Zekât Kapsamlı Rehber: Nisap, Hesaplama, Verilecek Yerler ve Fitre
Zekâtın şartları, nisap miktarları, altın-gümüş-döviz-ticaret malı-hayvan-tarım hesaplamaları, zekât verilecek sekiz grup, fitre ve mezhep farkları tek rehberde.
- Zekâtın anlamı, delili ve hikmeti
- Zekât kimlere farzdır? Şartlar
- Nisap miktarları
Zekât, nisap miktarını aşan mala bir yıl boyunca sahip olan Müslümanın, malının belli bir bölümünü (genellikle kırkta birini) şer‘an belirlenmiş ihtiyaç sahiplerine vermesidir. İslâm’ın beş şartından biridir ve yoksulun hakkını paylaşmayı, malı temizlemeyi amaçlar. Bu rehber nisap, hesaplama örnekleri, verilecek yerler ve mezhep farklarını birlikte ele alır.
Zekâtın anlamı, delili ve hikmeti
Zekât sözlükte “artma, temizlenme, arınma” anlamlarına gelir. Mal varlığının bir kısmını vermek malı azaltmaz; Allah’ın izniyle bereketlendirir ve sahibini cimrilikten arındırır. Kur’an’da zekât, genellikle namazla birlikte anılır: “Namazı kılın, zekâtı verin” (Bakara 2/43). Tevbe Suresi’nin 103. âyeti Peygamberimize, müminlerin mallarından sadaka almasını ve onları bununla arındırıp temizlemesini emreder. Tevbe 9/60 ise zekâtın verileceği sekiz grubu sayar.
Hadislerde zekât İslâm’ın beş şartından biri sayılır (Buhârî, Îmân 1; Müslim, Îmân). Hz. Muaz’ın Yemen’e gönderilişini anlatan hadiste, zenginlerden alınıp fakirlerine verilecek bir sadakanın Allah tarafından farz kılındığı bildirilir (Buhârî, Zekât 1). Peygamber Efendimiz zamanında zekât devlet eliyle toplanıyor ve dağıtılıyordu; ilk halifelerden Hz. Ebû Bekir zekâtı vermeyenlerle mücadele etmiştir. Bu tarihî arka plan, zekâtın sadece bireysel bir hayır değil, aynı zamanda toplumsal bir hak olduğunu gösterir.
Zekâtın hikmeti birkaç düzeyde açıklanır: Fertte cimriliği giderir, şükrü öğretir; toplumda gelir uçurumunu azaltır, yoksulların en temel ihtiyaçlarını karşılar; ekonomide ise paranın dolaşımını sağlar. Fakirin zenginin malında hakkı olduğu fikri Zâriyât Suresi’nin 19. âyetinde şöyle ifade edilir: “Mallarında isteyen ve yoksul için bir hak vardır.” Bunun zekât ve sadaka farkını anlamak için zekât, fitre ve sadaka: yeni Müslüman için temel bilgiler yazısı faydalıdır.
Zekât kimlere farzdır? Şartlar
Zekâtın farz olması için kişinin Müslüman, hür, akıllı ve ergen (Hanefî mezhebinde akıl ve buluğ şart olarak aranır; diğer mezheplerde çocuk ve akıl hastası malında da zekât bulunduğu görüşü vardır), nisap miktarı mala sahip olması, bu malın temel ihtiyaçlarından fazla olması ve üzerinden bir yıl geçmesi gerekir. Borcu varsa, borç düşüldükten sonra nisap kalmalıdır. Akıl hastalarının malına dair hükümler için akıl hastasının malında zekât meselesi yazısı mezhep görüşlerini toplar.
Bir yıllık süre kameri takvime göre hesaplanır. Zekât yılı, nisap miktarına ilk ulaşıldığı günden başlar. Yıl içinde mal azalıp çoğalsa da yılın başında ve sonunda nisap bulunması yeterlidir. Hanefî mezhebi bu esası benimser; Şâfiî mezhebinde ise yıl boyunca nisabın düşmemesi gerekir. Para birikimi, altın, gümüş, döviz, ticaret malı, hayvan, tarım ürünü ve madenler zekâta tabi mallar arasındadır. Oturulan ev, binek arabası, ev eşyası ve mesleğin araç-gereci gibi temel ihtiyaçlar zekâttan muaftır; ayrıntılar için ev eşyası ve arabanın zekâtı var mı yazısına bakabilirsiniz.
