Kur'an Okuma ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Kur'an okuma adabı, tecvid, hatim, cüz takibi, ezber ve hafızlık, meal ile tefsir okuma ve özel durumlar hakkında en çok sorulan 80 soru ve sade cevapları.
Bu sayfa, Kur'an-ı Kerim okumakla ilgili en sık sorulan soruları bir arada topluyor. Okumaya yeni başlayanların merak ettiği temel konulardan başlıyor; abdest, kıble, oturuş gibi adap meselelerine, tecvid ve harf çıkışına, hatim ile cüz takibine, ezber ve hafızlığa, meal ile tefsir okumaya kadar uzanıyor. Hastalık, yolculuk ve kadınlara özel hâller gibi durumlarda ne yapılacağı da ayrı bir başlıkta ele alınıyor.
Cevaplar Diyanet İlmihali çizgisinde, Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlandı; gerektiğinde Şâfiî mezhebindeki fark da belirtildi. Üzerinde görüş farkı bulunan konularda tek bir hüküm dayatılmadı, âlimlerin farklı yaklaşımları kısaca anlatıldı. Kendi durumunuza özel kesin bir hüküm gerekiyorsa en doğrusu il veya ilçe müftülüğüne, ya da Diyanet'in Alo 190 hattına danışmanızdır. Dil sade tutuldu; her cevabın altında konuyu daha ayrıntılı anlatan sayfalara bağlantı bulacaksınız.
80 soru ve cevap · 10 başlık
Kur'an-ı Kerim Nedir? Temel Bilgiler
Kur'an-ı Kerim nedir, kaç sure ve kaç cüzden oluşur?
Kur'an-ı Kerim, Allah tarafından Hz. Muhammed'e yirmi üç yıl boyunca vahiy yoluyla indirilen ve bugüne harfi harfine korunarak gelen ilahi kitaptır. 114 sureden oluşur. Okuma kolaylığı için eşit uzunlukta 30 cüze, cüzler de genellikle yirmi sayfaya bölünmüştür. İlk suresi Fâtiha, son suresi Nâs'tır. En uzun sure Bakara, en kısa sure Kevser'dir. Kur'an sadece okunmak için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için indirilmiştir; bu yüzden okumayla birlikte mealine bakmak da tavsiye edilir.
Kur'an okumanın sevabı ve faydası nedir?
Kur'an okumak, ibadetlerin en faziletlilerinden biri kabul edilir. Peygamberimiz, Kur'an'ı okuyanın kıyamet gününde kendisine şefaatçi olacağını bildirmiştir. Okunan her harfin karşılığında sevap verildiği de rivayet edilmiştir. Bunun yanında Kur'an okumak kalbe huzur verir, kişiyi kötülükten uzaklaştırır ve dinini kaynağından öğrenmesini sağlar. Anlamadan okumak da sevaptır; fakat en güzeli okuduğunu anlamaya çalışmaktır. Günde bir sayfa bile olsa düzenli okumak, ara ara çok okumaktan daha faydalıdır.
Kur'an okuyun, şefaatçi olarak gelir →Kur'an okuyan mümin turunç gibidir →
Ayet ne demek, sure ile arasındaki fark nedir?
Ayet, Kur'an'ın birbirinden durak işaretiyle ayrılan en küçük anlamlı bölümüdür. Sure ise ayetlerin bir araya gelmesiyle oluşan, başı ve sonu belli olan bölümdür. Yani sure ayetlerden oluşur. Bakara suresi 286 ayetle en uzun, Kevser suresi üç ayetle en kısa suredir. Ayet sonlarındaki yuvarlak işaretler durakları, üstündeki harfler ise nerede durulup nerede geçilebileceğini gösterir.
Mushaf ne anlama gelir?
Mushaf, Kur'an ayetlerinin iki kapak arasında kitap hâline getirilmiş hâline denir. Vahiy indiği sırada ayetler sahabe tarafından hem ezberlenmiş hem de deri, tahta gibi malzemelere yazılmıştı. Hz. Ebû Bekir döneminde bu yazılar bir araya toplandı, Hz. Osman döneminde çoğaltılarak çeşitli şehirlere gönderildi. Bugün elimizdeki Kur'an nüshaları işte bu Mushaf'ın aynısıdır. Günlük konuşmada "Kur'an" ve "Mushaf" çoğu zaman aynı anlamda kullanılır.
Vahiy nasıl gelmiştir, ilk inen ayetler hangileridir?
Vahiy, Allah'ın buyruklarını peygamberine ulaştırmasıdır. Kur'an, Cebrail aracılığıyla yirmi üç yıl boyunca parça parça indirilmiştir. İlk inen ayetler, Alak suresinin "Yaratan Rabbinin adıyla oku" diye başlayan baş kısmıdır; bu ayetler Hz. Peygamber'e Mekke yakınındaki Nûr dağındaki Hira mağarasında gelmiştir. Ayetlerin parça parça inmesi, hem ezberlenmesini hem de müminlerin karşılaştığı durumlara doğrudan cevap verilmesini kolaylaştırmıştır.
Kur'an bugüne kadar değişmeden gelmiş midir?
Evet. Kur'an'ın korunması iki yolla sağlanmıştır: ezber ve yazı. İndiği günden itibaren binlerce kişi onu baştan sona ezberlemiş, aynı zamanda yazıya geçirilmiştir. Hz. Osman döneminde çoğaltılan nüshalar farklı şehirlere gönderilmiş; bugün dünyanın her yerinde basılan Mushaflar harf harf aynıdır. Hâlen her nesilde yüz binlerce hafız bulunması, metnin korunmasının canlı bir göstergesidir.
Sureler neden Mekkî ve Medenî diye ayrılır?
Hicretten önce Mekke döneminde inen sure ve ayetlere Mekkî, hicretten sonra Medine döneminde inenlere Medenî denir. Mekkî sureler genellikle kısadır; iman, ahiret, tevhid ve ahlak konularını işler. Medenî sureler daha uzundur; namaz, oruç, zekât, aile ve toplum hayatı gibi hükümlere ağırlık verir. Bu ayrım, bir ayetin hangi şartlarda indiğini anlamaya yardımcı olduğu için tefsirde önemlidir.
Kur'an okumaya hangi yaşta başlanabilir?
