🤲 Benim İçin Dua Et Giriş
🍲

Ramazan'da Beslenme ve Yaşam

Sahur-iftar beslenmesi, uyku, spor ve verimlilik. 177 soru ve cevap.

Ramazan'da Beslenme ve Sağlıklı Yaşam

Ramazan'da beslenme ve yaşam, sahur ve iftar öğünlerinin dengeli planlanması, yeterli sıvı alımı, uyku düzeni, egzersiz ve gün içi verimliliğin korunmasına dair pratik bilgileri kapsar. Oruç manevi bir ibadettir; ancak bedenin de bir hakkı vardır ve bu hakkı gözetmek İslam'ın öğütlerindendir.

Sahur yemek sünnettir ve gün boyu enerjiyi korumaya yardım eder. Sahurda tam tahıllı ürünler, yumurta, peynir, zeytin gibi protein ve lif içeren yiyecekler tok tutar; çok tuzlu ve şekerli gıdalar susuzluğu artırır. İftarı hurma veya su ile açmak sünnettir (Tirmizî). İftara çorbayla başlayıp kısa bir ara vermek, ana yemeği ölçülü tüketmek mideyi yormaz.

Kur'an-ı Kerim'in "Yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz" öğüdü (A'râf Suresi 7/31), Ramazan sofraları için de geçerlidir. Peygamber Efendimiz, midenin üçte birinin yemeğe, üçte birinin suya, üçte birinin de nefese ayrılmasını tavsiye etmiştir (Tirmizî). İftar ile sahur arasında bol su içmek, çay ve kahveyi azaltmak faydalıdır.

Egzersiz için en uygun zaman iftardan bir-iki saat sonrasıdır. Uyku düzenini korumak için gece geç saatlere kalmamak, gerekirse gün içinde kısa bir dinlenme yapmak önerilir. Kronik hastalığı olanların beslenme düzenini hekimiyle planlaması gerekir. Bu bölümdeki bilgiler genel niteliktedir ve tıbbi tavsiye yerine geçmez. Sahuru imsak vaktine yakın yapmak sünnete uygundur ve gün boyunca açlık süresini kısaltır. Sahurdan hemen sonra yatmak yerine sabah namazını kılıp bir süre ayakta kalmak sindirim için daha faydalıdır. İftarda aşırı yemek, teravih ve gece ibadetlerini zorlaştırır; hafif ve dengeli bir sofra hem bedeni hem de ruhu ibadete daha hazır hale getirir. Kızartma ve ağır tatlıların sınırlandırılması önerilir.

  • Sahur, gün boyu enerji için önemlidir.
  • İftarı hurma veya su ile açmak sünnettir.
  • Ölçülü yemek ve israftan kaçınmak esastır.
  • Egzersiz için iftardan sonrası uygundur.

Sık Sorulan Sorular

İftarda önce çorba mı içilmeli, ana yemek mi?

Genel beslenme önerilerine göre önce hafif bir başlangıç, sonra ana yemek daha rahat bir düzendir. Uzun açlıktan sonra mide boştur; bir iki hurma ya da su ile orucu açıp ılık bir çorba içmek sindirim sistemini yavaş yavaş yemeğe hazırlar. Doğrudan ağır ve yağlı bir ana yemekle başlamak birçok kişide şişkinlik ve rahatsızlık yapabilir. Dinen belli bir sıra şart değildir; sünnet olan orucu hurma veya su ile açmaktır. Sonrasındaki düzen kişinin sağlığına ve alışkanlığına bağlıdır. Özel bir hastalığı olanlar hekim veya diyetisyenin önerisine uymalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da günde kaç saat uyumak yeterli?

Dinen belirlenmiş bir süre yoktur; ölçü, kişinin ibadet ve işini sağlıklı yürütebilecek kadar dinlenmesidir. Sahur ve teravih nedeniyle gece uykusu bölündüğü için pek çok kişi toplam uykusunu gece ve gündüz olmak üzere iki parçaya ayırır. Yetişkinlerin çoğu için genel öneri, toplamda yeterli bir dinlenme süresini korumaktır; ancak ihtiyaç yaşa, işe ve sağlık durumuna göre değişir. Peygamberimiz gece ibadetini abartıp uykusunu terk etmek isteyen sahabeye “Bedeninin senin üzerinde hakkı vardır” buyurarak dengeyi öğütlemiştir. Sürekli halsizlik ve dikkat dağınıklığı yaşayan kişi hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda yumurta yemek gün boyu tok tutar mı?

Genellikle evet, yumurta tokluk hissini uzatmaya yardımcı olan besinlerden biridir. İçerdiği protein ve yağ sindirimi yavaşlatır, kan şekerinin hızla dalgalanmasını önler. Haşlanmış veya az yağda pişmiş yumurta; tam tahıllı ekmek, peynir, zeytin ve sebzeyle birlikte dengeli bir sahur tabağı oluşturur. Tereyağında kızartılmış, sucuklu veya çok baharatlı yumurta yemekleri ise susuzluk ve hazımsızlık yapabilir. Kolesterol, böbrek veya başka bir sağlık sorunu olanlar yumurta miktarını hekimine ya da diyetisyenine danışarak belirlemelidir. Dinî açıdan sahurda ne yeneceğine dair belirli bir yiyecek şart değildir; önemli olan helal ve ölçülü beslenmektir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda hafif başlayıp namazdan sonra yemeğe devam etmek faydalı mı?

Evet, hem sünnete uygun hem de beslenme açısından rahat bir yoldur. Peygamber Efendimiz orucu birkaç hurma veya su ile açıp akşam namazını kılardı. Bu kısa ara, midenin boş hâlden dolu hâle ani geçmesini önler ve tokluk hissinin oluşması için zaman tanır. Namazdan sonra sofraya dönen kişi genellikle daha ölçülü yer. Ancak açlığı çok şiddetli olan veya şeker hastalığı gibi bir durumu bulunan kişi yemeği bekletmek zorunda değildir; ihtiyacına göre önce yiyebilir. Önemli olan akşam namazını vaktinden çıkarmamaktır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda yulaf yemek iyi bir seçim mi?

Evet, yulaf sahur için uygun seçeneklerden biridir. Lifli yapısı sayesinde yavaş sindirilir ve enerjiyi daha dengeli verir. Süt, yoğurt veya su ile hazırlanıp üzerine biraz meyve, ceviz ya da badem eklenebilir. Çok miktarda şeker, bal veya çikolata eklemek bu faydayı azaltır ve kısa sürede acıkmaya yol açabilir. Yulafa alışık olmayanlarda ilk günlerde gaz ve şişkinlik görülebileceği için az miktarla başlamak iyi olur. Çölyak hastaları glütensiz olduğu belirtilen ürünü tercih etmeli ve hekimine danışmalıdır. Bu öneriler genel bilgi niteliğindedir, tedavi amacı taşımaz.

Soruya git ve paylaş →

Uykuyu sahurdan önce ve sonra iki parçaya bölmek sakıncalı mı?

