Dua Adabı ve Kabulü ile İlgili Sık Sorulan Sorular
Dua adabıyla ilgili en çok sorulan sorular: duaya hazırlık, el açma, kıble, gizli dua, kabul vakitleri, zikir edebi, salavat ve sık yapılan hatalar sade cevaplarla.
Dua adabı, kulun Rabbine seslenirken gözettiği edep ve incelikleri anlatır. Dua için şekil şartı yoktur; ancak Peygamber Efendimizin uygulamasından süzülen bir edep çizgisi vardır. Bu sayfada duaya nasıl hazırlanıldığı, hangi sözle başlanıp nasıl bitirildiği, ellerin nasıl tutulduğu, sesin yüksek mi kısık mı olacağı, hangi vakit ve mekânların kabule daha yakın sayıldığı, zikir ve salavat edebi, dua sırasında sık yapılan hatalar ve hurafeler tek tek ele alındı.
Cevaplar Diyanet İşleri Başkanlığı ilmihal çizgisinde, Hanefî mezhebi esas alınarak sade bir dille hazırlandı. Âlimler arasında görüş farkı bulunan yerlerde bu durum açıkça belirtildi; kimseye kesin fetva verme amacı taşınmadı. Burada okuduklarınız genel bilgi niteliğindedir. Kendi durumunuza özel, bağlayıcı bir hüküm gerekiyorsa bulunduğunuz yerin müftülüğüne ya da Diyanet Alo 190 Dinî Sorular Hattı'na danışmanız en doğrusudur.
71 soru ve cevap · 8 başlık
Dua Adabı Nedir, Temel Ölçüler
Dua adabı ne anlama gelir?
Dua adabı, kulun Allah'a yönelirken gözettiği edep, saygı ve incelik kurallarının tamamıdır. Duanın geçerli olması için bu kuralların hepsini yerine getirmek şart değildir; adap, duayı kabule yaklaştırdığı düşünülen müstehap davranışlardır. Besmeleyle başlamak, hamd ve salavat getirmek, günahını itiraf etmek, ısrarla istemek, "âmin" demek bu edeplerdendir. Özü kalp edebidir: kimden istediğini bilerek, umutla ve alçakgönüllülükle istemek. Şekil, kalbin hâline hizmet ettiği ölçüde değer taşır.
Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →Dua (Sözlük) →Edep (Sözlük) →
Duanın adabına uymak farz mıdır?
Hayır, dua adabı farz değildir. Dua başlı başına serbest bir ibadettir; bir insan hiçbir kalıba uymadan, kendi cümleleriyle, hatta içinden de dua edebilir ve bu dua makbuldür. Adap kuralları ise sünnet ve müstehap kabul edilir. Yani yapıldığında sevabı artar, yapılmadığında dua geçersiz olmaz. Bu ayrımı bilmek önemlidir; çünkü edepleri şart gibi görmek insanı "ben doğru dua edemiyorum" düşüncesiyle duadan uzaklaştırır. Eksik bildiğiniz hâliyle dua etmek, hiç dua etmemekten iyidir.
Dua adabının kaynağı nedir?
Dua adabının iki kaynağı vardır. Birincisi Kur'an'daki peygamber duaları; bunlar hem nasıl isteneceğini hem hangi üslupla isteneceğini gösterir. İkincisi Peygamber Efendimizin dua ederken yaptığı uygulamalar: hamd ile başlaması, salavat getirmesi, ellerini açması, üç kez tekrar etmesi gibi. İlmihal kitaplarındaki edep listeleri bu iki kaynaktan derlenmiştir. Bu yüzden dua adabı sonradan uydurulmuş bir tören değil, sünnetten süzülmüş bir üsluptur.
Duada en önemli edep hangisidir?
Âlimlerin öne çıkardığı edep, kalbin uyanık olmasıdır. Buna huşû denir. Dil bir şey söylerken kalbin başka yerde olması, duayı alışkanlığa dönüştürür. Peygamber Efendimiz gafil bir kalple yapılan duanın hâlinden söz etmiştir. Bu yüzden kısa ama kalpten bir dua, uzun ama dalgın bir duadan değerlidir. Huşû kazanmanın en kolay yolu, duaya başlamadan birkaç saniye durup kimden istediğinizi hatırlamaktır. Acele etmeyin; cümlelerinizi yavaş söyleyin.
Huşû (Sözlük) →Kalp Amelleri Soruları →Allah Kalplere ve Amellere Bakar →
Dua ederken hangi sözle başlanır?
Sünnet olan sıralama şöyledir: önce besmele, sonra Allah'a hamd, ardından Peygamber Efendimize salavat, sonra istek, en sonda yine salavat ve "âmin". Bu sıra bir mecburiyet değil, tavsiye edilen güzel bir düzendir. Hamd ve salavat, isteğin önüne konan bir edep perdesi gibidir; insan doğrudan talebe girmeden önce şükrünü ve sevgisini dile getirmiş olur. Vaktiniz darsa yalnız besmele çekip isteğinizi söylemeniz de yeterlidir.
Besmele (Sözlük) →Allahumme Salli Duası →Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →
Dua nasıl bitirilir, "âmin" demek şart mıdır?
Dua, salavat ve hamd ile bitirilir; sonunda "âmin" denmesi müstehaptır. "Âmin" sözü "kabul buyur" anlamına gelir; duanın mührü gibi görülmüştür. Şart değildir, söylenmezse dua geçersiz olmaz. Başkasının duasını dinleyen kişinin de "âmin" demesi güzeldir; böylece o duaya ortak olur. Camide imam dua ederken cemaatin âmin demesi bu edebe dayanır. Sesli söylemek de içinden söylemek de olur.
Dua ederken Allah'a hangi isimlerle seslenmek gerekir?