Her yaşta başlanabilir; bunun bir üst sınırı yoktur. Çocuklar genellikle okula başlama yaşlarında harfleri tanımaya başlar. Yetişkinlikte, hatta ileri yaşta başlayanlar da çoktur ve bunda utanılacak hiçbir şey yoktur. Peygamberimiz, Kur'an'ı zorlanarak okuyan kişinin de ecir aldığını bildirmiştir. Önemli olan başlamak ve küçük hedeflerle devam etmektir: önce harfler, sonra kısa sureler, ardından sayfa okumaya geçilir. Camilerde ve müftülüklerde her yaş için ücretsiz Kur'an kursları açılır.
Kur'an-ı güzel okuyan ve zorlanarak okuyan →Yeni Başlayanlar SSS →
Kur'an Okumanın Adabı
Kur'an okumak için abdest almak şart mıdır?
Mushafa elle dokunarak okumak için abdestli olmak gerekir; âlimlerin büyük çoğunluğu bu konuda aynı görüştedir. Buna karşılık ezberden okumak, dinlemek veya Mushafa dokunmadan ekrandan takip etmek için abdest şart değildir. Abdestsiz okumak isteyen kişi sayfalara doğrudan dokunmamak için bir kalem ya da kılıf kullanabilir. Yine de hem edep hem huzur açısından abdestli okumak her zaman daha güzeldir.
Kur'an okumaya başlarken ne söylenir?
Okumaya başlarken önce eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm denir; buna istiâze denir. Ardından bismillâhirrahmânirrahîm yani besmele okunur. Tevbe suresinin başında besmele bulunmadığı için, sadece o sureye başlarken istiâze ile yetinilir; surenin ortasından başlanıyorsa besmele de çekilir. Okuma bitince "Allah doğru söyledi" anlamında sadakallâhü'l-azîm demek yaygın bir âdettir, güzel bir davranıştır ama farz değildir.
Kur'an okurken nasıl oturmak gerekir?
Belirli bir oturuş şekli farz değildir; ama edebe uygun olması istenir. Çoğunlukla kıbleye dönük, dizlerin üstünde veya bağdaş kurarak oturulur. Mushaf yere konmaz; rahle, sehpa veya kucakta temiz bir bez üzerinde tutulur. Yatarak ya da uzanarak okumak caizdir, bir günah yoktur; fakat tam bir saygı hâli sayılmadığı için mümkünse oturmak tercih edilir. Hastalık, yaşlılık ve bel ağrısı gibi durumlarda kişi en rahat edeceği şekilde okur.
Kur'an okurken kıbleye dönmek zorunlu mu?
Zorunlu değildir, sünnet ve âdaptan sayılır. Kıbleye dönmek okumaya ayrı bir ciddiyet kazandırdığı için tavsiye edilmiştir. Araçta, iş yerinde ya da yönün belirlenemediği bir yerde okumak isteyen kişi kıbleyi düşünmeden okuyabilir; okuması tam sevap alır. Kıble yönünü merak ediyorsanız sitedeki kıble bulucu aracından bulunduğunuz konuma göre bakabilirsiniz.
Yüksek sesle mi yoksa sessiz mi okumak daha iyidir?
İkisi de güzeldir, duruma göre değişir. Yalnızken sesli okumak dikkati toplar, harflerin doğru çıkmasını sağlar ve kulağın okumayı denetlemesine yardımcı olur. Başkalarının bulunduğu, uyuyanların olduğu ya da namaz kılanların rahatsız olabileceği yerlerde ise sessiz veya kısık sesle okumak daha uygundur. Gösteriş niyeti karışıyorsa sessiz okumak daha güvenlidir. Camide yüksek sesle okuyup namaz kılanların huzurunu bozmak mekruh sayılır.
Kur'an okurken ağlamak veya duygulanmak doğru mu?
Doğrudur ve övülen bir hâldir. Kur'an'da, ayetler okunduğunda inananların kalplerinin ürperdiği ve gözlerinin yaşardığı anlatılır. Bu yüzden okurken ya da dinlerken duygulanmak, ağlamak samimiyet alametidir. Ancak zorla ağlamaya çalışmak ya da başkası görsün diye sesli hıçkırmak uygun değildir. Önemli olan kalbin okunandan etkilenmesidir; bu bazı günler olur, bazı günler olmaz, ikisi de normaldir.
Kur'an okunurken dinleyenler ne yapmalı?
Kur'an okunurken susup dikkatle dinlemek emredilmiştir. Bu yüzden camide imam Kur'an okurken, radyoda ya da telefonda bir kıraat çalarken konuşmamak, sohbeti kesmek edebe uygundur. Eğer dinleyemeyecek durumdaysanız, kaydı kapatmak Kur'an'ı arka plan sesi hâline getirmekten daha saygılıdır. Toplulukta biri okuyor, diğerleri dinliyorsa dinleyenler de okuyan gibi sevap alır.
Kur'an'ı eski ya da yırtılmış bir Mushaf ne yapılır?
Yıpranmış Mushaf çöpe atılmaz. Yapılabilecekler şunlardır: temiz bir beze sarıp onarılmak üzere bir ciltçiye vermek, müftülüklerin veya camilerin bu iş için topladığı kutulara bırakmak, ya da okunamayacak durumdaysa yetkililerin usulüne uygun biçimde imha etmesine teslim etmek. Halk arasında toprağa gömmek ya da akarsuya bırakmak da yapılır; ancak en doğrusu müftülüğe danışıp onların yönlendirmesine uymaktır.
Okumaya Yeni Başlayanlar
Kur'an okumayı sıfırdan nasıl öğrenirim?
Sıra şöyledir: önce harfleri tanımak, sonra harekeleri yani üstün, esre ve ötreyi öğrenmek, ardından harfleri birleştirip hece okumak, en sonunda kelime ve ayet okumaya geçmek. Bu yol genellikle elifbâ kitabıyla izlenir. En hızlı öğrenme yolu bir hocadan dinleyerek tekrar etmektir; çünkü harf çıkışları ancak kulakla düzelir. Camilerdeki ve müftülüklerdeki Kur'an kursları ücretsizdir ve her yaş grubuna açıktır.
İleri yaşta Kur'an öğrenmek mümkün mü?
Mümkündür; müftülük kurslarının önemli bir bölümünü altmış yaş üstü öğrenciler oluşturur. İlerleyen yaşta öğrenme daha yavaş olabilir, bu normaldir. Günde on beş dakika düzenli çalışmak, haftada bir kez uzun süre çalışmaktan çok daha verimlidir. Gözler zorlanıyorsa büyük puntolu Mushaf veya ekran yakınlaştırma kullanılabilir. Zorlanarak okuyanın ecrinin eksilmediği, hatta çabası sebebiyle ayrı bir karşılık aldığı bildirilmiştir.