Hayır, dinen bir sakıncası yoktur; hatta geleneğimizde gecenin bir kısmını uyuyup bir kısmını ibadete ayırmak övülmüştür. Peygamberimizin gecenin ilk bölümünde uyuyup son bölümünde kalktığı rivayet edilir. Ramazan’da pek çok kişi yatsı ve teravihten sonra birkaç saat uyur, sahur ve sabah namazından sonra da bir miktar daha dinlenir. Önemli olan, sabah namazını kıldıktan sonra yatmak ve toplam dinlenmenin yetersiz kalmamasıdır. Bölünmüş uyku bazı kişilerde gün içinde yorgunluk yapabilir; böyle biri düzenini değiştirmeyi denemeli, sorun sürerse hekime danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftarda buz gibi soğuk su içmek zararlı mı?

Dinen bir sakıncası yoktur; sağlık açısından ise oda sıcaklığında veya serin suyu yudum yudum içmek daha rahattır. Uzun süre susuz kalan kişi çok soğuk suyu bir anda içtiğinde bazı insanlarda mide krampı veya rahatsızlık hissi olabilir. Suyu üç nefeste, yavaş içmek sünnette de tavsiye edilen bir adaptır. Bir bardağı hızla bitirmek yerine iftardan sahura kadar suyu parça parça içmek vücudun sıvı ihtiyacını daha dengeli karşılar. Mide veya boğaz hassasiyeti olanlar kendi durumlarına göre hekime danışabilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken sürekli esnemek orucu bozar mı?

Hayır, esnemek orucu bozmaz. Esneme, yorgunluk ve uykusuzlukla ilgili doğal bir refleks olup vücuda bir şey sokmaz. Peygamberimiz esnemenin tembellik ve gevşeklik hâliyle ilgili olduğunu belirterek esneyen kişinin elini ağzına kapatmasını ve mümkün olduğunca esnemeyi bastırmasını tavsiye etmiştir. Gün boyu sık esneme yaşanıyorsa bu çoğu zaman yetersiz uykuya işaret eder; yatış saatini öne çekmek ve öğleye doğru kısa bir dinlenme yapmak yardımcı olabilir. Esneme sırasında ağza sinek veya toz kaçması da orucu bozmaz.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda peynir ve zeytin yemek susatır mı?

Çok tuzlu olanları fazla yenirse susatabilir. Peynir iyi bir protein kaynağı, zeytin de sağlıklı yağ içerir; ancak salamura beyaz peynir ve siyah zeytin genellikle tuzludur. Sahurda bunları tamamen bırakmak yerine az miktarda yemek, tuzu daha düşük peynirleri (lor, taze kaşar gibi) tercih etmek veya peyniri yemeden önce bir süre suda bekletmek önerilir. Yanına salatalık, domates ve yeşillik eklemek hem su hem lif sağlar. Tansiyon hastalarının tuz tüketimi konusunda hekimlerinin tavsiyesine uymaları gerekir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda gazlı veya asitli içecek içmek uygun mu?

Haram değildir, fakat beslenme açısından tavsiye edilmez. Boş mideye gelen gazlı içecekler şişkinlik ve hazımsızlık yapabilir; şekerli olanlar kan şekerini hızla yükseltip kısa sürede tekrar acıktırabilir. Su, ayran, ev yapımı şekersiz komposto veya taze sıkılmış meyve suyu (ölçülü) daha uygun seçeneklerdir. İslam, bedene zarar verebilecek alışkanlıklardan kaçınmayı ve yeme içmede ölçülü olmayı öğütler. Mide yanması veya reflü şikâyeti olanların bu tür içeceklerden özellikle uzak durması ve hekim önerisine uyması iyi olur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da öğle uykusu (kaylule) sünnet mi?

Öğle vakti kısa bir süre dinlenmek, sahabe döneminden beri bilinen ve güzel görülen bir âdettir. Sahih rivayetlerde sahabenin cuma namazından sonra kaylule yaptığı anlatılır. “Kaylule yapın, çünkü şeytanlar kaylule yapmaz” sözü ise Taberânî’de geçer ve senedi tartışmalıdır; kesin sünnet delili gibi sunulmamalıdır. Ramazan’da gece uykusu bölündüğü için öğleye doğru yapılacak kısa bir dinlenme, gün boyu dikkatin korunmasına yardımcı olabilir. Bu dinlenmenin öğle ve ikindi namazlarının kaçırılmasına yol açmaması gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda turşu yemek doğru mu?

Önerilmez; turşu tuz oranı yüksek olduğu için gün içinde susuzluğu artırabilir. İştah açıcı ve lezzetli olsa da sahurda tüketilen tuz, oruç boyunca vücudun daha fazla su istemesine yol açar. Turşu seviyorsanız iftarda ve az miktarda yemek daha uygundur. Sahurda aynı ferahlığı taze salatalık, domates, marul gibi su oranı yüksek sebzelerden almak mümkündür. Mide hassasiyeti veya reflüsü olanlar için sirkeli yiyecekler ayrıca yanma yapabilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar sofrasında kızartma yemek sağlıksız mı?

Arada bir yemek günah değildir, ama iftarda sık ve bol kızartma tüketmek önerilmez. Gün boyu aç kalan midede yağlı ve ağır yiyecekler geç sindirilir; hazımsızlık, mide yanması ve ağırlık hissi yapabilir. Fırında, haşlama veya ızgara pişirme yöntemleri daha hafiftir. Dinimiz helal ve temiz olanı yemeyi, ölçüyü kaçırmamayı ister; bedenin emanet olduğu bilinciyle ona zarar verecek alışkanlıklardan kaçınmak da bu ölçünün parçasıdır. Kızartma yapılacaksa küçük bir porsiyon, bol salata ve sebzeyle birlikte tercih edilebilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken öğle uykusu ne kadar olmalı?

Genellikle kısa tutulması önerilir. Dinen bir süre sınırı yoktur; ancak uzun gündüz uykusu pek çok kişide uyanınca sersemlik yapar ve gece uykusunu zorlaştırır. Bu yüzden öğleye doğru yarım saati aşmayan kısa bir dinlenme çoğu kişi için daha elverişlidir. Gece nöbetinden çıkan veya sahurdan sonra hiç uyuyamayan kişinin ihtiyacı elbette daha uzun olabilir. Uyanınca abdest almak, yüzü yıkamak ve namaz vaktini kontrol etmek güzel bir alışkanlıktır. Kişinin bedeninden gelen işaretlere göre ayar yapması en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda çok çay içmek gün içinde susatır mı?

Fazla içilirse susuzluk hissini artırabilir. Çaydaki kafein hafif idrar söktürücü etki gösterebilir; sahurda art arda birkaç bardak demli çay içmek, alınan sıvının bir kısmının kısa sürede atılmasına neden olabilir. Bir iki bardak açık çay genellikle sorun oluşturmaz. Sıvı ihtiyacını çaydan değil, sudan karşılamak daha doğrudur. Çay alışkanlığı yüksek olanlar, baş ağrısı yaşamamak için Ramazan’dan önceki günlerde miktarı yavaş yavaş azaltabilir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda salata ve sebze yemek neden öneriliyor?

Sebze ve salata, lif, su, vitamin ve mineral açısından zengin olduğu için dengeli bir iftar sofrasının parçası olarak önerilir. Lifli yiyecekler tokluk hissini uzatır ve Ramazan’da sık görülen kabızlığı hafifletmeye yardımcı olabilir. Ayrıca yüksek su oranı, vücudun gün boyu kaybettiği sıvının bir kısmını telafi eder. Salata sofraya ilk konanlardan olursa kişi ana yemeği daha ölçülü yer. Bu bir tedavi vaadi değil, genel bir beslenme önerisidir; özel diyeti olanlar hekim ya da diyetisyenle görüşmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken ikindiden sonra uyumak doğru mu?

