🤲 Benim İçin Dua Et Giriş

Zekât, Sadaka ve Fitre ile İlgili Sık Sorulan Sorular

Zekât, fitre, fidye ve sadaka hakkında en çok sorulan sorular: nisap, hesaplama, kimlere verilir, zamanlama ve sık yapılan hatalar.

Zekât, İslâm'ın beş temel esasından biridir ve malı olan müslümanın üzerine düşen bir ibadettir. Ama uygulamada akla çok soru takılır: Nisap ne kadardır? Altın, maaş, arsa, borsa hesaba katılır mı? Borcum varsa ne olur? Zekâtı kime verebilirim, kime veremem? Fitre ile zekât aynı şey mi? Bu sayfada bu soruları, günlük hayatta en çok karşılaşılan hâlleriyle topladık.

Cevaplar Diyanet İlmihali çizgisinde, Hanefî mezhebi esas alınarak hazırlandı; gerektiğinde diğer mezheplerin farkı belirtildi. Âlimler arasında görüş farkı bulunan konularda bu durum açıkça söylendi. Kendi mal varlığınıza özel, bağlayıcı bir hüküm gerekiyorsa il veya ilçe müftülüğüne ya da Alo 190 Dinî Soruları Cevaplama Hattı'na danışmanız en doğrusudur. Hesap işlerini kolaylaştırmak için sitedeki zekât ve fitre hesaplama araçlarını da kullanabilirsiniz.

71 soru ve cevap · 8 başlık

Zekât Nedir, Kime Farzdır

Zekât nedir, kısaca ne anlama gelir?

Zekât, belirli bir ölçünün üzerinde mala sahip olan müslümanın, bu malının belli bir oranını ihtiyaç sahiplerine vermesidir. Kelime olarak temizlenme ve artma demektir; malı temizler, sahibini cimrilikten arındırır. Zekât İslâm'ın beş esasından biridir ve farzdır, yani isteğe bağlı bir bağış değildir. Kur'an'da namazla birlikte pek çok yerde anılır. Sadaka ise gönülden verilen, miktarı ve zamanı kişiye bırakılmış hayırdır. Yani her zekât bir yardımdır ama her yardım zekât yerine geçmez.

Zekât Nedir →Zekât (Sözlük) →Zekât Konusu →

Zekât kimlere farzdır?

Zekât; müslüman, akıl sağlığı yerinde, ergenlik çağına girmiş ve temel ihtiyaçları ile borçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye farzdır. Bu malın üzerinden kamerî bir yıl geçmiş olması da şarttır. Mal, kişinin kendi mülkü olmalı ve gelir getirmeye elverişli bulunmalıdır. Oturduğu ev, kullandığı araba, günlük eşyaları ve mesleğinin aletleri nisap hesabına katılmaz. Nisabın altında kalan kişiye zekât farz olmaz; o kişi dilerse gönüllü sadaka verir.

Nisap (Sözlük) →Zekât Nasıl Hesaplanır →

Zekât ile sadaka arasındaki fark nedir?

Zekât farzdır; miktarı, oranı, zamanı ve verilecek kişiler bellidir. Sadaka ise nafiledir; istediğiniz kadar, istediğiniz zaman, istediğiniz muhtaca verebilirsiniz. Zekâtı anne, baba, eş ve çocuğa veremezsiniz; sadakayı verebilirsiniz. Zekâtta malın mülkiyetinin fakire geçmesi şarttır; sadakada bir yola çeşme yapmak, ağaç dikmek gibi genel hayırlar da sayılır. Kısaca zekât borç, sadaka ikramdır. İkisi birbirinin yerine geçmez.

Sadaka (Sözlük) →Sadaka ve Sadaka-i Câriye →

Zekât vermemenin dindeki yeri nedir?

Zekât farz bir ibadettir; gücü yettiği hâlde bilerek vermemek büyük bir sorumluluktur. Kur'an'da malını yığıp hayra harcamayanlar için ağır uyarılar vardır. Ancak bir kişinin dinden çıktığına hükmetmek kimsenin işi değildir; bu tür kesin yargılardan uzak durmak gerekir. Önemli olan, geciken yılların zekâtını hesaplayıp ödemeye başlamaktır. Geçmiş yıllar için borç düşmez, hesaplanıp verilir. Durumunuz karışıksa müftülükten yardım isteyin.

Cimrilik (Sözlük) →Zekât Hesaplama →

Zekât niyeti nasıl yapılır, sesli söylemek şart mı?

Niyet kalbin işidir; sesli söylemek şart değildir. Malı ayırırken veya fakire verirken içinizden bunu zekât olarak veriyorum demeniz yeterlidir. Niyet, verme anında ya da zekât için malı kenara ayırma anında bulunmalıdır. Verdikten çok sonra o aslında zekâtımdı demek, Hanefîlere göre genel olarak geçerli sayılmaz. Bu yüzden zekât parasını baştan ayrı tutmak en güvenli yoldur. Hangi malın zekâtı olduğunu not etmek de karışıklığı önler.

Zekât Nedir →

Zekât verirken alan kişiye "bu zekâttır" demek gerekir mi?

Söylemek şart değildir. Zekâtın geçerliliği verenin niyetine bağlıdır; alan kişinin bunu bilmesi gerekmez. Hatta onurunu korumak için söylememek daha güzeldir. Hediye, yardım ya da ikram görüntüsüyle vermek câizdir; önemli olan malın karşılıksız olarak o kişinin mülküne geçmesidir. Borç olarak verip sonra zekâta saymak ise olmaz; baştan karşılıksız verilmelidir. Alan kişinin zekâta uygun bir kişi olduğundan makul ölçüde emin olmak yeterlidir.

Zekât Kimlere Verilir →Fakir (Sözlük) →

Zekât yılı nasıl hesaplanır, hangi takvim esas alınır?

Zekâtta kamerî (hicrî) yıl esastır. Nisaba ulaştığınız günü bir başlangıç kabul eder, aynı hicrî tarih geldiğinde malınızı yeniden tartarsınız. Yıl içinde malın azalıp artması önemli değildir; bakılan nokta yıl başı ve yıl sonunda nisabın üzerinde olmaktır. Birçok kişi kolaylık olsun diye Ramazan ayını sabit zekât ayı yapar; bu güzel bir alışkanlıktır. Milâdî takvime göre hesaplayanlar, hicrî yıl daha kısa olduğu için küçük bir fark oluştuğunu bilmelidir.

