🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Sahabe ve Din Büyükleri ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Sahabe hakkında en çok sorulan sorular: sahabe kimdir, dört halife, aşere-i mübeşşere, muhacir ve ensar, hanım sahabiler, hadis ravileri ve sahabeye saygı adabı.

Sahabe, Peygamber Efendimizi görüp ona iman eden ve bu iman üzere vefat eden Müslümanlara verilen addır. Kur'an'ın toplanması, hadislerin nakledilmesi, İslam'ın Mekke ve Medine dışına taşınması hep onların eliyle gerçekleşti. Bu sayfada sahabe kavramı, sahabe olmanın ölçüsü, dört halife ve aşere-i mübeşşere, muhacirler ile ensar arasındaki kardeşlik, Peygamberimizin hanımları ve Ehl-i Beyt, hanım sahabilerin ilmî ve sosyal rolü, en çok hadis rivayet eden isimler, sahabe dönemindeki anlaşmazlıklar ve sahabeye karşı tutulması gereken edep tek tek ele alındı.

Cevaplar Diyanet İşleri Başkanlığı ilmihal çizgisinde, Ehl-i Sünnet anlayışı esas alınarak ve sade bir dille hazırlandı. Tarihî rivayetlerde farklı nakiller bulunan noktalarda bu durum ayrıca belirtildi; âlimler arasında görüş farkı olan meselelerde kesin hüküm dili kullanılmadı. Burada okuduklarınız genel bilgi niteliğindedir. Kendi durumunuza özel kesin bir hüküm için bağlı bulunduğunuz müftülüğe ya da Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışmanızı tavsiye ederiz.

72 soru ve cevap · 8 başlık

Sahabe Kimdir, Fazileti Nedir

Sahabe kimdir, kime sahabe denir?

Sahabe, Peygamber Efendimizi gözüyle gören, ona iman eden ve Müslüman olarak vefat eden kişidir. Kelimenin aslı sohbet yani beraber bulunmaktır; çoğulu ashabdır. Bir kişinin sahabe sayılması için uzun süre yanında kalması şart değildir; kısa bir karşılaşma da yeterli görülmüştür. Ancak iman etmeden görmek ya da iman ettikten sonra dinden dönmek sahabelik vasfını ortadan kaldırır. Peygamberimizi görmeyip sahabeyi gören nesle ise tâbiîn denir.

Sahabe Nedir →Sohbet Nedir →Tâbiîn Nedir →

Sahabe sayısı kaçtır?

Kesin bir sayı vermek mümkün değildir. Veda Hutbesi'nin okunduğu Veda Haccı'nda yüz bini aşkın Müslümanın bulunduğu nakledilir; bu rakam sahabe sayısı için en çok anılan ölçüdür. Hadis ve siyer âlimleri sahabe biyografisine dair büyük eserler yazmış, binlerce ismi kaydetmişlerdir. Fakat çöl ve köy halkından Peygamberimizi bir kez görüp dönen pek çok kişinin adı kayıtlara geçmemiştir. Bu yüzden kaynaklarda farklı rakamlar görürseniz şaşırmayın; hiçbiri kesin sayım değildir.

Veda Hutbesi →Veda Haccı →

Sahabenin diğer Müslümanlardan üstünlüğü nedir?

Sahabenin üstünlüğü, vahyin indiği devri yaşamaları ve dini doğrudan kaynağından öğrenmelerinden gelir. Onlar İslam'ı kitaptan değil, yaşayan bir örnekten gördüler. Malını, yurdunu, çoğu zaman canını ortaya koyarak bu dinin bize ulaşmasını sağladılar. Kur'an birçok ayette onlardan övgüyle söz eder. Bu üstünlük onların hatasız olduğu anlamına gelmez; onlar da insandır. Fakat Ehl-i Sünnet anlayışında sahabe topluluğu bütün olarak hayırla anılır ve sevgiyle yâd edilir.

Ehl-i Beyt ve Ashab →Ehl-i Sünnet ve Mezhepler →

İlk Müslümanlar kimlerdi?

İlk iman edenler Peygamberimizin en yakınındaki kişilerdi. Kadınlar arasında ilk iman eden eşi Hz. Hatice, hür erkekler arasında Hz. Ebû Bekir, gençler arasında Hz. Ali, azatlı köleler arasında Zeyd bin Hârise olarak nakledilir. Hz. Bilâl de köleler içinden ilk iman edenlerden sayılır. Bu ilk halka çok küçüktü ve ağır baskı altındaydı. Davet, yıllarca Erkam'ın evi gibi gizli toplanma yerlerinde sürdürüldü.

Hz. Hatice →Hz. Ebû Bekir →Dârülerkam →

Sahabeyi tanımak neden önemlidir?

Hadislerin tamamı sahabe kanalıyla bize ulaştı. Bir hadisin kaynağını anlamak için onu nakleden sahabiyi tanımak gerekir. Ayrıca sahabe hayatları, iman eden bir insanın hangi sınavlardan geçebileceğini gösteren canlı örneklerdir. Zengin olanı da vardı, kölelikten gelen de; âlimi de vardı, çobanı da. Bu çeşitlilik her insanın kendine bir örnek bulmasını sağlar. Siyer okumak, Peygamberimizin hayatını ve ashabını bir arada görmenin en pratik yoludur.

Siyer Nedir →Hadis ve Sünnet Soruları →Siyer ve Peygamberimiz Soruları →

Sahabenin adı anıldığında ne denir?

Sahabe adı anıldığında radıyallâhu anh yani "Allah ondan razı olsun" denmesi âdet olmuştur. Kadın sahabiler için radıyallâhu anhâ, iki kişi için anhümâ, topluluk için anhüm denir. Türkçede "Allah ondan razı olsun" demek de aynı anlamı taşır. Peygamberimizin adı geçtiğinde ise salavat getirilir. Bu ifadeler zorunlu bir kalıp değildir, fakat ehlinin kadrini bilmenin ve edebin bir göstergesi sayılır.

Salavat Soruları →Salavat Nedir →

Sahabe hepsi cennetlik midir?

Ehl-i Sünnet âlimlerinin genel kanaati, sahabe topluluğunun Kur'an'da övülmüş olması sebebiyle hayırla anılması gerektiğidir. Bazı sahabiler hakkında ise açık müjdeler nakledilmiştir; aşere-i mübeşşere bunun bilinen örneğidir. Bununla birlikte isim isim her sahabi için kesin bir hüküm vermek bizim işimiz değildir; nihaî karar Allah'a aittir. Bu konuda farklı ekollerin değerlendirmeleri arasında görüş farkı vardır. Bize düşen onları hayırla anmak ve haklarında ileri geri konuşmamaktır.

Aşere-i Mübeşşere →İman ve Akaid Soruları →

Sahabeden sonra gelen nesillere ne denir?