Dinen haram veya mekruh değildir, ancak iftara yakın uzun uykunun bazı sakıncaları vardır. Halk arasında ikindiden sonra uyumanın akla zarar verdiğine dair söylenen söz sahih bir hadis değildir; bu konudaki rivayet zayıf ve uydurma kabul edilmiştir. Bununla birlikte ikindi ile akşam arası dua ve Kur’an için değerli bir vakittir; oruçlunun iftar anındaki duası da makbul kabul edilir. Bu vakitte uzun uyumak iftarı ve akşam namazını kaçırma riskini de doğurur. Çok yorgun kişi alarm kurarak kısa bir dinlenme yapabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda kahve içmek uygun mu?

Dinen hiçbir sakıncası yoktur; imsak vaktine kadar kahve içilebilir. Beslenme açısından ise bir fincanı geçmemek önerilir. Kahve, özellikle aç karnına ve sade içildiğinde bazı kişilerde mide ekşimesi, çarpıntı ve susuzluk hissi yapabilir. Sahurda kahve içecekseniz yemekten sonra içmek ve ardından su içmek daha iyi olur. Uyku sorunu yaşayan veya sahurdan sonra tekrar uyumak isteyenler için kafein uykuyu zorlaştırabilir. Kalp ritim bozukluğu olanlar hekimlerine danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftarda Ramazan pidesini ne kadar yemek uygundur?

Belirli bir ölçü yoktur; ancak pidenin tamamını tek başına yemek çoğu kişi için fazladır. Sıcak pide iştah açıcıdır ve farkında olmadan çok miktarda tüketilebilir. Beyaz undan yapılan ekmekler kan şekerini hızlı yükseltir ve kısa sürede yeniden acıktırabilir. Birkaç dilimle yetinmek, mümkünse tam tahıllı ekmekle dengelemek önerilir. Ramazan pidesi dinî bir sünnet değil, güzel bir gelenektir; sofrada bereket vesilesi olarak ölçülü yenmesi hem sağlık hem de israftan kaçınma açısından uygundur.

Soruya git ve paylaş →

İftardan hemen sonra uzanıp uyumak zararlı mı?

Dinî bir yasak yoktur, ancak yatsı ve teravihi kaçırmamak gerekir. Peygamberimiz yatsıdan önce uyumayı hoş görmemiştir; çünkü bu uyku yatsı namazının kaçmasına sebep olabilir. Sağlık açısından ise bol yemekten hemen sonra yatmak bazı kişilerde reflü ve hazımsızlık şikâyetlerini artırabilir. Bu yüzden iftarı ölçülü yapmak, akşam namazını kılıp bir süre dolaşmak ya da oturmak, ardından yatsı ve teravihe hazırlanmak daha elverişlidir. Mide ve yemek borusu şikâyeti olanlar hekimlerinin önerilerine uymalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda hangi meyveler yenmeli?

Su ve lif oranı yüksek, mideyi yormayan meyveler tercih edilebilir. Elma, armut, portakal, mandalina, çilek, kavun ve karpuz gibi meyveler hem sıvı hem vitamin sağlar. Kuru kayısı, kuru incir ve hurma gibi kuru meyveler lifli ve enerji verici olmakla birlikte kalorisi yüksektir; birkaç tane yeterlidir. Meyveyi tek başına değil, yoğurt veya ceviz gibi protein ve yağ içeren bir besinle birlikte yemek tokluğu uzatır. Diyabet hastaları meyve miktarını hekim ve diyetisyenle belirlemelidir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda tatlı yemekten hemen sonra mı yenmeli, biraz sonra mı?

Beslenme uzmanları tatlının yemekten hemen sonra değil, bir iki saat sonra ve küçük porsiyonla yenmesini daha uygun bulur. Tok mideye eklenen ağır şerbetli tatlılar hazımsızlığa ve ağırlık hissine yol açabilir. Güllaç, sütlü tatlılar veya meyve gibi hafif seçenekler şerbetli hamur tatlılarına göre daha rahat sindirilir. Dinen tatlı yemekte sakınca yoktur; Peygamber Efendimizin tatlı ve balı sevdiği rivayet edilir. Ölçü kaçmadığı sürece helal nimetlerden faydalanmak şükrün bir parçasıdır. Şeker hastaları hekimlerinin önerisine uymalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftarla teravih arasında kısa bir şekerleme yapmak doğru mu?

Yatsıyı kaçırma riski yoksa haram değildir, ancak tavsiye edilen bir alışkanlık da değildir. Peygamberimiz yatsıdan önce uyumayı hoş karşılamamıştır; çünkü bu uyku, yatsı namazının ve cemaatin kaçmasına sebep olabilir. Ayrıca doyduktan hemen sonra uzanmak bazı kişilerde hazımsızlık yapabilir ve teravihe ağır bir bedenle kalkmaya yol açar. Çok yorgun olan kişi, uyumak yerine birkaç dakika oturarak dinlenebilir, abdest alıp tazelenebilir. Mutlaka uzanacaksa güvenilir bir alarm kurmalı ve birinden uyandırmasını istemelidir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda muz yemek faydalı mı?

Ölçülü yenirse sahur için uygun bir meyvedir. Muz potasyum ve lif içerir, pratik olduğu için hızlı hazırlanan sahurlarda işe yarar. Ancak olgun muzun şeker oranı nispeten yüksektir; tek başına yenirse kan şekeri hızla yükselip düşebilir. Bu yüzden yulaf, yoğurt veya bir avuç kuruyemişle birlikte yemek daha dengelidir. Böbrek hastaları potasyum kısıtlaması olabileceği için muz tüketimini hekimine sormalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da güllaç diğer tatlılardan daha hafif mi?

Genel olarak evet; sütlü ve şerbetsiz yapıldığı için güllaç, kızartılmış şerbetli tatlılara göre daha hafif kabul edilir. İnce nişasta yaprakları sütle ıslatılır, üzerine ceviz veya meyve konur. Yine de şeker oranı yüksek olabileceği için küçük porsiyon tercih edilmelidir. Güllacın Ramazan ile özdeşleşmesi dinî değil, Osmanlı mutfağından gelen bir gelenektir. Laktoz hassasiyeti olanlar veya şeker hastaları kendi durumlarına göre dikkatli olmalı, gerekirse diyetisyene danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da hafta sonu uzun uyuyup uykusuzluğu telafi etmek doğru mu?

Dinen bir sakıncası yoktur, yeter ki farz namazlar kaçırılmasın. Hafta içinde uykusu bölünen çalışanlar, hafta sonu bir miktar fazla dinlenerek kendilerini toparlayabilir. Ancak öğleye kadar uyumak, hem öğle namazını hem de günün bereketli saatlerini kaçırma riskini doğurur ve gece uykusunu da bozabilir. Sabah namazını kılıp ardından birkaç saat daha uyumak, öğleden sonra ise kısa bir dinlenme yapmak daha dengeli bir çözümdür. Hafta sonu, ailece teravihe gitmek ve Kur’an okumak için de güzel bir fırsattır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda beyaz ekmek mi, tam tahıllı ekmek mi yenmeli?