Kur'an'da Allah'ın en güzel isimleriyle dua edilmesi tavsiye edilir. İsteğinizle uyumlu bir isim seçmek, duaya ayrı bir derinlik katar. Şifa isterken eş-Şâfî, af isterken el-Gaffâr, rızık isterken er-Rezzâk, duanıza karşılık beklerken el-Mücîb ismiyle seslenmek gibi. Bu bir zorunluluk değildir; "Allah'ım" diye başlayan dua da tamdır. Esmâ-i hüsnâ ile dua etmek, Rabbimizi daha iyi tanımaya da yardımcı olur.
Esmaül Hüsna: 99 İsim ve Anlamları →El-Mucib →Esmaül Hüsna Soruları →
Dua ile zikrin edebi aynı mıdır?
Benzer, ama tamamen aynı değildir. Dua istemek, zikir anmaktır. Duada muhataba seslenme edebi öne çıkar: hamd, salavat, alçakgönüllülük. Zikirde ise süreklilik, sayıya takılmamak ve kalbin hazır olması öne çıkar. Ortak nokta ikisinde de temizlik, sükûnet ve samimiyettir. Günlük hayatta ikisi iç içe yürür; zikirle açılan bir kalp duaya daha kolay yoğunlaşır. Zikri duanın hazırlığı gibi görmek faydalı bir alışkanlıktır.
Duanın adabını bilmeyen kişinin duası kabul olmaz mı?
Böyle bir şey söylenemez. Allah kalbe bakar; edep kurallarını bilmeyen, okuma yazması olmayan, hasta veya yaşlı bir kulun duası da makbuldür. Hadislerde mazlumun, yolcunun, hastanın, anne babanın duasının karşılıksız kalmadığı bildirilmiştir; bunların hiçbirinde edep listesi şart koşulmamıştır. Adabı öğrenmek güzeldir, fakat öğrenene kadar beklemek gerekmez. Bugün bildiğiniz kadarıyla dua edin, zamanla edepleri de öğrenirsiniz.
Ey Ademoğlu, Bana Dua Ettikçe →Yeni Başlayanlar İçin Sorular →
Duaya Hazırlık: Temizlik, Kıble, Yer
Dua etmek için abdest gerekir mi?
Dua için abdest şart değildir. İnsan her hâlde Rabbine seslenebilir: yolda, yatakta, iş başında, hatta gusül gerektiren bir hâlde bile dua edilebilir. Abdestli olmak ise edep açısından tavsiye edilir; beden temizliği kalbi de toplar. Eğer duanızda Mushaf'tan ayet okuyacaksanız Kur'an'a el sürmek için abdest gerekir. Özetle: dua her zaman serbest, abdest müstehaptır. Abdest yokken dua etmeyi geciktirmeyin.
Abdest Nasıl Alınır →Abdest ve Gusül Soruları →Abdest Duası →
Dua ederken kıbleye dönmek şart mı?
Şart değil, sünnettir. Peygamber Efendimizin çoğu duasını kıbleye dönerek yaptığı bildirilmiştir; bu yüzden imkân varsa kıbleye yönelmek güzeldir. Ancak araçta, hastanede, iş yerinde yön bulmak her zaman mümkün olmaz. Böyle durumlarda bulunduğunuz gibi dua edersiniz; duanız eksik olmaz. Kıble, kalbi bir noktada toplamaya yardımcı bir edeptir, geçerlilik şartı değildir. Kıble yönünü bulmanız gereken yerlerde pusula veya kıble aracı kullanabilirsiniz.
Dua ederken ayakta mı oturarak mı durulur?
Her ikisi de olur. Oturarak dua etmek yaygın âdettir ve sükûnete daha uygun görülür. Ayakta, yürürken, yatarken, araç içinde de dua edilir. Peygamber Efendimizin ayakta, otururken ve bineği üzerinde dua ettiği bildirilmiştir. Hasta veya yaşlı bir kişi yattığı yerde dua eder; bunda hiçbir sakınca yoktur. Beden duruşu değil, kalbin yönü esastır. Rahat ettiğiniz, dikkatinizin dağılmadığı bir duruş seçmeniz yeterlidir.
Temiz olmayan bir yerde dua edilir mi?
Dua için yer temizliği şart değildir; fakat edep gereği temiz ve uygun bir yer seçmek tavsiye edilir. Tuvalet gibi yerlerde Allah'ın adını açıkça anmak hoş görülmemiştir; buralarda kalpten dua edilir, girerken ve çıkarken okunan özel dualar ise eşikte okunur. Çamurlu bir yolda, iş yerinde, mutfakta dua etmekte sakınca yoktur. Ölçü şudur: Allah'ın adını saygısızlık izlenimi verecek ortamlarda sesli anmamak.
Tuvalet Adabı ve Taharet →Tuvalete Girerken Okunacak Dua →Tuvaletten Çıkınca Okunacak Dua →
Duaya hazırlık olarak ne yapmak güzeldir?
Küçük bir hazırlık duayı derinleştirir. Mümkünse abdest alın, sakin bir yer seçin, telefonu bir kenara bırakın, birkaç saniye susup kimden isteyeceğinizi hatırlayın. Ardından besmele, hamd ve salavatla başlayın. Helal kazançla beslenmek, kul hakkından uzak durmak da duanın önündeki engelleri kaldıran bir hazırlıktır. Hadislerde haram lokmanın duayı perdelediğine işaret edilmiştir. Yani hazırlık yalnız o anla değil, gün boyu yaşayışla ilgilidir.
Kul Hakkı →Helal ve Haram Kavramı →Helal ve Haram Soruları →
Dua için özel bir mekân gerekir mi?
Gerekmez; yeryüzünün her yeri duaya açıktır. Bununla birlikte bazı mekânların kabule daha yakın olduğu bildirilmiştir: Kâbe çevresi, Arafat, Mescid-i Nebî, Mescid-i Aksâ ve genel olarak camiler. Evde namaz kıldığınız köşe de sizin için bereketli bir yer olur. Mekân arayışını bahaneye çevirmemek gerekir; "oraya gidince dua ederim" demek yerine bulunduğunuz yerde dua etmek daha hayırlıdır.