Sahabeyi gören, fakat Peygamberimizi görmeyen nesle tâbiîn denir. Tâbiîni gören nesle tebeu't-tâbiîn adı verilir. Bu üç nesil birlikte selef yani ilk dönem olarak anılır. Fıkıh mezheplerinin kurucuları, hadis kitaplarının müellifleri çoğunlukla bu dönemlerde yaşadı. Dinî bilginin derlenmesi, yazıya geçirilmesi ve mezheplerin oluşması da bu nesiller eliyle oldu. Yani sahabe halkası bilginin başlangıcı, selef dönemi ise onun kayda geçtiği zamandır.

Selef Nedir →Tâbiîn Nedir →Ehl-i Sünnet ve Mezhepler →

Peygamberimiz sahabesini nasıl yetiştirdi?

Eğitim yöntemi sohbet ve örneklikti. Mekke'de Erkam'ın evinde, Medine'de Mescid-i Nebî'nin yanındaki Suffe'de ders halkaları kuruldu. Peygamberimiz bir hükmü anlatır, sonra kendisi uygulardı; sahabe görerek öğrenirdi. Soru sormak teşvik edilir, bilmeyen çekinmeden sorardı. Herkese kapasitesine göre vazife verildi: kimi okuma yazma öğretti, kimi elçi gönderildi, kimi ezan okudu. Bu yöntem, bilgiyi hayata dokunan bir pratiğe çeviren eğitim anlayışının temelidir.

Suffe Nedir →Mescid-i Nebî →Eğitim ve İlim Soruları →

Dört Halife ve Aşere-i Mübeşşere

Dört halife kimlerdir?

Peygamberimizin vefatından sonra sırasıyla Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali devlet başkanlığı yaptı. Bu dört isim Hulefâ-yi Râşidîn yani doğru yolda yürüyen halifeler olarak anılır. Dönemleri yaklaşık otuz yıl sürdü. Bu süre içinde Kur'an tek mushafta toplandı, İslam coğrafyası Arap Yarımadası dışına taşındı, idarî ve malî düzen kuruldu. Ehl-i Sünnet anlayışında bu dört dönem, Peygamber döneminden sonraki en örnek yönetim kabul edilir.

Dört Halife →Hulefâ-yi Râşidîn →Sünnete ve Hulefâ-yi Râşidîn'e Uymak →

Hz. Ebû Bekir neden Sıddîk diye anılır?

Sıddîk, "çok doğrulayan, tasdik eden" anlamına gelir. Bu lakap, Peygamberimizin İsrâ ve Mirac haberini duyduğunda tereddüt etmeden doğrulaması üzerine verildiği nakledilir. Hz. Ebû Bekir, hür erkekler arasında ilk iman eden kişi olarak bilinir. Hicret yolculuğunda Peygamberimizin yanında bulundu, malını davet yolunda harcadı ve köleleri azat etti. Vefattan sonra ilk halife seçildi; iki yılı aşan kısa görev süresinde dağılma tehlikesini önledi ve Kur'an'ın toplanmasını başlattı.

Hz. Ebû Bekir →Hicret →Mirac Nedir →

Hz. Ömer dönemi neden önemlidir?

Hz. Ömer, yaklaşık on yıl halifelik yaptı ve İslam devletinin kurumsal düzeni büyük ölçüde onun döneminde oluştu. Hicrî takvimin başlangıç olarak hicret yılının kabul edilmesi, divan usulü kayıtlar, beytülmalin düzenlenmesi ve valiliklerin teşkilatlanması bu döneme bağlanır. Adaleti ve sadeliği ile tanınır; "Fârûk" yani hak ile batılı ayıran lakabıyla anılır. Kendisi de halktan biri gibi yaşadı. Yönetimde danışma usulünü yerleştirmesi, sonraki asırlara örnek olmuştur.

Hz. Ömer →Hicrî Takvim Soruları →Şûra Nedir →

Hz. Osman'ın Kur'an'ın çoğaltılmasındaki rolü nedir?

Kur'an metni Hz. Ebû Bekir döneminde bir araya toplanmış, Hz. Osman döneminde ise bu nüsha esas alınarak çoğaltılıp büyük merkezlere gönderilmiştir. Amaç, farklı bölgelerde okuyuş farklarından doğacak karışıklığı önlemekti. Bu hizmeti sebebiyle Hz. Osman Zinnûreyn lakabının yanında Kur'an'ı bir yazı birliğine kavuşturan halife olarak anılır. Bugün elimizdeki mushafın düzeni bu çalışmaya dayanır. Hz. Osman aynı zamanda malını davet yolunda cömertçe harcamasıyla bilinir.

Hz. Osman →Kur'an'ın İnişi ve Derlenmesi →Cem'ul-Kur'an →

Hz. Ali hangi yönleriyle öne çıkar?

Hz. Ali, Peygamberimizin amcası Ebû Tâlib'in oğlu ve damadıdır; Hz. Fâtıma ile evlendi. Çocukluğundan itibaren Peygamberimizin yanında büyüdü ve gençler arasında ilk iman edenlerden kabul edilir. İlmi, hitabeti ve cesareti ile tanınır; özellikle fıkıh ve kaza yani yargı alanında görüşlerine başvurulurdu. Dördüncü halife olarak zor bir dönemde görev yaptı. Hutbe ve sözlerinden derlenen hikmetli ifadeler sonraki asırlarda çokça aktarılmıştır.

Hz. Ali →Hz. Fâtıma →Ali Kimdir →

Aşere-i mübeşşere ne demektir?

Aşere-i mübeşşere, "cennetle müjdelenen on kişi" anlamına gelir. Kaynaklarda bu on isim şöyle sayılır: Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali, Talha bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvâm, Abdurrahman bin Avf, Sa'd bin Ebî Vakkas, Saîd bin Zeyd ve Ebû Ubeyde bin Cerrâh. Bu müjde, yalnız onların cennete gireceği anlamına gelmez; başka sahabiler hakkında da müjde nakledilmiştir. Rivayet ayrıntılarında küçük farklar bulunabilir.

Aşere-i Mübeşşere →Ebû Ubeyde bin Cerrâh →Abdurrahman bin Avf →

Zübeyr bin Avvâm ve Talha kimdir?

İkisi de Mekke döneminin ilk Müslümanlarından ve cennetle müjdelenen on kişi arasındadır. Zübeyr bin Avvâm, Peygamberimizin halasının oğludur; cesareti ve savaşlardaki fedakârlığıyla bilinir. Talha bin Ubeydullah ise Uhud'da Peygamberimizi korumak için bedenini siper etmesiyle anılır. İkisi de ticaretle uğraşıp kazandıklarını hayır yolunda harcadı. Halifeler döneminde istişare edilen isimler arasındaydılar. Hayatları, iman ile cesaretin birlikte yürüdüğü örnekler olarak okunur.

Zübeyr bin Avvâm →Talha bin Ubeydullah →Uhud Savaşı →

Sa'd bin Ebî Vakkas niçin tanınır?