Tam tahıllı ekmek genellikle daha iyi bir tercihtir. Kepekli, çavdarlı veya tam buğday ekmeği lif oranı yüksek olduğu için daha yavaş sindirilir ve daha uzun süre tokluk sağlar. Beyaz ekmek ise hızla sindirilir; öğleye doğru acıkma hissini artırabilir. Ekmeğin türü kadar miktarı da önemlidir; bir iki dilim çoğu kişi için yeterlidir. Mide hassasiyeti olanlar kepekli ürünlere yavaş yavaş alışmalı, çölyak hastaları glütensiz ürünleri tercih etmelidir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda yemeği yavaş yemek neden tavsiye edilir?

Çünkü tokluk hissinin beyne ulaşması biraz zaman alır ve hızlı yiyen kişi ihtiyacından fazlasını yer. Lokmaları küçük almak, iyi çiğnemek ve arada konuşup dinlenmek hem sindirimi kolaylaştırır hem de fazla yemeyi önler. Peygamber Efendimiz midenin üçte birinin yemeğe, üçte birinin suya, üçte birinin nefese ayrılmasını tavsiye etmiştir. Bu ölçü iftar sofrası için de güzel bir rehberdir. Sofradaki sohbet ve paylaşım, yemeği aceleye getirmemeye yardımcı olan sünnete uygun bir adaptır.

Soruya git ve paylaş →

Sahura kolay uyanmak için ne yapmalıyım?

Erken yatmak ve niyeti canlı tutmak en etkili yoldur. Teravihten sonra fazla oyalanmadan yatmak, alarmı yataktan biraz uzağa koymak ve aile içinde birbirini uyandırma sözleşmesi yapmak işe yarar. Peygamberimiz sahurda bereket olduğunu haber vermiş, bir yudum suyla da olsa sahur yapılmasını teşvik etmiştir; bu bilinç kalkmayı kolaylaştırır. Yatmadan önce sahurluğu hazırlamak, kalkınca geçecek süreyi kısaltır. Kalkınca yüzü yıkamak ve abdest almak uykuyu açar. Birkaç gün içinde beden bu düzene alışır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda börek ve hamur işi yemenin sakıncası var mı?

Dinen bir sakıncası yoktur, ancak sağlık açısından sık tercih edilmesi önerilmez. Börek, poğaça ve pişi gibi yağlı hamur işleri mideyi yorar, hazımsızlık ve ağırlık yapabilir; içlerindeki tuzlu peynir veya kıyma da susuzluğu artırabilir. Ayrıca rafine undan yapıldıkları için tokluk süresi beklenenden kısa olabilir. Arada bir, az miktarda ve yanında yoğurt veya salatayla yenebilir. Düzenli sahur için yumurta, peynir, tam tahıllı ekmek ve sebze gibi daha hafif seçenekler tercih edilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra yürüyüş yapmak iyi gelir mi?

Hafif tempolu kısa bir yürüyüş birçok kişi için rahatlatıcıdır. Yemekten hemen sonra değil, yarım saat bir saat kadar geçtikten sonra yapılan sakin bir yürüyüş, ağırlık hissini azaltabilir. Teravih namazına yürüyerek gitmek de hem ibadet hem hareket fırsatıdır. Yemekten hemen sonra ağır egzersiz ise mide rahatsızlığına yol açabilir. Kalp, tansiyon veya eklem sorunu olanlar yürüyüş süresi ve temposunu hekimleriyle belirlemelidir. Bu öneri bir tedavi değil, genel bir yaşam alışkanlığı tavsiyesidir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da gece uyanık kalıp gündüz uyuyarak düzeni tersine çevirmek doğru mu?

İşi gereği gece çalışanlar dışında bunu alışkanlık hâline getirmek tavsiye edilmez. Gündüzü uyuyarak geçiren kişinin orucu geçerlidir; ancak orucun sabır, irade ve açlığı hissederek şükretme gibi manevi kazanımlarından büyük ölçüde mahrum kalabilir. Ayrıca bu düzen öğle ve ikindi namazlarını kaçırmaya, iş ve aile sorumluluklarını aksatmaya yol açabilir. Kur’an, geceyi dinlenme ve örtünme, gündüzü ise geçim ve çalışma zamanı kıldığını hatırlatır. Dengeli yol, geceyi ibadet ve uyku arasında paylaşıp gündüzü yeterince uyanık geçirmektir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda kızartma yemek neden önerilmez?

Çünkü kızartmalar sindirimi zorlaştırır ve gün içinde rahatsızlık yapabilir. Patates, patlıcan veya et kızartmaları yüksek miktarda yağ çeker; midede uzun süre kalıp hazımsızlık, gaz, mide yanması ve reflü şikâyetlerini artırabilir. Sahurdan sonra çoğu kişi kısa süre içinde uyuduğu için bu şikâyetler daha belirgin olur. Yağlı yemekler ayrıca susuzluk hissini artırabilir. Haşlama, fırında veya ızgarada pişirilmiş yiyecekler sahur için daha uygundur.

Soruya git ve paylaş →

İftardan hemen sonra uzanıp yatmak sakıncalı mı?

Dinen haram değildir, ama sağlık açısından tavsiye edilmez. Dolu mideyle hemen uzanmak, özellikle reflüsü olanlarda mide asidinin yukarı kaçmasına ve yanmaya yol açabilir. Yemekten sonra en az iki üç saat beklemek, uzanılacaksa başı biraz yüksek tutmak önerilir. Ayrıca iftardan sonra yatmak teravihi ve yatsı namazını kaçırma riskini artırır. Yorgunluk varsa kısa bir dinlenme, ardından hafif hareket ve namaz daha dengeli bir akşam düzeni sağlar. Şikâyetleri süren kişi hekime başvurmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda sucuk veya pastırma yemek susatır mı?

Evet, genellikle susatır. Sucuk, pastırma, salam ve sosis gibi işlenmiş et ürünleri hem tuzlu hem baharatlı hem de yağlıdır. Sahurda yenildiğinde öğleden sonra belirgin bir susuzluk, mide yanması ve ağızda kötü tat hissi yapabilir. Bu ürünleri sahura değil, ölçülü olmak kaydıyla iftar sonrasına bırakmak daha uygundur. Protein ihtiyacı için sahurda yumurta, peynir, yoğurt veya süt gibi daha hafif kaynaklar tercih edilebilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra uyumadan işe gitmek mi, biraz uyumak mı daha iyi?

Kişiye göre değişir; dinen ikisi de serbesttir. İşe çıkışa bir-iki saat varsa kısa bir uyku pek çok kişide dinç olmayı sağlar. Bazı kişiler ise sahurdan sonra yeniden uyuyunca daha ağır uyanır; bunlar sabah namazından sonra Kur’an okuyup hafif işlerle vakit geçirerek güne başlamayı tercih edebilir. Belirleyici olan, gün içinde dikkat gerektiren iş yapıp yapmadığınız ve toplam dinlenme sürenizdir. Özellikle araç kullanacak veya makineyle çalışacak kişinin uykusuz yola çıkmaması, hem kendisi hem başkaları için önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra şişkinlik olmaması için ne yapılabilir?