Kur'an-ı güzel okuyan ve zorlanarak okuyan →Kolaylaştırın, zorlaştırmayın →
Önce hangi sureleri öğrenmek gerekir?
Namazda sürekli kullanıldığı için önce Fâtiha suresi öğrenilir. Ardından namazın oturuşlarında okunan dualar ve kısa sureler gelir: İhlâs, Felak, Nâs, Kevser, Fil, Asr gibi. Bu kadarı bile namaz kılmaya yeter. Sonrasında Âyetü'l-Kürsî, Yâsîn ve Mülk gibi daha uzun bölümlere geçilir. Sitedeki ezber aracı kısa sureleri parça parça tekrar ederek öğrenmeniz için hazırlanmıştır.
Harfleri karıştırıyorum, nasıl ayırt ederim?
En çok karıştırılan harfler birbirine benzeyen gövdelere sahip olanlardır; aradaki fark nokta sayısı ve yerinde olur. Çözüm, harfleri tek tek değil ikili gruplar hâlinde karşılaştırarak çalışmaktır. Ayrıca her harfi sesli söyleyerek yazmak, elin ve kulağın birlikte öğrenmesini sağlar. Günde beş harf gibi küçük bir hedef koyun ve her gün önceki harfleri de tekrarlayın. Bir hocaya ya da kursa haftada bir okumanız, yanlış alışkanlıkların yerleşmesini önler.
Kur'an'ı Latin harfleriyle yazılmış hâlinden okumak olur mu?
Geçici bir basamak olarak kullanılabilir, fakat kalıcı bir çözüm değildir. Latin alfabesi Arapça'daki birçok sesi karşılamadığı için okuma bozulur, bazı kelimelerin anlamı değişebilir. Bu yüzden âlimler, Latin harfleriyle okumanın namaz dışında geçici olarak yardımcı olabileceğini, ama asıl hedefin Arap harflerini öğrenmek olduğunu söyler. Namazda okunacak sureleri mutlaka doğru telaffuzla, bir hocadan dinleyerek öğrenmek gerekir.
Kur'an okumayı bilmiyorum, namazımı nasıl kılarım?
Namaz için Fâtiha ve kısa bir sure bilmek yeterlidir. Henüz onları da öğrenmediyseniz, öğrenene kadar bildiğiniz tesbihleri ve zikirleri okuyarak namazınızı kılmaya devam edin; namazı bırakmak çözüm değildir. Bu geçici durumda kişi sübhânallâh, elhamdülillâh gibi zikirleri söyleyerek kıyamı tamamlar. Bu arada en kısa sürede Fâtiha'yı öğrenmek için gayret etmek gerekir. Kendi durumunuz için müftülüğe danışabilirsiniz.
Günde ne kadar Kur'an okumak gerekir?
Belirli bir miktar farz kılınmamıştır. Önemli olan düzenli olmaktır. Birçok âlim, günde bir sayfadan başlamayı ve bunu hiç aksatmamayı tavsiye eder. Zamanı olanlar günde bir cüz okuyarak ayda bir hatim indirebilir. Peygamberimizin, az da olsa devamlı yapılan ameli sevdiği bildirilmiştir. Bir gün okuyup bir hafta bırakmak yerine, her gün beş dakika ayırmak çok daha bereketlidir.
Okumayı sürdürmek için nasıl düzen kurabilirim?
Üç şey çok işe yarar. Birincisi sabit bir vakit seçmek: sabah namazının ardından ya da yatmadan önce gibi. İkincisi küçük hedef koymak: bir sayfa veya beş dakika. Üçüncüsü takip etmek: okuduğunuz günleri işaretlemek motivasyonu güçlendirir. Sitedeki ibadet takibi aracıyla günlük okumanızı işaretleyebilir, hatim aracıyla bir gruba katılarak cüz paylaşabilirsiniz. Kaçırdığınız bir günde kendinizi suçlamayın, ertesi gün kaldığınız yerden devam edin.
Tecvid ve Doğru Okuma
Tecvid nedir, öğrenmesi farz mı?
Tecvid, Kur'an harflerinin hakkını vererek, çıkış yerlerine ve uzatma ölçülerine uygun okunmasını sağlayan ilmin adıdır. Âlimler, harfleri anlamı bozacak şekilde yanlış okumaktan sakınacak kadar tecvid bilmenin gerekli, ince kurallarının tamamını öğrenmenin ise fazilet olduğunu söyler. Yani kimse tecvid bilmediği için okumayı bırakmamalı; ama öğrenmek için de çaba göstermelidir. Tecvid kitaptan çok dinleyerek öğrenilir.
Yanlış okursam günaha girer miyim?
Öğrenmeye çalışırken yapılan hatalar günah değildir; aksine çaba sevaptır. Günah sayılacak durum, bilerek ve aldırmadan yanlış okumaya devam etmek ya da öğrenme imkânı varken hiç uğraşmamaktır. Anlamı tamamen değiştiren ağır yanlışlar namazda sorun oluşturabilir; bu yüzden namazda okuduğunuz sureleri bir hocaya dinletmek iyi olur. Kendi okuyuşunuzdan emin değilseniz en kısa yol, bir Kur'an kursunda bir kez okuyup dinletmektir.
Hızlı okumak mı, yavaş okumak mı daha iyi?
Kur'an'da "ağır ağır, tane tane oku" buyrulmuştur. Bu yüzden harfleri yuvarlamayan, duraklarına dikkat eden ölçülü bir okuyuş tercih edilir. Hızlı okumak başlı başına yasak değildir; ancak harfler yutuluyorsa, uzatmalar kısalıyorsa o hız zararlıdır. Ölçü şudur: dinleyen biri harfleri ayırt edebiliyorsa hız uygundur. Çok sayfa okumak için acele etmek yerine, az ama düzgün okumak daha değerlidir.
Makamla okumak caiz mi?
Kur'an'ı güzel sesle ve ahenkle okumak teşvik edilmiştir. Bu yüzden makam kullanmak caizdir. Sınır şudur: makam uğruna harfler bozulmamalı, uzatmalar yerinden oynamamalı, şarkı söyler gibi bir hâl alınmamalıdır. Kuralı şöyle özetlerler: tecvid makama değil, makam tecvide uyar. Gösteriş ve beğenilme niyeti karışmamasına da dikkat etmek gerekir.
