🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Ticaret ve Kazanç ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Ticaret ve kazanç soruları: helal kazanç ölçüsü, alışveriş adabı, borç ve alacak, faiz ve kredi, ücret, ortaklık, kazancın zekâtı ve bereket sade cevaplarla.

Çalışmak, alıp satmak ve ailesinin rızkını helal yoldan kazanmak İslam'da övülen bir ameldir. Bu sayfada ticaret ve kazanç konusunda en sık sorulan soruları bir araya getirdik. Kazancın helal olmasının ölçüsü, alışverişte doğruluk ve kusur bildirme, fiyat ve kâr sınırı, borç verme ve alacak isteme adabı, faiz ve kredi meselesi, çalışan ile işveren arasındaki hak ve ücret, ortaklık ve sermaye, kazancın zekâtı, kul hakkı ve helalleşme, bereket ve kanaat gibi başlıklar tek tek ele alındı.

Cevaplar Hanefî mezhebi esas alınarak, Diyanet İşleri Başkanlığı ilmihal çizgisinde ve sade bir dille hazırlandı. Gerektiği yerde diğer mezheplerdeki farklı uygulamaya işaret edildi. Günümüz ekonomisine ait konularda âlimler arasında görüş farkı bulunduğu için bu durum ayrıca belirtildi. Burada okuduklarınız genel bilgi niteliğindedir; kendi durumunuza özel kesin bir hüküm, özellikle para ve hak ilgilendiren bir mesele için bağlı bulunduğunuz müftülüğe ya da Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışmanızı tavsiye ederiz.

70 soru ve cevap · 8 başlık

Ticaret ve Kazancın Temeli

İslam'da ticaret yapmak sevap mıdır?

Ticaret, helal sınırlar içinde yapıldığında övülen bir geçim yoludur. Kur'an alışverişi helal, faizi haram kılarak aradaki farkı açıkça belirtmiştir. Peygamberimiz de peygamberlik öncesinde ticaretle uğraşmış, dürüst tüccarı övmüştür. Ticaretin sevap olması, kişinin ölçüsünü ve dilini koruması şartına bağlıdır. Yalan, hile, aldatma ve sözünden dönme karıştığında kazanç bereketini yitirir. Yani ticaret kendi başına ne sevap ne günahtır; onu değerli kılan dürüstlüktür.

Ticaret Ahlakı →Ticaret Nedir →Alışverişte Doğruluk Bereket Getirir →

Çalışıp kazanmak ibadet sayılır mı?

Niyet doğru olduğunda evet. Kişi ailesinin nafakasını helal yoldan kazanmak, kimseye yük olmamak ve elinden geldiğince iyilik yapabilmek için çalışıyorsa bu çalışma ibadet değeri taşır. Peygamberimiz, insanın en temiz kazancının kendi el emeği olduğunu bildirmiştir. Bu yüzden hangi meslekte olursanız olun, işinizi hakkıyla yapmak dinin istediği bir davranıştır. Tembellik ederek başkasının sırtından geçinmek ise hoş görülmemiştir.

Elinin Emeğiyle Kazanmak →Çalışma Hayatı Soruları →Kazanç Nedir →

Rızık nedir, kazancımı ben mi belirliyorum?

Rızık, Allah'ın canlılara verdiği her türlü nimettir; yalnız para değil sağlık, bilgi ve huzur da rızıktandır. İnanan kişi rızkın asıl sahibinin Allah olduğunu bilir, fakat bu bilgi tembelliğe değil gönül rahatlığına götürür. Çalışmak bizim üzerimize düşen sebep, sonucu vermek Allah'a aittir. Bu yüzden hem elimizden geleni yaparız hem de olmayan şeyin peşinde kahrolmayız. Kaybettiğimiz bir fırsat için kendimizi tüketmek yerine helal olanı aramaya devam ederiz.

Rızık Nedir →Rızık Duası →Kader ve Kaza Soruları →

Dünya malı istemek kötü bir şey midir?

Mal istemek kendiliğinden kötü değildir; mal, iyiliğe de kötülüğe de alet olabilen bir araçtır. Kötü olan, malı hayatın tek amacı yapmak ve onu kazanmak için haram yola girmektir. Peygamberimiz salih kişinin elindeki malı güzel görmüş, aynı zamanda dünyaya aşırı bağlanmaktan sakındırmıştır. Ölçü şudur: mal elinizde olsun, kalbinizde olmasın. Kazandığınızda şükredip paylaşıyor, kaybettiğinizde dinî hayatınız sarsılmıyorsa ölçüyü tutmuş olursunuz.

Dünyaya Rağbet Etme →Dünya Nedir →Kalp Amelleri Soruları →

Zengin olmak günah mı?

Zenginlik günah değildir. Sahabe arasında ticaretle büyük servet kazanıp bu serveti İslam'ın hizmetine veren kişiler vardır. Dinin sorduğu soru "ne kadar var" değil, "nereden geldi ve nereye gidiyor" sorusudur. Helal yoldan kazanılan, zekâtı verilen, muhtacı gözeten mal sahibine yük olmaz. Haramdan gelen veya biriktirildiği hâlde kimseye dokunmayan mal ise ahirette ağır bir hesaba dönüşür. Yani zenginliğin kendisi değil, onunla kurulan ilişki belirleyicidir.

Zekât Nedir →Zekât ve Sadaka Soruları →

Fakirlik mi hayırlı, zenginlik mi?

Bu soruya tek bir cevap verilemez; hayırlı olan, kişinin hâline sabredip şükretmesidir. Sabreden fakir de şükreden zengin de övülmüştür. Önemli olan, azlıkta isyan etmemek, çoklukta azmamaktır. Peygamberimizin duasında orta hâlli bir geçim, afiyet ve iffet istenmiştir. Bu yüzden ne yoksulluğu kutsamak ne zenginliği yüceltmek doğrudur. Elinizdekiyle yetinmeyi öğrenirken helal kazancı artırmak için çalışmak arasında bir çelişki yoktur.

Hüdâ, Tükâ, Afâf, Gınâ Duası →Kanaat Nedir →

Hangi meslekler İslam'da yapılamaz?

Doğrudan harama hizmet eden işler caiz görülmez. Alkollü içki üretmek, satmak veya taşımak, kumar işletmek, faizle para satmak, zina ve fuhşa aracı olmak, hile ve dolandırıcılığa dayanan işler bu gruptadır. Bunun dışındaki meslekler kural olarak helaldir. Bir işin bir bölümü şüpheli hâle geldiğinde, önce o bölümü düzeltmeye çalışmak gerekir. İşinizin durumu net değilse, ayrıntıyı anlatarak müftülüğe veya Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışmanız en doğrusudur.