Sa'd bin Ebî Vakkas, çok genç yaşta iman eden ilk Müslümanlardandır. Annesinin ağır baskısına rağmen dininden dönmemesiyle bilinir. Okçuluğu ve askerî kabiliyeti sebebiyle önemli seferlerde görev aldı; Hz. Ömer döneminde ordu kumandanlığı yaptı. Aşere-i mübeşşere arasında sayılır. Hayatının sonlarında siyasî çekişmelerden uzak durmayı tercih etti. Bu tutumu, fitne dönemlerinde tarafsız kalmayı seçen sahabiler için sık verilen bir örnektir.

Sa'd bin Ebî Vakkas →Fitne Nedir →

Abdurrahman bin Avf'ın cömertliği nasıl anlatılır?

Abdurrahman bin Avf, Mekke'den Medine'ye hiçbir şeyi olmadan hicret etti ve ticaretle kısa sürede büyük servet kazandı. Kaynaklarda kazancının çok büyük bölümünü hayır yoluna aktardığı nakledilir. Kendisi sade yaşamayı sürdürdü. Hz. Ömer'den sonra halife seçimini yürüten heyette yer aldı ve adaylığı reddederek işi başkasına bıraktı. Hayatı, zenginliğin bir imtihan olduğunu ve infakla hafifleyeceğini anlatan en bilinen sahabe örneklerinden biridir.

Abdurrahman bin Avf →Sadaka Malı Eksiltmez →Cömertlik Konusu →

Muhacirler ve Ensar

Muhacir ne demektir?

Muhacir, dini uğruna yurdunu terk eden kişidir. Terim özellikle Mekke'den Medine'ye hicret eden Müslümanlar için kullanılır. Onlar evlerini, mallarını ve akrabalarını geride bıraktı; çoğu Medine'ye eli boş geldi. Hicret, İslam tarihinde o kadar dönüm noktasıdır ki hicrî takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Muhacirlik yalnız yer değiştirmek değil, bir hayatı yeniden kurmayı kabul etmektir. Kur'an birçok ayette muhacirlerin fedakârlığını anar.

Muhacir Nedir →Hicret →Hicrî Takvim Soruları →

Ensar kimlerdir?

Ensar, "yardım edenler" anlamına gelir. Medine'nin yerlisi olan ve hicret eden Müslümanları evlerine alıp onlara sahip çıkan Müslümanlar için kullanılır. Ensar, muhacirlerle mallarını ve evlerini paylaştı. Bu paylaşma, kendisine ihtiyaç varken başkasını öne almak anlamına gelen îsâr ahlakının en bilinen örneğidir. Medine toplumunun ilk yıllarındaki dayanışma, bugün hâlâ komşuluk ve misafirperverlik anlatılırken örnek verilir.

Ensar Nedir →Îsâr Nedir →Medine Dönemi →

Muhacir-Ensar kardeşliği nasıl kuruldu?

Peygamberimiz Medine'ye varınca muhacirlerle ensarı birer birer eşleştirip kardeş ilan etti. Böylece yurdunu bırakıp gelen her aile bir yerli aileye emanet edildi. Ev, iş ve geçim bu kardeşlik üzerinden paylaşıldı. Bu uygulama, kabile bağının yerine iman bağını koyan köklü bir sosyal düzenlemeydi. İlk yıllarda birbirlerine mirasçı olabildikleri de nakledilir; bu hüküm daha sonra kaldırıldı. Kardeşlik ise kalıcı bir ahlak ilkesi olarak kaldı.

Medine Dönemi →Müminler Bir Vücut Gibidir →Komşuluk Konusu →

Ebû Eyyûb el-Ensârî neden önemlidir?

Ebû Eyyûb el-Ensârî, Peygamberimiz Medine'ye hicret ettiğinde onu evinde misafir eden sahabidir. Bu sebebiyle "Peygamber misafirperveri" olarak anılır. Akabe biatlarında bulunmuş, uzun yıllar İslam'a hizmet etmiştir. İleri yaşında dahi seferlere katıldı ve İstanbul kuşatmalarından birinde vefat ettiği nakledilir. Türkiye'de Eyüp semtinin adı ona nispet edilir. Hayatı, misafire ikramın bu ümmette ne kadar köklü bir değer olduğunu gösterir.

Ebû Eyyûb el-Ensârî →Misafire İkram Etmek →Akabe Biatları →

Mus'ab bin Umeyr'in görevi neydi?

Mus'ab bin Umeyr, Mekke'nin zengin ve itibarlı ailelerinden gelen genç bir sahabidir. İman ettikten sonra bütün imkânlarını kaybetti, fakat davetten vazgeçmedi. Hicretten önce Medine'ye öğretmen olarak gönderildi; Kur'an okuttu ve İslam'ı anlattı. Medine'nin hicrete hazır hâle gelmesinde onun çalışması büyük rol oynadı. Uhud'da şehit düştü. İslam tarihinde ilk muallim ve ilk tebliğ elçisi örneği olarak anlatılır.

Mus'ab bin Umeyr →Benden Bir Ayet de Olsa Tebliğ Edin →Şehit Nedir →

Hz. Bilâl kimdir, neden ilk müezzin oldu?

Hz. Bilâl, Habeşistan kökenli bir köle iken iman etmiş ve Mekke'de ağır işkencelere uğramıştır. Hz. Ebû Bekir tarafından satın alınıp azat edildiği nakledilir. Medine'de namaz çağrısı için ezan uygulaması başladığında gür ve etkili sesi sebebiyle müezzinlik vazifesi ona verildi. Böylece İslam'ın ilk müezzini oldu. Hayatı, bu dinde üstünlüğün soy, renk ya da servetle değil iman ve takva ile ölçüldüğünün açık göstergesidir.

Hz. Bilâl →Müezzin Nedir →Ezan Nedir →

Selmân-ı Fârisî'nin hikâyesi nedir?

Selmân-ı Fârisî, İran topraklarında doğmuş, hakikati arayarak yollara düşmüş bir sahabidir. Uzun bir arayış ve kölelik dönemi sonunda Medine'de Peygamberimize ulaşıp iman etti; sonra azat edildi. Hendek Savaşı'nda şehrin çevresine hendek kazılması fikrini sunduğu nakledilir. Farklı kültürleri bilmesi sebebiyle istişare edilen isimlerden oldu. Hayatı, insanın samimiyetle aradığında yolunun açılacağını anlatan en bilinen sahabe kıssalarından biridir.

Selmân-ı Fârisî →Hendek Savaşı →

Ebû Zer el-Gıfârî hangi yönüyle anılır?

Ebû Zer el-Gıfârî, çöl kabilelerinden gelip ilk dönemde iman eden sahabilerdendir. Sadeliği, dünyaya değer vermeyen tutumu ve açık sözlülüğüyle tanınır. Servet yığmaya ve ihtiyaç fazlasını elde tutmaya karşı uyarılarıyla bilinir. Doğruyu söylemekten çekinmediği için zaman zaman yalnız kaldı. Hayatı, zühd yani dünyaya gönül bağlamamak kavramının canlı bir örneği olarak okunur. Aynı zamanda hadis rivayet eden sahabiler arasında yer alır.

