🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Esmâü'l-Hüsnâ ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Esmâ-ü Hüsnâ hakkında en çok sorulan sorular: 99 ismin anlamı, kaynağı, İsm-i Azam, esma ile dua ve zikir usulü, ezber yöntemleri ve yaygın yanlışlar.

Esmâ-ü Hüsnâ, "en güzel isimler" demektir ve Allah'ın Kur'an ile sahih sünnette geçen isimlerini ifade eder. Bu sayfada esmâ konusunda en sık sorulan soruları bir araya getirdik. İsimlerin ne anlama geldiği, 99 sayısının nereden geldiği, her ismin hangi sıfata işaret ettiği, esma ile nasıl dua edileceği, İsm-i Azam meselesi, isimleri ezberleme yolları, çocuklara öğretme usulü ve esma konusunda yayılmış yanlış inanışlar tek tek ele alındı.

Cevaplar Diyanet İşleri Başkanlığı ilmihal çizgisinde, Ehl-i Sünnet akaidi esas alınarak ve sade bir dille hazırlandı. Âlimler arasında görüş farkı bulunan noktalarda bu durum ayrıca belirtildi; sayı ve rakam verilen yerlerde yalnızca yaygın kabul aktarıldı. Burada okuduklarınız genel bilgi niteliğindedir. Kendi durumunuza özel kesin bir hüküm için bağlı bulunduğunuz müftülüğe ya da Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışmanızı tavsiye ederiz.

66 soru ve cevap · 8 başlık

Esmâ-ü Hüsnâ Nedir

Esmâ-ü Hüsnâ ne demek?

Esmâ-ü Hüsnâ, Arapçada "en güzel isimler" anlamına gelir. Allah'ın kendisini Kur'an'da ve Peygamberimizin sahih sözlerinde tanıttığı isimlerin tamamına bu ad verilir. Her isim, Allah'ın bir yönünü, bir güzelliğini, bir fiilini anlatır. Kur'an'da Allah'ın en güzel isimlerin sahibi olduğu ve O'na bu isimlerle dua edilmesi bildirilir. Yani esmâ, sadece ezberlenecek bir liste değil; Rabbini tanımanın ve O'nunla konuşmanın yoludur.

Esmâ-ü Hüsnâ →Esmâ-ü Hüsnâ (Sözlük) →99 İsim ve Anlamları →

Esmâ-ü Hüsnâ kaç tanedir?

Yaygın kabule göre doksan dokuz isim sayılır. Bu sayı, Allah'ın doksan dokuz isminin bulunduğunu ve bunları sayıp gereğince yaşayan kişinin cennete gireceğini bildiren hadise dayanır. Ancak âlimlerin büyük bölümü, bu hadisin Allah'ın isimlerini doksan dokuzla sınırlamadığını belirtir. Kur'an ve sünnette geçen isimler daha fazladır. Doksan dokuzluk liste, âlimlerin derlediği bir tertiptir; bu yüzden farklı kitaplarda liste birkaç isim farkıyla değişebilir.

Allah'ın Doksan Dokuz İsmi →99 İsim ve Anlamları →

Allah'ın isimleri doksan dokuzla sınırlı mı?

Hayır, âlimlerin çoğunluğuna göre sınırlı değildir. Doksan dokuz sayısı, o isimleri bilip yaşamanın müjdesini anlatır; "Allah'ın başka ismi yoktur" demek değildir. Peygamberimizin dualarında, Allah'ın kendi katında sakladığı isimlerden de söz edilir. Bu sebeple esmâ listelerinde küçük farklar görmek sizi şaşırtmasın. Önemli olan sayıyı tutturmak değil, isimlerin anlamını kavrayıp hayatınıza yansıtmaktır.

Esmâ-ü Hüsnâ →Allah'a İman →

"Allah" ismi de Esmâ-ü Hüsnâ'dan mı?

"Allah" ismi, bütün isimlerin kendisine bağlandığı özel isimdir. Buna lafza-i celâl denir. Diğer isimler Allah'ın bir sıfatını ya da fiilini anlatırken, "Allah" ismi bizzat zatı ifade eder. Bu yüzden "Rahmân Allah'ın ismidir" denir, fakat tersi söylenmez. "Allah" ismi başka hiçbir varlığa verilmez, çoğulu yapılmaz. Esmâ listelerinde genellikle başta anılır ya da doksan dokuzun dışında ayrı tutulur.

Cenâb-ı Hak (Sözlük) →Tevhid (Sözlük) →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı öğrenmenin faydası nedir?

İsimleri öğrenen kişi Rabbini daha yakından tanır. Rahmân ve Rahîm'i öğrenen ümitlenir, Adl ve Hakem'i öğrenen sorumluluğunu hatırlar, Rezzâk'ı öğrenen rızık kaygısını hafifletir. Yani esmâ, kalbin dengesini kuran bir eğitimdir. Ayrıca duayı güçlendirir; istediğiniz şeye uygun isimle dua etmek, duanın bilinçli olmasını sağlar. Bir diğer faydası da ahlaktır: Allah'ın affedici olduğunu bilen kişi affetmeyi, cömert olduğunu bilen kişi vermeyi öğrenir.

Esmâ-ü Hüsnâ →Dua ve Zikir Soruları →İslam Ahlakının Temelleri →

Esmâ-ü Hüsnâ hangi kaynaklarda geçer?

Birinci kaynak Kur'an-ı Kerîm'dir. İsimlerin büyük bölümü doğrudan âyetlerde yer alır; Haşr sûresinin son âyetleri gibi bazı yerlerde birkaç isim bir arada anılır. İkinci kaynak sahih hadislerdir. Peygamberimizin dualarında geçen isimler de esmâya dahildir. Üçüncü olarak âlimlerin derlediği listeler vardır; bunlar Kur'an ve sünnetten çıkarılmış tertiplerdir. Bir ismin sahih olup olmadığına karar verilirken bu iki asıl kaynağa bakılır.

Haşr Sûresi Tanıtımı →99 İsim ve Anlamları →Kur'an ve Okuma Soruları →

Allah'a kendi uydurduğumuz isimlerle hitap edebilir miyiz?