Nisap miktarları
Nisap, zekât için aranan en düşük mal miktarıdır. Altın ve gümüş için nisap geleneksel olarak 20 miskal altın ve 200 dirhem gümüş olarak belirlenmiştir. Diyanet bu ölçüleri 80,18 gram altın ve 595 gram gümüş olarak kabul eder. Para, döviz ve ticaret malları için ise nisap, güncel değerinin altın ya da gümüş nisabı karşılığına ulaşması şeklinde hesaplanır. Hanefî mezhebinde pratikte yaygın olarak ihtiyaçlı kişiye daha fazla fayda sağladığı için gümüş nisabı esas alınır; ancak Türkiye’de Diyanet’in yaygın uygulaması her iki ölçünün değerlendirilmesi biçimindedir. Gümüşün nisabıyla ilgili ayrıntı gümüşün zekâtı ve gümüş nisabının günümüz değeri yazısında yer alır.
| Mal türü | Nisap | Oran | Not |
|---|---|---|---|
| Altın | 80,18 gram | 1/40 (%2,5) | Hanefî’de ziynet altınları da dahil |
| Gümüş | 595 gram | 1/40 (%2,5) | Saf gümüş değeri esas alınır |
| Nakit, döviz, banka hesabı | Altın veya gümüş nisabı değeri | 1/40 | Borçlar düşülür |
| Ticaret malı | Altın veya gümüş nisabı değeri | 1/40 | Yıl sonu piyasa değeri üzerinden |
| Koyun-keçi | 40 baş | 40-120 arası 1 baş | Otlakta yılın çoğunu geçirenler |
| Sığır | 30 baş | 30’da bir yaşında dana | Hanefî’de nisab 30 |
| Deve | 5 baş | 5-9 arası bir koyun | Sayı arttıkça oran değişir |
| Yağmurla sulanan tarım ürünü | Hanefî’de nisap aranmaz | 1/10 (öşür) | Sulama masraflıysa 1/20 |
Zekât nasıl hesaplanır? Adım adım
- Zekât yılınızı belirleyin. Nisaba ilk eriştiğiniz hicrî tarih, zekât yılınızın başlangıcıdır.
- Yıl sonunda zekâta tabi tüm varlıkları listeleyin: nakit, banka hesapları, döviz, altın ve gümüş, ticaret malları, alacaklar, yatırım fonları ve benzeri.
- Her varlığı o günkü güncel değeriyle Türk lirası cinsinden yazın.
- Vadesi gelmiş borçları (kredi kartı borcu, kira, faturalar gibi) toplamdan düşün. Uzun vadeli kredilerde yalnızca yıl içindeki ödemeleri düşmek en yaygın yaklaşımdır.
- Kalan tutar nisabı geçiyorsa, bu tutarın kırkta birini (yüzde 2,5) hesaplayın.
- Zekâtı belirlediğiniz ihtiyaç sahiplerine niyetle verin.
Örneğin, yıl sonunda 150.000 TL nakit ve 30 gram altını olan, 20.000 TL vadesi gelmiş borcu bulunan bir kişi altını güncel fiyatla ekler, borcu düşer ve toplam tutarın yüzde 2,5’ini zekât olarak verir. Bu tür sayısal örneklerin geliştirilmiş hâli zekât hesaplama örnekleri: adım adım uygulama ve mezhepler yazısında bulunur. Altın ve bilezik örnekleri için altının zekâtı nasıl hesaplanır yazısına bakınız.
Güncel mal varlıklarında zekât
Modern ekonomide zekâta konu olan varlık çeşitleri artmıştır. Aşağıdaki başlıklarda yaygın örnekler ve ilgili ayrıntılı yazılar sıralanmıştır.
- Maaş ve ikramiye: Maaştan biriken para yıl sonunda nisaba ulaştığında zekâta tabi olur. Maaş ve emekli ikramiyesinin zekâtı yazısı bu hesabı ayrıntılı gösterir.
- Döviz ve banka hesabı: Yıl sonu kuruyla TL değeri alınır; faizli hesap varsa faiz kazancı zekât meselesi ayrıca değerlendirilir. dövizin ve banka hesabının zekâtı yazısına bakılabilir.
- Hisse senedi ve yatırım fonu: Ticaret amacıyla alınan hisseler piyasa değeriyle, uzun vadeli yatırım hisseleri ise şirketin zekâta tabi varlıkları oranında değerlendirilir. Konuya hisse senedi ve yatırım fonlarının zekâtı yazısı açıklık getirir.