Durak işaretleri ne anlama gelir?
Mushaf sayfalarında ayet sonlarında ve ayet içlerinde küçük harfler görürsünüz; bunlar nerede durulacağını gösterir. Bazıları durmanın gerekli olduğunu, bazıları durmanın caiz olduğunu, bazıları ise geçmenin daha uygun olduğunu bildirir. Yanlış yerde durmak anlamı bozabileceği için bu işaretler önemlidir. İşaretlerin tam listesi Mushafların son sayfalarında bulunur; bir hocadan birkaç örnek üzerinde dinlemek öğrenmeyi kolaylaştırır.
Nefesim yetmiyor, ayetin ortasında durabilir miyim?
Durabilirsiniz. Nefes yetmediğinde durmak caizdir; önemli olan anlamı bozmayacak bir yerde durup, durduğunuz kelimeden veya bir önceki uygun kelimeden tekrar başlamaktır. Bunu yapmak için nefes alınan yerden sonra kelimeyi baştan tekrar etmek güzel bir usuldür. Cümlenin anlamını ters çevirecek bir yerde durulduysa, nefes alıp o cümleyi başından okumak en güvenli yoldur.
Secde ayeti okununca ne yapmak gerekir?
Kur'an'da on dört yerde secde ayeti bulunur. Bu ayetleri okuyan veya işiten kişinin bir secde yapması gerekir; buna tilâvet secdesi denir. Abdestli olarak kıbleye dönülür, tekbir alıp secdeye varılır, secdede tesbih söylenir ve tekbirle doğrulunur. Rükû ve selam yoktur. Hemen yapılması gerekmez, sonradan da yapılabilir; fakat geciktirmemek daha güzeldir.
Kıraat farklılıkları Kur'an'da çelişki midir?
Hayır. Kıraat farklılıkları, aynı metnin Peygamberimizden gelen farklı okuma biçimlerine dayanır ve çoğu uzatma, harekeleme ya da telaffuz düzeyindedir. Anlamda birbirini tamamlayıcı küçük zenginlikler oluşturur, birbirini yalanlayan bir durum ortaya çıkarmaz. Türkiye'de Âsım kıraatinin Hafs rivayeti okunur; dünyanın büyük bölümünde basılan Mushaflar da bu rivayete göredir. Konunun ayrıntısı uzmanlık gerektirir; merak edenler müftülüklerin yayınlarına başvurabilir.
Hatim, Cüz ve Düzenli Okuma
Hatim ne demektir, nasıl indirilir?
Hatim, Kur'an'ı baştan sona bir kez okuyup bitirmektir. Mushaf otuz cüze bölündüğü için günde bir cüz okuyan kişi bir ayda hatim indirir. Günde bir sayfa okuyana yaklaşık yirmi ayda, günde beş sayfa okuyana dört ayda bir hatim düşer. Hatim için belirli bir tören veya şart yoktur; bitiminde dua etmek âdettir. Sitedeki hatim aracıyla cüzleri bir grup arasında paylaşıp birlikte hatim indirebilirsiniz.
Grup hatmi nasıl yapılır, sevabı paylaşılır mı?
Grup hatminde otuz cüz kişiler arasında bölüştürülür; her kişi kendi cüzünü okur ve topluca bir hatim tamamlanmış olur. Bu uygulama caizdir ve yaygındır. Sevap bölünmez: herkes okuduğu kadarının tam karşılığını alır, ayrıca hayra vesile olmanın sevabı da vardır. Hatmin sonunda yapılan dua, bir araya gelmeyi ve devamlılığı güçlendirdiği için faydalıdır.
Vefat etmiş birine hatim okunur mu, sevabı ulaşır mı?
Hanefî âlimlerin çoğunluğuna göre okunan Kur'an'ın sevabı niyet edilen ölüye ulaşır; bu yüzden ölüler için hatim indirmek, Yâsîn okumak ve dua etmek Türkiye'de yaygın bir uygulamadır. Bazı âlimler bu konuda daha ihtiyatlı davranır. Üzerinde görüş farkı bulunan bir meseledir. Her hâlükârda vefat edene en kesin fayda, onun adına yapılan dua ve sadakadır. Kesin hüküm için müftülüğe danışabilirsiniz.
Ölüm ve Cenaze SSS →Yâsîn Suresi →Sadaka ve Sadaka-i Câriye →
Hatim okurken para almak caiz mi?
İbadetin kendisi karşılığında ücret almak âlimlerin çoğunluğuna göre uygun görülmemiştir. Ancak hocanın emeği, yol ve zaman masrafı için verilen hediye başka bir konudur. Pazarlık yapılarak "şu kadar paraya şu kadar hatim" şeklinde yapılan anlaşmalar hoş karşılanmaz. Bu mesele üzerinde âlimler arasında görüş farkı vardır; kendi durumunuz için müftülüğe ya da Alo 190 hattına danışmanız en doğrusudur.
Ramazanda hatim indirmenin özel bir yeri var mı?
Vardır. Kur'an Ramazan ayında indirilmeye başlandığı için bu ayda okumaya ayrı bir önem verilir. Peygamberimizin Ramazan gecelerinde Cebrail ile Kur'an'ı karşılıklı okuduğu bildirilmiştir. Teravih namazlarında hatim indiren camiler bu geleneği sürdürür. Ramazanda günde bir cüz okuyan kişi ay sonunda hatmi tamamlar. Son on günde ibadeti artırmak ve Kadir gecesini ihya etmek de bu ayın özelliklerindendir.
Teravih Namazı →Oruç ve Ramazan SSS →Son on günde geceyi ihya →
Cuma günü Kehf suresi okumak sünnet mi?
Cuma günü Kehf suresini okumanın faziletine dair rivayetler vardır ve bu okuma İslam coğrafyasında yaygın bir sünnet uygulaması olarak sürmüştür. Zorunlu değildir; okuyan sevap umar, okumayana bir sorumluluk gelmez. Vakti olmayan kişi surenin ilk on ayetini okuyabilir. Cuma gününün diğer âdâbı arasında temizlenmek, güzel koku kullanmak, erken camiye gitmek ve salavat okumak yer alır.
Her gün okunması tavsiye edilen sureler hangileridir?
Yaygın tavsiyeler şöyledir: sabah ve akşam Felak ile Nâs surelerini okumak, yatmadan önce Âyetü'l-Kürsî ve Mülk suresini okumak, gün içinde İhlâs suresini tekrarlamak. Cuma günleri Kehf, akşamları Yâsîn okuyanlar da çoktur. Bunların hiçbiri farz değildir; alışkanlık hâline getirilmesi tavsiye edilen güzel amellerdir. Kendi gününüze uygun kısa bir program yapıp ona sadık kalmak en iyisidir.