Cami Adabı Soruları →Camiye Girerken Okunacak Dua →Mescid-i Nebi (Sözlük) →
Kadınlar hayız günlerinde dua edebilir mi?
Evet, edebilir. Hayız ve lohusalık günlerinde namaz ve oruç yükümlülüğü kalkar; fakat dua, zikir, salavat, istiğfar ve tesbih serbesttir. Bu günlerde Allah'ı anmak, dua etmek hem caiz hem tavsiye edilen bir şeydir. Mushaf'a el sürerek Kur'an okumak konusunda görüş farkı vardır; âlimlerin çoğunluğu ele almaksızın ezberden ayet okumayı dua niyetiyle caiz görür. Kendi durumunuz için müftülüğe danışabilirsiniz.
Gusül gerektiren hâlde zikir ve dua yapılır mı?
Dua ve zikir yapılabilir; bunda engel yoktur. Ancak bu hâldeyken Kur'an okumak ve Mushaf'a el sürmek caiz görülmez. Besmele, salavat, istiğfar, tesbih gibi zikirler serbesttir. Elbette ilk yapılacak şey, imkân bulunduğunda gusül abdesti almaktır; gusül hem ibadetlerin önünü açar hem bedeni ve kalbi hafifletir. Gusül almayı geciktirmek alışkanlık hâline getirilmemelidir.
Gusül Abdesti Nasıl Alınır →Cünüp (Sözlük) →Abdest ve Gusül Soruları →
Dua ederken giyim konusunda bir edep var mı?
Dua için namazdaki gibi bir örtünme şartı aranmaz; fakat edep gereği temiz ve düzgün bir kıyafetle Rabbine yönelmek güzel görülmüştür. İnsan bir büyüğünün huzuruna çıkarken üstüne başına dikkat eder; duada da bu nezaket tavsiye edilir. Bununla birlikte uygun kıyafeti olmadığı için dua etmekten kaçınmak doğru değildir. Hasta yatağında, iş elbisesiyle, yolda yapılan dua da aynı kapıya varır.
Dua Ederken: El, Ses, Üslup
Dua ederken eller nasıl tutulur?
Yaygın edep, avuçları yukarı bakacak şekilde elleri göğüs hizasında açmaktır. İki el arasında bir parmak kadar açıklık bırakılır, kollar omuz hizasından fazla yukarı kaldırılmaz. Yağmur duası gibi bazı özel dualarda ellerin avuç içi aşağı çevrildiği de rivayet edilmiştir. Elleri kaldıramayan hasta ve yaşlılar için hiçbir sakınca yoktur; kalpten dua da tamdır. El açmak duanın şartı değil, yakarışın bedenle gösterilmesidir.
Dua sonunda elleri yüze sürmek sünnet mi?
Bu konuda âlimler arasında görüş farkı vardır. Bir kısmı, duadan sonra ellerin yüze sürülmesini bildiren rivayetleri yeterli görüp müstehap kabul eder; bir kısmı ise bu rivayetleri zayıf sayarak gerekli görmez. Uygulamada yaygın olan, elleri yüze sürmektir ve bunda bir sakınca yoktur. Sürmemek de duayı eksiltmez. Kesin hüküm arayışında olanlar bağlı bulundukları müftülüğe ya da Alo 190 hattına danışabilir.
Dua sesli mi yapılır, içinden mi?
Kur'an'da Rabbe gizlice ve yüksek olmayan bir sesle yakarılması tavsiye edilir. Bu yüzden duanın esası, kendi duyacağınız kadar kısık bir sesle veya içinizden yapılmasıdır. Sesli dua da caizdir; özellikle cemaat hâlinde, imamın sesli dua etmesi cemaatin âmin diyebilmesi içindir. Ancak gösteriye dönüşen, çevredekileri rahatsız eden yüksek sesli dua hoş görülmez. Camide başkalarının namazını bozacak kadar sesli dua etmekten kaçınmak gerekir.
Dua Türkçe yapılabilir mi, Arapça şart mı?
Dua her dilde yapılabilir; Arapça şart değildir. Namazın içindeki okumalar Arapça olmak durumundadır, fakat namaz dışındaki dualarda dil şartı yoktur. Anlamadığınız bir metni tekrarlamak yerine kalbinizden geçeni kendi dilinizle söylemek daha içtendir. Elbette Kur'an ve hadislerdeki dua kalıplarını Arapça aslıyla öğrenmek ayrı bir güzelliktir. En iyi yol, kalıp duaları anlamıyla öğrenip aralarına kendi cümlelerinizi katmaktır.
Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →Ezber Aracı →Dua ve Zikir Soruları →
Duada ısrar etmek saygısızlık olur mu?
Tam tersine, ısrar duanın edebindendir. Peygamber Efendimizin bir isteği üç kez tekrarladığı bildirilmiştir. Allah, kulunun kendisinden ısrarla istemesinden hoşnut olur; çünkü ısrar, kulun başka kapı tanımadığını gösterir. Burada yasaklanan şey, acele edip "ben dua ettim ama olmadı" diyerek ümit kesmektir. Bir hadiste, acele etmeyenin duasının karşılık bulduğu bildirilmiştir. Aynı duayı yıllarca tekrarlamak hiçbir şekilde kusur değildir.
Dua ederken ağlamak gerekir mi?
Gerekmez. Gözyaşı kalbin yumuşamasının bir belirtisi olabilir, ama duanın şartı değildir. Zorlama gözyaşı ya da ağlama taklidi edebe aykırıdır; riyaya kapı açar. Ağlayamadığı için kendini suçlayan kişinin bilmesi gereken şudur: Allah kalbe bakar, gözyaşının miktarına değil. Sakin ve kuru gözle yapılan içten bir dua da makbuldür. İçiniz dolarsa tutmayın, dolmazsa kendinizi zorlamayın.
Duada ne istenir, dünyevi şeyler istemek ayıp mı?