Hicrî Takvim Çevirici →Zekâtı Şâbanda Hesaplamak →

Zekât ibadetini yeni öğrenmeye başlayan biri nereden başlamalı?

Önce kavramları öğrenin: nisap, kamerî yıl, kırkta bir oranı ve zekât verilecek kişiler. Sonra elinizdeki malları bir kâğıda yazın: altın, nakit, bankadaki para, ticaret malı, kira geliri. Karşısına borçlarınızı yazın. Kalan tutar nisabın üzerindeyse kırkta birini ayırın. İlk yıl bir hesaplama aracı kullanmak işinizi çok kolaylaştırır. Emin olamadığınız kalemleri not edip müftülüğe sormanız en sağlıklı yoldur.

Yeni Başlayanlar SSS →Zekât Hesaplama →

Zekât malı gerçekten eksiltir mi?

Hayır. Peygamberimizin sadaka malı eksiltmez buyurduğu rivayet edilir. Zekât, maldan verilen bir eksilme gibi görünse de bereketi artıran, toplumdaki kini azaltan bir ibadettir. Kur'an'da verilenin kat kat geri döneceği bildirilir. Bunu bir ticaret mantığıyla verirsem şu kadar kazanırım şeklinde düşünmek doğru değildir; esas olan Allah rızasıdır. Maddî karşılık beklemeden vermek, ibadetin özünü korur.

Sadaka Malı Eksiltmez →Bereket (Sözlük) →

Nisap ve Zekât Hesabı

Nisap ne kadardır, altın üzerinden kaç gram?

Nisap, zekâtın farz olması için gereken en az mal ölçüsüdür. Altında 80,18 gram (20 miskal), gümüşte 561 gram (200 dirhem) olarak bilinir. Nakit para, bankadaki mevduat, hisse, ticaret malı gibi varlıklar bu altın ölçüsünün karşılığıyla değerlendirilir. Günümüzde yaygın uygulama, toplam varlığın 80,18 gram altının güncel değerine ulaşıp ulaşmadığına bakmaktır. Gümüş ölçüsü daha düşük tutar verdiği için bazı âlimler fakirin lehine onu tercih eder; bu bir görüş farkıdır.

Nisap (Sözlük) →Zekât Nasıl Hesaplanır →Zekât Hesaplama →

Zekât oranı yüzde kaçtır?

Altın, gümüş, nakit para ve ticaret mallarında zekât oranı kırkta bir, yani yüzde 2,5'tir. Yüz bin liralık zekâta tâbi varlığı olan kişi iki bin beş yüz lira verir. Toprak ürünlerinde, hayvanlarda ve madenlerde oranlar farklıdır; bunlar ayrı başlıklarda ele alınır. Yüzde 2,5 oranı toplam varlığa değil, borçlar çıkarıldıktan sonra kalan zekâta tâbi varlığa uygulanır. Hesabı kolaylaştırmak için varlıkları liste hâlinde yazmak faydalıdır.

Zekât Hesaplama →Zekât Nedir →

Kadının takıları, ziynet altınları zekâta tâbi mi?

Hanefî mezhebine göre kadının kullandığı altın ve gümüş takılar, nisabı buluyorsa zekâta tâbidir. Yani kolye, bilezik, yüzük gibi ziynetler de hesaba katılır. Şâfiî ve Mâlikîlerde ise süs amacıyla kullanılan mubah takılarda zekât olmadığı görüşü vardır; bu konuda âlimler arasında görüş farkı vardır. Pırlanta, inci gibi altın-gümüş dışındaki taşlar ticaret için tutulmadıkça zekâta girmez. Kendi durumunuz için müftülüğe danışmanız iyi olur.

Kadın ve İbadet SSS →Altın Alım Satımında Peşinlik →

Maaşımın zekâtını her ay mı vermem gerekir?

Maaşın kendisi eline geçtiği anda zekâta tâbi olmaz. Maaştan artırıp biriktirdiğiniz para, yıl sonunda diğer varlıklarınızla toplanır; nisabı aşıyorsa kırkta biri verilir. Yani her ay değil, yılda bir kez hesap yapılır. Yıl içinde harcanan para hesaba girmez; bakılan, zekât gününde elinizde kalan tutardır. Düzenli gelirliler için yılın belli bir ayını sabit zekât ayı yapmak hesap karmaşasını önler.

Kazanç (Sözlük) →Zekât Hesaplama →

Borcum varsa zekât hesabından düşülür mü?

Evet. Vadesi gelmiş ve ödemek zorunda olduğunuz borçlar, zekât hesabından düşülür. Kalan tutar nisabın altına iniyorsa o yıl zekât farz olmaz. Uzun vadeli konut kredisi gibi borçlarda yaygın uygulama, yalnız o yıl içinde ödenecek taksitleri düşmektir; tüm kredi tutarını birden düşmek genelde kabul görmez. Bu konuda farklı görüşler vardır. Kendi borç yapınız karışıksa müftülüğe danışmanız yerinde olur.

Borç (Sözlük) →Faizli Konut Kredisiyle Ev Almak →

Oturduğum ev ve kullandığım araba zekâta girer mi?

Girmez. İçinde oturduğunuz ev, bindiğiniz araba, evinizin eşyaları, giydiğiniz kıyafetler ve mesleğinizi yaptığınız aletler temel ihtiyaç sayılır; bunların zekâtı olmaz. Ancak kiraya verdiğiniz ev için durum farklıdır: evin kendisi değil, ondan elde ettiğiniz kira geliri zekâta tâbi varlığa eklenir. Satmak amacıyla aldığınız ev veya arsa ise ticaret malı sayılır ve güncel değerinin kırkta biri verilir.

Zekât Nasıl Hesaplanır →Ticaret (Sözlük) →

Satılmak üzere bekleyen arsanın zekâtı nasıl hesaplanır?

Arsayı ticaret niyetiyle, yani satıp kazanç elde etmek için aldıysanız ticaret malı sayılır. Zekât gününde arsanın güncel piyasa değerinin kırkta birini verirsiniz, aldığınız fiyatı değil. Çocuklarınıza ev yapmak veya kendiniz oturmak niyetiyle aldıysanız zekâta tâbi olmaz. Niyet sonradan değişirse, değiştiği andan itibaren hesaba katılır. Alım niyetini baştan not etmek, yıllar sonra karışıklığı önler.

Ticaret Ahlakı →Ticaret ve Kazanç SSS →

Hisse senedi, yatırım fonu ve kripto paranın zekâtı var mı?

