🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zekât ile Vergi Arasındaki Farklar

Zekât, Fitre ve SadakaGüncelleme: 11 Ağustos 20269 dk okuma

Zekât ile vergi arasındaki farklar nelerdir? İbadet ve kamu yükümlülüğü ayrımı, niyet, oran, alıcı sınıfları ve vergi vermenin zekâtın yerine geçip geçmediği.

Bu yazıda öğrenecekleriniz

  • Temel farkın özeti
  • Hukukî nitelik: ibadet ve kamu yükümlülüğü
  • Oran ve kapsam

Zekât, niyet gerektiren ve belirli sınıflara verilen dinî bir ibadettir; vergi ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için hukuken zorunlu kıldığı mali yükümlülüktür. Vergi vermek zekâtın yerine geçmez, zekât vermek de vergi borcunu düşürmez. İkisi ayrı hukuk alanlarına ait olup birbirini tamamlayan yükümlülüklerdir.

Temel farkın özeti

Zekât ve vergi, kimi yönlerden benzer görünür: İkisi de bir malî külfettir ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamaya hizmet eder. Ancak hukukî niteliği, amacı, kapsamı ve harcama alanları bakımından bu iki kurum birbirinden ayrılır. Bu ayrımın bilinmemesi, “devlete vergi veriyorum, zekâta gerek yok” gibi yanlış anlayışlara yol açar. Konuya doğru yaklaşmak için önce zekâtın bir ibadet olduğu, ibadetin ise Allah’a kulluk bilinciyle ve niyetle yapıldığı hatırlanmalıdır. Zekâtın şartları için zekâtın farz olmasının şartları yazısına bakılabilir.

Hukukî nitelik: ibadet ve kamu yükümlülüğü

Zekât, İslam’ın beş şartından biridir ve namaz gibi bir ibadettir. Niyet şarttır; niyetsiz verilen para zekât sayılmaz. Vergi ise kamu hukukundan doğan bir borçtur; kişinin niyetinden bağımsız olarak devlet tarafından tahsil edilir. Zekâtın hükmünü koyan Allah’tır; vergiyi ise yasa koyucu belirler. Bu sebeple zekâtın oranları ve şartları sabittir; vergilerin oranı ve kapsamı ise ihtiyaçlara göre değişebilir. Zekâtı ödeyen kişi, ahirette ödüllendirilmeyi umar; vergiyi ödeyen ise bir hukukî yükümlülüğü yerine getirir.

Oran ve kapsam

  • Zekât: Para, altın ve ticaret malında yüzde 2,5; tarım ürünlerinde onda bir veya yirmide bir; hayvanlarda belirli sayılara göre sabit hayvan miktarı.
  • Vergi: Gelir, kazanç, tüketim ve mülk üzerinden çeşitli oranlarda ve ülkenin mevzuatına göre değişen şekillerde alınır.
  • Zekât: Yalnızca nisap miktarı ve üzerinde, ihtiyaç fazlası olan mala uygulanır.
  • Vergi: İhtiyaç sahibi olup olmadığına bakılmaksızın belirli ölçütlerle herkesten alınabilir.

Harcama alanları

Zekât, Tevbe Suresi’nin 60. ayetinde sayılan sekiz sınıfa verilir; bu sınıflar dışında bir yere harcanamaz. Vergi gelirleri ise yol, okul, güvenlik, hastane, kamu maaşları gibi genel hizmetlerde kullanılır. Bu nedenle devletin topladığı vergiyle yapılan hizmetler, zekâtın sınıflarına verilmesi gereken yükümlülüğün yerine geçmez. Zekâtın verileceği sınıflar için zekâtın verilebileceği sekiz sınıf yazısı okunabilir. Öte yandan sosyal yardım yapan kamu kurumları, hak sahiplerine ulaşabilir; ancak bu durum zekât ibadetinin kişinin kendi niyeti ve sorumluluğuyla yerine getirilmesi gerektiği gerçeğini değiştirmez.

Vergi zekâtın yerine geçer mi?

Çağdaş âlimlerin ve Diyanet’in görüşüne göre vergi, zekâtın yerine geçmez. Zekât ibadet olduğu için niyetle ve alıcı sınıfı gözetilerek verilmelidir; vergi ise bunlardan bağımsızdır. Bazı âlimler, devletin zekât toplamadığı ve sosyal yardım yaptığı durumlarda bile, kişinin zekâtını bizzat ödemesi gerektiğini vurgular. Aksi hâlde, zekât ibadeti ihmal edilmiş olur. Vergi borcu, kul borcu olduğundan zekât hesabında zekâta tabi maldan düşülebilir; bu ayrı bir meseledir ve vergi borcunun ödenmesi gereken kısmı kul borcu sayıldığı için hesaptan çıkarılabilir. Borç hesabı için zekât hesaplarken borçlar nasıl düşülür yazısına bakılabilir.