Ayıp değildir. Helal olan her şey duada istenebilir: sağlık, iş, ev, evlat, geçim, sınav başarısı. Kur'an'daki "Rabbena âtina" duası hem dünyayı hem ahireti birlikte ister; bu, dengeli duanın örneğidir. Edep olarak tavsiye edilen, yalnız dünyayla sınırlı kalmamak ve isteklerin arasına af, hidayet, güzel ahlak gibi manevi talepleri de katmaktır. Başkasının zararına olan şeyleri istemek ise edebe aykırıdır.
Duada kendine beddua etmek caiz mi?
Caiz görülmez. Hadislerde kişinin kendisine, çocuğuna veya malına beddua etmemesi uyarısı yer alır; çünkü dua kabul vaktine denk gelebilir. Öfke anında söylenen "canım çıksın, Allah beni kahretsin" türü sözler bu uyarının kapsamına girer. Böyle bir söz ağzınızdan çıktıysa hemen istiğfar edip hayır dua ile düzeltin. Öfke anında susmak, abdest almak veya sığınma duası okumak tavsiye edilir.
Öfkelenince Okunacak Dua →Öfke (Sözlük) →Tövbe ve İstiğfar Adabı →
Başkasına beddua etmek doğru mu?
Zulme uğrayan kişinin duasının reddedilmediği bildirilmiştir; bu yüzden mazlumun hakkını Allah'a şikâyet etmesi caizdir. Ancak genel olarak beddua etmek yerine hidayet ve ıslah istemek tavsiye edilir. Nitekim Peygamber Efendimiz kendisine en çok eziyet edenler için bile hidayet dilemiştir. Beddua kalbi karartır, kini besler. Hakkınızı helal etmek zorunda değilsiniz; fakat çözümü Allah'a bırakıp beddua etmemek daha hayırlıdır.
Zulme Uğrayanın Duası →Başkasının Hidayeti İçin Dua →Kul Hakkı ve Helalleşme →
Kabul Vakitleri ve Dua Zamanları
Duanın kabule en yakın olduğu vakitler hangileridir?
İlmihal kitaplarında öne çıkan vakitler şunlardır: gecenin son üçte biri ve seher vakti, ezan ile kamet arası, secde hâli, farz namazların ardı, cuma günü özellikle ikindi sonrası, oruçlunun iftar vakti, Ramazan ve Kadir Gecesi, Arafat günü. Bu vakitlerin dışında dua edilmez anlamına gelmez; her an dua vaktidir. Bu zamanlar, kalbin daha kolay toplandığı ve rahmetin daha yakın olduğu bildirilen anlardır.
Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →Gecenin Son Üçte Birinde Dua →Mübarek Gün ve Geceler Soruları →
Seher vakti dua etmenin edebi nasıldır?
Seher, gecenin son bölümü ve imsaktan önceki zamandır. Bu vakitte kalkıp abdest almak, iki rekât teheccüd namazı kılmak, ardından sakin bir sesle dua etmek tavsiye edilir. Uzun bir program yapmaya çalışmayın; on dakikalık düzenli bir seher, bir gecelik uzun gayretten kalıcıdır. Uyanamıyorsanız yatsıdan sonra dua etmek de güzeldir. Seher vaktini zorlamayla değil, yavaş yavaş alışkanlığa çevirerek kazanmak daha kolaydır.
Teheccüd (Sözlük) →Nafile Namazlar →Gece Uyanınca Okunacak Dua →
Namazdan sonra dua etmenin usulü var mı?
Farz namazın ardından yapılan dua faziletli kabul edilir. Yaygın uygulama şöyledir: selamdan sonra kısa bir tesbihat, Âyetü'l-Kürsî, otuz üçer tesbih, ardından eller açılarak dua. Bu sıralama sünnetten derlenmiş bir âdettir; harfiyen uymak zorunlu değildir. Sünneti bulunan namazlarda farzın ardından uzun dua etmek yerine, sünnetleri kılıp sonra dua etmek tavsiye edilir. Vaktiniz darsa kısa bir dua da yeterlidir.
Namaz Tesbihatı →Tesbihat Aracı →Namazdan Sonra La Mania Duası →
Secdede dua edilir mi?
Secde, kulun Rabbine en yakın olduğu hâl olarak bildirilmiştir ve secdede dua etmek teşvik edilmiştir. Namaz içindeki secdede Arapça dua ve tesbih okunur; Türkçe istek cümleleri namazın içinde söylenmez. Namaz dışında, mesela şükür secdesinde veya nafile bir secdede kendi dilinizle de dua edebilirsiniz. Namazda secde uzatıldığında cemaati bekletmemeye dikkat etmek de bir edeptir.
Ezan sırasında ve sonrasında ne yapılır?
Ezan okunurken işi bırakıp dinlemek, müezzinin söylediklerini içinden tekrarlamak sünnettir. Ezan bitince ezan duası, yani vesile duası okunur. Ezan ile kamet arasındaki vakit duanın reddedilmediği anlardan kabul edilir; bu aralıkta kısa da olsa dua etmek güzeldir. Camiye erken gidenler bu vakti dua ve zikirle geçirir. Evde ezanı duyan kişi için de aynı edep geçerlidir.
Ezan Duası (Vesile Duası) →Ezan ile Kamet Arasında Dua →Namaz Vakitleri →
Cuma günü dua edebinde nelere dikkat edilir?
Cuma günü duaların kabule yakın olduğu gün kabul edilir; özellikle ikindiden sonra güneş batana kadar olan vakit tavsiye edilir. Bu günün edebi şöyledir: gusül alıp temiz giyinmek, camiye erken gitmek, hutbe okunurken susmak, çok salavat getirmek ve Kehf sûresini okumak. Hutbe sırasında sesli dua etmek, konuşmak hoş görülmez; dua hutbeden önce veya sonra yapılır.
Oruçlunun duası daha mı makbuldür?