Allah'a isim vermek bize bırakılmış bir iş değildir. İsimler Kur'an ve sahih sünnetle sabittir; kendi hayalimizden isim türetmek doğru görülmez. Buna karşılık dua ederken "ey Rabbim, ey beni yaratan, ey beni esirgeyen" gibi anlamı doğru ve saygılı ifadelerle seslenmek caizdir. Ölçü şudur: Allah'ın şanına yakışmayan, O'nu yaratılmışlara benzeten ya da eksiklik çağrıştıran bir söz kullanılmaz.

Tenzih (Sözlük) →Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →

Esmâ-ü Hüsnâ'nın Türkçe karşılığını söylemek yeterli mi?

Anlamını Türkçe bilmek çok değerlidir; hatta zikrin kalbe işlemesi için gereklidir. "Yâ Rezzâk" derken "ey bütün canlıların rızkını veren" dediğinizi bilmek duanızı derinleştirir. Arapça aslını da öğrenmek güzeldir, çünkü âyet ve dualarda bu şekilde geçer. Birini öğrenip diğerini bilmemek bir eksiklik sayılmaz. En iyisi ikisini birlikte öğrenmek: ismi Arapça haliyle söyleyip anlamını içinizden geçirmek.

99 İsim ve Anlamları →Ezber Aracı →

İsimlerin Anlamları

Rahmân ile Rahîm arasındaki fark nedir?

İki isim de merhameti anlatır, fakat kapsamları farklıdır. Rahmân, dünyada bütün yaratılmışlara ayrım gözetmeksizin rahmet eden demektir; inanan inanmayan, insan hayvan herkes bu rahmetten pay alır. Rahîm ise rahmetini özellikle inananlara, âhirette de kullarına yönelten demektir. Rahmân yalnız Allah için kullanılır; Rahîm sıfatı ise insanlar için de söylenebilir. Besmelede ikisi birlikte geçer.

Rahmân (Sözlük) →Rahîm (Sözlük) →Besmele (Sözlük) →

El-Hâlik, el-Bârî ve el-Musavvir ne demek?

Üçü de yaratmanın farklı aşamalarını anlatır. el-Hâlik, yoktan var eden, her şeyi ölçüyle takdir edendir. el-Bârî, yarattığını kusursuz ve birbirine uygun şekilde var edendir. el-Musavvir ise her varlığa kendine özgü şekli, yüzü, rengi vereni ifade eder. Bu üç isim yan yana okunduğunda, yaratmanın gelişigüzel değil bir düzen içinde olduğu anlaşılır. Haşr sûresinin sonunda bu isimler birlikte anılır.

el-Hâlik →el-Bârî →el-Musavvir →

El-Kuddûs ve es-Selâm isimleri neyi anlatır?

el-Kuddûs, her türlü eksiklikten, kusurdan ve yaratılmışlara benzemekten uzak olan demektir. es-Selâm ise selâmet veren, kusur ve âfetten uzak olan, kullarına esenlik bağışlayandır. Namaz sonrası okunan "Allahümme ente's-selâm" duası bu isme dayanır. Bu iki isim, Allah'ı anarken O'nu yücelterek anmayı öğretir. Günlük hayatta birbirimize verdiğimiz selâm da aynı kökten gelir; esenlik dileğidir.

el-Kuddûs →es-Selâm →Allahümme Ente's-Selâm Duası →

Er-Rezzâk ismi rızık kaygısına nasıl bakar?

er-Rezzâk, bütün canlıların rızkını yaratan ve ulaştıran demektir. Bu isme inanmak tedbiri bırakmak anlamına gelmez; çalışmak da rızka giden yolun bir parçasıdır. İsmin öğrettiği şey, çabayı sürdürürken kalbi panikten korumaktır. Rızkın yalnız para olmadığını, sağlık, huzur, hayırlı evlât ve ilmin de rızık sayıldığını hatırlatır. Rızık darlığında bu isimle dua etmek ve helâl kazanca sarılmak tavsiye edilir.

er-Rezzâk →Rızık Duası →Ticaret ve Kazanç Soruları →

El-Gafûr, el-Gaffâr ve et-Tevvâb arasındaki fark ne?

Üçü de bağışlamayla ilgilidir. el-Gafûr, günahları örten ve bağışlayandır. el-Gaffâr, bağışlamayı çokça ve tekrar tekrar yapandır; aynı kul aynı hatayla dönse de kapı kapanmaz. et-Tevvâb ise kullarının tövbesini kabul eden, hatta tövbe etmeyi onların kalbine ilham edendir. Bu isimler birlikte düşünüldüğünde, ümitsizliğe yer olmadığı anlaşılır. Tövbenin şartı pişmanlık, terk ve varsa hak sahibiyle helâlleşmedir.

el-Gaffâr →et-Tevvâb →Tövbe ve Günah Soruları →

El-Adl ve el-Hakem isimleri haksızlığa uğrayana ne der?

el-Adl mutlak adaletli olan, el-Hakem ise son hükmü veren demektir. Haksızlığa uğrayan kişi için bu iki isim büyük bir teselli kaynağıdır: hiçbir hak kaybolmaz, hiçbir zulüm karşılıksız kalmaz. Hesabın âhirette tam olarak görüleceğine inanmak, insanı intikam hırsından korur. Bu arada hukuki haklarınızı aramak da meşrudur; dua etmek ile hakkını aramak birbirinin alternatifi değildir.

el-Adl →el-Hakem →Zulme Uğrayanın Duası →

El-Hayy ve el-Kayyûm ne anlama gelir?

el-Hayy, gerçek ve sürekli hayat sahibi olandır; O'nun hayatı başlangıçsız ve sonsuzdur. el-Kayyûm ise kendi kendine var olan, bütün varlığı ayakta tutan demektir. Âyetü'l-Kürsî bu iki ismi bir arada anar. Sıkıntıda "yâ Hayyu yâ Kayyûm" diyerek dua etmek Peygamberimizden nakledilen bir uygulamadır. Bu isimler, her şeyin O'nun dilemesiyle devam ettiğini hatırlatır.

el-Hayy →el-Kayyûm →Yâ Hayyu Yâ Kayyûm Duası →

Es-Semî, el-Basîr ve el-Alîm neyi öğretir?

es-Semî her sesi duyan, el-Basîr her şeyi gören, el-Alîm ise gizli açık her şeyi bilen demektir. Bu üç isim, insanın yalnız olmadığını ve hiçbir şeyin kayıt dışı kalmadığını anlatır. İçinizden geçirdiğiniz dua bile duyulur; kimsenin bilmediği iyilik de görülür. Bu bilinç hem günahtan korur hem de görülmeyen iyiliklerden umut kesmeyi engeller.

es-Semî →el-Basîr →el-Alîm →

Es-Sabûr ve el-Halîm isimleri sabırla ilgili mi?