Yavaş yemek, küçük porsiyon almak ve gazlı içeceklerden kaçınmak en bilinen önlemlerdir. Uzun açlıktan sonra aceleyle yenen büyük lokmalar hava yutmaya ve şişkinliğe neden olur. Kuru baklagiller, lahana gibi gaz yapabilen yiyecekleri iftarda aşırı tüketmemek, yemek sırasında çok su içmek yerine suyu öğün aralarına yaymak da faydalı olabilir. Yemekten bir süre sonra kısa bir yürüyüş rahatlatabilir. Şişkinlik şiddetli, ağrılı veya sürekli ise altta yatan bir sorun olabileceğinden hekime danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçlu ve uykusuzken araç kullanmak günah mı?

Kaza riskini ciddi biçimde artıracak kadar uykusuzken araç kullanmak doğru değildir. Kur’an, kendini tehlikeye atmayı yasaklar; başkalarının canını riske atmak ise kul hakkıyla da ilgilidir. Oruçlu kişi, özellikle iftara yakın saatlerde dikkatin azaldığını hissederse aracı güvenli bir yere çekip dinlenmeli, mümkünse başkasına kullandırmalıdır. Uzun yola çıkacak kişi için seferîlik ruhsatı da vardır; şartları varsa orucunu erteleyebilir. Mesleği şoförlük olanlar vardiyalarını ve uykularını buna göre planlamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda tatlı yemek çabuk acıktırır mı?

Evet, özellikle şerbetli ve şekerli tatlılar çabuk acıkmaya yol açabilir. Basit şeker kan şekerini hızla yükseltir; ardından gelen hızlı düşüş birkaç saat sonra açlık, halsizlik ve baş dönmesi hissi doğurabilir. Güllaç, sütlaç veya muhallebi gibi sütlü tatlılar daha hafif olsa da sahurda şart değildir. Tatlı ihtiyacı birkaç hurma, kuru meyve veya taze meyveyle karşılanabilir. Tatlıyı iftardan bir süre sonra ve ölçülü yemek daha uygundur. Diyabet hastaları tatlı tüketimini hekimlerine danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Bütün gece ibadet edip hiç uyumadan oruç tutmak faziletli mi?

Ara sıra, özellikle Kadir gecesi gibi özel gecelerde olabilir; ama bunu alışkanlık hâline getirmek sünnete uygun değildir. Peygamberimiz, geceleri hiç uyumayacağını söyleyen sahabeye “Ben hem namaz kılar hem uyurum, hem oruç tutar hem yerim; sünnetimden yüz çeviren benden değildir” buyurmuştur. Uykusuzluk ertesi gün farzları aksatmaya, işte hata yapmaya ve sinirliliğe yol açabilir. Son on günde gece ibadetini artırmak sünnettir; bunu yaparken de gündüz dinlenmeyi ihmal etmemek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda yemekle birlikte bol su içmek doğru mu?

Yemek sırasında birkaç yudum su içmek sorun değildir; ancak birçok kişi için bol suyu yemek boyunca değil, öğün aralarına yaymak daha rahattır. Yemekle birlikte çok miktarda sıvı almak midede dolgunluk ve şişkinlik hissini artırabilir. Önerilen yol, orucu su ile açtıktan sonra yemeği yemek, ardından iftardan sahura kadar düzenli aralıklarla su içmektir. Böylece vücudun sıvı ihtiyacı daha dengeli karşılanır. Sünnette yeme içmede ölçü ve midenin bir kısmının suya ayrılması tavsiye edilmiştir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda bal veya pekmez yemek enerji verir mi?

Kısa süreli enerji verir, ama tek başına uzun süre tok tutmaz. Bal ve pekmez doğal şeker kaynaklarıdır; kan şekerini hızlı yükselttikleri için bir iki tatlı kaşığı yeterlidir. Tahin, ceviz, yoğurt veya tam tahıllı ekmekle birlikte yendiğinde emilim yavaşlar ve daha dengeli bir enerji sağlanır. Balın faziletinden Kur’an’da bahsedilmesi, onu ölçüsüz tüketmeye gerekçe değildir. Diyabet hastaları bal ve pekmezi de şeker gibi değerlendirmeli, hekimlerinin önerisine uymalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra çok çay içmek susuzluğu artırır mı?

Evet, fazla miktarda koyu çay içmek bazı kişilerde idrar miktarını artırarak ertesi gün susuzluk hissini belirginleştirebilir. Çay kafein içerir; ölçülü içildiğinde sorun olmaz, ancak iftardan sahura kadar bardak bardak içmek suyun yerini almamalıdır. Çayı yemekten hemen sonra değil biraz bekleyerek, açık demlenmiş ve az şekerli içmek tercih edilebilir. Asıl sıvı kaynağı su olmalıdır. Çay tiryakiliği bir alışkanlıktır; Ramazan, alışkanlıkları gözden geçirmek için de güzel bir fırsattır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçlunun uykusu ibadet sayılır mı?

“Oruçlunun uykusu ibadettir” sözü halk arasında çok yaygındır, ancak hadis âlimleri bu rivayeti zayıf kabul etmiştir. Bu nedenle kesin bir hadis gibi aktarılmamalıdır. Bununla birlikte İslâm’da niyetin önemi büyüktür: Kişi uykusunu, gece ibadetine, sahura ve işine güçlü kalkmak için yapıyorsa bu güzel niyetin sevabını umabilir. Muaz b. Cebel’in “Kalkışımda umduğum sevabı uykumda da umarım” dediği sahih kaynaklarda geçer. Ama bu söz, günü bilerek uyuyarak geçirmeye bahane yapılmamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda çorba içmek iyi olur mu?

Evet, hafif bir çorba sahur için iyi bir seçenek olabilir. Mercimek, sebze, yayla veya tarhana çorbası hem sıvı hem besin sağlar ve mideyi yormaz. Özellikle kahvaltılık yiyeceklerle iştahı açılmayanlar için sıcak bir çorba sahuru kolaylaştırır. Çorbayı çok tuzlu ve çok yağlı yapmamak önemlidir; aksi hâlde susuzluk yapabilir. Çorbanın yanına tam tahıllı ekmek, yoğurt veya salata eklemek daha dengeli bir öğün oluşturur.

Soruya git ve paylaş →

İftar sofrasında yoğurt veya ayran bulundurmak faydalı mı?

Genel beslenme önerilerine göre evet; yoğurt ve ayran dengeli bir sofranın parçası olabilir. Hem protein ve kalsiyum sağlarlar hem de ayran, sıvı ihtiyacına katkıda bulunur. Yoğurt, ağır yemeklerin yanında hafifletici bir eşlikçi olarak da tercih edilir. Ancak ayranın tuzlu yapılması susuzluğu artırabileceği için az tuzlu tüketmek daha iyidir. Süt ürünlerine karşı hassasiyeti veya alerjisi olanlar kendi durumlarına göre hareket etmeli, gerekirse diyetisyene danışmalıdır. Bunlar tedavi vaadi değil, genel beslenme tavsiyeleridir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda pilav veya makarna yemek tok tutar mı?

Beyaz pilav ve makarna tek başına beklenen tokluğu genellikle sağlamaz. Rafine karbonhidratlar hızlı sindirilir ve kısa süre sonra acıkma hissi başlayabilir. Bulgur pilavı veya tam buğday makarnası daha lifli olduğu için daha uygun seçeneklerdir. Yanına yoğurt, sebze veya bakliyat eklenirse öğün dengelenir. Sahurda ağır ve bol porsiyonlu yemekler, uyumadan önce midede rahatsızlık yapabileceği için porsiyonu küçük tutmak iyi olur.