Hadislerde oruçlunun duasının reddedilmediği bildirilmiştir; özellikle iftar vakti dua için tavsiye edilen anlardandır. Bu yüzden iftar sofrasına oturmadan önce birkaç dakika dua etmek güzel bir alışkanlıktır. Yalnız Ramazan değil, pazartesi-perşembe gibi nafile oruç günlerinde de aynı hâl geçerlidir. Oruçken sinirlenmemek, dilini korumak da duanın önünü açan bir edeptir.
İftar Duası →Oruç ve Ramazan Soruları →Nafile Oruç (Sözlük) →
Kadir Gecesi ve kandillerde dua nasıl yapılır?
Bu gecelerin kendine özgü bir ritüeli yoktur; usul, gece boyunca namaz, Kur'an, zikir ve dua ile meşgul olmaktır. Kadir Gecesi için Peygamber Efendimizin Hz. Âişe'ye öğrettiği af duası tavsiye edilir. Gecenin tamamını ayakta geçirmeye çalışıp yorulmak yerine, gücünüz kadarını düzenli yapmak daha isabetlidir. Bu gecelerde kaç rekât kılınacağına dair kesin bir sayı belirlemek doğru değildir.
Ramazan Ayı ve Kadir Gecesi →Kadir Gecesi Duası →Üç Aylar ve Kandil Geceleri →
Belirli vakitlerde dua etmek yasak mıdır?
Dua için yasak bir vakit yoktur; her an dua edilebilir. Kerahet vakitleri, yani güneşin doğuşu, tam tepede olması ve batışı sırasındaki kısa süreler nafile namaz için hoş görülmeyen vakitlerdir; dua ve zikir bu vakitlerde de serbesttir. Yani güneş batarken dua edilmez diye bir kural bulunmaz. Namazla dua arasındaki bu farkı bilmek, gereksiz tedirginliği önler.
Zikir ve Tesbih Adabı
Zikir yaparken nelere dikkat edilir?
Zikrin edebi sadedir: temiz bir hâlde, sakin bir yerde, mânâsını düşünerek ve kalbi hazır tutarak tekrarlamak. Dil alışkanlığına dönüşmüş, kalbin eşlik etmediği zikir sevapsız değildir ama asıl faydayı vermez. Sesli ya da sessiz yapılabilir; çevrede uyuyan, çalışan, namaz kılan varsa sessiz olmak edeptir. Zikri az ama devamlı yapmak, çok ama kesintili yapmaktan hayırlıdır.
Tesbih çekerken sayıya uymak şart mı?
Şart değildir. Hadislerde geçen otuz üç, yüz gibi sayılar tavsiye niteliğindedir; bu sayılara ulaşmak zorunlu bir ibadet borcu değildir. Sayıyı tutturamadığınızda zikir boşa gitmez. Önemli olan tekrarın kalpte bıraktığı izdir. Sayı takip etmek isteyenler tesbih kullanabilir, parmak boğumlarıyla da sayabilir. Dijital bir sayaç kullanmakta da sakınca görülmemiştir.
Tesbih tanesi kullanmak bidat mıdır?
Tesbih tanesi kullanmak, zikri saymaya yardımcı bir araçtır; ibadetin kendisi değildir. Peygamber Efendimizin parmaklarıyla ve çekirdeklerle saydığına dair rivayetler vardır. Bu yüzden âlimlerin büyük kısmı tesbih kullanmayı caiz görür. Dinin aslına bir ekleme yapılmadığı için bidat sayılmaz. Yalnızca tesbihe kutsallık yüklemek, ona uğur ya da koruma gücü atfetmek doğru olmaz. O bir sayaçtan ibarettir.
Zikir sesli mi yapılmalı, sessiz mi?
İkisi de caizdir ve bu konuda farklı görüşler vardır. Bir kısım âlim, Kur'an'daki gizli yakarış tavsiyesine dayanarak sessiz zikri öne çıkarır; bir kısmı ise sesli zikrin kalbi uyandırdığını belirtir. Uygulamada ölçü, çevreyi rahatsız etmemek ve gösteriye kaçmamaktır. Evde tek başınıza sesli, toplulukta veya camide sessiz yapmanız uygun olur. Kendinize hangisi yoğunlaşma sağlıyorsa onu seçin.
Günlük zikir programı nasıl yapılır?
Kaldırabileceğiniz kadar az tutarak başlayın. Örnek bir düzen: sabah namazından sonra yüz istiğfar, gün içinde yüz salavat, yatmadan önce otuz üçer tesbih ve Âyetü'l-Kürsî. Buna vird denir. Virdin şartı süreklilikdir; bir gün yüz, ertesi gün bin yapmak yerine her gün aynı miktarı sürdürmek tavsiye edilir. Unuttuğunuz günü telafi etmek zorunda değilsiniz, kaldığınız yerden devam edersiniz.
Yürürken, iş yaparken zikir yapılır mı?
Evet, yapılabilir ve teşvik edilmiştir. Zikir için özel bir duruş ya da yer gerekmez; yolda, mutfakta, araç kullanırken, hasta yatağında zikir edilebilir. Kur'an'da ayakta, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı ananlardan övgüyle söz edilir. Günlük işlerin arasına serpiştirilen kısa zikirler, gün sonunda hatırı sayılır bir toplama ulaşır. Dikkat gerektiren bir iş yapıyorsanız işinizi aksatmamak da bir edeptir.
Zikirde en çok tavsiye edilen cümleler hangileridir?
Hadislerde en çok öne çıkan zikirler şunlardır: Sübhânallah, Elhamdülillah, Allâhü ekber, Lâ ilâhe illallah, Lâ havle velâ kuvvete illâ billâh ve Sübhânallâhi ve bihamdihî. Bunların kısa, kolay ve her yerde söylenebilir olması tesadüf değildir. Yeni başlayan biri tek bir cümle seçip onunla devam edebilir. Zamanla diğerlerini de ekler.
Sübhanallahi ve Bihamdihi 100 Defa →Lâ Havle Velâ Kuvvete İllâ Billâh →Kelime-i Tevhid (Sözlük) →
Zikir sayısını unuttum, baştan mı başlamalıyım?
