Fi Sebilillah Kavramı: Zekâtın Kullanım Alanları
Fî sebîlillâh kavramı nedir, zekât hangi alanlarda kullanılır? Hanefî, Şâfiî ve çağdaş yorumlar, ilim talebesi, hacı adayı ve kamu hizmetleri.
- Kavramın dili ve ayeti
- Hanefî mezhebinin görüşü
- Diğer mezhepler
Fî sebîlillâh, “Allah yolunda” demektir ve zekât verilecek sınıflardan biridir. Klasik Hanefî fıkhında bu pay, Allah yolunda mücadele eden ve ihtiyaç içindeki kişilere verilir; bazı âlimler hacı adaylarını ve ilim öğrencilerini de kapsar. Çağdaş yorumlar ise kapsamı genişletmekte, ancak Diyanet ve Hanefî ilmihali klasik yorumu esas almaktadır; bu yüzden zekât yönlendirilirken ihtiyatlı davranılmalıdır.
Kavramın dili ve ayeti
Fî sebîlillâh ifadesi Kur’an’da pek çok yerde geçer ve genel olarak Allah rızasını kazandıran hizmetleri anlatır. Tevbe Suresi’nin 60. ayetinde ise zekât alabilecek sekiz sınıf arasında sayılır. İfadenin geniş bir anlam alanı olması, onu zekât bağlamında dar mı geniş mi yorumlayacağımız sorusunu doğurur. Klasik fıkıh âlimleri bunu daha çok cihada ilişkin yardım olarak yorumlarken, günümüzde eğitim, hizmet ve toplumsal kalkınma gibi alanlara da uzatan görüşler ortaya çıkmıştır. Sınıfların genel yapısı için zekâtın verilebileceği sekiz sınıf yazısına bakılabilir.
Hanefî mezhebinin görüşü
Hanefî fıkhında fî sebîlillâh sınıfı, Allah yolunda cihada çıkmış ancak ihtiyaç içinde kalmış kimseleri kapsar. Ebû Yûsuf’a göre bu pay, cihada giden ve masrafını karşılayamayan gazilere verilir; İmam Muhammed’e göre ise bunlara ek olarak, parası tükenen hacı adayları da bu kapsamdadır. Hanefî fıkhında, gazi veya hacının kendi memleketinde zengin olması durumunda bile yolda kalmışsa ihtiyaç ölçüsünde yardım alabileceği görüşü de vardır; ancak mezhepte bu tartışmaların çoğu, ibnü’s-sebîl ile iç içe geçmiş durumdadır. Hanefîler bu payı kamu hizmetlerine veya yapıların inşasına genişletmez; çünkü zekâtın mülkiyet verilebilecek kişilere teslimi şartı bulunur. Bu ilke, zekât parası cami ve okul inşaatına verilir mi yazısında da işlenmektedir.
Diğer mezhepler
Şâfiî mezhebinde fî sebîlillâh, devletten maaş almayan gönüllü askerlerdir. Mâlikî ve Hanbelî mezhepleri de cihat ve savunma hizmetlerini temel alır; Hanbelîlerde hacı adayları bu kapsamda sayılır. Mâlikî kaynaklarda silah, kale gibi harp araçlarının bu paydan karşılanabileceği görüşü de bulunur. Bu farklar, kavramın klasik dönemde de aynı biçimde anlaşılmadığını gösterir. Mezhepler arasındaki zekât farkları için zekâtta Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin temel farkları yazısı okunabilir.
İlim talebesi meselesi
Kimi Hanefî âlimleri, fakir ilim talebesinin de fî sebîlillâh sınıfında değerlendirilebileceğini söylemiştir; çünkü ilim talebi Allah yolunda bir hizmettir. Bu görüşe göre öğrenci hem fakir sınıfında zekât alabilir hem de ilmî hizmeti nedeniyle bu sınıf kapsamında desteklenebilir. Pratikte, ilim talebesine yardımın zekât olarak verilmesi, öğrencinin fakir olması şartına bağlıdır. Zengin ailelerin çocuklarına zekât verilmez. Bu hassasiyet, öğrencilere burs verilirken de gözetilmelidir. Bu konu öğrencilere burs olarak zekât vermek yazısında ayrıntılıdır.