Alım satım amacıyla tutulan hisse ve fonlar ticaret malı gibi değerlendirilir; zekât gününde güncel değerinin kırkta biri verilir. Uzun vadeli ortaklık niyetiyle tutulan hisselerde, şirketin zekâta tâbi dönen varlıkları üzerinden hesap yapıldığını söyleyen görüş vardır. Kripto paralarda yaygın yaklaşım, elde tutulan varlık gibi güncel değer üzerinden kırkta bir vermektir. Bu alanlarda âlimler arasında görüş farkı vardır; kesin hüküm için müftülüğe danışın.

Kripto Para Alım Satımı Câiz mi →Ticaret ve Kazanç SSS →

Alacağım olan paranın zekâtını vermem gerekir mi?

Tahsil edeceğinizden emin olduğunuz, borçlusunun kabul ettiği alacaklar zekâta tâbidir. Yaygın görüşe göre para elinize geçtiğinde geçmiş yılların zekâtını da hesaplayıp verirsiniz. Tahsili şüpheli, borçlusu inkâr eden ya da ulaşılamayan alacaklarda ise eline geçene kadar zekât gerekmez. Batık sayılan bir alacak sonradan tahsil edilirse o anda hesaba katılır. Alacak-borç ilişkilerini yazılı tutmak hem hesabı hem hakkı korur.

Zenginin Borcunu Geciktirmesi →Borç (Sözlük) →

Bankadaki paranın faizi zekâta katılır mı?

Faiz geliri helâl kazanç sayılmadığı için kişinin kendi malı gibi harcanması uygun görülmez. Yaygın görüşe göre faiz tutarı, sevap beklenmeksizin ihtiyaç sahiplerine veya hayır işlerine verilerek elden çıkarılır; zekât yerine de sayılmaz. Zekât, anaparanız üzerinden ayrıca hesaplanır. Yani faizi dağıtmak zekât borcunu düşürmez. Faizden tamamen uzak durmak için katılım esaslı hesapları değerlendirenler de vardır.

Faiz ve Kredi →Bankadaki Paranın Faizini Almamak →Faiz (Sözlük) →

Zekât Kimlere Verilir, Kimlere Verilmez

Zekât kimlere verilir?

Kur'an'da zekâtın verileceği sekiz sınıf sayılır: fakirler, düşkünler, zekât işinde görevliler, kalbi İslâm'a ısındırılacaklar, hürriyetine kavuşturulacaklar, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolda kalmışlar. Günümüzde en çok karşılaşılan gruplar fakirler, borçlular ve yolda kalmışlardır. Zekât alacak kişinin nisap miktarı malı bulunmaması esastır. Kurumlar aracılığıyla verirken, o kurumun parayı zekât usulüne uygun dağıttığından emin olmak gerekir.

Zekât Kimlere Verilir →Fakir (Sözlük) →

Zekât kimlere verilemez?

Zekât; anne, baba, dede, nine gibi üst soya, çocuk ve torun gibi alt soya ve eşe verilemez. Çünkü bunların nafakası zaten kişinin sorumluluğundadır. Zengine, nisap miktarı malı olana ve müslüman olmayana zekât verilmez. Peygamber soyundan gelenlere zekât verilmediği de aktarılır. Kardeş, amca, dayı, hala, teyze ve bunların çocukları ise ihtiyaç sahibiyse zekât alabilir; hatta yakına vermek daha faziletlidir.

Zekât Kimlere Verilir →Aile ve Nikâh SSS →

Zekâtı kardeşime veya yeğenime verebilir miyim?

Evet. Kardeş, kardeş çocukları, amca, dayı, hala, teyze gibi yakınlar nafakanızla yükümlü olduğunuz kişiler değildir; ihtiyaç sahibi iseler zekât verebilirsiniz. Üstelik ihtiyaç sahibi yakına vermek, hem zekât hem de sıla-i rahim sevabı kazandırır. Dikkat edilecek nokta, bunu bir minnet aracına çevirmemektir. Alanın onurunu korumak için sessizce, mümkünse hediye görüntüsüyle vermek güzeldir.

Zekât Kimlere Verilir →Hayır (Sözlük) →

Zekâtı gelinime, damadıma veya kayınvalideme verebilir miyim?

Gelin, damat, kayınvalide ve kayınpeder kişinin usul ve füruundan sayılmaz; nafakalarıyla da yükümlü değilsiniz. Bu yüzden ihtiyaç sahibi olmaları hâlinde zekât verilebilir. Ancak verilen para dolaylı olarak kendi çocuğunuzun geçimine gidiyorsa bu durum tartışılır; bazı âlimler böyle hâllerde dikkatli olunmasını söyler. Açık bir ihtiyaç varsa ve para o kişinin kendi mülkü oluyorsa genel kabul câiz yönündedir.

Aile ve Nikâh SSS →

Zekât parasını derneğe veya vakfa verebilir miyim?

Verebilirsiniz. Ancak o kurumun zekât fonunu ayrı tuttuğundan, parayı zekât verilebilecek kişilere ulaştırdığından ve kendi giderlerine harcamadığından emin olmanız gerekir. Pek çok güvenilir kurum zekât bağışlarını ayrı hesapta toplar ve bunu açıkça duyurur. Bağış yaparken "zekât" seçeneğini işaretlemek önemlidir. Kurum, sizin vekiliniz gibi davranır; niyeti siz yaparsınız, dağıtımı onlar üstlenir.

Vakıf (Sözlük) →Beytülmal (Sözlük) →

Zekâtı cami yapımına, Kur'an kursuna verebilir miyim?

Zekâtta malın bir kişinin mülkiyetine geçmesi (temlik) şart görüldüğü için cami, yol, çeşme gibi yapılara doğrudan zekât verilmesi Hanefîlere göre uygun değildir. Bunlar sadaka olarak çok değerli hayırlardır ama zekât yerine geçmez. Kur'an kursunda okuyan ihtiyaç sahibi öğrencilere burs olarak verilmesi ise zekâta uygun görülür, çünkü para öğrencinin mülkü olur. Kurumun uygulamasını önceden sormak faydalıdır.

Sadaka ve Sadaka-i Câriye →Sadaka-i Câriye (Sözlük) →

Maaş alan engelli bir kişiye zekât verilebilir mi?

Belirleyici olan aldığı maaşın onu nisap sahibi yapıp yapmadığıdır. Engelli maaşı veya bakım yardımı genelde temel ihtiyaçları karşılamaya yetmez; bu durumda kişi fakir sayılır ve zekât alabilir. Ancak maaş ve diğer varlıkları toplamı nisabı aşıyorsa zekât verilmez. Sosyal yardımların nisap hesabına katılıp katılmayacağı konusunda ayrıntı vardır. Tereddüt hâlinde müftülüğe danışmak en sağlıklısıdır.