- Gayrimenkul: Kiraya verilen ev zekâta tabi değildir, ancak kira gelirinin birikmiş kısmı nisaba ulaşırsa zekâta tabi olur. Alım-satım amacıyla bekletilen arsa ve daireler ise ticaret malıdır. İlgili yazılar: kira geliri ve gayrimenkul yatırımı ile arsa ve gayrimenkulün zekâtı.
- Kripto varlıklar: Kripto paraların zekâtı güncel bir ictihad alanıdır. Alım-satım amaçlı tutuluyorsa ticaret malı gibi, değer saklama amaçlıysa mal sayılarak değerlendirilmesi görüşü öne çıkar. kripto para zekât hesabı yazısı bu konuyu işler.
- Şirket ve esnaf: Ticarî işletmelerde stok, alacak ve nakit toplanır, borçlar düşülür, kalan tutarın kırkta biri verilir. Ayrıntı için şirket zekâtı ve ticarî mallar yazısına bakılabilir.
- Kıdem tazminatı ve BES: Henüz ele geçmeyen ve çekilebilir olmayan birikimlerin zekât yükümlülüğü konusunda kıdem tazminatı ve BES birikimine zekât düşer mi yazısı farklı fetvaları topluca aktarır.
- Mehir ve çeyiz altını: Kadının sahip olduğu ziynet ve mehir alacağının durumu için kadının mehir ve çeyiz altını zekâta tabi mi yazısı ayrıntılı bir cevap verir.
- Hacca gitmek için biriktirilen para: Hac için ayrılmış para da nisaba ulaşmışsa ve bir yıl geçmişse zekâta tabidir; ayrıntı hacca gitmek için biriktirilen paranın zekâtı yazısındadır.
- Emanet veya kaybolan mal: Emanet verilen ya da ele geçmeyen mala dair hükümler için emanet para ve altının zekâtını kim verir ile kayıp veya gasp edilen malın zekâtı yazıları incelenebilir.
Tarım ürünlerinin zekâtı, yani öşür, ayrı bir kategoridir. Hasat anında verilir; yağmurla sulanan topraklarda onda bir, sulama masrafı olan topraklarda yirmide bir oranında alınır. Ayrıntı tarım ürünlerinin zekâtı ve öşür oranları yazısındadır.
Zekât kimlere verilir?
Tevbe Suresi’nin 60. âyeti zekâtın sarf yerlerini sekiz grup olarak sayar: fakirler, miskinler, zekât toplama görevini yürütenler, kalpleri İslâm’a ısındırılacak kimseler, kölelik veya esaret altında olanlar, borçlular, Allah yolunda olanlar ve yolcular. Aşağıdaki tablo bu sınıfları ve günümüzdeki karşılıklarını özetler.
| Sınıf | Tanım | Günümüzdeki örnek |
|---|---|---|
| Fakir | Nisap miktarından az malı olan | Düzenli geliri yetersiz aile |
| Miskin | Hiçbir malı ve geliri olmayan | Bakıma muhtaç yoksul, engelli |
| Âmil | Zekât toplama görevlisi | Yetkili zekât toplama kuruluşunun personeli |
| Müellefe-i kulûb | Kalbi İslâm’a ısındırılacak kimse | Hanefî mezhebinde hükmü kalmadı görüşü yaygındır |
| Rikâb | Köle veya esir | Kölelik olmadığından bugün fiilî karşılığı sınırlı |
| Gârim | Borçlu | Zorunlu ihtiyaç için borçlanıp ödeyemeyen |
| Fî sebîlillâh | Allah yolunda olanlar | Hac yolunda parası biten, ilim talebesi gibi yorumlar vardır |
| İbnü’s-sebîl | Yolcu | Memleketinde zengin olsa da parası tükenmiş yolcu |
Fî sebîlillâh kavramının kapsamı mezheplere göre değişir. Bu konudaki farklı yorumlar fî sebîlillâh kavramı ve zekâtın kullanım alanları yazısında anlatılmıştır.