Ebû Zer el-Gıfârî →Zühd Nedir →Dünyada Garip Gibi Ol →

Muâz bin Cebel niçin Yemen'e gönderildi?

Muâz bin Cebel, genç yaşta iman etmiş, fıkıh ve helal-haram bilgisiyle öne çıkmış bir ensar sahabisidir. Peygamberimiz onu Yemen bölgesine hem idareci hem öğretici olarak gönderdi. Yola çıkarken aralarında geçen istişare konuşması, bir meselede önce Kur'an'a, sonra sünnete, sonra içtihada başvurma usulünün en çok anılan örneğidir. Bu sebeple fıkıh usulü anlatılırken sık sık adı geçer. Hadis rivayetinde de güvenilir isimler arasındadır.

Muâz bin Cebel →Fıkıh Nedir →İçtihad Nedir →

Ehl-i Beyt ve Peygamberimizin Yakınları

Ehl-i Beyt ne demektir, kimleri kapsar?

Ehl-i Beyt, "ev halkı" anlamına gelir ve Peygamberimizin aile çevresini ifade eder. Kapsamı konusunda âlimler arasında görüş farkı vardır. Bir yaklaşıma göre Hz. Ali, Hz. Fâtıma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin ile birlikte Peygamberimizin hanımları da bu çerçeveye girer. Başka bir yaklaşım daha dar bir çerçeve çizer. Her hâlükârda Ehl-i Beyt'e sevgi ve saygı, Ehl-i Sünnet anlayışının ortak kabulüdür. Kesin bir tanım arıyorsanız müftülüğe danışabilirsiniz.

Ehl-i Beyt Nedir →Ehl-i Beyt ve Ashab →

Peygamberimizin hanımlarına ne denir?

Peygamberimizin hanımları Ezvâc-ı Tâhirât yani "temiz eşler" olarak anılır. Kur'an'da müminlerin anneleri olarak nitelendirilmişlerdir. İlk eşi Hz. Hatice, vefatına kadar yirmi beş yıl boyunca tek eşi olarak kaldı. Sonraki evliliklerin önemli bir kısmı akrabalık bağı kurmak, kimsesiz kalmış hanımlara sahip çıkmak ve kabileler arası barışı sağlamak gibi sebeplerle gerçekleşti. Onların naklettiği bilgiler, özellikle ev içi sünnet uygulamalarının temel kaynağıdır.

Ezvâc-ı Tâhirât →Hz. Hatice →Hz. Ümmü Seleme →

Hz. Hatice'nin İslam tarihindeki yeri nedir?

Hz. Hatice, Peygamberimizin ilk eşi ve ilk iman eden kişidir. Vahiy geldiğinde Peygamberimizi teselli eden ve ona ilk inanan odur. Ticaretle uğraşan, itibarlı bir hanımdı; servetini davet yolunda harcadı. Mekke'nin en ağır baskı yıllarında evi bir sığınak oldu. Vefatının ardından yaşanan sıkıntılı dönem, kaynaklarda "hüzün yılı" olarak anılır. Hayatı, bir eşin manevi desteğinin bir davayı ayakta tutmaya yetebileceğini gösterir.

Hz. Hatice →Mekke Dönemi →Aile ve Nikâh Soruları →

Hz. Fâtıma hakkında ne biliniyor?

Hz. Fâtıma, Peygamberimizin kızlarının en küçüğü ve soyunun devam ettiği evladıdır. Hz. Ali ile evlendi; Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin onların çocuklarıdır. Sade bir hayat yaşadığı, ev işlerini kendisi gördüğü ve babasına çok yakın olduğu nakledilir. Peygamberimizin vefatından kısa bir süre sonra vefat etti. Hayatı, dünya imkânı az olduğunda da ailede huzurun kurulabileceğini anlatan örnek olarak aktarılır.

Hz. Fâtıma →Hz. Hasan →Hz. Hüseyin →

Hz. Hamza neden Seyyidü'ş-Şühedâ denir?

Hz. Hamza, Peygamberimizin amcası ve sütkardeşidir. Mekke döneminde iman etmesi Müslümanlara büyük moral verdi; cesareti sebebiyle "Allah'ın arslanı" olarak anılır. Uhud Savaşı'nda ağır şartlar altında şehit düştü ve bedenine yapılan muameleden dolayı Peygamberimiz derin üzüntü duydu. Kaynaklarda Seyyidü'ş-Şühedâ yani şehitlerin efendisi olarak anılır. Uhud, aynı zamanda disiplinin ve emre uymanın önemini anlatan en bilinen ders olarak aktarılır.

Hz. Hamza →Uhud Savaşı →Şehit Nedir →

Hz. Abbas kimdir?

Hz. Abbas, Peygamberimizin amcasıdır. Mekke'nin ileri gelenlerinden olup uzun süre kabilesi içinde itibarını korudu. Kaynaklarda iman edişinin kamuya açıklanmasının bir süre geciktiği nakledilir. Mekke'nin fethi sonrasında Müslüman safında yer aldı ve ileri yaşında da hizmetini sürdürdü. Soyundan gelenler sonraki asırlarda tarihte önemli roller oynadı. Hayatı, iman etmenin bazen bir süreç olduğunu ve acele yargılamamak gerektiğini hatırlatır.

Hz. Abbas →Mekke'nin Fethi →

Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in yeri nedir?

İkisi de Peygamberimizin torunlarıdır; Hz. Ali ile Hz. Fâtıma'nın oğullarıdır. Peygamberimizin onları çok sevdiği, omzunda taşıdığı ve namazda sırtına çıktıklarında beklediği nakledilir. Hz. Hasan, halifelik iddiasından vazgeçerek toplumda birliği sağlamak üzere anlaşma yapmasıyla bilinir. Hz. Hüseyin ise Kerbelâ'da şehit edildi; bu olay İslam tarihinin en derin acılarından biri olarak anılır. İkisi de Ehl-i Beyt'in merkezinde yer alır.

Hz. Hasan →Hz. Hüseyin →Kerbelâ →

Kerbelâ olayı nedir, nasıl anılmalıdır?

Kerbelâ, Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin Muharrem ayında şehit edildiği hadisedir. İslam toplumunda büyük bir yaraya sebep olmuştur. Bu olayı anmanın biçimi konusunda Müslümanlar arasında farklı gelenekler oluşmuştur. Diyanet çizgisindeki yaklaşım, olayı hüzünle anmayı, ibret almayı ve kendine zarar veren uygulamalardan uzak durmayı tavsiye eder. Anma, bugün yaşayan kimseyi suçlamanın değil; adalet, sabır ve birlik üzerine düşünmenin vesilesi olmalıdır.

Kerbelâ →Aşure ve Muharrem Soruları →Aşure Günü →

Peygamberimizin soyu kimlerden devam etti?