Hayır, baştan başlamanız gerekmez. Zikir borç değildir; sayı kaydı tutmak yalnızca düzeni kolaylaştırmak içindir. Kaç çektiğinizi hatırlamıyorsanız yaklaşık bir tahminle devam edin ya da yeniden sayarak sürdürün. Sayıya takılıp zikri bırakmak en olumsuz sonuçtur. Sayı takibi sizi yoruyorsa sayısız zikir yapın; "canım istediği kadar" demek de meşrudur.
Toplu zikir meclisleri caiz mi?
Birlikte oturup Allah'ı anmak, hadislerde övülen bir hâldir; zikir meclisleri bu yüzden meşru kabul edilir. Edep olarak gözetilmesi gerekenler şunlardır: dinde olmayan bir şekli zorunlu gibi göstermemek, aşırı sesle çevreyi rahatsız etmemek, gösteriden ve rekabetten uzak durmak, kimseyi zorlamamak. Meclis sonunda meclis kefareti duası okunması güzel bir edeptir. Şüpheye düştüğünüz uygulamalar için müftülüğe danışabilirsiniz.
Salavat, İstiğfar ve Hamd Edebi
Duada salavat getirmek şart mı?
Şart değildir, fakat çok güçlü bir edeptir. Âlimler, başında ve sonunda salavat bulunan duanın geri çevrilmediğini belirten rivayetlere dayanarak salavatı duanın iki kanadı gibi görmüştür. Duaya hamd ile başlayıp salavat getirmek, isteğe geçmeden önce edebi yerine getirmektir. Salavatsız dua da geçersiz olmaz. Namazda okuduğunuz Allâhümme salli ve Allâhümme bârik duaları aynı zamanda birer salavattır.
Allahumme Salli Duası →Allahumme Barik Duası →Salavat Soruları →
Salavatın sayısı ve şekli konusunda ölçü var mı?
Belirli bir sayı zorunluluğu yoktur. Peygamber Efendimizin adı anıldığında salavat getirmek edeptir; cuma günü çok salavat getirmek ise tavsiye edilmiştir. Şekil olarak en güvenli olan, namazda okunan salavat metinleridir. Uzun ve süslü metinler de kullanılabilir; ancak içinde anlamını bilmediğiniz, kaynağı belirsiz ifadeler varsa dikkatli olmak gerekir. Kısa bir "sallallâhu aleyhi ve sellem" de tam bir salavattır.
İstiğfarın adabı nasıldır?
İstiğfar, bağışlanma dilemektir ve üç şeyi birlikte gerektirir: günahı kabul etmek, pişman olmak, bir daha yapmamaya niyetlenmek. Yalnız dille "estağfirullah" demek bir zikir olarak sevaplıdır; fakat gerçek tövbe bu üç adımı içerir. Kul hakkı varsa helalleşmek de tövbenin parçasıdır. Sabah ve akşam seyyidü'l-istiğfar duasını okumak güzel bir alışkanlıktır. Günah büyük de olsa ümit kesilmez.
Tövbe ve İstiğfar Adabı →Seyyidül İstiğfar Duası →Tevbe ve Günah Soruları →
Aynı günahı tekrar işledim, yine tövbe edebilir miyim?
Evet, her defasında tövbe kapısı açıktır. Tekrar düşmek tövbenin değerini yok etmez; önemli olan her düşüşte yeniden kalkmaktır. Âlimler, kulun tövbesinde sadık olup sonra yine aynı günaha düşmesi hâlinde yeniden tövbe etmesi gerektiğini belirtir. Şeytanın en sık kullandığı yol, "nasılsa tutamıyorum" dedirtip insanı tövbeden uzaklaştırmaktır. Günahı azaltmak için sebeplerinden uzaklaşmak pratik bir tedbirdir.
Tövbe Duası (Hz. Adem) →Hacet ve Tövbe Namazı →Tevbe (Sözlük) →
Hamd etmek duanın neresinde yer alır?
Hamd, duanın girişinde yer alan edeptir. Peygamber Efendimizin, Allah'a hamd etmeden ve salavat getirmeden yapılan duayı acele edilmiş bir dua olarak nitelediği bildirilmiştir. Hamd, istemeye başlamadan önce verilenleri saymaktır; bu, kalbi şükre açar. Sıkıntıdayken de hamd edilir; çünkü hamd yalnız sevinç hâlinin sözü değildir. "Elhamdülillâh" demek en kısa ve tam hamd cümlesidir.
Nimet için şükür nasıl ifade edilir?
Şükrün üç yolu vardır: dille hamd etmek, kalple nimeti Allah'tan bilmek, bedenle o nimeti yerinde kullanmak. Yemekten sonra dua etmek, sağlığı ibadette kullanmak, kazancın bir kısmını paylaşmak bedenle şükürdür. Büyük bir sevinç haberi geldiğinde şükür secdesi yapılması tavsiye edilir. Şükrü dile getirmek nimeti artırır; nankörlük ise insanı verileni görmez hâle getirir.
Kur'an'daki dua ayetlerini okumanın edebi var mı?
Kur'an'daki "Rabbenâ" ile başlayan dualar, dua için en güvenli metinlerdir. Bunları okurken mânâsını bilmek ve ağır ağır okumak tavsiye edilir. Mushaf'tan okuyacaksanız abdestli olmak gerekir; ezberden okumak için abdest şartı aranmaz. Bu ayetleri kendi isteklerinizin önüne koyup ardından kendi cümlelerinizle devam etmek güzel bir usuldür. Anlamını öğrenmek için meallerden yararlanabilirsiniz.
Başkası için dua etmenin edebi nasıldır?
Kardeşinin arkasından, onun bilgisi olmadan yapılan duanın ayrı bir değeri olduğu bildirilmiştir; böyle bir duada karşılık beklentisi ve gösteriş olmaz. Edep olarak, dua ettiğinizi sürekli yüze vurmamak ve o kişiyi utandırmamak gerekir. Hastaya, borçluya, yolcuya, anne babaya, vefat etmişlere dua etmek büyük hayırdır. Kendiniz için istemeyi bırakmadan başkalarını da listeye katmak kalbi genişletir.