Helal ve Haram Kavramı →İçki ve Kumar →Helal Haram Soruları →

İşe başlarken ne yapmak sünnettir?

İşe besmeleyle başlamak, niyeti düzeltmek ve kolaylık istemek güzel bir alışkanlıktır. Peygamberimiz güne ve işe dua ile başlar, hayırlı olanı kolaylaştırmasını Allah'tan isterdi. Yeni bir iş veya ortaklık kararı öncesinde işi bilen kişilere danışmak da sünnettir; kararsız kaldığınızda istihare yapılabilir. İşin başında yazılı anlaşma yapmak, hesabı kayıt altına almak ise hem dinin istediği hem de sonraki anlaşmazlıkları önleyen bir tedbirdir.

İşe Başlarken Okunacak Dua →İstihare Duası →Doğruluk ve Emanet →

Helal Kazanç, Haram Kazanç

Kazancın helal olmasının ölçüsü nedir?

Üç soruya net cevap verilebiliyorsa kazanç helaldir: Para karşılığında verdiğim mal veya hizmet helal mi, karşı taraf rızasıyla mı veriyor, araya aldatma girdi mi. Bu üçü temizse kazanç helaldir. Satılan şeyin kendisi haramsa, karşı taraf baskı veya yanıltma ile razı edilmişse ya da ölçü ve tartıda eksiklik varsa kazanç gölgelenir. Peygamberimiz helalin de haramın da açık olduğunu, arada kalan şüpheli alanda ihtiyatlı davranmanın mümini koruyacağını bildirmiştir.

Helal Açıktır Haram Açıktır →Helal Nedir →Helal ve Haram Kavramı →

Şüpheli kazanç ne demek, ne yapmalıyım?

Şüpheli kazanç, helal mi haram mı olduğu kesin bilinmeyen gelirdir. Bu durumda önce öğrenmek gerekir; sorarak netleşen pek çok mesele vardır. Öğrenme imkânı yoksa veya görüş farkı sürüyorsa ihtiyatlı olan tarafı seçmek tavsiye edilir. Şüpheli olanı sürekli kullanmak kalbi zamanla duyarsızlaştırır. Yine de vesveseye düşmemek önemlidir; her alışverişi kuşkuyla sorgulamak insanı hayattan koparır. Ölçü, bilinen bir sakatlık varsa kaçınmak, olmadığında normal hayatı sürdürmektir.

Helal mi Haram mı Umursamamak →Haram Nedir →

Haram yolla kazandığım parayı ne yapmalıyım?

Haram kazancın sahibi belli ise asıl yol onu sahibine geri vermektir. Aldatılan müşteri, eksik ödenen çalışan veya haksız alınan miras bu gruptadır. Sahibi bulunamıyorsa, âlimlerin çoğunluğuna göre bu mal sevap beklemeksizin ihtiyaç sahiplerine verilir; yani kişi onu kendi malı gibi harcamaz. Faiz geliri de genellikle bu şekilde değerlendirilir. Tövbe etmek ve bir daha o yola dönmemek bu işin kalp tarafıdır. Miktar ve yöntem konusunda müftülüğe danışmak faydalı olur.

Kul Hakkı ve Helalleşme →Tövbe ve Günah Soruları →Tövbe Duası →

Kul hakkı nedir, nasıl ödenir?

Kul hakkı, bir kimsenin malına, emeğine, itibarına veya hakkına izinsiz el uzatmaktır. Para borcunu ödememek, çalışanın ücretini kısmak, komşunun yerine girmek, iftira atmak bunun örnekleridir. Kul hakkı yalnız tövbe ile silinmez; hak sahibiyle helalleşmek gerekir. Mal ise iade edilir, zarar ise karşılanır, söz ise özür dilenir. Kişi vefat etmişse mirasçılarına ödenir, bulunamıyorsa onun adına hayır yapılır. Bu yüzden hesapları zamanında kapatmak insanın en büyük rahatlığıdır.

Kul Hakkı →Kul Hakkı Nedir →Bir Karış Toprağı Haksız Alan →

Vergi kaçırmak günah mıdır?

Devletin yasal yolla koyduğu vergiyi gizlemek, kamu hakkına el uzatmak sayıldığı için hoş görülmez. Kamu hakkı, sahibi belirsiz olduğu için ödenmesi en zor haklardandır; çünkü helalleşecek tek bir muhatap yoktur. Peygamberimiz haksız kazanç ve zulümden açıkça sakındırmıştır. Bu yüzden kayıt dışı satış, eksik beyan ve sahte belge dinî açıdan da sakıncalı görülür. Vergi mevzuatıyla ilgili teknik ayrıntılarda mali danışmanınıza, dinî boyutta müftülüğe başvurmanız uygun olur.

Ey Kullarım, Zulmü Haram Kıldım →Emanet Nedir →

Piyango, şans oyunu ve bahis kazancı helal mi?

Kumar niteliği taşıyan oyunlardan elde edilen gelir helal sayılmaz. Çünkü burada kazanç bir emeğe veya mala değil, karşı tarafın kaybına bağlıdır. Piyango, iddaa türü bahis ve benzeri oyunlar bu kapsamda değerlendirilir. Kazanılan para harcanmışsa tövbe edilir; elde duruyorsa sevap beklenmeden ihtiyaç sahiplerine verilmesi tavsiye edilir. Bedelsiz katılınan, kimsenin para yatırmadığı çekilişler ise farklı değerlendirilir; bu tür durumlarda ayrıntıyı anlatarak danışmanız iyi olur.

İçki ve Kumar →Kumar Nedir →

Alkollü içki satan bir yerde çalışmak caiz mi?

Harama doğrudan aracı olmak hoş görülmemiştir; içkiyi üreten, taşıyan, satan ve servis eden bu zincirin içinde sayılır. Bu yüzden gelirin tamamı içki satışına bağlı bir işte çalışmak sakıncalı kabul edilir. İşin asıl konusu helal olup içki yalnız yan kalemse, âlimler arasında görüş farkı vardır; bazıları kişinin o bölüme dokunmamasını yeterli görür. Geçim sıkıntısı varsa helal bir iş bulana kadar arayışı sürdürmek ve durumu müftülüğe anlatmak en güvenli yoldur.

İçki ve Kumar →Çalışma Hayatı Soruları →

Haram parayla alınan mal ve yenen yemek ne olur?

Haram kazançla alınan mal kişinin mülkiyetine geçse de üzerindeki hak sorunu kalkmaz; asıl sorumluluk o parayı hak sahibine ödemekle biter. Bir başkasının bu yemeği bilmeden yemesi günah sayılmaz, çünkü sorumluluk kazanan kişiye aittir. Bilerek haram kazançtan beslenmek ise ortaklık anlamına gelir. Peygamberimiz, haram lokmanın duaya ve amele perde olabileceğini hatırlatmıştır. Bu yüzden eve giren paranın kaynağına dikkat etmek, ailenin tamamını ilgilendiren bir konudur.