Tarihî uygulama

İslam tarihinde zekât, beytülmale devlet eliyle toplanıyordu; Hz. Peygamber ve ilk halifeler zekât memurları (âmiller) görevlendirdi. Hz. Ebû Bekir’in zekâtı vermeyenlerle mücadelesi bu kurumun önemini gösterir. Sonraki dönemlerde devletin toplayacağı başka vergiler (haraç, cizye, öşür) ayrıca vardı ve zekâtla karıştırılmadı. Osmanlı’da öşür, bir vergi olarak devlete ödendi ve 1925’te kaldırıldı; ancak dinî yükümlülük olarak kişinin vicdanında devam etti. Günümüzde zekât toplama yetkisi çoğunlukla bireylere ve sivil kuruluşlara bırakılmıştır. Öşür hakkında tarım ürünlerinin zekâtı: öşür oranları yazısına bakılabilir.

Toplumsal işlevler

Zekât ve vergi, toplumun farklı ihtiyaçlarına hizmet eder. Zekât, doğrudan yoksulluğun giderilmesine ve vicdanî-ahlâkî arınmaya odaklanırken, vergi kamu hizmetlerinin finansmanını sağlar. Her ikisinin birbirini tamamlayıcı olduğu söylenebilir; fakat birinin diğerinin yerine geçmesi söz konusu değildir. Zekâtın toplumsal faydaları için zekâtın toplumsal faydaları ve hikmetleri yazısı faydalıdır.

Çifte yükümlülük endişesi

Kimi kişiler “hem vergi hem zekât ödersem malımın büyük kısmı gider” endişesi taşır. Zekât yalnızca nisabı aşan net mal varlığı üzerinden yüzde 2,5 oranındadır ve üzerinden bir yıl geçmiş zekâta tabi mallar için geçerlidir. Gelir vergisi ise kazancın elde edildiği anda ödenir ve çoğunlukla zekâta tabi malın dışındaki gelire uygulanır. Dolayısıyla iki yükümlülük aynı kalemden çakışmaz; ödenen vergiler zaten harcanmış sayıldığı için zekâta tabi mal arasında yer almaz. Vergi borcu kalmışsa, zekât hesabında düşülebilir. Bu bakış, yükümlülüklerin hem birbirini tamamlayan hem de birbirinden ayrı olduğunu gösterir. Dengeli bir yaklaşım için zekât hesaplama örnekleri yazısına bakılabilir.

Vergi kaçırma ve zekât

Vergi kaçırmak, hem hukuken suç hem de dinen sakıncalı bir davranıştır; çünkü kamuya karşı verilen sözün ve yasal yükümlülüğün ihlalidir. Bazı kişilerin “vergi vermedim, onu zekât olarak vereyim” yaklaşımı ise doğru değildir; zekât, vergi yerine harcanamaz. Hukuka uygun kazanç ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi, İslam’ın dürüstlük ve ahde vefa ilkeleriyle uyumludur. Ayrıca devletin zekât veya benzeri bir ödeme toplamasının, bireyin ibadet sorumluluğunu ortadan kaldırıp kaldırmayacağı konusunda çağdaş âlimler, bu tür ödemelerin niyet ve alıcı şartlarını karşılamadıkça zekât yerine geçmeyeceğini belirtmiştir.

Sıkça Sorulan Sorular

Vergi verdiysem zekât vermem gerekir mi?

Evet. Vergi zekâtın yerine geçmez; zekât ayrıca verilmelidir.

Zekât ile vergi arasındaki en önemli fark nedir?

Zekât, niyet gerektiren ve belirli sınıflara verilen bir ibadettir; vergi ise kamu hizmetleri için alınan hukukî bir yükümlülüktür.

Vergi borcum zekât hesabında düşülür mü?

Ödenmesi gereken vergi borcu kul borcu sayıldığından, zekâta tabi maldan düşülebilir.

Devlet zekât toplamıyorsa zekât düşer mi?

Hayır. Zekâtı kişi bizzat ödemekle yükümlüdür.

Editör: (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm, Tevbe Suresi (9/60, 9/103); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" ve "Vergi" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü); Yûsuf el-Karadâvî, Fıkhu’z-zekât

İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular

80 sorunun tamamı →
YAPAY ZEKÂYA BU SAYFAYI SOR0 görüntülenme · 7 dk okuma

Sorunuz seçtiğiniz yapay zekâ hizmetinde yeni sekmede açılır; dini hükümler için Diyanet'e danışınız.

Bu içerik faydalı oldu mu?

Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.

Bu içerik nasıl hazırlandı? →

Kaynakça

  1. Kur’an-ı Kerîm, Tevbe Suresi (9/60, 9/103)
  2. TDV İslâm Ansiklopedisi, "Zekât" ve "Vergi" maddeleri
  3. Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
  4. Yûsuf el-Karadâvî, Fıkhu’z-zekât

Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.