Kardeşine Gıyabında Dua →Gıyabında Kardeşe Dua →Anne Baba İçin Dua →
Sık Yapılan Hatalar ve Hurafeler
Duada en sık yapılan hata nedir?
En sık görülen hata, duayı alışkanlığa çevirip kalbi dışarıda bırakmaktır. İkinci sık hata, aceleciliktir: birkaç gün dua edip karşılık görmeyince ümit kesmek. Üçüncüsü, duayı yalnız sıkıntı anına saklamaktır; bolluk zamanında dua etmeyen kişi darlıkta yabancı bir kapıya seslenir gibi olur. Dördüncüsü, anlamını bilmediği uzun metinleri tekrarlayıp kendi derdini hiç söylememektir. Dördüne de çözüm sadeleşmektir.
Belirli bir duayı belirli sayıda okumak şart koşulabilir mi?
Hadislerde geçen sayılar tavsiye niteliğindedir ve o sayıya ulaşılmazsa dua geçersiz olmaz. Ancak halk arasında dolaşan "bu duayı tam kırk bir kez okumazsan kabul olmaz" türü şartlar dinî bir dayanak taşımaz. Böyle kesin şartlar koymak insanları gereksiz endişeye sokar ve duayı bir formüle indirger. Sayıyı bir düzen aracı olarak kullanın, bir kilit olarak değil. Şüpheli bilgiler için güvenilir kaynaklara bakmak gerekir.
Zincir mesaj hâlinde gelen dualara uymak gerekir mi?
Gerekmez. "Bu duayı yedi kişiye gönderirsen şu olur, göndermezsen başına şu gelir" biçimindeki mesajlar hurafeye girer. Dinde böyle bir şart yoktur ve insanları korkutarak dua ettirmek edebe aykırıdır. Mesajdaki dua metni güzel olsa bile şart kısmına uymak zorunda değilsiniz. Güzel bir duayı sevdiklerinizle paylaşmak elbette hayırlıdır; şartsız ve korkutmadan paylaşmak yeterlidir.
Hurafe (Sözlük) →Mesaj Oluşturucu →Teknoloji ve Medya Soruları →
Muska yazdırmak veya taşımak doğru mu?
Bu konuda görüş farkı vardır. Âlimlerin bir kısmı, içinde Kur'an ayeti ve meşru dua bulunan, koruyucu gücün Allah'tan olduğuna inanılan yazıları caiz görür. Ancak anlamı bilinmeyen harfler, tılsım iddiaları, para karşılığı iş yapan kişilere başvurmak kesinlikle sakıncalıdır. Asıl ölçü şudur: koruyan Allah'tır, kâğıt değildir. En selametli yol, sığınma dualarını kendiniz okumaktır. Bu tür konularda müftülüğe danışmanızı tavsiye ederiz.
Dua karşılığında para istemek caiz mi?
Dua bir ticaret konusu değildir. "Senin için dua edeceğim, şu kadar para ver" diyen kişilere itibar edilmemesi gerekir; bu, dini geçim aracına çevirmektir. Buna karşılık bir hocaya hediye vermek, kendi isteğinizle yapılan bir ikramdır ve ayrı bir konudur. Kimsenin duası sizin kendi duanızın yerini tutmaz. Hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan dua edebileceğinizi unutmayın.
Fal, burç ve benzeri yollarla dua birleştirilebilir mi?
Hayır. Fal, burç, kahve telvesi gibi yollarla gelecek hakkında bilgi edinmeye çalışmak dinen hoş görülmez; gaybı yalnız Allah bilir. Bunları "sadece eğlence" diye yapmak da kalbe yavaş yavaş bir güven kayması yerleştirir. Geleceğe dair tereddütte kalan kişinin yolu duadır; gerekirse istihareye başvurulur. İstihare bir falcılık yöntemi değil, Allah'tan hayırlısını isteme duasıdır.
Duayı gösteriye çevirmek ne zaman başlar?
İnsan dua ederken kendisini izleyenlerin takdirini düşünmeye başladığında riya kapısı açılır. Sesin çevredekilere duyurulmak için yükseltilmesi, cümlelerin süslenmesi, duanın paylaşılması bunun belirtileri olabilir. Çözüm, duayı terk etmek değil, niyeti düzeltmektir; aklınıza gösteriş düşüncesi geldiğinde onu reddedip devam edin. Gizli dua etmeyi alışkanlık edinmek de bu hastalığa karşı iyi bir korunmadır.
Allah'a şart koşarak dua edilir mi?
Edilmez. "Şu olursa inanırım", "bu isteğim olmazsa bir daha dua etmem" gibi cümleler edebe aykırıdır; kul, Rabbine pazarlık diliyle seslenmez. Aynı şekilde "istersen ver" diyerek isteksiz dua etmek de hoş görülmemiştir; kararlılıkla istemek tavsiye edilir. Doğru üslup şudur: kesin bir dille istemek, fakat sonucu O'nun hikmetine bırakmak. "Hayırlısını ver" demek bu dengeyi kuran bir cümledir.
Vesvese yüzünden dua edemiyorum, ne yapmalıyım?
Vesvese, zorlamayla değil aldırmamakla geçer. Kalbinize uygunsuz düşünceler geliyorsa onlarla tartışmayın; sığınma duası okuyup duanıza devam edin. Vesvese nedeniyle duayı bırakmak, tam olarak şeytanın istediği sonuçtur. Duanızı kısaltın, cümlelerinizi sadeleştirin, mümkünse yüksek sesle söyleyin; bu, dikkati toplar. Takıntı düzeyinde ve hayatı etkileyen bir sıkıntıysa bir sağlık uzmanından destek almak da yerinde olur.
