🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

V. Murad Döneminde Dinî Hayat, Hal Fetvası ve Meşrutiyet Tartışması

Osmanlı Devleti ve PadişahlarıGüncelleme: 16 Eylül 20268 dk okuma

V. Murad'ın doksan üç günlük saltanatında şeyhülislamın fetvaları, medrese öğrencilerinin gösterileri, meşrutiyet tartışması ve Çırağan yılları.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Şeyhülislam Hayrullah Efendi ve iki fetva
  • Softalar ve medrese öğrencileri
  • Meşrutiyet tartışması ve din dili

V. Murad’ın doksan üç günlük saltanatı, yeni bir dinî eser yapılması bakımından boş geçmiş; buna karşılık şeyhülislamlık makamının iki hal fetvası verdiği, medrese öğrencilerinin siyasete katıldığı ve meşrutiyet tartışmasının din diliyle yürütüldüğü bir dönem olarak önemlidir.

Şeyhülislam Hayrullah Efendi ve iki fetva

1876’da şeyhülislamlık makamında bulunan Hayrullah Efendi, kısa bir süre içinde iki hükümdar değişikliğine ilişkin fetva verdi. Mayıs 1876’da Abdülaziz için verilen fetvada padişahın devlet işlerini yürütmekte yetersiz kaldığı, ülkenin mali ve siyasi krizine yol açtığı ve akli dengesinin bozulduğu belirtildi. Ağustos 1876’da ise V. Murad’ın hastalığı nedeniyle hükümdarlık yapabilecek durumda olmadığı gerekçesiyle ikinci bir fetva çıkarıldı. Bu fetvalar, Osmanlı’da padişah değişikliğinin dinî meşruiyet aracılığıyla yapılmasının son örneklerindendir. Fetvaların hukuki dayanağı ve verildiği koşullar tarihçilerin tartışma konusudur: bazıları fetvaların gerçek bir hukuki incelemeye değil, devlet adamlarının talebine dayandığını belirtir. Şeyhülislamlık makamının işlevi için şeyhülislamlık makamı ve Osmanlı şeyhülislamlarının fetvaları yazıları okunabilir.

Ayrıca fetva metinlerinde, hükümdarın “akıl hastalığı” taşıması durumunda hükümdarlığa elverişli olmayacağı yönündeki fıkhî ilkeye atıf yapıldı. Bu ilke, İslam siyaset hukukunda imamın (devlet başkanının) şartları arasında akıl sağlığının bulunmasına dayanır.

Softalar ve medrese öğrencileri

1876 Mayıs’ında medrese öğrencileri (softalar), Mahmud Nedim Paşa hükümetine karşı gösteriler düzenledi. Gösteriler, Rus elçisi İgnatiyev’in etkisine ve devlet yönetimindeki bozulmaya tepki olarak yorumlandı. Softaların başlattığı bu hareket, Abdülaziz’in hal sürecini hızlandıran etkenlerden biri oldu. Medrese öğrencilerinin siyasi hareketlerdeki rolü, Osmanlı toplumunda ulema ve talebelerin kamuoyu oluşturma gücünün sürdüğünü gösterir. Bu bağlamda medrese eğitiminin tarihi için Osmanlı medreseleri yazısı okunabilir.

Meşrutiyet tartışması ve din dili

Yeni Osmanlılar, meşveret ve şûra kavramlarını İslam kaynaklarından çıkararak meşruti yönetimin dinî temelini savundu. “Ve şâvirhum fi’l-emr” (iş hakkında onlarla istişare et) ayeti ve “Müslümanların işi aralarında danışmadır” ilkesi, anayasal yönetimin İslam’a uygunluğunu göstermek için kullanıldı. V. Murad’ın tahta çıkışı, bu düşüncenin siyasi bir karşılık bulma ümidiyle karşılandı. Ancak Murad’ın hastalığı nedeniyle anayasa II. Abdülhamid döneminde ilan edildi. Bu tartışma, Osmanlı’da İslam ile modern anayasalcılık ilişkisinin başlangıç noktalarından biridir.

Çırağan yılları ve dinî-kültürel hayat

Hal edildikten sonra Murad, Çırağan Sarayı’nda kendi ailesiyle birlikte sıkı denetim altında yaşadı. Sarayda musiki, edebiyat ve Batı dillerine ilgi gösterdiği anlatılır. Çırağan’daki yaşamında dinî ibadetlerini sürdürdüğü, Cuma namazı için saray camisine gittiği belirtilir. Ancak bu yıllara dair bilgiler, hatıra ve sonraki anlatılara dayandığından dikkatli değerlendirilmelidir. Padişahın hayatı hakkında V. Murad’ın hayatı yazısına bakılabilir.