Kul Hakkı ve Helalleşme →Faydalı İlim, Helal Rızık, Makbul Amel Duası →

Rüşvet ile hediye arasındaki fark nedir?

Hediye, karşılık beklenmeden gönül hoşluğuyla verilir ve kimsenin hakkını değiştirmez. Rüşvet ise bir işi haksız yoldan yürütmek, bir kararı etkilemek veya başkasının hakkını almak için verilir. Ölçü basittir: verilen şey olmasa iş yine aynı şekilde yürüyor muydu? Yürümüyorsa orada rüşvet vardır. Rüşvet alan da veren de sorumlu tutulur. Görevi gereği karar veren kişinin, o görevle ilgili kimselerden hediye kabul etmemesi en güvenli davranıştır.

Kul Hakkı →Ahlak ve Edep Soruları →

Alışveriş ve Satış Adabı

Satıcı malın kusurunu söylemek zorunda mı?

Evet. Satılan şeydeki gizli kusuru bilerek söylememek aldatma sayılır ve alıcıya malı geri verme hakkı doğurur. Peygamberimiz, aldatanın kendisinden olmadığını bildirecek kadar bu konuda nettir. İkinci el araç, telefon veya ev satışında geçmiş arızayı gizlemek bu kapsamdadır. Kusuru açıkça söyleyip fiyatı ona göre belirlemek ise hem helaldir hem itibar kazandırır. Alıcı kusuru bilerek satın aldıysa sonradan şikâyet hakkı kalmaz.

Ticaret Ahlakı →Alışverişte Doğruluk Bereket Getirir →

Kâr sınırı var mı, istediğim fiyata satabilir miyim?

İslam'da sabit bir kâr oranı belirlenmemiştir; fiyat kural olarak satıcı ile alıcının rızasıyla oluşur. Ancak bu serbestlik sınırsız değildir. Müşterinin bilgisizliğinden veya zorda kalmasından yararlanıp piyasanın çok üstünde fiyat istemek, âlimlerin çoğunluğuna göre haksız kazanç sayılır ve alıcıya dönme hakkı verir. Zorunlu ihtiyaç mallarında stok tutup fiyatı yükseltmek de hoş görülmemiştir. Ölçü, aynı malın piyasada hangi aralıkta satıldığıdır.

Ticaret Nedir →Ticaret Ahlakı →

Pazarlık yapmak, fiyat kırmak doğru mu?

Pazarlık meşrudur ve alışverişin doğal parçasıdır. Hoş görülmeyen şey, karşı tarafı sıkıştırmak, onu küçük düşürmek veya başkasının yaptığı pazarlığın üzerine girip anlaşmayı bozmaktır. Satıcının zor durumundan faydalanarak çok düşük fiyat dayatmak da doğru değildir. Peygamberimiz alışverişte kolaylık gösteren, affeden ve müsamahalı davranan kişiyi övmüştür. Bir malı beğenmediyseniz fiyatı aşağı çekmeye çalışmak yerine almamayı seçmek daha güzeldir.

Alışverişte Hoşgörülü Olan →

Satıcının yemin etmesi neden hoş görülmemiştir?

Malı satmak için yemin etmek, karşı tarafın güvenini zorlamak anlamına gelir. Yemin doğru bile olsa alışverişte sık kullanılması bereketi götüren bir alışkanlık olarak uyarılmıştır. Yalan yere yemin etmek ise ayrıca büyük günahtır ve kefaret konusu doğurur. Alıcıyı ikna etmenin yolu yemin değil, malı olduğu gibi anlatmaktır. Sözüne güvenilen tüccarın yemine ihtiyacı kalmaz; zaten en kalıcı reklam da budur.

Yemin Mâlı Sattırır, Bereketi Giderir →Yemin ve Yemin Kefareti →

Ölçü ve tartıda eksiklik yapmanın hükmü nedir?

Tartıyı eksik vermek Kur'an'da açıkça kınanmış davranışlardandır. Gramajı düşürmek, ambalajı ağır göstermek, litreyi eksik doldurmak bu kapsamdadır. Burada alınan fark küçük görünse de müşteri sayısıyla çarpıldığında büyük bir kul hakkına dönüşür. Aynı mantık hizmet satışında da geçerlidir: anlaşılan işi eksik yapmak da ölçüyü eksiltmektir. Tam ölçmek ve hatta şüpheli durumda müşterinin lehine davranmak güven kazandıran bir tutumdur.

Ticaret Ahlakı →Kul Hakkı →

İnternetten satış yapmanın dinî bir sakıncası var mı?

İnternet üzerinden satış, malın ve bedelin belirli olması şartıyla caizdir. Ürünün özelliklerini doğru yazmak, fotoğrafı gerçeğe uygun koymak ve teslim süresine uymak esastır. Olmayan ürünü varmış gibi listelemek, yorumları satın almak veya kusuru görsel düzenlemeyle saklamak aldatma sayılır. İade şartlarını açıkça belirtmek de alıcı hakkıdır. Elektronik ödeme yöntemleri kendiliğinden faiz içermez; faiz, yalnız vadeye bağlı para fazlalığı söz konusu olduğunda gündeme gelir.

Mağaza →Ticaret Ahlakı →

Olmayan malı satmak veya kaparo almak caiz mi?

Kural olarak elinde bulunmayan ve belirsiz olan bir şeyi satmak caiz görülmez; çünkü burada taraflardan biri bilmediği bir şeye razı olmuş olur. Ancak özellikleri tam tanımlanan, teslim tarihi belirli siparişler bu kuralın dışında değerlendirilir; klasik fıkıhta buna benzeyen peşin ödemeli sipariş akitleri vardır. Kaparo alınması, iki tarafın şartları yazılı olarak kabul etmesi hâlinde geçerlidir. Cayma hâlinde kaparonun durumunu baştan yazmak sonradan çıkacak tartışmayı önler.

Ticaret Nedir →

Müşteriye yalan söylemeden nasıl pazarlama yapılır?

Pazarlama, malın güçlü yönünü öne çıkarmaktır; bu caizdir. Haram olan, olmayan bir özelliği varmış gibi anlatmak ve müşteriyi yanıltacak sözler kurmaktır. "Bu üründe şu var, şu yok" diyerek konuşmak hem dürüsttür hem uzun vadede müşteri kazandırır. İndirim iddiası da gerçek olmalıdır; hiç satılmamış bir fiyatı üstü çizili göstermek yanıltmadır. Dürüst satıcının kazancı ilk gün az görünse de kalıcıdır.