Zekât verilemeyecek kişiler: Zengin olanlar (nisap miktarı mala sahip kimse), usul ve füru (anne, baba, çocuk, torun), eşler, Hâşimoğulları soyundan gelenler (Hanefî mezhebine göre), ve zekâtı gayrimüslime vermek ise Hanefî’de caiz değildir (fitre ve sadaka caizdir). Akrabalar arasında önce ihtiyaç sahibi yakınlara bakmak ilkesi sadakada öncelik sırası yazısında açıklanır. Evlilik hediyesi olarak zekât vermenin hükmü için gelin ve damada zekât vermek caiz mi yazısı kaynak olabilir. Zekâtın başka şehre ya da ülkeye gönderilmesine dair görüşler zekât başka şehre veya ülkeye gönderilir mi yazısındadır. Zekâtın online verilmesi için fitre ve zekâtı online vermek caiz mi yazısına bakabilirsiniz.
Fitre (Sadaka-i fıtır)
Fitre, Ramazan Bayramı’nda nisap miktarı mala sahip olan Müslümanın kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu kimseler adına verdiği sadakadır. Hanefî mezhebinde vâcip, diğer mezheplerde farzdır. Hz. Peygamber zamanında bir sa‘ hurma, arpa, kuru üzüm ya da peynir şeklinde verildiği hadislerde geçer (Buhârî, Zekât). Günümüzde Diyanet her yıl fitrenin miktarını buğday esasına göre (yaklaşık 1,6 kg buğdayın bedeli) ilan eder. Buğday, arpa, hurma, kuru üzüm cinsinden verilen ölçüler için fitre miktarı nasıl belirlenir: buğday, hurma, kuru üzüm yazısı kullanılabilir.
Fitre bayram sabahı fecirle farz olur; bayram namazından önce verilmesi tavsiye edilir. Hanefî mezhebi, Ramazan boyunca önceden vermeye de izin verir. Bayramdan sonra geciktirilirse borç olarak kalır ve sonradan ödenir. Fitreyi zekât gibi sekiz sınıfa vermek gerekir.
Zekât ile sadaka ve infak farkı
Zekât farz bir ibadettir ve belirli bir oranı vardır. Sadaka ise ölçüsü ve zamanı gönüllü olan her türlü iyilik ve yardımdır. İnfak, daha geniş bir kavramdır: Allah yolunda harcanan her şeyi kapsar. Zekâtın yerine sadaka verilemez; farz borcu zekât ile ödenir, sadaka ise ek bir fazilet olarak sürdürülür. Zekâtı ve sadakayı yönlendirme ve gizli verme adabı hakkında sadaka taşı nedir: Osmanlı’da gizli yardım geleneği yazısı güzel bir örnek sunar. Çocuklara paylaşma ve yardımlaşma alışkanlığı kazandırmak için çocuklara paylaşmayı ve sadakayı öğretmek yazısına bakılabilir.
Mezhepler arasında zekâtta farklar
Mezhepler zekâtın temelinde birleşir; farklar ayrıntıdadır. Hanefî mezhebi, hâvelân-ı havlin başında ve sonunda nisab bulunmasını yeterli sayar. Şâfiî mezhebi kullanılan ziynet takılarından zekât istemez. Mâlikî mezhebi ticaret malında, malın satışından önce yıl dolsa bile zekâtı satış anına bırakabilir. Hanbelî mezhebi çocuk ve akıl hastasının malında da zekât olduğunu kabul eder. Hanefî mezhebi zekâtı gayrimüslime vermez; diğer mezhepler de bu konuda genel olarak aynı kanaattedir. Bu farklar delillerin yorumundan doğar ve bir mezhebe bağlı kalmak asıl olmakla birlikte zorunlu durumlarda diğer mezhebin ruhsatına başvurma imkânı fıkıhta bilinir.
Zekât verirken dikkat edilecek edepler
- Niyet: Zekâtı verirken veya ayırırken niyet etmek şarttır. Alıcıya “zekât” dendiğini söylemek gerekmez; hediye veya yardım olarak verilebilir, ancak niyet zekât olmalıdır.
- Gizlilik: Bakara 2/271 gizli sadakanın daha hayırlı olduğunu bildirir. Alanın izzet-i nefsini korumak için gösterişten kaçınılır.
- Başa kakmamak: Bakara 2/264 verdiğini başa kakmanın ve eziyet etmenin sadakayı boşa çıkardığını bildirir.
- Güzel maldan vermek: Bakara 2/267 elde edilen malın temiz ve güzelinden harcamayı emreder.