Kaç günde bir hatim indirmek uygun olur?
Bunun bir ölçüsü yoktur; kişinin imkânına bağlıdır. Çok hızlı okuyup anlamadan bitirmek yerine, okuduğunu hazmedecek bir tempoyu seçmek daha değerlidir. Selef âlimlerinin bir kısmı ayda bir, bir kısmı haftada bir hatim indirmiştir. Üç günden kısa sürede hatim indirmenin okuyuş kalitesini düşürdüğü için uygun görülmediği de söylenmiştir. Sizin için sürdürülebilir olan tempo en doğrusudur.
Ezber ve Hafızlık
Kur'an ezberlemek farz mı?
Kur'an'ın tamamını ezberlemek farz değildir; faziletli bir amel sayılır. Farz olan, namazda okuyacak kadarını yani Fâtiha ile kısa bir sureyi bilmektir. Ümmet içinde bir kısım insanın Kur'an'ı tamamen ezberlemesi ise topluluk olarak yerine getirilmesi gereken bir görev kabul edilmiştir; Türkiye'de hafızlık kurslarıyla bu süregelmektedir. Ezber yapamayan kişi, Mushaf'tan okumakla aynı sevabı alır.
Sure ezberlemenin en kolay yolu nedir?
Üç adım iyi sonuç verir. Birincisi dinlemek: ezberlenecek bölümü birkaç gün boyunca aynı okuyucudan dinleyin. İkincisi parçalamak: ayeti üçe beşe bölüp her parçayı onlarca kez tekrar edin. Üçüncüsü bağlamak: yeni parçayı önceki parçayla birleştirerek okuyun. Ezberi namazda kullanmak kalıcılığı çok artırır. Sitedeki ezber aracı tam olarak bu parçalayarak tekrar yöntemine göre çalışır.
Ezberlediğim sureleri unutuyorum, günah mı?
Unutmak insanın yapısında vardır ve kendiliğinden günah değildir. Kınanan durum, ezberlediğini tamamen ihmal edip bir daha hiç dönüp bakmamaktır. Çözüm basittir: her gün bildiklerinizden bir sureyi tekrar etmek. Namazda farklı sureler okumak da en etkili tekrar yöntemidir. Ezberi yenileyemiyorsanız üzülmek yerine Mushaf'tan okumaya devam edin; okumanın sevabı eksilmez.
Hafızlık kaç yılda tamamlanır?
Yaşa, çalışma düzenine ve programa göre değişir. Tam zamanlı kurslarda genellikle iki ila üç yılda tamamlanır; haftada birkaç gün çalışanlarda bu süre uzar. Hafızlık sadece ezberlemek değil, ezberi korumak ve pekiştirmektir; bu yüzden bitirdikten sonra da günlük tekrar sürdürülür. Hafızlık için il müftülüklerinin açtığı kurslara başvurulabilir, yaş ve başvuru şartları her yıl ilan edilir.
Çocuğuma Kur'an ezberletirken nasıl davranmalıyım?
Zorlamadan, oyuna ve övgüye yer bırakarak ilerlemek en iyi sonucu verir. Peygamberimiz, din öğretiminde kolaylaştırmayı ve müjdelemeyi emretmiştir. Çocuğun yaşına göre günde beş on dakika yeterlidir. Kısa surelerle başlanır, başarılar kutlanır, yanlışlar sert biçimde düzeltilmez. Ezberi namazda ya da aile içinde okuma şeklinde kullanmak çocuğu motive eder. Bir çocuğun Kur'an'dan soğumasına yol açacak bir baskıdan özellikle kaçınmak gerekir.
Ezberi hangi vakitte yapmak daha verimli?
Çoğu kişi için sabah namazı sonrası en verimli vakittir; zihin dinlenmiş, ortam sessizdir. Yeni ezber sabah, tekrar ise gün içinde ya da akşam yapılabilir. Uykudan önce okunan bölümün akılda daha iyi kaldığını söyleyenler de vardır. Önemli olan her gün aynı saatte çalışmaktır; sabit saat alışkanlığı güçlendirir. Kendi gününüzü bir hafta deneyerek hangi vaktin size uyduğunu görebilirsiniz.
Meal ezberlemek de sevap mıdır?
Kur'an'ın anlamını öğrenmek ve ezberlemek değerli bir ilim çalışmasıdır, sevaptır. Ancak bu, Arapça metnin ezberi yerine geçmez; namazda meal okunmaz. İkisi birbirini tamamlar: metni ezberlemek ibadet, anlamını bilmek ise onu yaşamanın yoludur. Pek çok kişi ezberlediği surenin mealini de öğrenerek okurken ne söylediğini anlamaktan büyük fayda görür.
Hafız olan kişinin ailesine şefaat edeceği doğru mu?
Kur'an'ı okuyan ve onunla amel eden kişinin ailesi için şefaatçi olacağına dair rivayetler nakledilmiştir. Bu rivayetlerin bir kısmının sıhhati konusunda âlimler arasında görüş farkı vardır. Asıl olan şudur: Kur'an'ı ezberlemek tek başına yeterli bir güvence değildir; onunla amel etmek, helale harama dikkat etmek ve ahlakını Kur'an'a göre düzeltmek esastır. Ezberi bir üstünlük vesilesi gibi görmekten sakınmak gerekir.
Şefaat Nedir →Hadis ve Sünnet SSS →İslam Ahlakının Temelleri →
Meal, Tefsir ve Anlama
Meal ile tefsir arasındaki fark nedir?
Meal, bir ayetin anlamının başka bir dile yaklaşık olarak aktarılmasıdır; "çeviri" demek yerine meal denmesinin sebebi, Kur'an'ın tam karşılığının başka bir dile aktarılamayacağının kabul edilmesidir. Tefsir ise ayetin indiği ortamı, diğer ayetlerle ilişkisini, hadisleri ve hükümlerini açıklayan daha geniş yorumdur. Yani meal ne dendiğini, tefsir neden ve nasıl dendiğini anlatır.
Sadece meal okuyarak Kur'an anlaşılır mı?