Evet, ikisi de acele etmemeyi anlatır. es-Sabûr, cezayı hemen vermeyen, kullarına süre tanıyandır. el-Halîm ise öfkesine kapılmayan, yumuşak davranandır. Bu isimler bize de ders verir: insanların hatasında acele hüküm vermemek, karşımızdakine düzelme fırsatı tanımak. Kendi sıkıntımızda sabrı öğrenirken, başkalarına karşı da yumuşak olmayı hatırlamak gerekir.

es-Sabûr →el-Halîm →Sabır →

Esmâ ile Dua Etmek

Esmâ-ü Hüsnâ ile nasıl dua edilir?

Duaya önce Allah'a hamd ve Peygamberimize salavatla başlanır. Sonra isteğinize uygun bir isimle seslenirsiniz: şifa için "yâ Şâfî" yerine esmâda geçen eş-Şekûr, er-Rahîm gibi isimleri ya da Kur'an'daki şifa âyetlerini kullanabilirsiniz. Ardından ihtiyacınızı açıkça söyleyip yine salavatla bitirirsiniz. Önemli olan kalbin uyanık olmasıdır. Belirli bir kalıba uymak şart değildir; kendi dilinizle, kendi cümlelerinizle istemek de duadır.

Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →Dua Adabı Soruları →Esmâ-ü Hüsnâ Duası →

Her isteğe karşılık gelen bir isim var mı?

Kur'an'da Allah'a en güzel isimlerle dua edilmesi tavsiye edilir; isteğe uygun isimle seslenmek bu yüzden güzel görülmüştür. Rızık için er-Rezzâk, bağışlanma için el-Gafûr, sıkıntıdan çıkış için el-Fettâh akla gelir. Fakat "şu dilek için yalnız şu isim okunur" diye kesin bir liste dinde yoktur; bu tür çizelgeler sonradan oluşmuş tavsiyelerdir. Hangi isimle dua ederseniz edin, duanız Allah'a ulaşır.

el-Fettâh →el-Gafûr →Dua ve Zikir Soruları →

Esmâ zikri belirli sayıda mı yapılır?

Sahih hadislerde geçen bazı zikirler için sayı bildirilmiştir; mesela yüz defa tesbih ya da yüz defa kelime-i tevhid gibi. Ancak her ismin "şu kadar defa okunması" şeklindeki ayrıntılı sayı çizelgeleri dinin aslından değildir; tasavvuf geleneğinde ortaya çıkmış tavsiyelerdir. Bu sayıları kullanmak günah değildir, fakat farz gibi görülmemelidir. Az ama devamlı zikir, çok ama kesintili zikirden daha hayırlı sayılır.

Günde Yüz Defa Kelime-i Tevhid →Az da Olsa Devamlı Amel →Zikirmatik →

Esmâ zikri için abdest şart mı?

Zikir ve dua için abdest şart değildir. Allah her halde anılabilir; yürürken, iş başında, yatakta zikir yapılabilir. Hayızlı kadın da zikir ve dua edebilir. Bununla birlikte abdestli olmak zikre saygı ve hazırlık bakımından tavsiye edilir, kalbin toplanmasına yardımcı olur. Kur'an'dan âyet okunacaksa mushafa el sürmek için abdest gerekir; ezberden okumada durum farklıdır.

Abdest Nasıl Alınır →Abdest ve Gusül Soruları →Kadın ve İbadet Soruları →

Namazdan sonra esmâ okunur mu?

Namaz sonrası tesbihat, zikir için en bereketli vakitlerden sayılır. Yaygın uygulamada Âyetü'l-Kürsî, otuz üçer tesbih ve dualar okunur. Bunların ardından esmâdan dilediğiniz isimleri anmanız güzel bir ilâvedir. Belirli bir sıraya ya da sayıya bağlı kalmanız gerekmez. Vaktiniz azsa kısa tutun; önemli olan namazın hemen ardından kalbinizi birkaç dakika daha Allah'la baş başa bırakmaktır.

Namaz Tesbihatı →Tesbihat Aracı →Namaz Soruları →

Esmâ-ü Hüsnâ okurken Türkçe anlamını söylemek doğru olur mu?

Evet, hatta tavsiye edilir. Zikrin amacı dilin alışkanlığı değil kalbin uyanmasıdır. "Yâ Latîf" dedikten sonra içinizden "ey en ince işleri bilen, lütfu bol olan Rabbim" demeniz zikri derinleştirir. Arapça telaffuzu yanlış çıkarsa üzülmeyin; Allah niyeti bilir. Dileyen yalnız Türkçe anlamlarla da Rabbini anabilir. Önemli olan sözün manasını bilmek ve ona uygun bir hâl içinde olmaktır.

el-Latîf →Zikir (Sözlük) →Ezber Aracı →

Esmâ okumak için özel bir vakit var mı?

Her vakit zikir vakti sayılır; yasaklanmış bir zaman yoktur. Bununla birlikte seher vakti, ezanla kamet arası, cuma günü ve namazların ardından duanın kabulüne daha yakın vakitler olarak anılır. Gecenin son üçte birinde yapılan duanın önemine dair sahih rivayetler vardır. Siz de günün hangi saatinde daha sakin oluyorsanız o vakti seçin. Düzenli bir vakit belirlemek alışkanlığı kolaylaştırır.