- Tevzi: Bir kişiye çok büyük miktar vermek yerine bir kaç kişi arasında paylaştırmak ya da nisap miktarını aşmayacak şekilde dağıtmak ilkesi, Hanefî fıkhında mekruh görülen bir kişiyi zengin edecek miktarda zekâtı verme konusuna dayanır.
- Araştırma: Zekât verilen kişinin gerçekten ihtiyaç sahibi olup olmadığı makul düzeyde araştırılır; araştırmadan sonra yanıldığı anlaşılırsa Hanefî mezhebinde zekât geçerli sayılır.
Hayvan zekâtına kısa bakış
Hayvan zekâtı, geçimini otlakta sağlayan (sâime) davar, sığır ve develer için söz konusudur. Ahırda yemle beslenen hayvanlar Hanefî mezhebinde ticaret niyeti yoksa zekâta tabi olmaz. Koyun ve keçide 40 başa ulaşıldığında bir koyun, 121’de iki koyun, 201’de üç koyun gerekir; sığırda 30 baş için bir yaşını doldurmuş bir dana, 40 baş için iki yaşında bir inek verilir. Develerde ise 5 başa bir koyun, 25’te belirli yaşta bir dişi deve gibi basamaklı bir tablo uygulanır. Bu ölçüler Hz. Ebû Bekir’in valilere yazdığı ve Buhârî’nin Zekât bölümünde nakledilen mektuba dayanır. Günümüzde çiftçi ve hayvan yetiştiricileri bu hükümlerin ayrıntısı için yerel müftülüklere danışarak hesaplama yapar.
Zekâtın tarihî uygulaması
Medine döneminde zekât, devletin toplayıp dağıttığı bir yükümlülüktü. Ebû Bekir döneminde bazı kabilelerin zekât vermemesi üzerine verilen mücadele, zekâtın dinî olduğu kadar siyasî ve içtimaî bir kurum sayıldığını gösterir. Emevî ve Abbâsî dönemlerinde beytülmal bu işi yürütmüş, Osmanlılarda ise zekât daha çok bireysel olarak verilmiş, vakıflar sadaka-i câriye olarak toplumsal hizmetin yükünü taşımıştır. Günümüzde zekât hem bireysel hem de güvenilir kurumlar aracılığıyla verilmektedir. Kurumsal yola başvuran kişi, kurumun zekâtı Tevbe 9/60’taki gruplara ulaştırdığından ve temlik şartına uyduğundan emin olmalıdır.
Zekâtın ekonomik etkilerine dair modern çalışmalarda, zekâtın bireysel yoksulluğu azaltmanın yanında girişimci kimselere hibe, borçluların borç yükünü hafifletme ve eğitim gibi alanlara yönlendirilmesiyle toplumsal kalkınmayı destekleyen bir araç olabileceği vurgulanır. Fıkhî sınırlar korunduğu sürece zekâtın verimli kullanımı dinin maksadına uygun görülür. Bu açıdan yoksulun yalnızca bir gün doyurulması değil, kendi ayakları üzerinde durabilecek hâle getirilmesi de iyi bir amaçtır; ancak bu tür yönlendirmeler her zaman mülkiyetin ihtiyaç sahibine geçmesi şartıyla yapılmalıdır.
Sık yapılan hatalar
- Zekât yılını takip etmeyip birkaç yıl boyunca zekât vermemek.
- Kullanılan ziynet altınlarını hesaba katmamak.
- Kredi taksitlerinin hepsini borç olarak düşüp hesaplamayı eksik yapmak.
- Zekâtı bir kişinin eline vermeden, vekil ve kuruluşların hesabına yatırıp ulaşıp ulaşmadığını takip etmemek.
- Zekâtı anne-babaya veya eşe vermek.
- Düğün, bayram ve cenaze masraflarına zekât kullanmak. Zekâtın bir ihtiyaç sahibine temlik edilmesi (mülk olarak verilmesi) esastır; yemek ikramı veya bina yapımı gibi mülkiyet geçirmeyen harcamalar zekât yerine geçmez (Hanefî mezhebi).
- Dönem ortasında nisap altına düşen birikim için hesabı yeniden başlatmayı bilmemek.
Zekât kontrol listesi
- Altın nisabını (80,18 gram) ve gümüş nisabını Diyanet duyurusundan teyit ettim mi?
- Zekât yılımın başlangıç tarihi hicrî takvime göre kayıtlı mı?
- Nakit, döviz, altın, yatırım, alacak, ticarî mal listemi güncel değerlerle çıkardım mı?