Meal okumak çok faydalıdır ve herkesin yapması tavsiye edilir; fakat tek başına yeterli olmayabilir. Bazı ayetler belli bir olay üzerine inmiştir, bazıları başka ayetlerle birlikte anlaşılır, bazılarının hükmü hadislerle açıklanmıştır. Bu yüzden mealden hüküm çıkarmaya kalkmak yanlışa götürebilir. En iyi yol, meal okurken yanında kısa açıklamalı bir tefsire bakmak ve anlamadığınız yerleri bir hocaya sormaktır.
Hangi meali okumalıyım?
Güvenilir bir kurumun veya tanınmış bir ilim ehlinin hazırladığı, dipnotlarıyla kısa açıklama veren mealler tercih edilir. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın meali Türkiye'de en yaygın kullanılanıdır. Seçerken şunlara bakın: Türkçesi anlaşılır mı, ayet numaraları net mi, açıklamaları var mı. Birkaç farklı mealden aynı ayeti karşılaştırmak anlamayı güçlendirir. Tek bir kişinin kendine özgü yorumlarını öne çıkaran yayınlardan uzak durmak iyidir.
Türkçe mealden namaz kılınabilir mi?
Hayır. Namazda Kur'an, indirildiği dil olan Arapça aslıyla okunur; meal okumak namazı geçerli kılmaz. Henüz Arapça bir sure bilmeyen kişi, öğrenene kadar bildiği zikirleri okur ve namazını terk etmez. Namaz dışında meal okumak serbesttir ve teşvik edilir. Bu konuda mezhepler arasında ayrıntı farkları bulunsa da sonuç aynıdır: namazın kıraati Arapça yapılır.
Ayetlerden kendi başıma hüküm çıkarabilir miyim?
Ayetlerden dinî hüküm çıkarmak, Arapça dil bilgisi, ayetlerin iniş sebepleri, hadisler, usul ilmi ve âlimlerin birikimini gerektiren bir uzmanlık işidir. Kur'an okumak ve anlamaya çalışmak herkesin hakkıdır; fakat "bu ayete göre şu haramdır" türü sonuçlara tek başına varmak hatalıdır. Bu yüzden ibadet ve helal haram konularında ilmihal kaynaklarına bakmak, gerekirse müftülüğe sormak gerekir.
Hangi sureden başlayarak meal okumalıyım?
Baştan sona okumak elbette mümkündür; ancak yeni başlayanlar için kısa ve anlaşılır surelerden başlamak daha kolaydır. Çok tercih edilen bir yol şudur: Mushaf'ın sonundaki kısa surelerden başlayıp geriye doğru ilerlemek. Bir diğeri konu bazlı okumaktır: Yûsuf gibi bir kıssayı, Lokmân gibi öğüt ağırlıklı bir sureyi ya da Hucurât gibi ahlak konulu bir sureyi okumak. Her oturuşta az okuyup üzerine düşünmek, hızlı bitirmekten daha faydalıdır.
Kur'an'daki kıssalar gerçek olaylar mı?
Evet. Kur'an'da anlatılan peygamber kıssaları ve Ashâb-ı Kehf, Zülkarneyn gibi anlatımlar, gerçekte yaşanmış olaylardan ibret alınması için bildirilmiştir. Kur'an bir tarih kitabı gibi her ayrıntıyı vermez; olayın ders verici yönünü öne çıkarır. Bu yüzden kıssalarda tarih, yer ve kişi adları çoğu zaman belirtilmez. Kıssalardaki boşlukları hikâyelerle doldurmaya çalışan rivayetlere ihtiyatla yaklaşmak gerekir.
Okuduğumu anlamıyorum, okumam boşa mı gidiyor?
Hayır. Anlamadan okumak da ibadettir ve sevabı vardır. Kur'an okumanın kendisi bir Allah'a yakınlık amelidir; anlamak ise bu amele ayrı bir derinlik katar. Yapılacak en güzel şey, okuduğunuz sayfanın mealine de bir göz atmaktır. Her gün bir sayfa okuyup o sayfanın mealinden birkaç satır takip etmek, yıl içinde Kur'an'ın anlam dünyasıyla aranızı ciddi biçimde yakınlaştırır.
Meal Nedir →Kur'an okuyun, şefaatçi olarak gelir →Kur'an-ı Kerim →
Özel Durumlar: Hastalık, Yolculuk, Kadınlara Özel Hâller
Hayız ve lohusalık hâlinde Kur'an okunur mu?
Hanefî mezhebine göre bu hâllerde Kur'an okumak ve Mushafa dokunmak uygun görülmez. Buna karşılık dua niyetiyle Fâtiha okumak, besmele, salavat, tesbih ve zikir yapmak her zaman caizdir. Bazı âlimler, ezberin bozulmaması için kadının ezberini dilini oynatmadan göz ile takip edebileceğini söyler. Günümüzde kimi âlimler okumaya izin veren görüşü benimser; bu konuda görüş farkı vardır. Kendi durumunuz için müftülüğe ya da Alo 190'a danışabilirsiniz.
Hayız Hâlinin Fıkhî Hükümleri →Kadınlara Özel Hükümler SSS →Hayız ve Nifas Hükümleri →
Cünüp olan kişi Kur'an okuyabilir mi?
Gusül gerektiren bir hâlde bulunan kişinin Kur'an okuması ve Mushafa dokunması uygun görülmemiştir. Yapılacak şey, imkân varsa gusül almaktır. Su bulunmayan bir durumda teyemmüm yapılır ve ardından okunabilir. Gusül almadan önce de dua, zikir ve salavat okumak serbesttir. Gusülle ilgili ayrıntılı bilgi için ilgili rehber sayfalarına bakabilirsiniz.
Gusül Nasıl Alınır →Guslü Gerektiren Hâller →Teyemmüm Nedir →
Hasta birine Kur'an okumak caiz mi, şifa olur mu?
Caizdir ve tavsiye edilmiştir. Hastaya Fâtiha, İhlâs, Felak ve Nâs surelerini okuyup dua etmek Peygamberimizin uygulamasıdır. Buna rukye denir. Ancak Kur'an okumak doktor tedavisinin yerine geçmez; ilaç kullanmayı ve hekime gitmeyi bırakmak doğru değildir. Para karşılığı şifa vaat eden, muska ya da özel ritüel satan kişilerden kesinlikle uzak durmak gerekir. Okuma, tedavinin yanında manevi bir destektir.
Fâtiha ile Rukye →Hastaya Yedi Defa Okunacak Dua →Sağlık ve İbadet SSS →
Yatalak veya ameliyat sonrası okumak nasıl olur?