Gecenin Son Üçte Birinde Dua →Ezan ile Kamet Arasında Dua →Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →

Dua ettim kabul olmadı, esmâyı yanlış mı okudum?

Duanın kabulü isminizi doğru söyleyip söylememenize bağlı değildir. Allah her duayı işitir; cevabı kimi zaman istediğimizi vermek, kimi zaman daha hayırlısını vermek, kimi zaman da zararlı olandan korumak şeklinde gelir. Peygamberimiz, acele etmeyen kişinin duasının karşılık bulacağını bildirmiştir. Dua etmeye devam edin; kabul edilmemiş gibi görünen duanın âhirete saklanmış olabileceği de söylenir.

Acele Etmeyenin Duası Kabul Olur →Ey Âdemoğlu Bana Dua Ettikçe →Dua Adabı Soruları →

İsm-i Azam Meselesi

İsm-i Azam nedir?

İsm-i Azam, "en büyük isim" demektir. Peygamberimizin, Allah'ın isimleri arasında kendisiyle dua edildiğinde duanın kabul edilmesine en yakın bir isim bulunduğunu bildirdiği rivayet edilir. Ancak bu ismin hangisi olduğu açıkça belirtilmemiştir. Bu yüzden âlimler arasında geniş bir görüş farkı vardır. Kesin bilgi olmadığı için "İsm-i Azam şudur" diyen iddialara temkinli yaklaşmak gerekir.

Esmâ-ü Hüsnâ →Dua ve Zikir Soruları →

İsm-i Azam'ın hangi isim olduğu biliniyor mu?

Hayır, kesin olarak bilinmiyor. Âlimler arasında görüş farkı vardır: bir kısmı "Allah" lafzının, bir kısmı "el-Hayy el-Kayyûm" ikilisinin, bir kısmı "lâ ilâhe illâ hû" ifadesinin, bir kısmı da Allah'ın kendi katında sakladığı bir isim olduğunu söylemiştir. Bazı âlimler ise İsm-i Azam'ın belirli bir kelime değil, kulun o andaki ihlâsı ve kalp hâli olduğunu belirtir. Bu belirsizlik bir eksiklik değildir; bütün isimlere saygı göstermeye yöneltir.

el-Hayy →Kelime-i Tevhid (Sözlük) →İman ve Akaid Soruları →

İsm-i Azam'ı bilen her istediğini elde eder mi?

Böyle bir anlayış yanlıştır. İsm-i Azam bir şifre ya da büyülü anahtar değildir. Dua, kulun Rabbine yönelmesidir; sonucu O'nun hikmetine bırakılır. Bir ismi bilmek kişiye Allah üzerinde hak doğurmaz. Ayrıca "bu isimle istediğin olur" diyerek para karşılığı bilgi ya da muska satan kişilere asla itibar edilmemelidir. Duanın şartı helâl kazanç, haksızlıktan uzak durmak ve samimiyettir.

Muska (Sözlük) →Hurafe (Sözlük) →Helal ve Haram Soruları →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı sayan cennete girer mi?

Bu müjde, Allah'ın doksan dokuz isminin bulunduğunu bildiren hadiste geçer. Hadiste kullanılan "saymak" kelimesini âlimlerin çoğu sadece ezberden okumak olarak anlamamıştır. Yaygın yorum şudur: isimleri bilmek, anlamını kavramak, gereğince inanmak ve yaşamak. Yani Rahmân'ı bilen merhametli olmaya çalışır, Adl'i bilen adaletten ayrılmaz. Sadece dille tekrar etmek, yaşamadan tek başına kastedilen mana değildir.

Allah'ın Doksan Dokuz İsmi →99 İsim ve Anlamları →

Belirli isimleri çok okuyarak dilek gerçekleştirilir mi?

Zikir ve dua elbette hayra vesiledir; fakat "şu ismi şu kadar okuyan şu neticeyi mutlaka alır" demek dinî bir hüküm değildir. Böyle garantili vaatler, insanı ibadetten çok sonuç beklemeye yöneltir. Dua ederken niyetiniz Allah'a yakınlık olmalı; dileğiniz de bu niyetin içinde yer almalıdır. İsteğiniz için çalışmayı, tedbir almayı ve helâl yolu da bırakmayın. Zikir tedbirin yerine geçmez, tedbirin bereketi olur.

Hurafe (Sözlük) →Tevekkül (Sözlük) →Dua ve Zikir Soruları →

Esmâ-ü Hüsnâ ile ebced hesabı yapmak doğru mu?

Ebced, harflere sayı değeri veren eski bir yazı sistemidir ve tarih boyunca edebiyatta, tarih düşürmede kullanılmıştır. Ancak esmâyı ebcedle hesaplayarak gelecek tahmini yapmak ya da kişiye "senin ismine şu esma düşer" demek dinin aslında yoktur. Gaybı bilmek yalnız Allah'a aittir. Bu tür hesapları eğlence ya da hüküm kaynağı olarak kullanmak, insanı falcılığa yaklaştırır; bu yüzden uzak durulması tavsiye edilir.

Ebced (Sözlük) →Fal (Sözlük) →Gayb (Sözlük) →

Esmâ-ü Hüsnâ levhasını evde bulundurmak caiz mi?

İsimlerin yazılı olduğu bir levhayı evde bulundurmak caizdir ve hüsnühat geleneğimizin güzel bir parçasıdır. Levhanın saygı gören bir yerde durması, yere yakın ya da kirlenebilecek bir konumda olmaması tavsiye edilir. Ancak levhanın kendisine koruyuculuk atfetmek, "bu levha eve bela girmesini engeller" diye inanmak doğru değildir. Koruyan Allah'tır; levha yalnız bir hatırlatıcıdır.

Hat (Sözlük) →Nazar (Sözlük) →Mağaza →

Esmâ ile şifa aranır mı?