Peygamberimizin erkek çocukları küçük yaşta vefat etti. Soyu, kızı Hz. Fâtıma ile Hz. Ali'nin çocukları üzerinden devam etti. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in nesli, sonraki asırlarda geniş coğrafyalara yayıldı; bu soydan gelenler için seyyid ve şerif gibi unvanlar kullanıldı. Bu nispetin belgelendirilmesi tarih içinde her zaman mümkün olmamıştır. Soy bağı bir şereftir; fakat Kur'an'ın ölçüsünde üstünlük takva iledir, soy ile değil.

Hz. Muhammed'in Hayatı →Takva Nedir →Nesep Nedir →

Hanım Sahabiler

Hanım sahabiler hangi alanlarda öne çıktı?

Hanım sahabiler ilim, eğitim, hasta bakımı, ticaret ve sosyal yardım alanlarında etkin oldu. Kimi Kur'an öğretti, kimi hadis nakletti, kimi savaş sonrası yaralılara baktı. Mescitte ders halkalarına katıldılar ve Peygamberimize çekinmeden soru sordular. Özellikle kadınlara mahsus hükümlerin bize ulaşmasında onların rivayetleri belirleyicidir. Bu tablo, kadının dinî bilgi ve toplumsal hayatın dışında tutulmasının bir gelenek olduğunu, dinin aslı olmadığını gösterir.

Kadın ve İbadet Soruları →Eğitim ve İlim Soruları →Hz. Âişe →

Hz. Âişe'nin ilimdeki yeri nedir?

Hz. Âişe, Hz. Ebû Bekir'in kızı ve Peygamberimizin hanımlarındandır. Çok sayıda hadis rivayet etmiş, fıkıh ve tefsir konularında kendisine başvurulan bir isim olmuştur. Sahabenin ileri gelenleri bile ona soru sorardı. Özellikle ev içi sünnetler, temizlik hükümleri ve kadınlara mahsus meseleler büyük ölçüde onun nakliyle bilinir. Vefatından sonra talebeleri bu bilgiyi sonraki nesillere taşıdı. İslam ilim tarihinin en etkili kadın âlimi olarak anılır.

Hz. Âişe →Hadis ve Sünnet Soruları →Âlim Nedir →

Hz. Ümmü Seleme kimdir?

Hz. Ümmü Seleme, Peygamberimizin hanımlarından olup Habeşistan hicretine katılan ilk Müslümanlardandır. İlk eşinin vefatından sonra çocuklarıyla yalnız kaldı. Akıl ve basiretiyle tanınır; Hudeybiye sonrasında ortaya çıkan zor bir durumda sunduğu teklif kaynaklarda özellikle anlatılır. Çok sayıda hadis rivayet etmiştir. Uzun ömürlü oldu ve sonraki nesillere bilgi aktardı. Hayatı, ağır kayıplardan sonra hayatı yeniden kurmanın mümkün olduğunu gösterir.

Hz. Ümmü Seleme →Hudeybiye →

Hanım sahabiler mescide gidiyor muydu?

Evet. Kaynaklarda hanımların cemaate katıldığı, bayram ve cuma hutbelerini dinlediği, Peygamberimizin sohbetlerinde bulunduğu nakledilir. Mescitte onlar için ayrı bir saf bulunurdu. Kadının mescide gitmesi Hanefî mezhebinde caiz görülür; bazı âlimler fitne ve karışıklık ihtimaline dikkat çekerek şartlar üzerinde durur, bu noktada görüş farkı vardır. Bugün camilerde kadınlar bölümü yaygındır. Kalabalık ve güvenlik bakımından kendi şehrinizdeki uygulamayı müftülükten teyit edebilirsiniz.

Kadın ve İbadet Soruları →Cemaatle Namaz ve İmamlık →Namaz Soruları →

Kadın sahabiler hadis rivayet etti mi?

Evet, çok sayıda hadis kadın sahabiler aracılığıyla ulaşmıştır. Hz. Âişe ve Hz. Ümmü Seleme bu alanda en çok adı geçen isimlerdir; Peygamberimizin diğer hanımları ve pek çok ensar hanımı da rivayette bulunmuştur. Hadis âlimleri ravi değerlendirmesinde kadın-erkek ayrımı yapmaz; ölçü güvenilirlik ve hafızadır. Kadın ravilerin naklettiği hadisler Kütüb-i Sitte'de yer alır. Bu durum, ilim nakleden halkanın başından beri her iki cinsi kapsadığını gösterir.

Râvi Nedir →Kütüb-i Sitte →Cerh ve Ta'dil →

Hanım sahabilerden ne öğrenebiliriz?

Onların hayatında üç şey öne çıkar: öğrenmekten çekinmemek, ailesine ve çevresine sahip çıkmak, zorluk karşısında sabretmek. Bilmediklerini sormaktan utanmadılar. İmkânları azken bile komşusuna ve yetime destek oldular. Kaybettiklerinde yıkılıp kalmadılar. Bugün bir hanım için bu üç ilkeyi yaşamak, tarihî ayrıntıları ezberlemekten daha değerlidir. Küçük ve devamlı adımlar, büyük fakat kesintili gayretlerden daha bereketli kabul edilir.

Az da Olsa Devamlı Amel →Sabır Konusu →Yetim Nedir →

Kadınlara iyi davranma konusunda sahabeye ne öğretildi?

Peygamberimiz hem hutbelerinde hem özel sohbetlerinde kadınlara iyi davranmayı tekrar tekrar tavsiye etti. Veda Hutbesi'nde eşlerin hakları açıkça hatırlatıldı. Kendi ev hayatında işlere yardım ettiği, hanımlarına yumuşak davrandığı ve kaba söze yer vermediği nakledilir. Sahabe bu ölçüyü örnek aldı. Bu yüzden aile içi şiddeti ya da aşağılamayı dine dayandırmak mümkün değildir; sünnetin yönü bunun tam tersidir.

Kadınlara İyilik Tavsiyesi →Veda Hutbesi →Evlilikte Eşlerin Hakları →

Sahabe hanımları çalışıyor muydu?

Evet, kaynaklarda ticaret yapan, dokumacılık ve el işi ile geçinen, hurma bahçesi işleten, hasta bakımı ve ebelik yapan hanım sahabilerden söz edilir. Hz. Hatice'nin iman etmeden önce de ticaretle uğraştığı bilinir. Dolayısıyla kadının meşru bir işte çalışması İslam'a aykırı görülmemiştir. Çalışma şartlarının helal olması, mahremiyet ölçülerinin korunması ve aile sorumluluklarının ihmal edilmemesi gözetilir. Kendi durumunuza özel bir soru için müftülüğe danışmanız yararlı olur.

Kazanç Nedir →Ticaret Ahlakı →Elinin Emeğiyle Kazanmak →

İlim ve Hadis Rivayetinde Öne Çıkan Sahabiler

En çok hadis rivayet eden sahabi kimdir?