Engelli Maaşı Alan Zekât Alabilir mi →Engelli Yardımları Nisaba Katılır mı →

Huzurevinde kalan birine zekât verilebilir mi?

Huzurevinde kalmak kişiyi zengin de fakir de yapmaz; bakılacak nokta kendi malvarlığıdır. Nisap miktarı malı yoksa ve harçlığı temel ihtiyaçlarını karşılamıyorsa zekât alabilir. Kurumun bakım masrafını devletin veya ailenin karşılaması bu durumu değiştirmez. Huzurevinin kendisine yapılan bağış ise genellikle sadaka sayılır, zekât değil. Para doğrudan kişinin eline geçecek şekilde verilmelidir.

Huzurevi Sakini Zekât Alabilir mi →Huzurevine Bağış Sadaka mı →

Borcu yüzünden sıkıntıda olan birine zekât verilir mi?

Evet, borçlular Kur'an'da sayılan zekât sınıflarından biridir. Borcu malından fazla olan, ödeyemediği için zor durumda kalan kişiye zekât verilebilir. Hatta hapiste olan birinin borcunu kapatmak için zekât kullanılması câiz görülür. Parayı borçlunun eline vermek ya da onun izniyle alacaklıya ödemek mümkündür. Birinin borcunu kapatmak, sıkıntıyı gidermek bakımından en etkili yardım biçimlerinden biridir.

Borcundan Hapiste Olana Zekât →Mahkûm Ailesine Zekât Verilir mi →

Zekât Verirken Usul ve Zamanlama

Zekâtı Ramazan'da vermek şart mı?

Şart değildir. Zekât, nisaba ulaştığınız günden bir kamerî yıl sonra farz olur; bu tarih yılın herhangi bir ayına düşebilir. Ramazan'da vermek yaygın bir alışkanlıktır çünkü sevapların arttığı bir aydır ve hatırlamak kolaylaşır. Önemli olan, zekât gününüzü belirleyip geciktirmemektir. Vakti geldiğinde ödemeyi uzatmak uygun görülmez. Ramazan'ı beklemek isteyenler, aradaki süreyi geciktirme sayılacak kadar uzatmamalıdır.

Oruç ve Ramazan SSS →Zekâtı Ramazan'ı Beklemeden Şâbanda Vermek →

Zekâtı vakti gelmeden önceden verebilir miyim?

Evet. Nisaba ulaşmış bir kişi, yıl dolmadan zekâtını peşin olarak verebilir. Hatta birkaç yılın zekâtını önceden vermek de câiz görülür. Yıl sonunda hesap yapıp eksik kaldıysa farkı tamamlarsınız; fazla verdiyseniz o sadaka olur. Peşin vermek, özellikle ihtiyacın yoğunlaştığı dönemlerde faydalıdır. Ancak nisaba hiç ulaşmamış kişinin önceden zekât vermesi söz konusu olmaz; onun verdiği sadakadır.

Ramazan Başında Zekât Hesabını Planlamak →Zekât Hesaplama →

Geçmiş yılların zekâtını vermedim, ne yapmalıyım?

Zekât borcu zamanla düşmez. Geçmiş yıllar için elinizdeki bilgiyle bir hesap yapın: o yıllarda yaklaşık ne kadar zekâta tâbi malınız vardı, kırkta biri ne eder. Kesin rakamı bilmiyorsanız ihtiyatlı, yani biraz yüksek tahmin yapmak tercih edilir. Tutarı bir kerede veremiyorsanız taksitle ödemeye başlayabilirsiniz. Niyetinizi geçmiş yılların zekâtı olarak belirtmeniz yeterlidir. Hesap karışıksa müftülükten yardım isteyin.

Zekât Hesaplama →Zekât Nasıl Hesaplanır →

Zekâtı para yerine mal olarak verebilir miyim?

Evet. Hanefîlere göre zekât, değeri karşılığında mal olarak da verilebilir. Erzak, giysi, beyaz eşya, okul malzemesi ya da yakıt şeklinde vermek câizdir. Burada ölçü, verdiğiniz malın piyasa değerinin zekât tutarına denk olmasıdır. Önemli nokta, ihtiyaç sahibinin gerçekten o mala ihtiyaç duymasıdır; elinde kalacak bir eşya ona fayda vermez. Bu yüzden çoğu zaman parayı verip seçimi ona bırakmak daha isabetlidir.

Çalışana Ramazan Kolisi Zekâttan Sayılır mı →

Zekâtın tamamını tek kişiye verebilir miyim?

Verebilirsiniz; bölüştürmek şart değildir. Hatta bir kişinin derdini tamamen çözmek, herkese azar azar vermekten daha faydalı olabilir. Tek sınırlama, verdiğinizle o kişiyi nisap sahibi yani zengin duruma getirmemektir; bu durumdan kaçınmak tavsiye edilir. Tersine, zekâtı çok parçaya bölüp kimseye yetmeyecek hâle getirmek de doğru bir yaklaşım değildir. Dengeyi ihtiyaç durumuna göre kurmak en güzelidir.

Zekât Kimlere Verilir →

Zekâtı yurt dışındaki muhtaçlara gönderebilir miyim?

Gönderebilirsiniz; ancak öncelik kendi çevrenizdeki ihtiyaç sahiplerindedir. Klasik kaynaklarda zekâtın bulunduğu bölgede dağıtılması tavsiye edilir, çünkü komşunun hakkı önde gelir. Yakınında muhtaç yoksa veya başka bölgede çok daha ağır bir ihtiyaç varsa dışarıya göndermek câiz görülür. Savaş, deprem, kıtlık gibi hâllerde bu daha da öne çıkar. Aracı kurumun parayı gerçekten ulaştırdığından emin olmak gerekir.

Zekât Kimlere Verilir →Hayır (Sözlük) →

Zekât verirken minnet etmek, başa kakmak ibadeti bozar mı?

Zekâtın maddî geçerliliği mal fakirin eline geçtiğinde tamamlanır; ancak başa kakmak, incitmek ve gösteriş yapmak sevabı yok eder. Kur'an, verdiğini sayıp döken ve eziyet eden kimselerin amelini boşa çıkmış bir çalışmaya benzetir. Bu yüzden vermenin biçimi, verilen miktar kadar önemlidir. Sessizce, alanın yüzünü kızartmadan, mümkünse başkalarının görmeyeceği şekilde vermek güzeldir. Verdikten sonra o konuyu hiç açmamak en doğrusudur.