Doğruluk ve Emanet →Yalan Nedir →

Müşteriyle tartıştım, hakkını nasıl helal ederim?

Önce kırdığınız yer için özür dilemek gerekir; bu, mal zararından daha hızlı telafi edilen bir haktır. Maddi bir kayıp varsa onu da karşılamak esastır. Müşteriye ulaşamıyorsanız, o kişi adına hayır yapıp dua etmek tavsiye edilir. Bu arada kendi tarafınızı da düzeltmek, aynı durumun tekrarını önleyecek bir yol bulmak önemlidir. Öfke anında konuşmamayı öğrenmek, ticarette hem huzur hem itibar kazandırır.

Öfkelenince Okunacak Dua →Kul Hakkı ve Helalleşme →Ahlak ve Edep Soruları →

Borç, Vade ve Alacak

Borç vermek sevap mıdır?

İhtiyacı olan birine karşılıksız borç vermek, sadakaya yakın bir sevap olarak anılır. Çünkü burada kişi hem malını geçici olarak elinden çıkarır hem kardeşini sıkıntıdan kurtarır. Borç verirken ödeme gücünü zorlamamak, vadeyi gerçekçi koymak ve kimseye duyurmamak güzeldir. Verdiğiniz borç için fazla bir şey istemek ise faiz kapsamına girer. Borcu yazmak, iki tarafın da hafızasına güvenmemek hem Kur'an'ın tavsiyesi hem günlük hayatın gereğidir.

Borç Nedir →Sadaka Malı Eksiltmez →

Borcu ödeyemeyen kişi günahkâr olur mu?

Ödeme niyeti olduğu hâlde imkânı bulunmayan kişi günahkâr sayılmaz. Peygamberimiz, ödeme niyetiyle borç alan kimseye Allah'ın yardım edeceğini bildirmiştir. Günah, ödeyebilecek durumda olup oyalamak, kaçmak ve alacaklıyı peşinde koşturmaktır. Darda kalan borçluya süre tanımak, hatta gücü yetene bir kısmını bağışlamak büyük bir iyiliktir. Borçlu kişinin yapması gereken ise alacaklıdan kaçmak değil, durumunu dürüstçe anlatıp bir ödeme planı önermektir.

Ödeme Niyetiyle Borç Alan →Borç Duası →

Zengin olduğu hâlde borcunu geciktirmek ne demektir?

Ödeyecek parası bulunduğu hâlde borcunu savsaklamak, hadiste zulüm olarak nitelenmiştir. Çünkü alacaklı kendi işini o paraya bağlamış, belki başka bir borcu onunla ödeyecektir. Bu yüzden ticarette ödeme gününe sadık kalmak, kârdan daha önemli bir itibar meselesidir. Nakit sıkışıklığı yaşıyorsanız sessiz kalmak yerine karşı tarafı bilgilendirmek gerekir. Haber vermeden geciktirmek, güveni ödediğiniz paradan daha çok zedeler.

Zenginin Borcunu Geciktirmesi Zulümdür →Borç Nedir →

Alacağımı isterken nasıl davranmalıyım?

Alacağınızı istemek hakkınızdır; bundan utanmanız gerekmez. Ancak isteme biçimi önemlidir. Borçluyu başkalarının önünde zor durumda bırakmamak, ağır söz söylememek ve gerçekten darda ise süre tanımak güzel ahlakın gereğidir. Yazılı bir belgeye dayanmak hem sizi hem karşı tarafı korur. Tahsil için hukuki yola başvurmak da caizdir; burada haram olan, borca ceza adıyla fazla para eklemektir. Alacağınız için sabır gösterirken dua etmeyi de ihmal etmeyin.

Borç ve Düşman Galebesinden Sığınma Duası →Komşuluk ve Akraba Soruları →

Vadeli satışta fiyatı yüksek tutmak faiz midir?

Peşin fiyatı ile vadeli fiyatının farklı olması, baştan tek bir fiyat üzerinde anlaşıldığı sürece faiz sayılmaz. Çünkü burada satılan mal vardır ve bedeli bir kez belirlenir. Faiz, sözleşme kurulduktan sonra gecikme yüzünden borca eklenen fazlalıkla ortaya çıkar. Bu yüzden vadeli satışta fiyat baştan net yazılmalı, "ödemezsen her ay şu kadar eklenir" şeklinde bir şart konulmamalıdır. Uygulamadaki ayrıntılar için müftülüğe danışmak faydalı olur.

Faiz ve Kredi →Faiz Nedir →

Senet, çek ve yazılı sözleşme dinen gerekli mi?

Kur'an, vadeli muameleleri yazmayı ve şahit tutmayı açıkça tavsiye eder. Bu yüzden senet, çek, sözleşme ve fatura gibi belgeler dinin istediği tedbirin bugünkü karşılığıdır. Yazmak, karşı tarafa güvenmemek anlamına gelmez; insanın unutabileceğini, vefat edebileceğini ve mirasçıların durumu bilemeyeceğini hesaba katmaktır. Sözleşmede vade, miktar, teslim ve cayma şartları açık yazılmalıdır. Belirsiz bırakılan her kalem ileride bir anlaşmazlığa dönüşme adayıdır.

Ticaret Ahlakı →Doğruluk ve Emanet →

Kefil olmanın sorumluluğu nedir?

Kefil olmak, borçlu ödemediğinde borcu üstlenmeyi kabul etmektir. Bu yüzden kefalet, iyilik niyetiyle de olsa hafife alınmamalıdır. Kendi ailenizin geçimini riske atacak büyüklükte bir borca kefil olmak tedbirsizliktir. Kefil olacaksanız miktarı, vadeyi ve şartları bilmek hakkınızdır. Borçlunun ödeme gücünü de görmek gerekir. Kefalet nedeniyle ödediğiniz parayı borçludan isteme hakkınız vardır; ancak bu talep sırasında aile ve dostluk ilişkilerini korumaya özen gösterin.

Borç Nedir →Emanet Nedir →

Vefat eden kişinin borcu ne olur?

Vefat eden kişinin borcu, mirası paylaşılmadan önce bıraktığı maldan ödenir. Borç ve vasiyet düşüldükten sonra kalan kısım mirasçılar arasında bölüşülür. Mal yetmiyorsa mirasçıların kendi mallarından ödemesi zorunlu değildir; ancak ödemeleri merhum için büyük bir iyiliktir. Bu yüzden herkesin alacak ve borç kaydını açık tutması, yakınlarının bileceği şekilde yazması önemlidir. Miras paylaşımının oranları için hesaplama aracından yararlanabilir, ayrıntı için müftülüğe danışabilirsiniz.