Hastalıkta dua etmek, Kur'an okumak ve Allah'ın isimleriyle O'na yönelmek Peygamberimizin uygulamasıdır. Fâtiha ile rukye yapılması sahih rivayetlerde geçer. Fakat dua tedavinin yerine geçmez; hekime gitmek ve ilacı kullanmak da sünnete uygundur. Peygamberimiz hastalığa deva aramayı tavsiye etmiştir. Yani hem dua edin hem tedaviyi sürdürün. Size "ilacı bırak, sadece oku" diyen kişilere kesinlikle uymayın.

Şifa Duası →Fâtiha ile Rukye →Sağlık ve Tıp Soruları →

Esmâ ve Allah'ın Sıfatları

İsim ile sıfat arasındaki fark nedir?

Sıfat, Allah'ın bir niteliğini anlatır: ilim, kudret, irade gibi. İsim ise o niteliğin sahibini ifade eder: Alîm, Kadîr, Mürîd gibi. Yani "Allah'ın ilmi vardır" bir sıfat ifadesidir; "Allah Alîm'dir" ise isim ifadesidir. İkisi birbirine bağlıdır, çünkü her isim bir sıfata dayanır. Akaid kitaplarında sıfatlar ayrı bir bölümde, isimler ise esmâ başlığında ele alınır.

Sıfât-ı Sübûtiyye (Sözlük) →Akaid (Sözlük) →İman ve Akaid Soruları →

Allah'ın isimleri yaratılmış mıdır?

Ehl-i Sünnet inancına göre Allah'ın isim ve sıfatları zatıyla birlikte ezelîdir; sonradan ortaya çıkmış, yaratılmış şeyler değildir. Allah her zaman Alîm'di, Kadîr'di; bir vakit gelip de bu isimleri kazanmış değildir. İslam tarihinde bu konu üzerinde uzun tartışmalar yapılmıştır. Mesele incedir ve ayrıntısı kelâm ilminin alanına girer. Sıradan mümin için gerekli olan, isimlerin Allah'a yakışır şekilde anlaşılmasıdır.

Ehl-i Sünnet (Sözlük) →Kelâm (Sözlük) →Ehl-i Sünnet ve Mezhepler →

El-Mütekebbir ismi kibirle aynı şey mi?

Hayır. el-Mütekebbir, büyüklük yalnız kendisine yakışan, gerçekten yüce olan demektir. İnsandaki kibir ise hak etmediği bir büyüklüğü kendine yakıştırmaktır; bu yüzden kötü bir huydur. Allah için büyüklük hakikattir, insan için ise bir süslenmedir. Bu ismi öğrenen kişi, büyüklüğün sahibi belli olduğu için kendisinin küçüklüğünü hatırlar. Nitekim kibrin ağır bir günah sayıldığı rivayetlerde bildirilmiştir.

el-Mütekebbir →Kibir (Sözlük) →Kalbinde Zerre Kadar Kibir Olan →

Ed-Dârr ismi "zarar veren" demekse bu nasıl güzel bir isim olur?

ed-Dârr, zarar ve sıkıntının da ancak O'nun izniyle gerçekleştiğini anlatır; en-Nâfi ise fayda vereni ifade eder. İki isim birlikte okunur. Anlamı şudur: hayır da şer de O'nun kudreti dışında değildir, bu yüzden korkulacak ve sığınılacak tek kapı O'dur. Bu isim, başımıza gelenin başıboş olmadığını öğretir. Musibetin bir hikmeti olduğuna inanmak sabrı kolaylaştırır.

ed-Dârr →en-Nâfi →Kadere İman →

El-Kâbıd ve el-Bâsıt ne anlatır?

el-Kâbıd daraltan, tutan; el-Bâsıt ise genişleten, açan demektir. Bu ikili rızkın, ömrün ve gönül hâlinin daralıp genişlemesinin O'nun elinde olduğunu anlatır. Bolluk da darlık da bir imtihandır. Darlıkta sabır, bollukta şükür istenir. İnsan hayatının inişli çıkışlı oluşu bu iki ismin tecellisi olarak görülür. Bu bakış, darlığı ümitsizliğe, bolluğu da şımarıklığa çevirmekten korur.

el-Kâbıd →el-Bâsıt →Şükür →

El-Evvel ve el-Âhir isimleri ne demek?

el-Evvel, başlangıcı olmayan; el-Âhir, sonu olmayan demektir. Her şey O'nunla başlar, her şey O'na döner. ez-Zâhir varlığı apaçık olan, el-Bâtın ise akılla tam kavranamayacak kadar gizli olandır. Bu dört isim genellikle birlikte anılır ve Allah'ın zaman ile mekâna sığmadığını anlatır. İnsan aklı bu isimleri tam kuşatamaz; bu yüzden tefekkürde ölçüyü korumak gerekir.

el-Evvel →el-Âhir →Tefekkür (Sözlük) →

Allah'ın isimleri insanlar için kullanılabilir mi?

Bazı isimler yalnız Allah'a aittir; Allah, Rahmân, Hâlik, Kayyûm gibi. Bunlar insana verilmez. Bazı isimler ise anlamı sınırlı biçimde insan için de kullanılabilir: kerîm, rahîm, halîm, azîz gibi. Bu yüzden isim verirken başına "abd" getirilmesi gelenek olmuştur: Abdurrahman, Abdülkadir gibi. "Rahman" ya da "Kuddüs" diye tek başına çocuğa isim verilmesi uygun görülmez.

er-Rahmân →el-Kerîm →Aile ve Nikâh Soruları →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı düşünmek tefekkür sayılır mı?

Evet, esmâ üzerinde düşünmek tefekkürün en güzel yollarından biridir. Bir ismi alıp "bu isim hayatımda nerede görünüyor" diye düşünmek, hem ismi ezberlemeyi kolaylaştırır hem imanı canlandırır. Mesela er-Rezzâk ismini düşünürken sofranızdaki ekmeğin kaç kişinin emeğinden geçtiğini hatırlamak böyle bir tefekkürdür. Ancak Allah'ın zatının nasıl olduğunu hayal etmeye çalışmak doğru değildir; tefekkür O'nun eserleri üzerinde yapılır.