Kul Hakkı ve Helâlleşme →Sadaka Verene Dua →

Haram yolla kazanılmış paradan zekât verilir mi?

Haram kazanç kişinin helâl mülkü sayılmadığı için ondan zekât vermekle ibadet yerine gelmez. Yapılması gereken, o malı asıl sahibine veya hak sahibine geri vermek; mümkün değilse sevap beklemeksizin hayra harcayarak elden çıkarmaktır. Bu işlem zekât yerine geçmez. Helâl olan mallarınız üzerinden zekâtı ayrıca hesaplamanız gerekir. Durumunuz karışıksa tövbe ile birlikte müftülüğe danışarak bir yol belirlemek iyi olur.

Helâl ve Haram Kavramı →Haram Parayla Alınan Kurbanlık →Helâl ve Haram SSS →

Fitre (Fıtır Sadakası) ve Fidye

Fitre nedir, zekâttan farkı ne?

Fitre, Ramazan Bayramı'na kavuşan ve temel ihtiyaçları dışında nisap miktarı malı bulunan müslümanın vermesi gereken bir sadakadır. Hanefîlerde vâcip sayılır. Zekâttan farkı, maldan değil kişi başına hesaplanmasıdır: kişi kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu küçük çocukları için verir. Zekât yılda bir kez ve mala bağlıyken fitre bayrama bağlıdır. Miktarı her yıl bir kişinin bir günlük yemek bedeli esas alınarak açıklanır.

Fitre (Fıtır Sadakası) →Fıtır Sadakası (Sözlük) →Fitre Fidye Hesaplama →

Fitre ne zaman verilir, bayram namazından sonra olur mu?

Fitrenin en uygun zamanı Ramazan Bayramı sabahı, bayram namazından önceki vakittir; böylece ihtiyaç sahibi bayramı rahat geçirir. Ramazan içinde, hatta ayın başında önceden vermek de câizdir ve yaygındır. Bayram namazından sonra vermek fitreyi düşürmez; borç olarak kalır ve sonradan ödenir, ancak faziletinden kaybeder. Unutulmuşsa bayram geçtikten sonra da verilir. Erken planlamak hem hesabı hem dağıtımı kolaylaştırır.

Fitreyi Ramazan'ın Başında Planlamak →Kadın Fitresini Bayram Namazından Önce Vermeli mi →

Fitre miktarı nasıl belirlenir?

Fitre, bir kişinin bir günlük normal yemek masrafı esas alınarak belirlenir. Ülkemizde Diyanet İşleri Başkanlığı her yıl Ramazan öncesinde alt sınır olarak bir tutar açıklar. Gücü yeten kişinin bu alt sınırın üzerinde, kendi sofrasının gerçek bedelini esas alarak vermesi daha faziletlidir. Aile bireyi sayısıyla çarpılarak toplam bulunur. Tutarı hesaplamak için sitedeki fitre ve fidye hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Fitre Fidye Hesaplama →Fitre ve Fidye Miktarı Ne Zaman Açıklanır →

Fitreyi kimler vermekle yükümlüdür?

Temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı malı olan her müslüman fitre verir. Zekâttan farklı olarak malın üzerinden bir yıl geçmesi ve malın gelir getirici olması şartı yoktur. Kişi kendisi ve küçük çocukları için verir. Eş, kendi malı varsa fitresini kendisi verir; kocasının onun yerine vermesi de yaygın ve güzel bir uygulamadır. Yetişkin ve geliri olan çocuklar kendi fitrelerini kendileri verir.

Fitre (Fıtır Sadakası) →Engelli Kişi Fitre Vermekle Yükümlü mü →

Fidye nedir, kimler fidye verir?

Fidye, yaşlılık veya iyileşme umudu olmayan sürekli bir hastalık yüzünden oruç tutamayan ve sonradan da tutma imkânı bulamayacak kişinin, tutamadığı her gün için bir yoksulu doyuracak kadar yardım vermesidir. Geçici bir hastalıkta fidye değil kaza gerekir; iyileşince tutulur. Fidye verdikten sonra kişi iyileşirse, yaygın görüşe göre tutamadığı günleri kaza eder. Miktarı fitre ile aynı esasa göre hesaplanır.

Fidye (Sözlük) →Kalıcı Engel Nedeniyle Fidye →Fitre Fidye Hesaplama →

Sağlıklı biri oruç tutmayıp fidye verebilir mi?

Hayır. Fidye, oruç tutmaya kalıcı olarak gücü yetmeyenler için getirilmiş bir kolaylıktır; orucun yerine seçilebilecek bir bedel değildir. Sağlıklı bir kişi tutmadığı orucu kaza eder; kasten bozmuşsa ayrıca kefâret söz konusu olur. Para vererek oruç borcundan kurtulmak diye bir usul yoktur. Çalışma şartlarının ağırlığı gibi gerekçeler de fidyeyi değil, uygun bir zamanda kazayı gerektirir.

Sağlıklı Kişi Fidye Verip Tutmamak →Oruç ve Ramazan SSS →

Fitreyi erzak olarak vermek mi, para olarak vermek mi daha iyi?

İkisi de câizdir. Klasik dönemde buğday, arpa, hurma, kuru üzüm gibi gıdalar üzerinden ölçü verilmiş; Hanefîler bunların değerinin para olarak verilmesini de câiz görmüştür. Günümüzde ihtiyaç sahibinin kendi eksiğini alabilmesi için para vermek genellikle daha faydalıdır. Ailenin gerçekten kullanacağı temel gıdalar şeklinde vermek de güzeldir. Burada ölçü, verilen şeyin ihtiyaca denk gelmesidir.

Fitrenin Verilmesi (Hadis) →Ramazan Erzak Yardımını Şâbanda Dağıtmak →

Bakıma muhtaç bir yaşlının fitresini kim verir?

Fitre, kişinin kendi malından verilir. Yaşlının malı varsa, bakımını üstlenen kişi onun malından fitresini ödeyebilir; velisi ya da vekili bu işi yürütür. Yaşlının hiç malı yoksa ona fitre farz olmaz; bu durumda zaten fitre alabilecek durumdadır. Bakımını üstlenen kişinin kendi malından onun adına fitre vermesi gerekmez ama hayır niyetiyle verebilir. Aile içinde kimin vereceğini önceden konuşmak karışıklığı önler.