Miras Hukukuna Giriş →Miras Hesaplama →

Borçtan kurtulmak için hangi dualar okunur?

Peygamberimizin borç ve sıkıntı için okuduğu dualar bize ulaşmıştır; bunlarda borcun ağırlığından, acizlikten ve tembellikten Allah'a sığınılır. Dua, borcu kapatmanın yerine geçmez; onunla birlikte yürür. Yani bir yandan harcamayı kısmak, gelir aramak ve alacaklıyla plan yapmak, bir yandan da dua etmek gerekir. Pek çok kişi için en zor adım, durumu dürüstçe konuşup gerçekçi bir ödeme takvimi kurmaktır. Dua bu adımı atmaya güç verir.

Borç Duası →Acizlik ve Tembellikten Sığınma Duası →Allahümme Lâ Sehle Duası →

Faiz, Kredi ve Yatırım

Faiz nedir, neden haram kılınmıştır?

Faiz, borç verilen paranın vade karşılığında fazlalıkla geri alınmasıdır. Burada ortaya yeni bir mal veya hizmet çıkmaz; kazanç yalnız zamana bağlanır ve risk tamamen borçluya yüklenir. Kur'an faizi kesin ifadelerle yasaklamış, alışverişle arasındaki farkı belirtmiştir. Hadislerde faizin alan, veren ve yazan tarafları birlikte anılmıştır. Yasağın temel gerekçesi, darda kalanın sıkıntısından kazanç elde edilmesi ve servetin emek üretmeden tek yerde toplanmasıdır.

Faiz ve Kredi →Faiz Nedir →Faiz Yiyene ve Yedirene Lanet →

Banka mevduat faizi helal mi?

Klasik mevduat hesabından alınan faiz, âlimlerin büyük çoğunluğuna göre faiz kapsamındadır ve helal görülmez. Bir kısım çağdaş yazar enflasyon farkını ayrı değerlendirmiş olsa da genel kanaat bu yöndedir. Biriken faiz gelirinin, sevap beklenmeksizin ihtiyaç sahiplerine verilmesi tavsiye edilir. Parasını değerlendirmek isteyen kişi için kâr ve zarara ortak olunan, gerçek bir mal veya işe dayanan yöntemler önerilir. Hangi ürünün bu ölçüye uyduğu konusunda müftülüğe danışmanız yerinde olur.

Faiz ve Kredi →Faiz Nedir →

Ev almak için kredi çekmek caiz mi?

Faizli kredi kural olarak caiz görülmez. Bununla birlikte barınma gibi zorunlu bir ihtiyaçta, başka yol bulunmadığı durumlar için âlimler arasında görüş farkı vardır; bazıları zaruret ölçüsünde kolaylık görmüş, çoğunluk ise yine kaçınmayı tavsiye etmiştir. Önce kira, birikim, aile yardımı ve faiz içermeyen finansman yollarını araştırmak gerekir. Kendi durumunuz için kesin bir hüküm almak istiyorsanız gelirinizi ve seçeneklerinizi anlatarak müftülüğe veya Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışın.

Faiz ve Kredi →Helal ve Haram Kavramı →

Kredi kartı kullanmak faiz midir?

Kredi kartını borcunu tam ve zamanında ödeyerek kullanmak, kendiliğinden faiz doğurmaz; burada kart yalnız ödeme aracıdır. Faiz, asgari ödeme yapıp borcu devrettiğinizde veya gecikme faizi işlediğinde ortaya çıkar. Nakit avans çekmek de genellikle faizli bir işlem sayılır. Bu yüzden kartı kullanacaksanız harcamayı ödeyebileceğiniz sınırda tutmak esastır. Taksitli alışverişlerde fiyatın baştan tek bir tutar olarak belirlenmesi, sonradan fazlalık eklenmemesi önemlidir.

Faiz ve Kredi →Borç Nedir →

Enflasyon farkı istemek faiz sayılır mı?

Bu konu çağdaş tartışmaların en çok görüş ayrılığı bulunan başlıklarındandır. Bir grup âlim, paranın alım gücünü yitirmesini zarar sayarak borcun değer olarak korunmasını savunur. Çoğunluk ise borcun miktarı üzerinden ödenmesini esas alır ve eklenen farkı faiz olarak görür. Bu yüzden uzun vadeli borçlanmalarda altın, döviz veya belirli bir mal üzerinden anlaşmak gibi baştan netleştiren yollar tavsiye edilir. Mevcut bir borcunuz varsa karşılıklı rıza ve müftülük görüşü esas alınmalıdır.

Faiz ve Kredi →Faiz Nedir →

Borsada hisse almak caiz mi?

Hisse senedi almak, gerçek bir şirkete ortak olmak anlamına geldiği için kural olarak caiz görülür. Şartı, şirketin asıl faaliyetinin helal olması ve gelirinin faize dayanmamasıdır. Alkol, kumar ve faiz temelli işletmelerin hisseleri bu ölçüye uymaz. Ayrıca aldığınız hisseyi gerçekten teslim almadan, yalnız fiyat hareketi üzerine kurulan kaldıraçlı işlemler kumar niteliği taşıdığı için sakıncalı görülür. Bu alanda yatırım tavsiyesi vermemiz mümkün değildir; dinî yönü için müftülüğe danışın.

Helal ve Haram Kavramı →Kumar Nedir →

Altın ve döviz alıp satmanın dinî kuralı nedir?

Altın, gümüş ve para birimlerinin değişiminde temel kural, iki tarafın da bedeli peşin teslim etmesidir. Aynı cinsten değişimde, örneğin altının altınla takasında, miktarların da eşit olması gerekir. Farklı cinsler, örneğin altın ile para arasında miktar farkı olabilir; şart yalnız peşinliktir. Bu yüzden teslimin ileri tarihe bırakıldığı vadeli altın ve döviz işlemleri sakıncalı görülür. Fiziki teslim içermeyen ürünlerde durumu uzmanına ve müftülüğe sormak gerekir.

Zekât Nasıl Hesaplanır, Nisap →Faiz Nedir →

Sigorta yaptırmak caiz mi?

Zorunlu olan sigortalar, devletin düzenlemesi gereği yapıldığı için genel olarak sakıncalı görülmemiştir. İsteğe bağlı sigortalarda ise âlimler arasında görüş farkı vardır; bir kısmı belirsizlik ve faiz işletmesi sebebiyle çekinceli davranır, bir kısmı zararın ortak üstlenilmesi yönüyle caiz görür. Katılım esaslı, yardımlaşma havuzu şeklinde çalışan modeller daha uygun kabul edilir. Poliçenizin işleyişi karmaşıksa sözleşmeyi özetleyerek müftülüğe danışmanız en güvenli yoldur.

Faiz ve Kredi →Helal Haram Soruları →

Kripto para almak helal mi?