Haremeyn ve toplumsal hizmetler

Kısa saltanat sırasında Haremeyn’e yapılan yardımlar ve surre düzeni kesintiye uğramadı; devlet bürokrasisi bu işlevi sürdürdü. Ramazan ve bayram törenleri de bu dönemde yapıldı; ancak savaş ve siyasi kriz nedeniyle törenler sade tutuldu. Surre ve hac düzeni için surre alayı yazısı okunabilir.

Balkan krizi ve dinî-toplumsal tepkiler

1875-1876 Hersek ve Bulgaristan isyanları, Osmanlı Müslüman ve gayrimüslim cemaatleri arasında derin gerilimler yarattı. Balkanlardan İstanbul’a gelen Müslüman göçmenler camilerde ve vakıf yapılarında barındırıldı; yardım toplama kampanyaları düzenlendi. Sırbistan ve Karadağ’ın savaş ilanı üzerine camilerde dualar yapıldı ve gönüllü birlikler kuruldu. Avrupa’da ise “Bulgar Dehşeti” adlı yayınlar Osmanlı karşıtı bir kamuoyu oluşturdu. Bu atmosferde Osmanlı hükümeti hem iç düzeni sağlamaya hem de Avrupa devletlerinin müdahalesini önlemeye çalıştı. Olayların dinî ve millî boyutları, kaynaklara göre farklı biçimlerde anlatılır; bu nedenle tarafsız bir değerlendirme için hem Osmanlı hem Balkan kaynaklarının birlikte okunması gerekir.

Saray hayatı, musiki ve dinî ritüeller

Şehzade Murad, musikiye ve edebiyata düşkün bir kişiydi. Kendi bestelerinin bulunduğu, Batı müziğiyle de ilgilendiği anlatılır. Sarayda Cuma selamlığı, Ramazan teravihleri ve bayram törenleri sürdürülürken, Murad’ın katılımı sağlık durumu nedeniyle sınırlı kaldı. Padişahın yokluğunda bu törenler sadrazam ve ulema tarafından sembolik biçimde yürütüldü. Kandil geceleri ve mevlid okumaları da halk arasında devam etti. Osmanlı Ramazan geleneği için Osmanlı’da Ramazan gelenekleri yazısına bakılabilir.

V. Murad’ın hal edilmesi sonrası kardeşi Abdülhamid’in tahta çıkışı, dinî ve siyasi meşruiyet açısından yeni bir yaklaşımın başlangıcı oldu: Abdülhamid, hilafet vurgusunu ve İslami sembolleri siyasetinde daha belirgin biçimde kullanacaktır. Bu dönüşüm için II. Abdülhamid döneminde dinî hayat yazısı okunabilir.

Kısacası V. Murad dönemi, dinî eser bakımından boş, fakat dinî otoritenin siyasetteki rolü bakımından öğretici bir kesittir.

Sıkça Sorulan Sorular

V. Murad döneminde yeni cami yapıldı mı?

Doksan üç günlük kısa saltanatı nedeniyle bilinen bir dinî yapı yaptırılmamıştır.

Hal fetvasını kim vermiştir?

Şeyhülislam Hayrullah Efendi hem Abdülaziz’in hem de V. Murad’ın haline ilişkin fetva vermiştir.

Softalar kimlerdir?

Medrese öğrencilerine verilen addır; 1876’da siyasi gösteriler düzenleyerek etkili olmuşlardır.

Meşveret ilkesi nedir?

İslam kaynaklarında danışma anlamına gelen ve meşruti yönetimin dinî dayanağı olarak savunulan ilkedir.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Murad V" md.; Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey; Roderic Davison, Reform in the Ottoman Empire, 1856-1876; Butrus Abu-Manneh, Studies on Islam and the Ottoman Empire in the 19th Century

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 6 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Murad V" md.
  2. Stanford J. Shaw, History of the Ottoman Empire and Modern Turkey
  3. Roderic Davison, Reform in the Ottoman Empire, 1856-1876
  4. Butrus Abu-Manneh, Studies on Islam and the Ottoman Empire in the 19th Century

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.