Bakıma Muhtaç Yaşlının Fitresini Kim Verir →Huzurevi Sakininin Fidyesini Kim Öder →

İşsiz kalan veya geliri olmayan kişi fitre vermek zorunda mı?

Hayır. Temel ihtiyaçları ve borçları dışında nisap miktarı malı olmayan kişiye fitre vâcip olmaz. İşsiz kalmış, geliri kesilmiş, biriktirdiği de bulunmayan bir kişi fitre vermez; aksine fitre alabilecek durumdadır. Bunu bir eksiklik gibi görmek gerekmez. Durum sonradan düzelirse o yılın bayramında fitre yükümlülüğü yeniden doğar. Geçmiş yıllar için geriye dönük fitre borcu oluşmaz.

Ramazanda İşsiz Kalan Fitre →Cezaevindeki Kişi Fitre Verir mi →

Sadaka, İnfak ve Sadaka-i Câriye

Sadaka nedir, sadece para vermek mi sayılır?

Sadaka, Allah rızası için yapılan her türlü iyiliktir; parayla sınırlı değildir. Bir kardeşine gülümsemek, yoldan taşı kaldırmak, güzel söz söylemek, hastayı ziyaret etmek, komşuya yemek götürmek de sadaka olarak anılır. Peygamberimizin her iyilik sadakadır anlamında hadisleri rivayet edilir. Bu yüzden maddî imkânı dar olan kişi de bol sadaka verebilir. Önemli olan niyetin Allah rızası olması ve iyiliğin sürekliliğidir.

Her Eklem İçin Sadaka →Her Tesbih Bir Sadakadır →Sadaka (Sözlük) →

Sadaka-i câriye ne demek, örnekleri neler?

Sadaka-i câriye, faydası kesilmeyen, siz vefat ettikten sonra da devam eden hayırdır. Su kuyusu açmak, çeşme yapmak, ağaç dikmek, cami veya okul yapımına katkı sunmak, faydalı bir kitabı çoğaltmak, hayırlı bir evlat yetiştirmek bu kapsamdadır. Bir ağaç diken kişinin, o ağaçtan yiyen her canlı sebebiyle sevap aldığı rivayet edilir. Küçük bir katkı da olsa süreklilik taşıyan bir işe destek vermek bu niteliği kazandırır.

Sadaka-i Câriye (Sözlük) →Ağaç Diken Sadaka →Sadaka ve Sadaka-i Câriye →

İnfak ile sadaka arasında fark var mı?

İnfak, malı Allah yolunda harcamak anlamında geniş bir kavramdır; zekât, fitre, sadaka ve ailenin nafakası da bu çatı altına girer. Sadaka ise daha çok gönüllü olarak ihtiyaç sahibine verilen yardımı anlatır. Yani infak genel, sadaka onun bir parçasıdır. Kur'an'da infak kelimesi sıkça geçer ve maldan vermenin imanın göstergesi olduğu bildirilir. Günlük dilde ikisi çoğu zaman birbirinin yerine kullanılır.

İnfak (Sözlük) →Sadaka (Sözlük) →

Sadakayı gizli vermek mi, açık vermek mi daha iyi?

Kural olarak gizli vermek daha faziletlidir; alanın onuru korunur, verenin de gösteriş tehlikesi azalır. Bir hadiste sağ elin verdiğini sol elin bilmemesinden söz edilir. Ancak bazı hâllerde açık vermek teşvik için faydalı olabilir: bir yardım kampanyasını başlatmak, çevreyi harekete geçirmek gibi. Burada ölçü niyettir. Övgü toplamak için yapılan açıklama sevabı götürürken, insanları iyiliğe yönlendirmek için yapılan paylaşım yararlı olabilir.

Sadaka Verene Dua →Hayır (Sözlük) →

Her gün bir miktar sadaka vermek zorunlu mu?

Zorunlu değildir. Sadaka nafiledir; her gün vermek diye bir farz yoktur. Ancak azının bile sürekli olması tavsiye edilmiştir; hadislerde devamlı yapılan küçük amellerin değeri vurgulanır. Evde bir sadaka kutusu bulundurup her gün bir miktar atmak güzel bir alışkanlıktır, fakat bunu dinî bir zorunluluk gibi anlatmak doğru olmaz. Gücünüzün üzerinde bir yüke girmeden, düzenli ve sürdürülebilir bir ölçü belirlemek en isabetlisidir.

Ramazanda Her Gün Sadaka Zorunlu mu →Ramazandan Sonra Düzenli Sadaka Vermek →

Sadaka hastalığı ve belayı önler mi?

Sadakanın belaya karşı siper olduğu, sıkıntıyı giderdiği yönünde rivayetler vardır ve hasta için sadaka vermek köklü bir gelenektir. Ancak bunu bir muska ya da garanti gibi anlamak doğru değildir. Sadaka tedavinin yerine geçmez; doktora gitmek, ilacı kullanmak yine gereklidir. Sağlık meselelerinde hekim ne derse ona uymak esastır. Sadaka ise kalbi yatıştıran, duayı destekleyen bir iyiliktir; şifayı veren Allah'tır.

Bayramda Hasta İçin Şifa Niyetiyle Sadaka →Sadaka Malı Eksiltmez →

Dilenciye para vermek sadaka olur mu?

Gerçekten ihtiyaç sahibi birine verilen her yardım sadakadır. Ancak dilenciliği meslek edinmiş, ihtiyacı olmadığı hâlde isteyen kişiler de bulunabilir. Böyle bir durumda verdiğiniz sadakanın sevabı niyetinize göre yazılır; aldatan kişi kendi vebalini taşır. Yine de imkânınızı en doğru yere yönlendirmek için tanıdığınız ihtiyaç sahiplerini ya da güvenilir kurumları tercih etmek daha verimlidir. Camide dilenmenin kendine özgü edep kuralları vardır.

Camide Dilenmek ve Yardım İstemek →Fakir (Sözlük) →

Organ bağışı veya kan vermek sadaka sayılır mı?

Kan vermek, bir insanın hayatını kurtarmaya katkı olduğu için büyük bir iyilik ve sadaka olarak değerlendirilir. Organ bağışı konusunda âlimler, belirli şartlarla câiz olduğu yönünde görüş bildirmiştir ve bunun sürekli fayda sağlaması bakımından sadaka-i câriyeye benzetildiği söylenir. Konunun hukukî ve tıbbî yönleri vardır; karar vermeden önce hem hekiminize hem müftülüğe danışmanız yerinde olur. Burada tıbbî bir yönlendirme yapılmamaktadır.