Bu konuda yerleşik bir görüş birliği oluşmamıştır. Bir kısım âlim, karşılığında somut bir mal veya güvence bulunmaması ve fiyatın aşırı oynaması sebebiyle kumara yakın görmüş; bir kısmı ise alıcıların kabul ettiği bir değişim aracı sayarak şartlı olarak caiz saymıştır. Diyanet Din İşleri Yüksek Kurulu da dikkat ve ihtiyat tavsiye etmiştir. Borç para çekerek, kaldıraç kullanarak veya ödeyemeyeceğiniz tutarla bu alana girmek her hâlükârda sakıncalıdır.

Kumar Nedir →Helal ve Haram Kavramı →

Ücret, Çalışan ve Ortaklık

İşverenin çalışana karşı dinî sorumluluğu nedir?

İşveren, işi ve ücreti baştan belirlemek, çalışanın gücünü aşan yük vermemek ve ücreti zamanında ödemekle sorumludur. Hadislerde işçinin ücretini geciktirmek ağır şekilde uyarılmıştır. Ayrıca çalışanın canını ve sağlığını koruyacak şartları sağlamak, onurunu zedeleyecek sözlerden kaçınmak da bu sorumluluğun parçasıdır. Kayıt dışı çalıştırmak, sigorta ve izin haklarını eksik bırakmak kul hakkı doğurur. İyi işveren, verdiği ücretten çok kurduğu güvenle hatırlanır.

Ücret Nedir →Çalışma Hayatı Soruları →Kul Hakkı →

Çalışanın işverene karşı sorumluluğu nedir?

Çalışan, anlaştığı işi vaktinde ve hakkıyla yapmakla yükümlüdür. Mesai saatini başka işle geçirmek, iş yerinin malzemesini izinsiz kullanmak, işi savsaklamak da emanete aykırıdır. Burada ölçü karşılıklıdır: ücretini tam alan kişi emeğini de tam vermelidir. İşinde ustalaşmaya çalışmak, öğrenmeye açık olmak ve iş sırlarını korumak da bu çerçevededir. Hakkı yendiğini düşünen çalışanın yolu, kendi işini aksatmak değil durumu usulüyle dile getirmektir.

Emanet Nedir →Doğruluk ve Emanet →

İşçinin ücreti ne zaman ödenmelidir?

Ücret, iş bittiğinde veya anlaşılan ödeme gününde gecikmeden verilmelidir. Peygamberimiz, işçinin ücretinin işi biter bitmez ödenmesini emretmiştir. Günlük veya parça başı çalışan kişiyi "sonra gel" diyerek oyalamak, onun o gün ekmek almasını engelleyebilir. Nakit sıkışıklığı varsa durumu baştan söylemek ve küçük de olsa bir ödeme yapmak gerekir. Ücretten kesinti yapılacaksa sebebi açık olmalı, çalışanın bilgisi dışında uygulanmamalıdır.

Ücret Nedir →Çalışma Hayatı Soruları →

Ortaklık kurmanın dinî şartları nelerdir?

Ortaklıkta sermaye payı, iş bölümü, kâr oranı ve zararın nasıl paylaşılacağı baştan belirlenmelidir. Kâr, tarafların anlaştığı orana göre bölüşülebilir; ancak zarar kural olarak sermaye payına göre dağıtılır. Ortaklardan birine sabit bir getiri garantisi vermek faiz şüphesi doğurur. Hesapların şeffaf tutulması, harcamaların belgelenmesi ve ortaklığın nasıl sona ereceğinin yazılması şarttır. Pek çok ortaklık kötü niyetten değil, konuşulmamış ayrıntılardan bozulur.

Ticaret Ahlakı →Ticaret Nedir →

Emek koyup sermaye koymadan ortak olunur mu?

Olur. Klasik fıkıhta sermayeyi birinin, emeği diğerinin verdiği ortaklık biçimi tanınmıştır. Burada kâr anlaşılan orana göre paylaşılır; sermayede eksilme olursa bu kayıp, kusur bulunmadığı sürece sermaye sahibine ait olur, emek sahibi de emeğini boşa vermiş sayılır. Bu modelin geçerli olması için kâr oranının yüzde olarak belirlenmesi, "her ay şu kadar vereceksin" denmemesi gerekir. Sabit tutar garantisi, ortaklığı borç ilişkisine çevirir.

Kazanç Nedir →Ticaret Ahlakı →

Kira geliri ve kiracı hakkı konusunda ölçü nedir?

Kira, bir malın kullanım hakkının bedelle devredilmesidir ve helaldir. Sözleşmede süre, bedel ve kullanım şartları açık yazılmalıdır. Mal sahibi, oturulabilir bir yer teslim etmekle; kiracı, yeri özenle kullanmak ve kirayı zamanında ödemekle sorumludur. Sözleşme ortasında tek taraflı ve fahiş zam yapmak, kiracıyı zorda bırakacak baskı kurmak hoş görülmez. Kiraya verilen yerin haram bir faaliyette kullanılacağı biliniyorsa bu kiralamadan kaçınmak gerekir.

Ticaret Ahlakı →Komşuluk ve Akraba Soruları →

Aile ve akraba ile ticaret yapmak doğru mu?

Caizdir, hatta akrabayla iş yapmak güveni kolaylaştırır. Ancak aradaki yakınlık yüzünden şartların yazılmaması en sık yapılan hatadır. "Nasıl olsa kardeşim" diyerek başlanan ortaklıklar, hesap karıştığında hem para hem akrabalık kaybına yol açar. Bu yüzden akrabayla iş yaparken sözleşmeyi daha dikkatli yazmak gerekir. Anlaşmazlık çıkarsa önce aile içinde, araya hakem koyarak çözmeye çalışmak; bağları koparmamak esastır.

Sıla-i Rahim Rızkı Genişletir →Komşuluk ve Akraba Soruları →

Kadının ticaret yapması ve çalışması caiz mi?

Kadının kendi malı üzerinde tasarruf etmesi, alışveriş yapması ve meslek sahibi olması caizdir. İslam tarihinde ticaretle uğraşan hanım sahabeler bilinmektedir. Kazandığı mal kendisine aittir; ailenin nafakası kural olarak erkeğin yükümlülüğündedir. Çalışma hayatında tesettür, mahremiyet ve iş yeri şartlarına özen gösterilmesi tavsiye edilir. Aile içinde iş bölümünü karşılıklı rıza ile belirlemek, kimsenin hakkını zorlamamak en sağlıklı yoldur.

Kadın ve İbadet Soruları →Aile ve Nikâh Soruları →

İş yerinde haksızlığa uğradım, ne yapabilirim?