Tefekkür (Sözlük) →Kalp Amelleri Soruları →Allah'a İman →

İsimleri Öğrenmek ve Ezberlemek

Doksan dokuz ismi ezberlemek zor mu, nereden başlamalıyım?

Hepsini bir arada ezberlemeye çalışmak yorar. En kolay yol isimleri gruplara ayırmaktır: önce rahmetle ilgili olanlar, sonra yaratmayla ilgili olanlar, sonra güç ve adaletle ilgili olanlar. Her gün beş isim alıp anlamıyla birlikte öğrenmek üç haftada listeyi bitirir. Yeni isme geçmeden önceki günün isimlerini tekrar edin. Anlamını bilerek öğrenilen isim, ezberden çok daha kalıcı olur.

Ezber Aracı →99 İsim ve Anlamları →Esmâ-ü Hüsnâ →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı çocuğuma nasıl öğretirim?

Çocuklara liste vererek değil, hayattan örnekle öğretmek daha kalıcıdır. Yağmur yağarken er-Rezzâk'tan, bir hastalık geçince eş-Şâfî anlamındaki isimlerden, yeni doğan bir bebek görünce el-Hâlik'ten söz edebilirsiniz. Günde bir isim yeterlidir. Sonra o ismi akşam duasında birlikte söyleyin. Zorlamayın; ezberin baskıyla değil merakla kurulması esastır. Sekiz on yaşından sonra liste hâlinde ezber de eklenebilir.

Ezber Aracı →Eğitim ve İlim Soruları →Hepiniz Çobansınız →

İsimlerin sıralaması değişmez mi?

Doksan dokuzluk listenin sırası ilâhî bir tertip değildir; âlimlerin derlediği bir düzendir. Bu yüzden farklı kitap ve levhalarda sıra değişebilir, birkaç isim farklı olabilir. Kimi liste "Allah" lafzıyla başlar, kimi doğrudan er-Rahmân ile. Bu farklar bir hata sayılmaz. Ezber yaparken hangi listeyi seçtiyseniz sonuna kadar onunla devam etmeniz karışıklığı önler.

99 İsim ve Anlamları →Esmâ-ü Hüsnâ (Sözlük) →

Esmâyı yanlış telaffuz edersem günah olur mu?

Hayır. Elinden geldiğince doğru söylemeye çalışan kişi günahkâr olmaz. Peygamberimiz, Kur'an'ı zorlanarak okuyanın da ecir aldığını bildirmiştir. Aynı incelik zikir için de geçerlidir. Yine de telaffuzu düzeltmek güzeldir; bir isim okunurken anlamı bozacak bir değişiklik olmaması tercih edilir. Doğru okuyuşu bir hocadan ya da ses kaydından dinleyerek öğrenebilirsiniz.

Kur'an'ı Güzel Okuyan ve Zorlanarak Okuyan →Tecvid ve Mahreç Soruları →Mahreç (Sözlük) →

Esmâyı okumak için zikirmatik kullanmak uygun mu?

Uygundur. Tesbih tanesi, parmak boğumları ya da dijital bir sayaç, sayıyı takip etmeye yardımcı araçlardır. Bunların hiçbiri ibadetin kendisi değildir; yalnız bir kolaylıktır. Peygamberimizin parmaklarıyla saydığı rivayet edilir. Önemli olan sayıya kilitlenip kalbi boş bırakmamaktır. Sayaç kullanırken dilin söylediğini kalbin de söylemesine dikkat edin.

Zikirmatik →Tesbih (Sözlük) →İbadet Takibi →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı ezberlemek farz mı?

Hayır, farz değildir. Her Müslümanın bilmesi gereken temel bilgiler imanın şartları, İslam'ın şartları ve namaz gibi ibadetlerin usulüdür. Esmâyı ezberlemek ise çok sevaplı, fakat ezberlenmediğinde günah gerektirmeyen bir iştir. Yaşlılık, hafıza zayıflığı ya da başka bir sebeple ezberleyemeyen kişi üzülmesin. Anlamını bilerek birkaç ismi düzenli anmak, hepsini bilip hiç düşünmemekten hayırlıdır.

İmanın Şartları →İslam'ın Beş Şartı →Yeni Başlayanlar İçin Sorular →

Okuma yazma bilmeyen biri esmâyı nasıl öğrenir?

Dinleyerek öğrenmek en kolay yoldur. Bir yakınınızdan günde üç beş ismi anlamıyla birlikte okumasını isteyin, siz tekrar edin. Ses kayıtları da bu iş için elverişlidir. Camide verilen derslere katılmak hem öğrenmeyi hem hatırlamayı kolaylaştırır. Öğrenme hızınızı başkasıyla kıyaslamayın. Bir ismi bilip onunla dua eden kişi, Rabbini tanımaya çoktan başlamış sayılır.

Ezber Aracı →Cami Adabı Soruları →İlim Âlimlerin Ölümüyle Kalkar →

Esmâ-ü Hüsnâ ile ilgili kitap seçerken neye dikkat etmeliyim?

Güvenilir bir kitapta isimlerin anlamı Kur'an ve sahih hadise dayandırılır; kaynak gösterilir. Kesin vaat içeren ifadelerden kaçınılır. "Bu ismi şu kadar okuyan şu neticeyi alır" gibi garantili çizelgelerle dolu kitaplara temkinli yaklaşın. Diyanet İşleri Başkanlığı yayınları ve ilâhiyat alanında tanınmış yazarların eserleri başlangıç için güvenlidir. Emin olamadığınız bir bilgi için müftülüğe ya da Alo 190 hattına danışabilirsiniz.

Diyanet (Sözlük) →Meal ve Tefsir Soruları →Hadis ve Sünnet Soruları →

Yaygın Yanlışlar ve Hurafeler

Esmâ-ü Hüsnâ muska yaptırmak için kullanılır mı?