Organ Bağışı Kartı Sadaka-i Câriye mi →Sadaka-i Câriye (Sözlük) →

Vefat etmiş birinin adına sadaka verilebilir mi?

Evet, verilebilir. Vefat edenin adına yapılan hayrın ona ulaştığı yönünde rivayetler vardır ve bu uygulama İslâm toplumlarında yaygındır. Su kuyusu, kitap bağışı, bir öğrenciye burs ya da ihtiyaç sahibine erzak şeklinde olabilir. Bunu yapmak farz değildir; gönülden bir vefa göstergesidir. Sadakanın yanında dua etmek, Kur'an okumak ve borçlarını ödemek de ölenin hakkını gözetmek bakımından önemlidir.

Ölüm ve Cenaze SSS →Sadaka ve Sadaka-i Câriye →

Faiz, Borç ve Haram Kazanç

Faiz neden haram kabul edilir?

Faiz, karşılığında emek veya risk bulunmayan bir fazlalık olduğu için haram sayılır. Kur'an faizi açıkça yasaklar ve ticaretle faizi birbirinden ayırır: ticarette zarar ihtimali vardır, faizde yoktur. Faizin toplumda borçluyu daha da yoksullaştırdığı, zengini gereksiz büyüttüğü belirtilir. Hadislerde faiz alana da verene de ağır uyarılar yer alır. Bu yüzden faizden uzak durmak hem kul hakkı hem toplum düzeni bakımından önemli görülür.

Faiz ve Kredi →Faiz Yiyene ve Yedirene Lanet →Faiz (Sözlük) →

Konut kredisiyle ev almak câiz mi?

Faizli kredi kullanmak kural olarak câiz görülmez. Ancak barınma ihtiyacı olan ve başka imkânı bulunmayan kişinin durumu, zaruret ve ihtiyaç ölçüleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir; bu konuda âlimler arasında görüş farkı vardır. Faizsiz işleyen katılım esaslı finansman yöntemlerini önce araştırmak tavsiye edilir. Kira ile taksit arasındaki farkı hesaplamak, aile içinde borçlanmak gibi seçenekler de düşünülebilir. Kesin hüküm için müftülüğe danışın.

Faizli Konut Kredisiyle Ev Almak →Katılım Bankası Faizsiz mi →

Kredi kartında asgari ödeme yapmak faize girer mi?

Asgari ödeme yaptığınızda kalan borç bir sonraki döneme devreder ve bu tutara faiz işler. Dolayısıyla asgari ödeme alışkanlığı faiz ödemek anlamına gelir. Kredi kartını vadesinde tamamını kapatacak şekilde kullanmak ise faiz doğurmaz. En güvenli yol, harcamayı gelirin içinde tutmak ve ekstreyi tam ödemektir. Borç birikmişse yeniden yapılandırma seçeneklerini araştırmak, faiz yükünü büyütmemek bakımından önemlidir.

Kredi Kartı Asgari Ödeme Faiz Günah mı →Gecikme Bedeli Faiz mi →

Katılım bankaları gerçekten faizsiz mi çalışıyor?

Katılım bankaları, faiz yerine kâr-zarar ortaklığı, alım-satım ve kiralama esaslarına dayanan sözleşmeler kullanır. Bu modellerin İslâmî ölçülere uygunluğu danışma kurulları tarafından denetlenir. Bununla birlikte her ürünün uygulamadaki işleyişi farklı olabilir; âlimler bazı ürünlerde kayıt ve sürecin usule uygunluğunu tartışmıştır. Sözleşmeyi okumak, kâr payının nasıl oluştuğunu sormak gerekir. Tereddüt duyduğunuz ürün için müftülükten bilgi almanız iyi olur.

Katılım Bankası Faizsiz mi →Faizsiz Tasarruf Finansman Şirketleri →

Borç verirken enflasyon farkı istemek faiz midir?

Verilen borcun aynı miktarda geri alınması esastır; fazlasını şart koşmak faiz kabul edilir. Para değerinin düşmesi sebebiyle alacaklının zarara uğraması bir sorundur ve âlimler bu konuda farklı görüşler bildirmiştir: bir kısmı endeksleme yapılabileceğini, bir kısmı bunun da faiz kapsamına girdiğini söyler. Pratik bir çözüm, borcu baştan altın gibi değeri korunan bir ölçüyle belirlemektir. Bu konuda görüş farkı vardır; müftülüğe danışmak yerinde olur.

Borç (Sözlük) →Ödeme Niyetiyle Borç Alan →

Borcunu ödeyebilecek durumda olup geciktirmek günah mı?

Evet, gücü yettiği hâlde borcunu geciktirmek açık bir haksızlık sayılır; hadislerde bunun zulüm olarak nitelendiği rivayet edilir. Alacaklının hakkı kul hakkıdır ve yalnız tövbe ile değil, ödemekle düşer. Buna karşılık ödeyemeyecek durumda olan borçluya mühlet vermek, hatta borcu bağışlamak büyük sevap sayılır. Borcu olan kişinin bir ödeme planı yapıp alacaklıyı bilgilendirmesi hem helâlleşme hem güven bakımından önemlidir.

Zenginin Borcunu Geciktirmesi Zulümdür →Kul Hakkı ve Helâlleşme →

Faizli bir kurumda çalışmak câiz mi?

Doğrudan faiz işlemini yürütmek, kaydını tutmak ve bundan pay almak uygun görülmez. Buna karşılık temizlik, güvenlik, bilgi işlem gibi faiz işlemiyle doğrudan ilgisi olmayan görevlerde çalışmayı câiz sayan âlimler vardır; bu konuda görüş farkı vardır. Geçim zorunluluğu, başka iş bulma imkânı gibi şartlar değerlendirmeye girer. Kendi işinizin niteliğini açıkça anlatarak müftülüğe danışmanız en doğrusudur.

Faizli Bankada Çalışanın Orucu →Ticaret ve Kazanç SSS →

Altın alışverişinde peşin olma şartı neden önemli?

Altın ve gümüş gibi para yerine geçen mallarda, alışverişin aynı anda tamamlanması istenir; taraflardan birinin teslimi geciktirmesi faiz şüphesi doğurur. Bu yüzden altını vadeli almak, parayı sonra ödemek üzere teslim almak uygun görülmez. Fizikî teslim olmadan yapılan kâğıt üzerindeki altın işlemlerinde de aynı tartışma yaşanır. Altın günü gibi uygulamaların şartları da ayrıca değerlendirilmelidir. Ayrıntı için müftülüğe danışın.