Önce durumu belgelemek ve usulünce dile getirmek gerekir; sözlü sitem yerine somut bir talep daha çok yol açar. Hakkınızı yasal yollarla aramak caizdir ve mağdurun hakkını istemesi şikâyet sayılmaz. Bu süreçte dilinizi korumak, karşı tarafa iftira etmemek önemlidir. Çözüm gecikse de sabırla dua etmek, zulme uğrayanın duasının karşılıksız kalmadığını hatırlamak güç verir. Kendi tarafınızda bir eksik varsa onu da düzeltmek, işi sağlam zemine oturtur.

Zulme Uğrayanın Duası →Çalışma Hayatı Soruları →

Kazancın Zekâtı, Sadakası ve Harcanması

Ticaret malının zekâtı nasıl verilir?

Satmak amacıyla elde tutulan mallar zekâta tabidir. Zekât yılı dolduğunda bu malların o günkü piyasa değeri hesaplanır, nakit ve alacaklar eklenir, vadesi gelmiş borçlar düşülür. Kalan tutar nisap sınırını aşıyorsa kırkta bir, yani yüzde iki buçuk oranında zekât verilir. Dükkânın kendisi, raf ve araç gibi işletme araçları zekâta girmez; bunlar satılacak mal değildir. Hesabı kolaylaştırmak için zekât hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.

Zekât Nasıl Hesaplanır, Nisap →Zekât Hesaplama →Zekât ve Sadaka Soruları →

Tahsil edilemeyen alacağın zekâtı verilir mi?

Tahsil edilme ihtimali olan alacaklar mal varlığınıza eklenir ve zekâtı hesaplanır. Ancak borçlu inkâr ediyor, kayıp durumda veya ödeme imkânı tamamen yoksa bu alacak şüpheli hâle gelir. Âlimlerin çoğunluğuna göre böyle bir alacağın zekâtı, tahsil edildiği yıl verilir. Yani eline geçmeyen para için her yıl zekât ödemek gerekmez. Durumunuz karmaşıksa, alacağın niteliğini anlatarak müftülüğe danışmanız daha isabetli olur.

Zekât Nasıl Hesaplanır, Nisap →Borç Nedir →

Zekâtı kimlere vermek gerekir?

Zekât, Kur'an'da sayılan gruplara verilir: yoksullar, ihtiyaç içinde olanlar, borçlular, yolda kalmışlar ve benzeri haller. Zekât verilen kişinin mülkiyetine geçmesi şarttır; bu yüzden cami yapımı gibi genel hayır işleri zekât yerine geçmez, sadaka sayılır. Anne, baba, çocuk ve eşe zekât verilmez; kardeş, amca, dayı gibi yakınlara verilebilir ve bu daha faziletli görülür. Verirken karşı tarafı incitmemek, mümkünse sessizce vermek güzeldir.

Zekât Kimlere Verilir →Zekât Nedir →

Sadaka vermek malı azaltır mı?

Hadiste sadakanın malı eksiltmediği bildirilmiştir. Bu, verenin elinden para çıkmadığı anlamına gelmez; kazancın bereketlenmesi, beklenmeyen kapıların açılması ve gönül huzuru olarak anlaşılır. Sadaka ayrıca kişiyi cimrilikten korur ve mala bağlılığı gevşetir. Az verebiliyorsanız az verin; düzenli olması miktarından önemlidir. Suyun yolunu açmak, bir ağaç dikmek veya bir öğrencinin yolunu kolaylaştırmak gibi kalıcı sadakalar ise insan vefat ettikten sonra da sevap getirmeyi sürdürür.

Sadaka Malı Eksiltmez →Sadaka ve Sadaka-i Câriye →Sadaka Nedir →

İsraf nedir, ne kadar harcamak israftır?

İsraf, ihtiyaç ölçüsünü aşan ve karşılığı olmayan harcamadır. Sınır herkes için aynı değildir; geliri yüksek olan daha geniş harcayabilir. Ölçü, harcamanın gösteriş için mi yoksa gerçek bir ihtiyaç için mi yapıldığıdır. Yemeği çöpe atmak, giyilmeyen eşya yığmak, borçlanarak gösterişli alışveriş yapmak israfa girer. Bunun karşıtı cimrilik değil, orta yoldur. Kur'an, ne elini tamamen kapatmayı ne de saçıp savurmayı tavsiye eder.

İsraf Nedir →Cimrilik Nedir →

Kazancımın ne kadarını hayra ayırmalıyım?

Zekât dışında belirlenmiş bir oran yoktur; bu kişinin durumuna bırakılmıştır. Pek çok kişi için işleyen yol, gelirin küçük bir yüzdesini baştan ayırıp o parayı kendi bütçesinden saymamaktır. Böylece hayır, ay sonunda artana kalmaz. Ailenizin ihtiyacını aksatacak kadar vermek tavsiye edilmez; en yakın hak sahibi kendi evinizdir. Verdiğinizi anlatmamak, karşı tarafı minnet altında bırakmamak ve bir gün aynı duruma düşebileceğinizi hatırlamak önemlidir.

Sadaka ve Sadaka-i Câriye →İnfak Nedir →

Fitre ve fidye kazançla ilgili midir?

Fitre, Ramazan bayramı öncesinde temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişinin kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler için verdiği sadakadır. Fidye ise sağlık gibi kalıcı bir engel sebebiyle oruç tutamayan kişinin tutamadığı her gün için verdiği bedeldir. İkisi de kazanç durumuyla ilgilidir; ödeme gücü olmayan kişiye yükümlülük yüklenmez. Güncel tutarları ve hesaplamayı araçtan görebilir, özel durumunuzu müftülüğe sorabilirsiniz.

Fitre, Sadaka-i Fıtr →Fitre Fidye Hesaplama →

Gerçek müflis kimdir?

Hadiste iflas, parasını kaybeden kişi değil; namazı, orucu ve zekâtı olduğu hâlde insanların hakkını yiyip ahirete o yükle giden kişi olarak tanımlanır. Bu tanım ticaretle uğraşan herkes için ciddi bir uyarıdır. Çünkü ibadetlerini aksatmadığı hâlde hesabında eksik, dilinde incitme, kazancında haksızlık bulunan kişi kendini güvende sanır. Bu yüzden kazanç hayatında sık sık durup kimin hakkını geçtiğimizi sormak, dinî hayatın en pratik muhasebesidir.

Gerçek Müflis Kimdir →Kul Hakkı ve Helalleşme →

Bereket, Kanaat ve Dua

Bereket nedir, az para nasıl yeterli gelir?

