği zaman, niyetini sorgulamalı ve alanın gizliliğini önceliklendirmelidir. Osmanlı’da bu hassasiyet, sadaka taşları gibi uygulamalarla örneklendirilmiştir; bunun için sadaka taşları ve Osmanlı’da gizli yardım geleneği yazısına bakılabilir.

Sadaka verenin kendini denetlemesi

Gizli sadaka vermek, nefsin gizli arzularıyla mücadele etmeyi gerektirir. İnsan zaman zaman iyiliğinin bilinmesini, takdir edilmesini ister; bu normal bir insani eğilimdir, ancak ibadetin kabulü için niyetin Allah’a yönelmesi esastır. Âlimler, niyeti korumak için şu yöntemleri önerir: Sadakayı mümkün olduğunca kimseye anlatmamak, verdikten sonra hatırlamamak ve alıcıdan teşekkür beklememek. Hz. Âişe’nin, yardım gönderdiği kişiye gönderdiğinden fazlasını dua ederek karşılık verdiğini, böylece karşılığı Allah’a bıraktığını anlatan rivayetler de bu hassasiyeti örneklendirir. Bu nedenle sadakanın en güzel hali, hem veren hem alanın birbirini tanımadığı durumdur. Bu anlayış, sadaka taşı geleneğinde somutlaşmıştır.

Gizlilik ile şeffaflık dengesi

Bireysel sadakada gizlilik tavsiye edilirken, kurumsal yardımlarda şeffaflık ve hesap verebilirlik gerekir. Kurum, bağışçıya paranın nereye gittiğini bildirmeli; bağışçı ise kendi adının duyurulmamasını talep edebilir. Böylece hem sadaka sahibinin gizliliği hem de kamusal güven korunur. Bağışçı kendi niyetini kurum aracılığıyla da koruyabilir. Kurumsal yardımlarda zekâtla ilgili bu denge için zekâtı derneklere ve vakıflara vermek yazısına bakılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

“Sağ el verir sol el bilmez” ne anlama gelir?

Sadakayı gösterişten tamamen uzak, gizli vermeyi anlatan mecazî bir ifadedir.

Açıktan sadaka vermek yasak mı?

Hayır. Bakara 271 açıktan vermeyi de güzel bulur. Niyet halis olmalı, gizli olan ise daha faziletlidir.

Zekât gizli mi verilmeli?

Zekât farz olduğu için açıktan da verilebilir. Nafile sadakada gizlilik daha faziletlidir.

Sadakayı paylaşmak riyâ olur mu?

Niyet gösteriş ise olur. Başkalarını teşvik etmek amacı ve alanın mahremiyetinin korunması şartıyla sakınca görülmeyebilir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Buhârî, Ezan 36; Zekât 15; Müslim, Zekât 91; Kur’an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/271); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sadaka" ve "Riyâ" maddeleri

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Buhârî, Ezan 36; Zekât 15
  2. Müslim, Zekât 91
  3. Kur’an-ı Kerîm, Bakara Suresi (2/271)
  4. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Sadaka" ve "Riyâ" maddeleri

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.