Vesvese Anında Okunacak Dua →Vesvese (Sözlük) →Sağlık ve Tıp Soruları →
Günlük Hayatta Dua Edebi ve Özel Durumlar
Günlük hayatta hangi anlarda dua etmek sünnettir?
Sünnette dua ile işaretlenmiş pek çok an vardır: uyanınca, evden çıkarken, eve girerken, yemeğe başlarken ve bitirince, bir araca binerken, yola çıkarken, yeni bir iş başlatırken, hapşırınca, uyumadan önce. Bu kısa dualar günü baştan sona bir hatırlama zinciriyle bağlar. Hepsini birden öğrenmeye çalışmak yerine haftada bir tanesini ezberlemek daha kolaydır. Türkçesini söylemeniz de yeterlidir.
Evden Çıkarken Okunacak Dua →Eve Girerken Okunacak Dua →Yatarken Okunacak Dua →
Hasta birine dua okumanın edebi nasıldır?
Hastaya izin alarak yaklaşmak, onu yormamak ve kısa tutmak edeptir. Peygamber Efendimizin hastaya elini koyup kısa bir şifa duası okuduğu bildirilmiştir; Fâtiha ile okumak da yaygındır. Dua okurken hastayı korkutacak sözler söylememek, "geçmez" gibi ümit kıran cümleler kurmamak gerekir. Dua tedaviye alternatif değildir; doktor tedavisini bırakmamak esastır. İlaç ve dua birlikte yürür.
Vefat edenler için dua etmenin usulü var mı?
Vefat edenler için yapılan duanın onlara ulaştığı kabul edilir. Usul olarak, mağfiret ve rahmet dilemek, Fâtiha okumak, onların borcu varsa ödenmesine yardımcı olmak, adına sadaka vermek tavsiye edilir. Kabir ziyaretinde yüksek sesle feryat etmemek, kabre oturmamak ve kabirden bir şey istememek edeptir. İstenecek tek makam Allah'tır; ziyaret, ölüyü anmak ve ibret almak içindir.
Vefat Edenler İçin Dua →Kabir Ziyareti Duası →Taziye ve Yas Adabı →
Yolculukta dua ederken nelere dikkat edilir?
Yolcunun duasının reddedilmediği bildirilmiştir; bu yüzden yola çıkarken ve yol boyunca dua etmek tavsiye edilir. Araçta kıbleye dönmek gerekmez, oturduğunuz yerde dua edersiniz. Araç kullanıyorsanız dikkatinizi dağıtmayacak kısa dualar seçin; uzun dua için mola vermek daha uygundur. Yolculuk duasını binişte, dönüşte de şükür duasını okumak güzel bir alışkanlıktır.
Yolculuk Duası →Yolculuktan Dönünce Okunacak Dua →Yolculukta Namaz ve Seferilik →
Çocuklara dua adabı nasıl öğretilir?
Çocuk, gördüğünü öğrenir. Onu zorlamak yerine yanınızda dua ederken dinlemesine izin vermek en etkili yoldur. Kısa ve anlaşılır dualardan başlayın: yemek duası, yatma duası, hapşırınca söylenen söz. Kendi diliyle, kendi cümleleriyle dua etmesine fırsat verin; "yanlış söyledin" diye düzeltmekten kaçının. Sayı ve uzun metin beklentisi çocuğu duadan soğutur. Birlikte yapılan kısa bir dua, tek başına yapılan uzun bir ödevden değerlidir.
Eğitim ve İlim Soruları →Hapşırınca Okunacak Dua →Ezber Aracı →
Korku, panik ve sıkıntı anında hangi edep gözetilir?
Panik anında uzun metin aramak yerine kısa ve kolay bir cümle tekrarlamak en işe yarar yoldur. Hz. Yûnus'un duası, lâ havle velâ kuvvete illâ billâh ve hasbünallâhü ve ni'me'l-vekîl bu tür anlar için tavsiye edilir. Nefesi yavaşlatmak, oturmak ve kelimeleri ağır söylemek kalbi sakinleştirir. Dua, alınacak tedbirlerin yerine geçmez; önce güvenliği sağlayın, sonra dua ile devam edin.
Telefon ve uygulamadan dua okumak caiz mi?
Caizdir. Ekrandan okunan dua ile kitaptan okunan dua arasında sevap bakımından fark yoktur. Ekrandan Kur'an ayeti okumak için Mushaf'a dokunma şartı aranmadığından abdestsiz de okunabilir; yine de edep gereği abdestli olmak güzeldir. Dikkat edilecek nokta, bildirimlerin dikkatinizi dağıtmasıdır; dua sırasında telefonu sessize almak faydalı olur. Kaynağı belirsiz dua metinlerine karşı da temkinli olmak gerekir.
Dua ettim ama istediğim olmadı, edebe aykırı mı düşündüm?
Hayır, bu bir kusur değildir; insanın beklentisi karşılanmayınca üzülmesi tabiidir. Edep, bu üzüntüyü sitem ve isyana çevirmemektir. Duanın karşılığı üç şekilde verilir: istenen aynen verilir, daha hayırlısı verilir ya da ahirete sevap olarak yazılır. Bu yüzden kabul olmadığını kesin biçimde bilemezsiniz. Yapılacak en iyi şey, duaya devam etmek ve "benim için hayırlısını ver" cümlesini eklemektir.
Dua adabını öğrenmek için nereden başlamalıyım?
Üç adımla başlayabilirsiniz. Birinci adım: besmele, hamd, salavat, istek, âmin sıralamasını öğrenip bir süre bu düzenle dua etmek. İkinci adım: günün beş altı anına kısa dualar yerleştirmek; uyanma, çıkış, yemek, yatma gibi. Üçüncü adım: küçük bir vird belirleyip her gün aynı miktarda sürdürmek. Bu üç adım oturduğunda adabın büyük kısmı kendiliğinden yerleşir. Ayrıntılar için rehber ve sözlük sayfalarından yararlanabilirsiniz.
Duanın Adabı ve Kabul Vakitleri →Yeni Başlayanlar İçin Sorular →İbadet Takibi →