Allah'ın isimlerini yazıp üzerinde taşımanın hükmü âlimler arasında tartışılmıştır. Bir kısmı Kur'an âyeti ve esmâ içeren yazıların caiz olduğunu söylerken, çoğunluk bu yolun insanı yanlış inanca sürüklediğini belirtir. Kesin olan şudur: koruyucu gücün kâğıtta olduğuna inanmak doğru değildir. Ayrıca bu işi para kazanma yoluna çeviren kişilere yaklaşmamak gerekir. Korunmak için dua etmek, âyet okumak ve tedbir almak yeterlidir.

Muska (Sözlük) →Bismillâhillezî Korunma Duası →Helal ve Haram Soruları →

"Senin esman şudur" diyen kişilere inanmalı mıyım?

Hayır. İnsanın doğum tarihine, ismine ya da burcuna göre "sana düşen esma" belirlemek dinde yeri olmayan bir uygulamadır. Bu tür yönlendirmeler çoğu zaman para kazanmak için yapılır. Allah'ın bütün isimleri bütün kullara açıktır; hiç kimseye özel tahsis edilmiş bir isim yoktur. Dilediğiniz isimle, dilediğiniz zaman dua edebilirsiniz. Böyle bir ödeme talebiyle karşılaşırsanız uzaklaşmanız en doğrusudur.

Fal (Sözlük) →Hurafe (Sözlük) →Dua ve Zikir Soruları →

Esmâ zikriyle başkasına zarar vermek için dua edilir mi?

Allah'ın isimleri hayır için öğretilmiştir; birine kötülük gelmesi için kullanılması doğru değildir. Zulme uğrayan kişinin hakkını araması ve Allah'a sığınması meşrudur; ancak bu, kin besleyip beddua etmeyi alışkanlık hâline getirmekten ayrıdır. Peygamberimiz, haksızlığa uğrayanın duasının geri çevrilmeyeceğini bildirmiştir. En doğrusu hakkınızı hukuk yoluyla aramak, kalbinizi de kinden korumaktır.

Zulme Uğrayanın Duası →Kul Hakkı →Zulüm (Sözlük) →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı okumadan bir işe başlamamak doğru mu?

Her işe besmeleyle başlamak güzel bir sünnettir. Fakat "esmâyı okumadan işe başlarsam mutlaka ters gider" diye düşünmek, zikri bir şarta çevirmek olur. Bu da vesveseye kapı açar. Zikri sevdiğiniz için yapın, korktuğunuz için değil. Bir gün unutursanız telaşlanmayın; o işin hayırlı olması için niyetinizin temizliği esastır. Vesvese yerleşmişse bir süre okuma sayınızı azaltıp rahat bırakmak tavsiye edilir.

Besmele (Sözlük) →Vesvese Anında Okunacak Dua →İşe Başlarken Okunacak Dua →

Esmâyı rüyada görmek özel bir anlam taşır mı?

Rüyada Allah'ın isimlerini görmek ya da okumak güzel sayılır; genellikle hayra, huzura ve dua kabulüne işaret olarak yorumlanır. Ancak rüya bir hüküm kaynağı değildir. Rüyaya göre hayata yön vermek, bir karar almak ya da birine haber vermek doğru görülmez. Rüyayı güzel bir müjde olarak kabul edin, ardından amelinize bakın. Yorum arayacaksanız ehliyetli kişilere ve sağlıklı kaynaklara başvurun.

Rüya Tabiri Soruları →Rüya Görünce Okunacak Dua →İstihare (Sözlük) →

Esmâ-ü Hüsnâ yazılı eşyaları her yere götürmek uygun mu?

Allah'ın isimlerinin yazılı olduğu eşyaya saygı gösterilmesi beklenir. Bu yüzden böyle bir yazıyı tuvalet gibi yerlere götürmemek, yere atmamak ve kirlenmesine izin vermemek tavsiye edilir. Üzerinde esma yazılı bir kolye ya da kart taşıyacaksanız bu edebe dikkat etmeniz yeterlidir. Eskiyen ya da yıpranan böyle bir yazıyı çöpe atmak yerine ayrı tutup saygıyla ortadan kaldırmak âdet olmuştur.

Tuvalet Adabı ve Taharet →Edep (Sözlük) →Mağaza →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı toplu hâlde yüksek sesle okumak caiz mi?

Cemaat hâlinde zikir yapılmasının hükmü âlimler arasında tartışılmıştır. Çoğunluk, başkalarını rahatsız etmediği ve gösterişe dönüşmediği sürece bunu caiz görür. Ölçü şudur: sesin komşuyu, uyuyanı ya da namaz kılanı rahatsız etmemesi ve zikrin bir gösteri hâline gelmemesi. Tek başına sessizce yapılan zikrin daha ihlâslı olduğunu söyleyen âlimler de vardır. Kendi mizacınıza uygun olanı seçebilirsiniz.

Riya (Sözlük) →İhlâs (Sözlük) →Komşu Hakkı →

Esmâ okuyunca içim daralıyor, ne yapmalıyım?

Bu durum genellikle vesveseden ya da aşırı yüklenmekten kaynaklanır. Sayıyı tutturma kaygısı zikri yük hâline getirir. Çözüm, sayıyı azaltıp anlamı öne almaktır: günde yalnız bir isim, birkaç defa, anlamını düşünerek. Rahmân, Rahîm, Gaffâr gibi ümit veren isimlerle başlayın. Sıkıntı uzun süre devam ediyor ve günlük hayatınızı etkiliyorsa bir hekime başvurmanız da yerinde olur; ibadet ile sağlık birbirine engel değildir.

Vesvese (Sözlük) →Kalp Amelleri Soruları →Sağlık ve Tıp Soruları →

Günlük Hayatta Esmâ

Sıkıntılı günlerde hangi isimler okunur?

Darlık zamanında el-Fettâh (kapıları açan), el-Vekîl (kendisine güvenilen), el-Hayy el-Kayyûm ve el-Latîf isimleri sıkça anılır. Bunlar kesin bir reçete değil, anlamı sıkıntıya denk gelen isimlerdir. Dua ederken durumunuzu kendi cümlelerinizle anlatmanız da aynı değerdedir. Yanı sıra "hasbünallâhü ve ni'me'l-vekîl" gibi Kur'an'dan gelen ifadeler de tavsiye edilir.

el-Vekîl →Hasbünallah Duası →Keder ve Hüzün Duası →

Hastalıkta hangi isimlerle dua edilir?