Bereket, bir nimetin miktarından bağımsız olarak fayda vermesi, yetmesi ve kalıcı olmasıdır. Aynı gelirle bir ev rahat geçinirken bir başkasının eli boş kalabilir. Bereketin yolu olarak helal kazanç, şükür, sadaka, israftan kaçınmak ve aile içinde huzuru korumak sayılır. Hesabını bilmek de bereketin bir parçasıdır; nereye gittiği bilinmeyen para çabuk tükenir. Bereket istemek dua ile, korumak ise düzenle olur.

Bereket Nedir →Alışverişte Doğruluk Bereket Getirir →

Kanaat nedir, tembellik ile karıştırılır mı?

Kanaat, elindekiyle yetinmeyi bilmek ve sahip olmadığı şey için huzurunu bozmamaktır. Tembellik ise çalışmaktan kaçmaktır; ikisi birbirine benzemez. Kanaat sahibi kişi çalışır, helal yolu arar, fırsatı değerlendirir; ancak sonuç umduğu gibi olmadığında yıkılmaz. Peygamberimiz acizlikten ve tembellikten Allah'a sığınmayı öğretmiştir. Yani dinin istediği şey, hem gayret hem gönül rahatlığıdır. Bu ikisini birlikte tutabilen kişi ticarette de dayanıklı olur.

Kanaat Nedir →Acizlik ve Tembellikten Sığınma Duası →

İşim bozuldu, iflas ettim; nasıl dayanabilirim?

Maddi kayıp, imanı ölçen zor sınavlardan biridir. Önce durumu kabul edip gerçek tabloyu yazmak gerekir; borçlar, gelir ve ödeme imkânı net görülmeden plan kurulamaz. Alacaklılarla konuşmak, gerçekçi bir takvim önermek çoğu zaman düşünülenden daha olumlu karşılanır. Bu süreçte namazı ve duayı bırakmamak, insanı ayakta tutan dayanaktır. Sabretmeye çalışan kişiye sabır verildiği bildirilmiştir. Yalnız kalmamak, güvendiğiniz bir yakınla konuşmak da yükü hafifletir.

Sabretmeye Çalışana Allah Sabır Verir →Keder ve Hüzün Duası →Hacet Duası →

Rızık için hangi dualar okunur?

Rızık, bereket ve helal kazanç için Peygamberimizden gelen dualar vardır. Bunlarda faydalı ilim, helal rızık ve kabul edilen amel birlikte istenir. Dua ederken çalışmayı bırakmamak esastır; dua gayretin yerine değil, yanına konur. Sabah ve akşam duaları, işe başlarken okunan dua ve darlık anında okunan dualar günlük hayata kolayca yerleşir. Duanın en güzel yanı, insanın kazanç telaşı içinde kime yöneldiğini hatırlamasıdır.

Rızık Duası →Faydalı İlim, Helal Rızık, Makbul Amel Duası →Dua ve Zikir Soruları →

Kazancıma nazar değer mi, ne yapmalıyım?

Nazarın etkisi hadislerde bildirilmiştir; ancak bu, her kaybı nazara bağlamayı gerektirmez. Önce işin kendi sebeplerine bakmak, hesabı ve yöntemi gözden geçirmek gerekir. Korunmak için Fâtiha, Âyetü'l-Kürsî, Felak ve Nâs sûrelerini okumak, Peygamberimizin öğrettiği dualarla sığınmak tavsiye edilir. Kazancını gereksiz yere ilan etmemek de tedbirdir. Muska, bağlama, kurşun dökme gibi uygulamalar dinen hoş görülmez; bunlara para vermek ayrı bir zarardır.

Nazar Duası →Kıskançlık ve Hasede Karşı Bereket Duası →Âyetü'l-Kürsî →

Başkasının kazancını kıskanmak günah mı?

Bir nimetin karşı taraftan gitmesini istemek, yani haset etmek hoş görülmemiştir ve kalbi yorar. Buna karşılık "bana da aynısı verilsin" diye istemek, gıpta olarak adlandırılır ve sakıncalı görülmez. Kıskançlık hissi geldiğinde yapılacak en iyi şey, o kişiye dua etmektir; bu, kalbi şaşırtıcı biçimde yumuşatır. Mümin, kardeşi için de kendisi için istediğini ister. Kendi hâlinizle başkasının görünen tablosunu kıyaslamak ise çoğu zaman eksik bir karşılaştırmadır.

Kardeşi İçin de İstemek →Kalp Amelleri Soruları →

Para kazanmak için istihare yapılabilir mi?

İstihare, iki seçenek arasında kalındığında hayırlı olanın kolaylaştırılması için yapılan bir duadır. Yeni bir iş kurmak, ortaklığa girmek veya teklif edilen işi kabul etmek gibi kararlarda yapılabilir. İstihare, rüyada net bir cevap görme garantisi değildir; asıl beklenen, kalbin bir tarafa yatması ve işin yolunun açılmasıdır. Bu yüzden istihareden önce araştırmak, bilen kişilere danışmak gerekir. Karar sonrası pişmanlık olsa da kişi doğru yolu aradığı için huzurlu kalır.

İstihare Duası →İstihare Soruları →

Dünya ve ahiret dengesini nasıl kurarım?

Ölçü, dünyayı kazanmak için ahireti satmamaktır. Çalışmak, kazanmak ve ailesine iyi bir hayat sağlamak dinin karşı çıktığı şeyler değildir; karşı çıktığı şey bunların uğruna hak yemek ve ibadeti terk etmektir. Pratik bir yol, günün beş vaktini sabit bir çerçeve gibi kullanmaktır; iş programı bu çerçevenin içine yerleşir. Peygamberimiz dünyada bir yolcu gibi olmayı tavsiye etmiştir. Bu bakış kazancı küçültmez, yalnız yerini doğru koyar.

Dünyada Garip Gibi Ol →Namaz Soruları →Dünya Nedir →

Kazanç konusunda aklıma takılan bir soruyu kime sorabilirim?

Para ve hak ilgilendiren meseleler kişinin kendi şartlarına göre değişir; bu yüzden genel bilgi yeterli olmaz. Böyle durumlarda bağlı bulunduğunuz il veya ilçe müftülüğüne başvurabilir, Alo 190 Dinî Sorular Hattı'ndan görüş alabilirsiniz. Sorarken sözleşmeyi, tutarı ve tarafları net anlatmak doğru cevabı kolaylaştırır. Vergi ve hukuk tarafı için ayrıca mali danışmana veya avukata danışmak gerekir. Sitemizdeki rehber ve soru sayfaları ise konuyu önceden anlamanıza yardımcı olur.

Helal Haram Soruları →Çalışma Hayatı Soruları →Ticaret Ahlakı →

İlgili sayfalar

Günlük Hayat ve Hükümler altındaki diğer başlıklar

← Günlük Hayat ve Hükümler ana sayfası

Tüm SSS ana başlıkları