En çok hadis rivayet eden sahabi olarak Ebû Hüreyre anılır. Medine'ye nispeten geç geldi, fakat Mescid-i Nebî'nin yanından ayrılmayarak sürekli Peygamberimizin yanında bulundu. Güçlü hafızasıyla tanınır. Ondan sonra çok rivayette bulunanlar arasında Abdullah bin Ömer, Hz. Âişe, Abdullah bin Abbas, Enes bin Mâlik ve Câbir bin Abdullah sayılır. Rakamlar kaynaklara göre farklılık gösterebilir; bu sayılar kesin sayım değil, tahminî derlemelerdir.

Ebû Hüreyre →Enes bin Mâlik →Hadis ve Sünnet Soruları →

Abdullah bin Abbas neden tefsir âlimi sayılır?

Abdullah bin Abbas, Peygamberimizin amcası Hz. Abbas'ın oğludur. Peygamberimizin vefatında henüz gençti, fakat yılları ilim öğrenmekle geçirdi. Ayetlerin iniş sebeplerini, Arap dilini ve eski kavimlerin haberlerini araştırmasıyla tanınır. Kendisine "tercümânü'l-Kur'ân" denmesi bu sebeptendir. Tefsir ilminin kurulmasında rivayetleri temel kaynak oldu. Talebeleri sonraki nesillerde büyük tefsir ekolleri kurdu. Meal ve tefsir okurken onun adına sık rastlarsınız.

Abdullah bin Abbas →Tefsir Nedir →Meal ve Tefsir Soruları →

Abdullah bin Mes'ûd hangi alanda öne çıkar?

Abdullah bin Mes'ûd, Mekke döneminin ilk Müslümanlarındandır. Kur'an'ı güzel okumasıyla ve ayetleri doğru anlamasıyla tanınır; Peygamberimizin ondan Kur'an dinlediği nakledilir. Fıkıh alanında görüşleri sonraki mezheplere kaynak oldu, özellikle Kûfe ekolü onun talebeleri üzerinden gelişti. Kur'an öğretimi ve kıraat ilminde adı sık geçer. Hayatı, Kur'an'la kurulan yakın bir ilişkinin insanı nasıl bir ilim merkezi hâline getirdiğini gösterir.

Abdullah bin Mes'ûd →Kıraat İlmi →Kur'an Okuma Soruları →

Enes bin Mâlik kimdir?

Enes bin Mâlik, Medineli bir ensar çocuğudur. Hicretten sonra henüz küçük yaştayken Peygamberimizin hizmetine verildi ve yıllarca onun yanında bulundu. Bu sebeple ev içi hayata, günlük adaba ve ibadet ayrıntılarına dair çok sayıda rivayeti vardır. Uzun ömürlü oldu ve pek çok tâbiîn âlimi ondan ilim aldı. Rivayetlerinde Peygamberimizin yumuşaklığı ve çocuklara davranışı üzerine aktardığı bilgiler özellikle değerlidir.

Enes bin Mâlik →Peygamberimizin Ahlakı →Kolaylaştırın Zorlaştırmayın →

Sahabe hadisleri yazıyor muydu?

Başlangıçta hadislerin yazılması konusunda temkinli davranıldı; amaç Kur'an metniyle karışmasını önlemekti. Zamanla izin verildiği ve bazı sahabilerin kendilerine ait notlar tuttuğu nakledilir. Esas aktarım yolu ise hafıza ve sözlü nakildi. Sistemli yazıya geçiş, tâbiîn ve sonraki nesillerde oldu; büyük hadis kitapları bu çalışmanın ürünüdür. Bu süreci bilmek, hadis ilmindeki sened ve ravi incelemesinin neden bu kadar titiz olduğunu anlamanıza yardımcı olur.

Sened Nedir →Muhaddis Nedir →Kütüb-i Sitte →

Bir hadisin sahabiden geldiği nasıl doğrulanır?

Hadis âlimleri her rivayeti iki yönden inceler: sened yani nakil zinciri ve metin yani sözün kendisi. Zincirdeki her ravinin güvenilirliği, hafızası ve diğer ravilerle buluşup buluşmadığı araştırılır. Bu incelemeye cerh ve ta'dil denir. Zincir sağlam ve metin diğer sahih kaynaklarla çelişmiyorsa hadis sahih kabul edilir. Zayıf veya uydurma rivayetler bu süzgeçte ayrılır. İnternette gördüğünüz bir sözü paylaşmadan önce güvenilir bir kaynaktan teyit etmeniz iyi olur.

Cerh ve Ta'dil →Sahih Hadis →Mevzû Hadis →

Sahabenin kendi görüşü hadis sayılır mı?

Hayır, ikisi ayrı tutulur. Peygamberimize ait söz, fiil ve onaylara merfû denir; asıl hadis budur. Bir sahabinin kendi görüşü ya da uygulaması ise mevkuf olarak adlandırılır. Mevkuf nakiller dinî bilgi bakımından değerlidir ve fıkıhta delil olarak kullanılabilir; fakat Peygamber sözü yerine konmaz. Hadis kitaplarını okurken bu ayrımı gözetmek, yanlış anlamaları önler.

Merfû Hadis →Mevkuf Hadis →Hadis ve Sünnet Soruları →

Sahabe ilmi nasıl öğretiyordu?

Öğretim yöntemi halka usulüydü. Bir sahabi mescitte ya da evinde oturur, çevresine toplananlara duyduklarını aktarırdı. Dinleyenler tekrar eder, ezberler ve kendi şehirlerine dönüp aynı halkayı kurardı. Böylece Medine, Mekke, Kûfe, Basra ve Şam gibi merkezlerde ilim ekolleri doğdu. Yazı az, tekrar çoktu. Bugün ezber ve tekrar yoluyla öğrenmenin hâlâ işe yaraması bu geleneğin bir devamıdır.

Ezber Aracı →İlim Konusu →İlim Âlimlerin Ölümüyle Kalkar →

Sahabeden kaçı Kur'an'ı hafız olarak biliyordu?

Kesin bir sayı verilemez. Kaynaklarda Kur'an'ın tamamını ezberleyen sahabilerin bulunduğu, bir kısmının ise sadece bazı sûreleri hafızasında tuttuğu nakledilir. Hafızlığın yanında yazılı sahifeler de vardı; vahiy kâtipleri inen ayetleri kaydediyordu. Kur'an'ın korunması bu iki yolun birlikte işlemesiyle sağlandı. Hz. Ebû Bekir döneminde toplanma, Hz. Osman döneminde çoğaltma bu birikim üzerine kuruldu. Hafızlık geleneği bugün de aynı zincirin parçasıdır.

Hafız Nedir →Kur'an'ın İnişi ve Derlenmesi →Kur'an-ı Kerim →

Sahabe Dönemi Olayları

Bedir Savaşı neden önemlidir?