Şifayı veren Allah'tır; bu sebeple er-Rahîm, el-Latîf, el-Kâfî anlamındaki isimler ve Kur'an'daki şifa âyetleri okunur. Peygamberimizin hastaya okuduğu kısa dualar da nakledilmiştir. Bu arada tedaviyi aksatmamak, ilacı düzenli kullanmak ve hekimin söylediğini yapmak gerekir. Dua tedaviyi destekler, yerine geçmez. Hasta ziyaretinin de büyük sevabı olduğu bildirilmiştir.

Şifa Duası →Hastaya Yedi Defa Okunacak Dua →Sağlık ve Tıp Soruları →

İş ve rızık darlığında ne okunur?

er-Rezzâk, el-Ganî, el-Muğnî ve el-Fettâh isimleri bu durumda sıkça anılır. Bunun yanında helâl kazanca sarılmak, iş aramayı sürdürmek ve borçtan kaçınmak da duanın parçasıdır. Peygamberimiz el emeğiyle kazanmayı övmüştür. Sadaka vermek de bereketin kapısı sayılır, az bile olsa. Faizli ve şüpheli yollara yönelmek, duanın bereketini götüren bir tercihtir.

el-Muğnî →Elinin Emeğiyle Kazanmak →Faiz, Kredi ve Sigorta Soruları →

Öfkelendiğimde hangi isim hatırlanır?

el-Halîm ve es-Sabûr isimleri öfke anında hatırlanacak isimlerdir; her ikisi de acele etmemeyi, yumuşaklığı anlatır. Peygamberimiz öfkelenen kişiye Allah'a sığınmayı, ayaktaysa oturmayı ve abdest almayı tavsiye etmiştir. Güçlü olmanın ölçüsünün öfkeye hâkim olmak olduğu da bildirilmiştir. İsmi anmakla birlikte bu basit tedbirleri uygulamak, pişman olacağınız sözleri söylemenizi engeller.

Öfkelenince Okunacak Dua →Güçlü Olan Öfkesine Hâkim Olandır →Ahlak ve Edep Soruları →

Günah işledikten sonra hangi isimlere sığınılır?

el-Gaffâr, et-Tevvâb, el-Afüvv ve er-Raûf isimleri tam bu hâl için öğretilmiştir. Hepsi affın genişliğini anlatır. Tövbenin usulü şudur: yaptığına pişman olmak, terk etmek, bir daha dönmemeye karar vermek ve kul hakkı varsa helâlleşmek. Seyyidü'l-istiğfar olarak bilinen dua bu niyetle okunur. Ne kadar tekrarlanmış olursa olsun tövbe kapısı kapanmaz; ümit kesmek doğru değildir.

el-Afüvv →Seyyidü'l-İstiğfar Duası →Tövbe ve Günah Soruları →

Şükrederken hangi isimler anılır?

el-Hamîd (övgüye lâyık olan), eş-Şekûr (az amele çok karşılık veren), el-Vehhâb (karşılıksız veren) ve el-Kerîm şükür hâline uygun isimlerdir. Bir nimet geldiğinde "elhamdülillah" demek şükrün en kısa yoludur. Şükrün ikinci yönü ise nimeti yerinde kullanmaktır: sağlığı ibadete, malı hayra, vakti faydalı işe harcamak. Şükredilen nimetin artacağı Kur'an'da bildirilir.

eş-Şekûr →Hamd (Sözlük) →Şükür Secdesi ve Duası →

Esmâ-ü Hüsnâ ile günlük bir vird oluşturabilir miyim?

Evet. Sabah ya da akşam için kendinize küçük bir düzen kurabilirsiniz: üç beş isim, her birini yedi ya da on bir defa, ardından kısa bir dua. Önemli olan tutabileceğiniz bir ölçü belirlemektir. Devamlı yapılan az amelin, aralıklı yapılan çok amelden hayırlı olduğu bildirilmiştir. Yorgun olduğunuz günlerde sayıyı azaltın, tamamen bırakmayın. İlerleyen zamanda artırabilirsiniz.

Vird (Sözlük) →İbadet Takibi →Az da Olsa Devamlı Amel →

Esmâ-ü Hüsnâ'yı ahlakımıza nasıl yansıtırız?

Her isim bir davranış dersi taşır. Allah'ın Rahmân olduğunu bilen merhametli olmaya çalışır; Settâr anlamında örtücü olduğunu bilen başkasının ayıbını yaymaz; Kerîm olduğunu bilen cömert olur; Adl olduğunu bilen kimseye haksızlık etmez. Esmâyı ahlaka dönüştürmenin yolu şudur: haftanın bir ismini seçip o hafta onu yaşamaya çalışmak. Böylece ezber bilgi olmaktan çıkar, karakterin parçası olur.

İslam Ahlakının Temelleri →En Hayırlınız Ahlakı En Güzel Olanınız →Ahlak ve Edep Soruları →

Esmâ-ü Hüsnâ hakkında daha fazlasını nereden okuyabilirim?

Sitemizde her ismin ayrı bir sayfası bulunur; anlamı, geçtiği yerler ve o isimle yapılan dualar orada yer alır. Doksan dokuz ismin tamamını bir arada görmek isterseniz rehber sayfasından faydalanabilirsiniz. Ezber için ezber aracı, zikir takibi için zikirmatik işinizi kolaylaştırır. Merak ettiğiniz bir noktada kesin hüküm gerekiyorsa bağlı bulunduğunuz müftülüğe ya da Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışın.

Esmâ-ü Hüsnâ →99 İsim ve Anlamları →Dua ve Zikir Soruları →

İlgili sayfalar

Dua ve Zikir altındaki diğer başlıklar

← Dua ve Zikir ana sayfası

Tüm SSS ana başlıkları