Çağdaş yaklaşımlar
Çağdaş bazı âlimler ve fıkıh kurulları, fî sebîlillâh payını İslam’ın anlatılması, eğitim kurumları, hastaneler ve kamu yararı taşıyan hizmetlere de uzatılabilecek geniş bir alan olarak yorumlar. Bu görüşe göre ayetin dili geneldir ve belirli bir kapsama mahkûm değildir. Karşı görüş ise, ayetin “ancak” kaydıyla sınırlandığı, payın kapsamının genişletilmesinin zekât sınıflarının tahdit edilmesi ilkesine aykırı düştüğüne dair uyarıda bulunur. Diyanet ve Hanefî ilmihali ise klasik yorumu esas alır. Zekât verecek kişi, uyduğu mezhebin ve güvendiği din görevlisinin görüşüne göre hareket etmelidir.
Uygulamada nelere dikkat edilmeli?
- Zekâtı cami, okul gibi binalara değil, hak sahibi kişilere veya mülkiyeti geçirilebilecek hizmetlere verin.
- Kurumlar fî sebîlillâh payı adıyla zekât topluyorsa, bunun hangi yoruma dayandığını sorun.
- İlim talebesine zekât verecekseniz fakir olduğundan emin olun.
- Şüphe hâlinde fakir ve miskin sınıfına vermek en güvenli yoldur.
Hacı adayları ve yolcular
Hacca giden ve yolda parası tükenen kişinin durumu, fî sebîlillâh ve ibnü’s-sebîl sınıflarıyla birlikte tartışılır. Hanbelî mezhebinde hacıların bu pay kapsamında değerlendirilmesi yaygındır. Hanefî mezhebinde ise İmam Muhammed’in görüşü bu yönde iken, daha geniş kabul gören yaklaşım, yolda kalmış kişiyi ibnü’s-sebîl sınıfında saymaktır. Pratikte hac ibadeti için zekât toplayıp yoksulları hacca göndermek, zekâtın temlik şartına uyulması koşuluyla tartışılabilir; ancak zekât parasıyla başkasını hacca göndermek, yaygın görüşe göre zekât yükümlülüğünün yerine getirilmesi için en uygun yol değildir. Hac için biriktirilen paranın zekâtı konusunda hacca gitmek için biriktirilen paranın zekâtı yazısına bakılabilir.
Güvenlik ve savunma hizmetleri
Klasik fıkıhta fî sebîlillâh payı, İslam toplumunun savunulmasına hizmet eden gönüllülere dayanır. Modern devletlerde ordu ve güvenlik hizmetleri vergi gelirleriyle yürütüldüğünden, bu payın günümüzdeki karşılığı konusunda ihtiyatlı davranılır. Savaş ve afet bölgelerinde mağdur olanlara yapılan yardımlar ise genellikle fakir, miskin, gârim ve ibnü’s-sebîl sınıflarıyla karşılanır. Bu sebeple fî sebîlillâh payının uygulamadaki en yaygın alanı, hizmet sahasında çalışan ve ihtiyaç içinde olan kişilerdir. Afetzedeler için deprem ve afetzedelere zekât vermek yazısı faydalı olacaktır.
Sıkça Sorulan Sorular
Fî sebîlillâh ne demektir?
“Allah yolunda” demektir ve zekât alabilecek sekiz sınıftan biridir.
Hanefîlere göre bu pay kimlere verilir?
Allah yolunda cihada çıkmış ihtiyaç sahiplerine; İmam Muhammed’e göre parası tükenmiş hacı adaylarına da verilebilir.
İlim öğrencisine zekât verilir mi?
Fakir ise verilebilir. Zengin ailelerin çocuklarına zekât verilmez.
Zekât ile hastane veya okul yapılabilir mi?
Hanefî mezhebi ve Diyanet’e göre doğrudan yapı inşası zekât payına dâhil değildir. Bazı çağdaş âlimler bu yönde farklı görüş bildirir.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm, Tevbe Suresi (9/60); TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fî Sebîlillâh" maddesi; Kâsânî, Bedâʿiu’s-sanâʿi, Zekât bölümü; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerîm, Tevbe Suresi (9/60)
- TDV İslâm Ansiklopedisi, "Fî Sebîlillâh" maddesi
- Kâsânî, Bedâʿiu’s-sanâʿi, Zekât bölümü
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât bölümü)
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.