Bedir, hicretten sonra Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasındaki ilk büyük karşılaşmadır. Müslümanların sayısı ve donanımı çok azdı; buna rağmen sonuç lehlerine oldu. Bu zafer Medine'deki genç toplumun güvenini pekiştirdi. Savaşa katılan sahabiler kaynaklarda özel bir yerle anılır. Bedir, aynı zamanda esirlere insanca davranma ve ganimetin paylaşımı gibi konularda ilk düzenlemelerin yapıldığı olaydır. Ramazan ayında meydana geldiği nakledilir.

Bedir Savaşı →Medine Dönemi →Ganimet Nedir →

Uhud Savaşı'ndan ne ders çıkarılır?

Uhud, başta üstün görünen durumun bir emrin ihmal edilmesiyle tersine döndüğü savaştır. Belirlenen yerde kalması istenen grubun yer değiştirmesi ağır kayıplara sebep oldu; Hz. Hamza da burada şehit düştü. Peygamberimiz yaralandı. Olay sonrasında suçlama değil, hatayı kabul etme ve affetme yolu izlendi. Uhud, disiplinin ve verilen söze bağlılığın önemini anlatır. Ayrıca mağlubiyetin imanı bitirmediğini, sabırla toparlanmanın mümkün olduğunu gösterir.

Uhud Savaşı →Hz. Hamza →Sabır →

Hendek Savaşı nasıl geçti?

Hendek, Medine'nin kalabalık bir ittifak tarafından kuşatıldığı savaştır. Şehrin açık taraflarına hendek kazılarak saldırı engellendi; bu fikrin Selmân-ı Fârisî tarafından sunulduğu nakledilir. Kuşatma uzun sürdü, kıtlık ve soğuk çok zorladı. Doğrudan büyük bir muharebe olmadan kuşatma kaldırıldı. Bu olay, istişare ile alınan kararın ve ortak emeğin değerini anlatır. Ayrıca sabrın bazen savaşmaktan daha zor olduğunu gösteren bir örnektir.

Hendek Savaşı →Selmân-ı Fârisî →Şûra Nedir →

Hudeybiye Antlaşması neden dönüm noktasıdır?

Hudeybiye, Müslümanların umre niyetiyle Mekke'ye gitmek isterken yapılan ve ilk bakışta aleyhlerine görünen antlaşmadır. O yıl geri dönmeyi kabul ettiler. Bazı sahabiler bu şartlara üzüldü. Ancak antlaşma sonrasında gelen barış döneminde İslam hızla yayıldı ve kısa süre içinde Mekke'nin fethi gerçekleşti. Bu sebeple kaynaklarda açık bir kazanç olarak anılır. Hudeybiye, sabırlı bir geri adımın bazen ileri gitmenin yolu olduğunu gösterir.

Hudeybiye →Mekke'nin Fethi →Hac ve Umre Soruları →

Mekke'nin fethinde sahabe nasıl davrandı?

Mekke, uzun yılların baskısından sonra büyük ölçüde çatışmasız teslim oldu. Yıllarca eziyet görmüş sahabiler intikam almadı; genel bir af ilan edildi. Evlerinden çıkarılan muhacirler geri döndüğünde mallarını talep etme yoluna gitmedi. Kâbe putlardan temizlendi. Bu tablo, güç eline geçtiğinde insanın ne yapacağının gerçek imtihan olduğunu gösterir. Af, zaafın değil olgunluğun işareti olarak anlatılır.

Mekke'nin Fethi →Kâbe →Af Nedir →

Veda Hutbesi'nde sahabeye ne söylendi?

Veda Hutbesi, Peygamberimizin son haccında yüz bini aşkın sahabeye hitap ettiği konuşmadır. Can, mal ve namusun dokunulmazlığı; faizin yasaklığı; emanetlerin sahibine verilmesi; kadınların hakları ve ırk üstünlüğünün geçersizliği açıkça ilan edildi. Dinleyenlere duyduklarını başkalarına ulaştırmaları tavsiye edildi. Bu hutbe, İslam'ın temel insan hakları çerçevesinin en derli toplu ifadesi sayılır ve bugün de aynı tazeliktedir.

Veda Hutbesi →Veda Haccı →Faiz ve Kredi →

Peygamberimizin vefatında sahabenin hâli nasıldı?

Vefat haberi sahabeyi derin bir sarsıntıya uğrattı; bazıları haberi kabul etmekte güçlük çekti. Hz. Ebû Bekir'in o anda yaptığı konuşma toplumu toparladı: Peygamberimizin bir beşer olduğunu, asıl kalıcı olanın Allah olduğunu hatırlattı. Ardından halife seçimi yapıldı ve dağılma önlendi. Bu olay, en büyük kaybın bile ümmetin yürüyüşünü durdurmaması gerektiğini gösterir. Sabrın ilk sarsıntı anında ortaya çıktığı da burada görülür.

Hz. Ebû Bekir →Sabır İlk Sarsıntı Anındadır →Hz. Muhammed'in Hayatı →

Sahabe arasındaki anlaşmazlıklara nasıl bakmalıyız?

Hz. Osman'ın şehit edilmesinden sonra ortaya çıkan olaylar İslam tarihinin en acı dönemlerindendir. Ehl-i Sünnet âlimlerinin genel yaklaşımı, bu hadiselerde taraf tutup sahabeyi suçlamak yerine onların içtihadında hata etmiş olabileceklerini kabul etmek ve meseleyi Allah'a bırakmaktır. Bu konuda farklı ekollerin değerlendirmeleri arasında görüş farkı vardır. Bizim için doğru tutum, olayları tarih olarak öğrenmek, kimseye dil uzatmamak ve bugün aynı hataları tekrarlamamaktır.

Fitne Nedir →Ehl-i Sünnet ve Mezhepler →İman ve Akaid Soruları →

İslam'ın Arap Yarımadası dışına çıkışında sahabenin rolü neydi?

Dört halife döneminde sahabiler hem idareci hem öğretici olarak geniş coğrafyalara dağıldı. Gittikleri yerlerde mescit kurdu, Kur'an öğretti, yerel halkla ticaret ve komşuluk ilişkisi geliştirdi. Bu yayılmada yalnız seferler değil, bireysel örnekliğin de büyük payı oldu. Ebû Eyyûb el-Ensârî gibi ileri yaşta sefere katılanlar bu gayretin simgesi sayılır. Bugün farklı dillerde Müslüman toplulukların bulunması bu ilk dağılmanın uzantısıdır.

Dört Halife →Ebû Eyyûb el-Ensârî →Halife Nedir →

Sahabeye Bakış, Edep ve Sık Sorulanlar

Sahabe hakkında kötü konuşmak günah mıdır?

Sahabeye dil uzatmak, hakaret etmek veya küçümsemek Ehl-i Sünnet âlimlerince çok çirkin görülmüştür. Onlar bu dinin bize ulaşmasına vesile olan nesildir. Tarihî bir olayı öğrenmek, tartışmak ve farklı nakilleri karşılaştırmak ilmî bir iştir; fakat kişilere hakaret etmek bundan ayrıdır. Zan ile konuşmaktan ve gıybetten sakınmak her Müslümandan beklenir. Bilmediğiniz bir mesele hakkında konuşmamak en güvenli yoldur.