- Vadesi gelmiş borçlarımı hesaba kattım mı?
- Yüzde 2,5 oranını doğru uyguladım mı?
- Yakınlarımdan ihtiyaç sahibi olanları öncelikli olarak düşündüm mü? Anne-baba, çocuk ve eşe vermediğimden emin miyim?
- Zekâtı verirken niyetimi yeniledim mi?
- Bayram öncesinde fitremi (kendi ve bakmakla yükümlü olduklarım adına) ayırdım mı?
Zekât, malı temizleyen ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren bir ibadettir. Hesaplama karmaşık görünse de adım adım ilerleyen, kayıt tutan ve güvenilir kaynaklara başvuran herkes bu sorumluluğu rahatlıkla yerine getirebilir. Şüpheli durumlarda yerel müftülükten veya Diyanet’in Alo 190 hattından görüş almak makul ve yaygın bir yoldur.
Zekât hesabı için örnek senaryolar
Aşağıdaki örneklerde rakamlar, hesabın nasıl yürüdüğünü göstermek için verilmiş varsayımsal değerlerdir; güncel nisap değerini her yıl Diyanet’in ilan ettiği miktara göre kontrol etmek gerekir.
Maaşlı çalışan
Bir çalışanın hesabında yıl içinde birikmiş para vardır. Zekât yılı, nisaba ilk ulaştığı tarihten itibaren hesaplanır. Hesap günü geldiğinde elindeki nakit, banka hesabı, altın ve ticaret malı toplanır. Vadesi gelmiş borçlar toplamdan düşülür, kalan miktar nisaba ulaşıyorsa kırkta biri (yüzde 2,5) zekât olarak verilir. Maaşın yeniden harcanması gereken kısmı, yani o ay içinde ihtiyaç için ayrılan para da toplamda hesaplanır; ancak vadesi gelen kira, fatura ve ihtiyaç borçları düşülür.
Altın biriktiren aile
Evde takı veya altın bulunan bir ailede, altının cinsi ve miktarı belirlenir. Hanefî mezhebinde kullanılan takılar da nisaba dahil edilir. Nisap miktarını aşan altının değeri, zekât günündeki piyasa fiyatıyla hesaplanır ve kırkta biri verilir. Bazı mezhepler mubah ölçüde kullanılan kadın takısından zekât gerekmediği görüşündedir; Hanefî ilmihali ise bunu zekâta tabi sayar.
Küçük esnaf
Dükkândaki satış amacıyla bulundurulan mal, ticaret malıdır. Zekât günü bu malın piyasa değeri, kasadaki nakit ve alacaklarla toplanır. Dükkân kirası, tezgâhlar ve kasa gibi satılmak için bulunmayan eşyalar zekâta tabi değildir. Vadesi gelmiş toptancı borçları toplamdan düşülür. Bu şekilde bulunan net miktar nisabı geçiyorsa kırkta biri verilir.
Zekâtta zaman ve mekân sorunları
Zekât, farz olduğu anda hemen verilmeye çalışılır; sebepsiz gecikme uygun görülmez. Ramazan’da vermek yaygın bir gelenek olsa da bunun şart olmadığı, hesap günü gelince verilebileceği ilmihallerde belirtilir. Peşin zekât vermek (ta‘cîl), nisabı oluşturan malın bulunması şartıyla caiz görülür. Zekâtın verileceği yer konusunda ise kişinin kendi bölgesindeki muhtaçlara öncelik verilmesi tavsiye edilir; ihtiyaç daha büyük ise başka yere gönderilmesinde de sakınca yoktur.
Zekât verilemeyecek kişiler
Zekât vermenin geçerli olması için alıcının uygun olması gerekir. Hanefî mezhebine göre kişi, usul ve füruuna (anne baba, dede nine ve çocuk, torun) zekât veremez; eşler de birbirine veremez. Zengin kimseye, nisap sahibine ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) soyundan gelenlere verilmesi de geçerli sayılmaz. Kardeşler, halalar, teyzeler gibi diğer yakınlara ise ihtiyaçları varsa verilebilir ve bu hem zekât hem sıla-i rahim sevabı kazandırır.