Altın Alım Satımında Peşinlik →Altın Günü Câiz mi →

Özel Durumlar ve Sık Yapılan Hatalar

Zekât ile kurban aynı yükümlülük mü?

Hayır, ikisi ayrı ibadetlerdir ve biri diğerinin yerine geçmez. Zekât maldan verilen bir hak, kurban ise Kurban Bayramı günlerinde kesilen bir ibadettir. Hanefîlerde kurban nisap sahibi için vâcip sayılır. Zekâtını verdi diye kurban yükümlülüğü düşmez; kurban kesti diye zekât borcu kalkmaz. İkisinin nisap ölçüsü benzer olsa da hesaplama ve zaman bakımından farklıdır. Kurban hisse bedelini hesaplamak için sitedeki aracı kullanabilirsiniz.

Kurban İbadeti ve Hükümleri →Kurban Hisse Hesaplama →

Zekât ile adak ve akika kurbanı karıştırılır mı?

Sık karıştırılır ama bunlar ayrı başlıklardır. Adak, kişinin kendi isteğiyle üstlendiği bir sözdür ve yerine getirilmesi gerekir. Akika, yeni doğan çocuk için kesilen sünnet bir kurbandır. Zekât ise maldan ödenen farz bir haktır. Adak ya da akika için harcanan para zekâttan düşülmez; zekât ayrıca hesaplanır. Her birinin kendi niyeti ve kendi zamanı vardır. Niyetleri ayırmak, ibadetlerin geçerliliği bakımından önemlidir.

Akîka Kurbanı →Kurban İbadeti ve Hükümleri →

Çalışanıma verdiğim erzak kolisini zekâttan sayabilir miyim?

Ücret karşılığı yapılan bir ödeme veya iş ilişkisinin parçası olan ikram zekât yerine geçmez; çünkü zekât karşılıksız olmalıdır. Prim, ikramiye ya da sözleşmeye bağlı yan haklar da zekât sayılmaz. Buna karşılık çalışanınız gerçekten fakirse ve kolinin ücretten bağımsız, karşılıksız bir yardım olduğu açıksa zekât niyetiyle verilebilir. Burada çalışanın onurunu korumak ve ücret hakkını eksiltmemek esastır.

Çalışana Ramazan Kolisi Zekâttan Sayılır mı →Ticaret Ahlakı →

İftar vermek, iftar davetinin masrafı zekâta sayılır mı?

Sayılmaz. İftar vermek güzel bir sadaka ve ikramdır, sevabı büyüktür; ancak zekâtta malın fakirin mülkiyetine geçmesi şartı bulunduğu için yemek ikramı zekât yerine konulmaz. Davet edilenler zengin ise zaten zekât söz konusu olmaz. Fakir bir aileye kuru erzak veya para olarak vermek zekâta uygun olur. İkram ile zekâtı ayrı tutmak, hem hesabı hem niyeti karıştırmamanızı sağlar.

İftar Sahibine Dua →Oruç ve Ramazan SSS →

Zekâtı bahane ederek israf etmek nasıl bir hatadır?

Bazı kişiler nasılsa zekâtını verdim düşüncesiyle kalan malı sınırsızca harcamayı meşru görür. Oysa zekât vermek israf iznini doğurmaz; israf ayrı bir yanlıştır ve Kur'an'da açıkça kınanır. Aynı şekilde hayırda israf olmaz sözü de her harcamayı serbest kılmaz; hayrı da ölçüyle yapmak gerekir. Dengeli bir bütçe, hem ailenin hakkını hem muhtacın hakkını korur. Cimrilik ile israf arasındaki orta yol aranmalıdır.

İsraf Nedir →Hayırda İsraf Olmaz Sözü →İsraf (Sözlük) →

Zekât verdiğim kişinin parayı kötü kullanması sorumluluğumu etkiler mi?

Zekât, uygun bir kişiye karşılıksız olarak teslim edildiğinde ibadet yerine gelmiş olur. Alan kişinin parayı sonradan nasıl harcadığı sizin sorumluluğunuzda değildir. Yine de imkânınızı yerinde kullanmak için, bilgi edinmeden rastgele vermek yerine tanıdığınız ihtiyaç sahiplerini veya güvenilir kurumları tercih etmek daha isabetlidir. Çok açık bir kötüye kullanım biliyorsanız o kişiyi seçmemek, basiretli davranmak demektir.

Zekât Kimlere Verilir →

Miras kalan malın zekâtı nasıl olur?

Miras, paylaşım yapılıp mülkiyet size geçtikten sonra kendi malınız sayılır. Nisaba ulaşıyorsa, elinize geçtiği günden itibaren bir kamerî yıl geçmesiyle zekât farz olur; miras bırakanın geçmiş yılları için size borç yüklenmez. Ancak vefat edenin ödenmemiş zekât borcu varsa, vasiyeti doğrultusunda mirastan ödenmesi tavsiye edilir. Paylaşımda hak ölçüsünü doğru hesaplamak için miras hesaplama aracından yararlanabilirsiniz.

Miras Hesaplama →Ölüm ve Cenaze SSS →

Hacca gitmek için biriktirdiğim paranın zekâtı var mı?

Evet. Hac, umre veya evlilik gibi bir amaç için ayırdığınız para hâlâ sizin elinizdedir ve gelir getirmeye elverişlidir; bu yüzden zekât gününde hesaba katılır. Niyetinizin hayırlı olması bu malı zekâttan muaf tutmaz. Hac masrafı için ayrılan paradan zekât verince kalan tutar azalır; bunu plan yaparken hesaba katmak iyi olur. Aynı durum ev almak için biriktirilen para için de geçerlidir.

Hac ve Umre SSS →Zekât Hesaplama →

Zekât hesabımdan emin olamıyorum, ne yapmalıyım?

Önce varlıklarınızı ve borçlarınızı yazılı bir listeye dökün; bu tek başına çoğu karışıklığı çözer. Emin olamadığınız kalemler için ihtiyatlı davranıp biraz fazla vermeyi tercih edin; fazlası sadaka olur. Ardından hesabınızı bir araçla kontrol edin. Hâlâ tereddüt varsa durumu kalem kalem anlatarak il veya ilçe müftülüğüne ya da Alo 190 Dinî Soruları Cevaplama Hattı'na danışın. Bağlayıcı hüküm oradan alınır.

Zekât Hesaplama →Zekât Nasıl Hesaplanır →Yeni Başlayanlar SSS →

İlgili sayfalar

İbadetler altındaki diğer başlıklar

← İbadetler ana sayfası

Tüm SSS ana başlıkları