Soruya git ve paylaş →

Uyku apnesi için CPAP cihazı kullanmak orucu bozar mı?

Genellikle hayır; cihazın verdiği basınçlı hava orucu bozmaz. CPAP ortam havasını belli bir basınçla solunum yoluna ileten bir cihazdır ve hava, oruç açısından yiyecek-içecek hükmünde değildir. Ancak cihazın nemlendirici haznesinden su damlacıklarının boğaza kaçması ihtimali tartışılabilir; bu kaygısı olan kişi imsakten sonra nemlendiriciyi kapatabilir. Cihazı hiç kullanmamak apnede sağlık riskine yol açabileceği için kendi kararıyla bırakmamalı, hekimine danışmalıdır. Kesin hüküm için müftülüğe veya Alo 190’a başvurulabilir.

Soruya git ve paylaş →

Göz bandı ve kulak tıkacıyla gündüz uyumak orucu etkiler mi?

Hayır, etkilemez. Göz bandı ve kulak tıkacı vücuda bir gıda veya ilaç sokmadığı için orucu bozmaz. Gece vardiyasından çıkan ya da sahurdan sonra dinlenmek isteyen kişi, odayı karartmak ve sesi azaltmak için bunları rahatlıkla kullanabilir. Yalnız kulak tıkacıyla uyurken ezanı ve alarmı duymamak mümkündür; bu yüzden titreşimli bir alarm kurmak veya bir aile üyesinden uyandırmasını istemek, öğle ve ikindi namazının kaçmaması için faydalı olur.

Soruya git ve paylaş →

İftarda tuzlu yiyecekler ertesi günü nasıl etkiler?

Tuzlu yiyecekler vücutta su ihtiyacını artırdığı için ertesi gün oruçta susuzluk hissini belirginleştirebilir. Turşu, salamura, işlenmiş et ürünleri, cips ve çok tuzlu peynirler bu açıdan dikkat edilmesi gereken yiyeceklerdir. Yemeklere tuzu azaltmak, lezzet için baharat ve limon kullanmak önerilir. Özellikle tansiyon hastalarının tuz kısıtlamasına hekimlerinin önerdiği şekilde uyması önemlidir. Oruç tutarken tuzu tamamen bırakmak gerekmez; ölçülü ve dengeli kullanım yeterlidir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda nohut, fasulye gibi kuru baklagiller yenir mi?

Yenebilir; protein ve lif içerdikleri için tok tutarlar, ancak herkesin midesi kaldırmayabilir. Nohut, kuru fasulye ve mercimek yavaş sindirilir ve kan şekerini dengeler. Öte yandan bazı kişilerde gaz, şişkinlik ve karın ağrısı yapabilir; sahurdan sonra uzanıldığında bu şikâyetler artabilir. Az miktarda, iyi pişirilmiş ve az yağlı hazırlanmış baklagil yemekleri tercih edilmeli, yanına yoğurt eklenebilir. Mercimek çorbası daha hafif bir alternatiftir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda et, tavuk veya baklagil yemek gerekli mi?

Zorunlu değildir, ama dengeli beslenme için iftar sofrasında bir protein kaynağı bulunması önerilir. Et, tavuk, balık, yumurta, mercimek, nohut ve kuru fasulye bu gruptadır. Protein tokluk hissini uzatır ve kas yapısının korunmasına katkı sağlar. Etin haşlama, fırın veya ızgara yöntemiyle pişirilmesi, baklagillerin ise iyice pişirilip ölçülü yenmesi hazmı kolaylaştırır. Her iftarda et yemek gerekmez; haftalık düzen içinde çeşitlilik sağlamak yeterlidir. Böbrek hastalığı olanlar protein miktarını hekimleriyle belirlemelidir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda yoğurt yemek susuzluğu azaltır mı?

Yoğurt sahurda faydalı bir besindir; susuzluğu tamamen önlemese de sıvı ve protein katkısıyla gün boyu daha rahat hissettirebilir. Yoğurdun su oranı yüksektir, sindirimi kolaydır ve mideyi rahatlatır. Tuzsuz tüketildiğinde susatmaz. Yanına salatalık ekleyerek cacık yapmak veya meyve ve yulafla karıştırmak iyi bir seçenektir. Ayran içilecekse tuz eklememek önerilir. Süt ürünlerine hassasiyeti olanlar laktozsuz ürünleri tercih edebilir.

Soruya git ve paylaş →

Uykuya geçmek için melatonin takviyesini sahurda mı almalıyım?

Ağızdan alınan her takviye gibi melatonin de ancak iftar ile imsak arasında alınabilir; gündüz alınırsa orucu bozar. Zamanlaması ise uyku amacına göre hekim veya eczacıyla belirlenmelidir. Sahur vaktinde alınan bir uyku destekleyicisi, sahurdan sonra uyuyacak kişide işe yarayabilirken, sabah işe gidecek birinde gün boyu uyuşukluk yapabilir. Takviyelerin ilaçlarla etkileşimi de olabilir. Bu yüzden Ramazan öncesinde düzenli kullanılan ürünler hakkında bir sağlık profesyoneline danışmak en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

Meyveyi iftarda yemekten önce mi, sonra mı yemeli?

Kesin bir kural yoktur; birçok diyetisyen meyveyi yemekten bir iki saat sonra ara öğün olarak yemeyi önerir. Tok mideye büyük miktarda meyve eklemek bazı kişilerde şişkinlik yapabilir. Orucu açarken hurma gibi bir meyve ile başlamak ise sünnettir ve sindirim sistemini yemeğe hazırlar. Karpuz, kavun gibi sulu meyveler iftar sonrasında sıvı alımına da katkı sağlar. Şeker hastaları meyve miktarını ve zamanını hekim veya diyetisyenle belirlemelidir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan bitince bozulan uyku düzenini nasıl toparlarım?

Kademeli geçiş yapmak en kolay yoldur. Ramazan boyunca geç yatıp sahura kalkmaya alışan beden, bayramla birlikte birden eski düzene dönmekte zorlanabilir. Birkaç gün içinde yatış ve kalkış saatini yavaş yavaş öne çekmek, sabah namazına kalkma alışkanlığını korumak ve gündüz uzun uykulardan kaçınmak yardımcı olur. Ramazan’da kazanılan erken kalkma ve seher vaktinde dua etme alışkanlığını sürdürmek manevi bakımdan da bir kazançtır. Şevval orucu tutmak da bu geçişi yumuşatabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda süt içmek iyi gelir mi?

Çoğu kişi için evet, süt sahurda hem sıvı hem protein sağlayan pratik bir içecektir. Bir bardak süt, yulaf veya tam tahıllı ekmekle birlikte tokluk süresini uzatabilir. Ancak laktoz hassasiyeti olanlarda gaz, şişkinlik ve karın ağrısı yapabileceğinden laktozsuz süt, yoğurt veya kefir tercih edilebilir. Kakaolu ve şekerli hazır süt içecekleri ise şeker yükü nedeniyle daha çabuk acıktırabilir.

Soruya git ve paylaş →

İftar ile sahur arasında ara öğün yapmak gerekir mi?