Zekâtın toplumsal etkisi
Zekât, bireysel bir ibadet olmanın yanında yoksulluğu azaltan düzenli bir dayanışma kurumudur. Tarih boyunca vakıflar, hayır kurumları ve devlet kurumları aracılığıyla toplanıp dağıtılmıştır. Günümüzde güvenilir kuruluşlar aracılığıyla verilen zekâtın kimlere ulaştığını takip etmek, kişinin kendi sorumluluğundadır. Yetim, hasta, borçlu ve öğrenci gibi gruplara yönelik düzenli destek, tek seferlik yardımlardan daha kalıcı sonuç verebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Zekât nisabı ne kadardır?
Diyanet’in açıkladığı değerlere göre altında nisap 80,18 gram, gümüşte 595 gramdır. Borçlar ve temel ihtiyaçlar düşüldükten sonra bir yıl boyunca nisabı koruyan mal varlığının kırkta biri (yüzde 2,5) zekât olarak verilir. Güncel değerler için Diyanet duyurularına bakılmalıdır.
Zekât yıl dolmadan verilebilir mi?
Evet. Nisaba sahip olan kişi hâvelân-ı havl (bir yıllık süre) dolmadan zekâtı peşin verebilir. Hanefî mezhebi bunu caiz görür. Peşin verilen zekâtın yıl sonunda hesaplanan miktara tamamlanması gerekir.
Zekât ailedeki kimselere verilir mi?
Anne, baba, dede, nine gibi üst soya ve evlat, torun gibi alt soya zekât verilmez. Eşler de birbirine zekât veremez. Kardeş, amca, hala, dayı gibi yakınlara muhtaçsa zekât verilebilir ve onlara vermenin hem sadaka hem de akraba hakkı olarak ek sevabı vardır.
Borcu olan kimse zekât verir mi?
Hanefî mezhebinde vadesi gelmiş kul borçları nisaptan düşülür. Borç düşüldükten sonra elde nisap miktarı kalmıyorsa zekât gerekmez. Taksitli borçlarda yıl içinde ödenmesi gereken kısım dikkate alınır, uzun vadeli borcun tamamı düşülmez.
Fitre kimlere ve ne zaman verilir?
Fitre, Ramazan Bayramı sabahı fecirle birlikte nisap miktarı mala sahip her Müslümana vâciptir. Bayram namazından önce verilmesi tavsiye edilir. Ramazan boyunca peşin verilmesi de caizdir. Fitre, zekâtın verildiği sekiz gruptan ihtiyaç sahibine verilir.
Ziynet altınları için zekât gerekir mi?
Hanefî mezhebine göre kadınların takılarındaki altın ve gümüş nisabı dolduruyorsa zekâta tabidir. Şâfiî ve Mâlikî mezheplerinde, mübah ölçüde süs için kullanılan takılar zekâttan muaf sayılır. Hanefî mezhebi yaygın kabul gören uygulamadır.
Editör: Dualarla Editör Kurulu (İlahiyat alanında eğitim almış editörler) · Son güncelleme: · Kaynaklar: Kur’an-ı Kerîm: Bakara 2/43, 2/267; Tevbe 9/60 ve 9/103; Buhârî, Zekât bölümü; Müslim, Zekât bölümü; Ebû Dâvûd, Zekât bölümü; Ebû Yûsuf, Kitâbü’l-Harâc; Kâsânî, Bedâi’u’s-sanâi’ (Hanefî fıkhı); TDV İslâm Ansiklopedisi: "Zekât" ve "Fitre" maddeleri; Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât ve Sadaka bölümü) ve her yıl yayımlanan fitre ve nisap duyuruları
İman ve Akaid hakkında sık sorulan sorular
80 sorunun tamamı →Bu içerik faydalı oldu mu?
Geri bildiriminiz içeriklerimizi geliştirmemize yardım eder.
Kaynakça
- Kur’an-ı Kerîm: Bakara 2/43, 2/267; Tevbe 9/60 ve 9/103
- Buhârî, Zekât bölümü; Müslim, Zekât bölümü; Ebû Dâvûd, Zekât bölümü
- Ebû Yûsuf, Kitâbü’l-Harâc; Kâsânî, Bedâi’u’s-sanâi’ (Hanefî fıkhı)
- TDV İslâm Ansiklopedisi: "Zekât" ve "Fitre" maddeleri
- Diyanet İşleri Başkanlığı, İlmihal (Zekât ve Sadaka bölümü) ve her yıl yayımlanan fitre ve nisap duyuruları
Genel kaynaklarımız için Kaynakça sayfasına bakınız. Fetva için: Diyanet İşleri Başkanlığı, Alo 190.