Zandan Sakının →Gıybet ve Dedikodu →Hüsn-i Zan →

Sahabeyi taklit etmek sünnet midir?

Asıl örnek Peygamberimizdir. Bununla birlikte Hulefâ-yi Râşidîn'in yoluna uymanın tavsiye edildiği nakledilir. Sahabenin uygulamaları, özellikle ibadetlerin pratik ayrıntılarında yol gösterici kabul edilir. Fakat her sahabinin kişisel tercihi bağlayıcı bir hüküm değildir. Fıkıh mezhepleri bu rivayetleri usul süzgecinden geçirip hüküm verir. Bu yüzden amelde mezhebinizin tatbikini esas almanız, dağınık rivayetlerden kendi başınıza hüküm çıkarmaktan daha sağlıklıdır.

Sünnete ve Hulefâ-yi Râşidîn'e Uymak →Mezhep Nedir →Sünnet Nedir →

Bugün sahabe olmak mümkün mü?

Hayır. Sahabelik, Peygamberimizi dünyada görmüş olmaya bağlı bir vasıftır ve o kapı kapanmıştır. Fakat sahabenin ahlakını kuşanmak herkese açıktır: doğru sözlü olmak, emaneti korumak, komşusunu gözetmek, öğrendiğini paylaşmak. Bir hadiste kişinin sevdiğiyle beraber olacağı bildirilmiştir; sahabeyi sevmek de bir nasip sayılır. Yani onların devrinde yaşamadık, ama yollarında yürümek elimizdedir.

Kişi Sevdiğiyle Beraberdir →Doğruluk ve Emanet →Ahlak ve Edep Soruları →

Sahabenin hayatını nereden okuyabilirim?

Başlangıç için siyer kitapları en uygundur; Peygamberimizin hayatını okurken sahabe de tabiî olarak tanınır. Ardından ashab biyografilerine geçebilirsiniz. Sitemizdeki rehber yazıları dört halifeden hanım sahabilere kadar pek çok ismi sade bir dille anlatır. Okurken rivayet farklarına takılmayın; ana hatları ve çıkarılan dersi tutun. Çocuklarınıza okurken kısa kıssalar hâlinde anlatmak kalıcı olur.

Ehl-i Beyt ve Ashab →Siyer ve Peygamberimiz Soruları →Hz. Muhammed'in Hayatı →

Sahabe isimlerini çocuğuma verebilir miyim?

Evet, sahabe isimleri Müslümanlar arasında asırlardır kullanılmaktadır ve güzel görülür. Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Hamza, Bilâl, Hatice, Âişe, Fâtıma, Zeynep gibi isimler yaygındır. Dikkat edilmesi gereken, ismin anlamının çirkin olmaması ve kulluğu Allah'tan başkasına nispet etmemesidir. Çocuğa isim koyarken telaffuzun kolaylığını da gözetin. İsim bir temennidir; asıl olan o ahlakı kazandırmaktır.

Dört Halife →Hz. Âişe →Aile ve Nikâh Soruları →

Sahabe kabirlerini ziyaret etmek caiz mi?

Kabir ziyareti genel olarak tavsiye edilmiştir; ölümü hatırlatır ve dua etmeye vesile olur. Sahabe kabirlerinin ziyareti de bu çerçevede değerlendirilir. Dikkat edilecek nokta, ziyaretin Allah'tan başkasından yardım istemeye dönüşmemesidir. Türbeye bez bağlamak, taş öpmek, adak adamak gibi uygulamalar hurafe kabul edilir. Doğru ziyaret; selam verip dua etmek, Fâtiha okumak ve kendi âkıbetimizi düşünmektir.

Kabirleri Ziyaret Edin →Hurafe Nedir →Kabir Ziyareti Duası →

Sahabeye salavat getirilir mi?

Salavat, Peygamberimize yönelik bir duadır. Sahabe için ise genellikle "radıyallâhu anh" yani Allah ondan razı olsun ifadesi kullanılır. Salavat metinlerinin bir kısmında Peygamberimizin ailesi ve ashabı da duaya dahil edilir; bu yaygın ve güzel bir uygulamadır. Yani onları duaya katmak doğrudur, fakat salavatın muhatabı Peygamberimizdir. Ayrıntılı bir kullanım sorunuz varsa Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışabilirsiniz.

Salavat Soruları →Salavat Nedir →Dua ve Zikir Soruları →

Sahabeyle ilgili uydurma anlatılara nasıl dikkat ederim?

İnternette ve sosyal medyada sahabe adına aktarılan pek çok hikâye kaynaksızdır. Ölçü şudur: bir anlatı olağanüstü iddialar taşıyorsa, kaynağı belirtilmemişse ve güvenilir siyer kitaplarında yer almıyorsa paylaşmayın. Hadis diye sunulan sözler için de aynı titizlik gerekir; uydurma rivayet nakletmek ağır bir sorumluluktur. Şüpheliyi bırakmak en emin yoldur. Emin olmadığınız bir metni önce bir ilahiyat kaynağından ya da müftülükten teyit edin.

Mevzû Hadis →Şüphe Vereni Bırak →Hadis ve Sünnet Soruları →

Sahabe ahlakından bugüne hangi ilkeler kalır?

En görünür üç ilke şudur: sözünde durmak, kazancını helalden sağlamak ve kardeşini kendine tercih etmek. Ensar'ın muhacirle evini paylaşması, Abdurrahman bin Avf'ın servetini dağıtması, Hz. Ömer'in halktan biri gibi yaşaması hep bu çizgidedir. Bu ilkeler büyük imkân gerektirmez; bir komşuya tabak göndermekle de yaşanır. Günlük hayatta küçük ama sürekli iyilikler, sahabe ahlakının bugünkü karşılığıdır.

Îsâr Nedir →Hiçbir İyiliği Küçümseme →İslam Ahlakının Temelleri →

Sahabeyi tanımaya nereden başlamalıyım?

Önce dört halifeyi okuyun; İslam'ın ilk otuz yılını onlar üzerinden kavrarsınız. Ardından Hz. Hatice, Hz. Âişe ve Hz. Fâtıma ile aile çevresini tanıyın. Sonra Ebû Hüreyre, Abdullah bin Abbas ve Abdullah bin Mes'ûd gibi ilim yönü ağır isimlere geçin. Her hafta bir sahabi okumak iyi bir ritimdir. Okuduğunuz hadisi ezber aracımıza ekleyerek pekiştirebilir, aklınıza takılan soruları sitemizdeki diğer soru sayfalarından araştırabilirsiniz.

Yeni Başlayanlar İçin Sorular →Ezber Aracı →Dört Halife →

İlgili sayfalar

Kur'an ve Sünnet altındaki diğer başlıklar

← Kur'an ve Sünnet ana sayfası

Tüm SSS ana başlıkları