Kişi hangi hâlde okuyabiliyorsa o hâlde okur; yatarak okumak caizdir ve sevabı eksilmez. Abdest alamayacak durumda olan kişi teyemmüm yapar; teyemmüm de mümkün değilse ezberden okur, Mushafa dokunmaz veya ekrandan takip eder. Sargı, pansuman ve kateter gibi durumlar için abdest kolaylıkları vardır. Hastalık süresince dua ve zikir en kolay ibadet yoludur ve karşılığı eksiksizdir.
Hasta Namazı →Sargı Üzerine Mesh →Özür Sahipleri ve Abdest →
Yolculukta araçta Kur'an okumak doğru mu?
Doğrudur. Yolda ezberden okumak, kayıttan dinlemek veya telefondan takip etmek caizdir ve yolculuğu bereketlendirir. Araç kullanan kişinin dikkatini dağıtacak biçimde ekrana bakması ise tehlikeli olduğu için uygun değildir; sürücü dinlemeyi tercih etmelidir. Yolculukta kıble yönü ya da oturuş şekli aranmaz. Yolculuk duaları ve seferî namaz hükümleri için ilgili sayfalara bakabilirsiniz.
Tuvalet, banyo gibi yerlerde Kur'an okunur mu?
Okunmaz. Tuvalette ve banyoda Kur'an okumak, Allah'ın adını anmak edebe aykırı görülmüştür. Telefonda Kur'an çalıyorsa girmeden önce durdurulur. Aynı şekilde Mushafı ya da üzerinde ayet yazılı bir eşyayı tuvalete sokmamak gerekir; telefon bu kapsamda değerlendirilmez çünkü ekran kapalıyken içindeki yazı görünmez. Tuvalet âdâbı hakkında ayrıntılı bilgi için ilgili rehbere bakabilirsiniz.
Vefat etmek üzere olan birine ne okunur?
Yanında bulunanların Yâsîn suresi okuması ve kelime-i şehadeti telaffuz ederek hastaya hatırlatması Türkiye'de köklü bir uygulamadır. Hastayı zorlamadan, yumuşak bir sesle şehadeti söylemek; o söyleyemiyorsa onun yanında söylemek yeterlidir. Ortamı sakin tutmak, ağlayarak hastayı üzmemek, kıbleye doğru yatırmak âdâptandır. Ayrıntılı uygulama için cenaze rehberine bakabilirsiniz.
Kabirde veya mezarlıkta Kur'an okunur mu?
Kabir ziyaretinde Yâsîn, Fâtiha ve İhlâs okuyup ölüye dua etmek Hanefî âlimlerin çoğunluğuna göre caizdir ve yaygın bir uygulamadır. Bazı âlimler kabirde okumayı uygun görmez; bu konuda görüş farkı vardır. Dikkat edilecek şey, kabirleri bir dilek yeri gibi görmemek, mezardan yardım istememek ve kabir taşına el sürüp bereket umma gibi hurafelere kapılmamaktır. Ziyarette asıl olan ölüye dua ve kendi ölümünü hatırlamaktır.
Dijital Kur'an, Dinleme ve Araçlar
Telefondan Kur'an okumak Mushaf'tan okumakla aynı mı?
Sevap açısından aradaki fark yoktur; ekrandan okumak da Kur'an okumaktır. Önemli bir kolaylık şudur: ekrandan okumak için abdest şartı aranmaz, çünkü Mushaf'a doğrudan dokunma durumu yoktur. Yine de abdestli olmak edebe uygundur. Ekrandan okurken bildirimleri kapatmak dikkati korur. Mushaf'ın el ile tutulması gönülde ayrı bir saygı uyandırdığı için, imkân varsa basılı Mushaf tercih edilebilir.
Kur'an dinlemek okumak gibi sevap mı?
Dinlemek de sevaptır; Kur'an'da okunduğunda susup dinlenmesi emredilmiştir. Ancak dinlemek ile okumak aynı amel değildir; okuyan kişi hem okumanın hem anlamın karşılığını alır. En güzeli, kayıttan dinlerken Mushaf'tan takip edip sessizce birlikte okumaktır; bu hem okuyuşu düzeltir hem dikkati toplar. Dinlemeyi arka plan sesine dönüştürmemek, dinlerken başka işle meşgul olmamak edebe uygundur.
Evde sürekli Kur'an çalması doğru mu?
Niyet güzel olsa da sürekli çalmak, Kur'an'ın dinlenmeden arka planda kalmasına yol açar; bu da hürmeti azaltır. Âlimler, Kur'an'ın dinlenmek üzere açılmasını, iş yapılırken ya da uyurken açık bırakılmamasını tavsiye eder. Ayrıca Kur'an sesinin kötülüğü uzaklaştıran bir muska gibi düşünülmesi doğru değildir. Günde belirli bir vakitte oturup bilinçli dinlemek, saatlerce arka planda çalmaktan daha faydalıdır.
Zikirmatik ve tesbihat araçları ne işe yarar?
Zikirmatik, çektiğiniz tesbih ve zikir sayısını takip etmenizi sağlar; sayıyı şaşırmadan devam etmeyi kolaylaştırır. Tesbihat aracı ise namaz sonrası okunan tesbih, dua ve salavatları sırayla gösterir. Bu araçlar ibadetin yerine geçmez, sadece düzeni kolaylaştırır. Elle çekilen tesbih ile parmakla sayma arasında hüküm farkı yoktur; ikisi de caizdir ve Peygamberimizin parmaklarıyla saydığı bildirilmiştir.
Namaz vakitlerini ve dinî günleri nasıl takip ederim?
Sitedeki namaz vakitleri sayfasından bulunduğunuz ili seçerek günlük vakitleri görebilirsiniz; vakit girişleri Türkiye takvimine göre hesaplanır. Dinî günler takviminden Ramazan, Kadir gecesi, arefe ve bayram tarihlerini önceden öğrenebilirsiniz. Kur'an okuma programınızı bu vakitlere bağlamak alışkanlık kurmayı kolaylaştırır; örneğin her sabah namazından sonra bir sayfa gibi.
Aklıma gelen soruyu nereye sorabilirim?
Günlük merak ettiğiniz konular için sitedeki dinî soru asistanını kullanabilir, sözlükten terimlerin anlamına bakabilir, rehber sayfalarından konunun ayrıntısını okuyabilirsiniz. Kendi durumunuza özel ve bağlayıcı bir hüküm gerekiyorsa en doğru adres il veya ilçe müftülüğüdür; Diyanet'in Alo 190 hattından da telefonla soru sorabilirsiniz. İnternette rastgele karşınıza çıkan, kaynağı belirsiz fetvalara göre hareket etmeyin.