Gerekli değildir, ama birçok kişi için faydalı bir düzendir. İftarda bütün ihtiyacı tek seferde karşılamaya çalışmak aşırı yemeye yol açar. Bunun yerine iftarda ölçülü yemek, teravihten sonra meyve, süt, yoğurt veya bir avuç kuruyemiş gibi hafif bir ara öğün yapmak ve sahurda dengeli beslenmek daha rahattır. Böylece günlük besin ihtiyacı üç parçaya yayılmış olur. Gece geç saatte ağır yemeklerden kaçınmak uyku kalitesi için de önemlidir. Özel diyeti olanlar planlarını uzmanla yapmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda ceviz, badem gibi kuruyemiş yemek faydalı mı?

Az miktarda ve çiğ olarak yenirse faydalıdır. Ceviz, badem ve fındık sağlıklı yağ, protein ve lif içerir; sindirimi yavaşlatarak tokluğu uzatır. Bir avuç (yaklaşık birkaç tane) yeterlidir, çünkü kalorisi yüksektir. Kavrulmuş ve tuzlu kuruyemişler ise susuzluk yapacağı için sahurda tercih edilmemelidir. Kuruyemiş alerjisi olanlar bu öneriyi dikkate almamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken bisikletle işe gidip gelmek uygun mu?

Mesafe ve hava uygunsa evet, orucu bozmaz ve genellikle sorun olmaz. Sabah serinliğinde yapılan kısa bir sürüş, çoğu kişi için rahatlıkla yapılabilir. Ancak dönüş yolu iftara yakın ve sıcak saatlere denk geliyorsa, yorgunluk ve dikkat kaybı trafikte risk oluşturabilir. Bu durumda tempoyu düşürmek, gölgeli güzergâh seçmek veya dönüşte toplu taşımayı tercih etmek akıllıca olur. Kendini tehlikeye atmamak dinî bir sorumluluktur. Baş dönmesi hissedilirse durup dinlenmek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda salatalık ve domates yemek susuzluğa iyi gelir mi?

Evet, su oranı yüksek sebzeler sahurda sıvı alımına katkı sağlar. Salatalık, domates, marul ve biber hem hafif hem liflidir; mideyi yormadan öğüne hacim katar. Tuz eklemeden veya çok az tuzla yenmeleri önemlidir, aksi hâlde faydası azalır. Bu sebzeler tek başına susuzluğu tamamen önlemez; sahurda yeterli su içmekle birlikte düşünülmelidir. Domates bazı kişilerde mide yanması yapabileceğinden reflüsü olanlar dikkatli olmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Teravihte zorlanmamak için iftarda ne kadar yemeliyim?

Doyana kadar değil, hafif bir tokluk hissine kadar yemek teravihi rahat kılmayı kolaylaştırır. Ağır bir iftardan sonra rükû ve secdeye varmak zorlaşır, uyku bastırır ve namazdaki huşû azalır. Midenin üçte birini yemeğe ayırma tavsiyesi bu noktada güzel bir ölçüdür. İftarda çorba, bir ana yemek ve salata ile yetinip tatlıyı veya meyveyi teravihten sonraya bırakmak pratik bir yöntemdir. Böylece hem ibadet hem de sindirim daha rahat olur. Ölçü kişiden kişiye değişir; kendi bedenini tanımak önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken koşu yapmak orucu bozar mı?

Hayır, koşmak orucu bozmaz. Terlemek, nefes nefese kalmak veya yorulmak orucu etkilemez; orucu bozan, bir şeyin ağız veya burun gibi yollarla bilerek içeri alınmasıdır. Ancak uzun ve yoğun koşu, gündüz su içilemediği için baş dönmesi ve susuzluğa yol açabilir. Bu yüzden Ramazan’da koşuyu kısaltmak, temposunu düşürmek ya da iftardan sonraya almak daha uygundur. Koşu sırasında ciddi halsizlik, bayılma hissi veya göğüs ağrısı olursa durmak, gerekirse orucu bozmak ve daha sonra kaza etmek gerekir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda karpuz yemek susuzluğu önler mi?

Sıvı alımına katkı sağlar ama susuzluğu tek başına önlemez. Karpuz büyük ölçüde sudan oluşur ve yaz Ramazanlarında ferahlatıcıdır. Ancak idrar söktürücü etkisi nedeniyle çok fazla yendiğinde alınan sıvının bir kısmı kısa sürede atılabilir; ayrıca şeker içeriği azımsanmayacak düzeydedir. Birkaç dilim karpuz, peynir veya yoğurtla birlikte dengeli bir tercih olabilir. Diyabet hastaları miktar konusunda hekimine danışmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Türk kahvesini iftardan ne kadar sonra içmek uygun?

Kesin bir süre yoktur; birçok kişi için yemekten yarım saat bir saat sonra, bir fincanla sınırlı içmek rahat bir tercihtir. Kahve kafein içerir ve geç saatte çok içilirse uykuyu zorlaştırabilir; bu da sahura kalkmayı güçleştirir. Ayrıca kafein bazı kişilerde idrar miktarını artırarak ertesi gün susuzluk hissini belirginleştirebilir. Kahvenin yanında bir bardak su içmek güzel bir alışkanlıktır. Tansiyon, kalp ritim sorunu veya mide hassasiyeti olanlar kahve miktarını hekimleriyle konuşmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftarı hazır yemek veya fast food ile açmak sakıncalı mı?

Helal olduğu sürece dinen sakıncası yoktur; ancak sürekli hâle gelmesi beslenme açısından önerilmez. Hazır yiyecekler çoğu zaman yağ, tuz ve şeker bakımından yüksek, lif ve vitamin bakımından düşüktür. Uzun açlıktan sonra bu tür ağır yiyecekler hazımsızlık ve susuzluk yapabilir. Zaman darlığı olan kişiler basit ev yemekleri, haşlanmış yumurta, yoğurt, salata ve tam tahıllı ekmek gibi kolay hazırlanan seçenekleri tercih edebilir. Dışarıdan alınan yiyeceklerde helal ve temiz olmasına dikkat etmek de ayrıca önemlidir.

Soruya git ve paylaş →

Katılacağım maraton Ramazan’a denk geliyor; oruç tutmayabilir miyim?

Sırf yarışa katılmak, tek başına orucu bırakmak için geçerli bir özür sayılmaz. Ramazan orucunu tutmamanın ruhsatları hastalık, yolculuk ve ciddi zarar tehlikesi gibi hâllerle sınırlıdır. Yarış başka şehirde ise ve seferîlik şartları oluşuyorsa kişi yolcu ruhsatından yararlanıp orucunu sonra kaza edebilir. Aksi hâlde mümkünse daha kısa bir parkura kaydolmak veya yarış gününü değerlendirmek önerilir. Yarış sırasında hayati tehlike hissedilirse oruç bozulur ve kaza gerekir; kasten ve özürsüz bozmak ise kefaret meselesini gündeme getirir. Kesin hüküm için müftülüğe danışılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda acı ve baharatlı yemek yemek susatır mı?

Evet, acı biber ve yoğun baharat susuzluk ile mide yanmasını artırabilir. Pul biber, isot, karabiber ve hazır baharat karışımları ağız ve mideyi tahriş ederek su içme isteğini artırır. Hazır baharat karışımları ayrıca tuz içerebilir. Sahur yemeklerinde baharatı hafif tutmak, nane, kekik veya maydanoz gibi yumuşak aromaları tercih etmek daha uygundur. Acı yemek alışkanlığı olanlar bunu iftardan sonraya bırakabilir.

Soruya git ve paylaş →

İftarda zeytinyağlı yemek tercih etmek iyi mi?