Dinî Soru Asistanı →Dinî Terimler Sözlüğü →Sıkça Sorulan Sorular →
Kur'an'la ilgili hangi kitapları edinebilirim?
Başlangıç için büyük puntolu bir Mushaf, dipnotlu bir meal ve bir elifbâ kitabı iyi bir set oluşturur. Bunlara bir ilmihal eklemek, ibadetlerle ilgili sorularınızın çoğunu cevaplar. Kur'an kursları genellikle elifbâ ve cüz dağıtır. Sitedeki mağaza bölümünde Mushaf, meal, tesbih ve rahle gibi ürünleri inceleyebilirsiniz. Sipariş, kargo ve iade ile ilgili sorular için ilgili SSS başlığına bakabilirsiniz.
Okuduğum Kur'an'ı bir yakınıma hediye etmek için ne yapabilirim?
Okuduğunuz bölümün sevabını bir yakınınıza niyet etmek Hanefî âlimlerin çoğunluğuna göre caizdir. Bunun için özel bir söz kalıbı gerekmez; okumadan önce kalbinizden niyet etmeniz yeterlidir. Hasta veya vefat etmiş biri için grup hatmi düzenlemek de yaygın bir uygulamadır. Ayrıca bir yakınınız için dua edilmesini istiyorsanız dua talebi sayfasını, bir mesajla hatırlatmak istiyorsanız mesaj oluşturma aracını kullanabilirsiniz.
Sık Yapılan Hatalar ve Hurafeler
Kur'an'ı rastgele açıp fal gibi yorumlamak caiz mi?
Caiz değildir. Kur'an'ı açıp çıkan ayete göre gelecek hakkında hüküm çıkarmak, onu fal aracı hâline getirmektir ve dinde yeri yoktur. Bir konuda tereddüt eden kişinin yapacağı şey araştırmak, bilenlere danışmak ve istihare yoluyla Allah'tan hayırlısını istemektir. İstihare de rüya görmek şartına bağlı değildir; kalbin bir tarafa yatması yeterlidir.
Ayet yazılı muska takmak doğru mu?
Bu konuda âlimler arasında görüş farkı vardır. Bir kısmı Kur'an ayetlerinin yazılı olduğu muafı caiz görmüş, bir kısmı ise koruma gücünü nesneye bağlama tehlikesi sebebiyle hoş görmemiştir. Kesin biçimde yasak olan şey, içinde anlamı bilinmeyen tılsımlar, sayılar ve sembollerin bulunduğu muskalardır. En güvenli ve en sünnete uygun yol, korunma dualarını kendi dilinizle okumaktır. Para karşılığı muska satanlardan kesinlikle uzak durun.
Belirli sureleri belirli sayıda okumak dilekleri gerçekleştirir mi?
Kur'an okumak dua gibidir; Allah dilerse kabul eder. Ancak "şu sureyi tam kırk bir defa okuyan isteğine kavuşur" türünden kesin vaatler, kaynağı belirsiz halk rivayetleridir ve dinin bir hükmü değildir. Sayı belirleyip bunu bir formül gibi uygulamak, ibadeti bir pazarlığa çevirme tehlikesi taşır. Okuyun, dua edin, ama sonucu Allah'a bırakın. Kabul olmayan dua karşılıksız kalmaz; başka bir şekilde karşılığı verilir.
Duanın Âdâbı ve Kabul Vakitleri →Dua Adabı →Dua ve Zikir SSS →
Kur'an okurken yanlış yaptım, baştan başlamak zorunda mıyım?
Hayır. Bir kelimeyi yanlış okuduğunuzu fark ettiğinizde o kelimeyi veya cümleyi düzeltip devam etmeniz yeterlidir; sayfayı ya da sureyi baştan okumak gerekmez. Hatayı fark etmek bile dikkatli okuduğunuzun işaretidir. Namazda okunurken anlamı bozan ağır bir yanlış yapılırsa o ayet düzeltilerek tekrar okunur. Kendinizi kusurlu görüp okumayı bırakmak en yanlış tepkidir.
Kur'an'ı bitirince neden tekrar başlamak gerekir?
Zorunlu değildir; fakat gelenekte hatmi bitiren kişinin kısa bir süre sonra yeniden başlaması tavsiye edilir. Böylece okuma kesintiye uğramaz, alışkanlık devam eder. Bazı bölgelerde hatmi bitirip hemen Fâtiha ve Bakara'nın başından okumaya başlama âdeti vardır. Bunun özel bir hükmü yoktur; devamlılığı sağlamaya yönelik güzel bir uygulamadır.
Kur'an okumayan kişi günahkâr mı sayılır?
Kur'an'ın tamamını veya belirli bir miktarını okumak farz kılınmamıştır; bu yüzden okumayan kişi doğrudan günahkâr olmaz. Farz olan, namazda okuyacak kadarını bilmektir. Bununla birlikte Kur'an'ı hiç eline almamak, dinini kaynağından öğrenme imkânını kullanmamak anlamına gelir ve bir mahrumiyettir. Okumayı bilmeyen kişinin öğrenmek için makul bir çaba göstermesi beklenir.
Gösteriş için güzel okumaya çalışmak sakıncalı mı?
Kur'an'ı güzel okumaya çalışmak övülen bir gayrettir; sakıncalı olan niyetin beğenilmeye kaymasıdır. Bunun ölçüsü şudur: yalnızken de aynı dikkatle okuyor musunuz? Riya hissi gelirse okumayı bırakmak çözüm değildir; niyeti düzeltip devam etmek gerekir. Şeytanın bir oyunu da insanı "gösteriş olur" diye ibadetten alıkoymaktır. Zaman zaman sessiz ve tek başına okumak niyeti arındırır.
Kur'an okumakla ilgili başka hangi sayfalara bakabilirim?
Namazda okunacak sureler ve namaz hükümleri için namaz rehberine, abdest ve gusül konuları için abdest bölümüne bakabilirsiniz. Günlük dua ve zikirler için dualar bölümü, Peygamberimizin sözleri için hadisler bölümü, terimlerin anlamı için sözlük hazırlanmıştır. Sure tanıtımları, kıssalar ve ilmihal konuları İslam Rehberi'nde toplanmıştır. Tüm bölümlerin listesini site haritasından görebilirsiniz.