Genel beslenme önerilerine göre evet, zeytinyağlı sebze yemekleri dengeli bir iftar için iyi bir seçenektir. Sebzenin lifini ve suyunu, zeytinyağının sağlıklı yağlarını bir arada sunar ve kızartmalara göre daha hafiftir. Kur’an-ı Kerîm’de zeytin ve zeytin ağacı mübarek bir nimet olarak anılır. Ancak zeytinyağı da yüksek enerjilidir; bol yağlı yapılmaması, ölçülü kullanılması önerilir. Bu bilgi bir tedavi vaadi değildir; özel bir hastalığı olanlar kendi diyetlerini uzmanla planlamalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Oruç tutarken ağırlık çalışırsam kas kaybederim mi?

Bir aylık oruç, dengeli beslenme ve düzenli antrenmanla genellikle ciddi kas kaybına yol açmaz; ancak bu konuda kişisel hedefleri olanlar bir diyetisyen veya antrenörle plan yapmalıdır. Dinen ağırlık çalışmak orucu bozmaz. Genel yaklaşım, antrenmanı iftardan sonra yapmak, iftar ve sahurda protein ve sıvıyı ihmal etmemek, ağırlıkları biraz hafifletmektir. Ramazan’ı performans rekoru ayı değil, bedeni ve ruhu dengeleme ayı olarak görmek daha doğru bir bakıştır. Aşırı zorlanma sonucu orucu bozma ihtimali varsa antrenman yoğunluğu azaltılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda hazır meyve suyu veya gazlı içecek içmek uygun mu?

Önerilmez. Hazır meyve suları ve gazlı içecekler yüksek miktarda şeker içerir; kan şekerini hızla yükseltip düşürerek erken acıkma ve susuzluk hissi yapabilir. Gazlı içecekler ayrıca mide şişkinliği ve reflüye yol açabilir. Taze sıkılmış meyve suyu da lifinden ayrıldığı için meyvenin kendisi kadar tok tutmaz. Sahurda en iyi içecek sudur; meyve ise suyu yerine bütün olarak yenmelidir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra halı saha maçı yapmak teravihi kaçırmaya değer mi?

Spor yapmak caizdir, ancak Ramazan gecelerinin önceliği ibadettir. Teravih müekked sünnettir; mazeretsiz sürekli terk etmek doğru görülmez. Maçı teravihten sonraya almak veya teravihi erken kılınan bir camide kılmak iki güzelliği birleştirir. Yatsı namazının vakti içinde kılınması ise farzdır ve maç yüzünden kaçırılmamalıdır. Ayrıca iftarda doyduktan hemen sonra yoğun koşu mide rahatsızlığı yapabilir; yemekle maç arasında bir süre bırakmak faydalıdır. Maç sırasında kaba söz ve kavgadan uzak durmak, orucun ahlâki ruhuna da uygundur.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da kabızlık olmaması için iftarda neye dikkat etmeli?

Yeterli su, lifli yiyecekler ve biraz hareket en temel önlemlerdir. Ramazan’da öğün sayısının azalması, su alımının düşmesi ve beyaz ekmek ile hamur işlerinin artması kabızlığa zemin hazırlayabilir. İftarda sebze, salata, baklagil, tam tahıllı ekmek ve meyveye yer vermek; iftardan sahura kadar düzenli su içmek; teravihe yürüyerek gitmek gibi hafif hareketler faydalı olabilir. Kuru kayısı, erik gibi kuru meyveler ölçülü tüketilebilir. Şikâyet uzun sürerse veya ağrı, kanama gibi belirtiler varsa hekime başvurulmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda maden suyu içmek faydalı mı?

Bir şişe maden suyu çoğu kişi için sorun oluşturmaz, ancak su yerine geçmez. Maden suyu bazı mineraller içerir ve sindirime yardımcı olabilir; fakat içeriğindeki sodyum nedeniyle fazla içilmesi susuzluk hissini artırabilir, gazı da şişkinlik yapabilir. Tansiyon ve böbrek hastaları maden suyu tüketimini hekimlerine danışmalıdır. Sahurda temel sıvı kaynağı sade su olmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra mide yanması yapan yiyecekler hangileri?

Kızartmalar, çok yağlı ve baharatlı yemekler, gazlı içecekler, fazla kahve ve çay, çikolata ve domates salçalı ağır yemekler birçok kişide mide yanmasını artırabilir. Ayrıca çok hızlı ve fazla yemek, yemekten hemen sonra uzanmak da yanmayı tetikleyen alışkanlıklardır. Küçük porsiyonlar, haşlama ve fırın yemekleri, yemekten sonra en az iki üç saat dik durmak rahatlatabilir. Mide yanması sık tekrarlıyorsa kendi kendine ilaç kullanmak yerine hekime başvurmak gerekir; oruçla ilgili ruhsat durumu da hekim görüşüne göre değerlendirilir.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken yoga veya pilates yapmak caiz mi?

Esneme ve güçlendirme hareketleri olarak yapılan pilates ve yoga orucu bozmaz. Bu hareketler bedene bir şey sokmadığı için oruç açısından sakıncası yoktur. Yogada ise bazı akımların hareketlerle birlikte farklı dinlere ait mantralar, ilahlara yönelme veya tapınma anlamı taşıyan ritüeller içerdiği bilinmektedir; bir Müslüman bu tür inanç içerikli unsurlardan uzak durmalı, egzersizi yalnızca bedenî bir çalışma olarak yapmalıdır. Sıcak odada yapılan yoğun seanslar ise susuzluğu artırabileceği için Ramazan’da iftardan sonraya bırakılabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda bir litre suyu bir anda içmek doğru mu?

Hayır, suyu bir anda çok miktarda içmek önerilmez. Kısa sürede içilen fazla su mideyi şişirir, rahatsızlık verir ve vücut bu suyun önemli bir kısmını kısa süre içinde idrarla atar. Sıvıyı iftardan sahura kadar olan zamana yaymak daha etkilidir: iftarda, iftardan sonraki saatlerde ve sahurda birkaç bardak şeklinde içmek gibi. Sahurda yemekle birlikte ve yemekten sonra bir iki bardak su yeterlidir. Kalp veya böbrek yetmezliği gibi sıvı kısıtlaması olanlar hekimlerinin önerdiği miktara uymalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Evde koşu bandı veya kondisyon bisikleti kullanmak orucu bozar mı?

Hayır, bozmaz. Evde yapılan egzersiz de dışarıda yapılan spor gibidir; orucu etkileyen hareketin kendisi değil, bir şeyin bilerek içeri alınmasıdır. Ev aletleri, sıcaktan uzak ve kontrollü tempoda çalışma imkânı verdiği için Ramazan’da avantajlı olabilir. İftardan önce yapılacaksa kısa ve hafif tutulmalı, iftara yakın saatlere denk getirilerek su kaybının telafisi kolaylaştırılmalıdır. Egzersiz sırasında baş dönmesi hissedilirse durulmalı, kişi bir süre oturup dinlenmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da kilo almamak için iftarda nelere dikkat etmeli?

Porsiyonları küçük tutmak, kızartma ve şerbetli tatlıyı azaltmak, yavaş yemek ve hareketi sürdürmek en önemli noktalardır. Birçok kişi Ramazan’da öğün sayısı azaldığı hâlde, iftar ve sahurdaki yüksek enerjili yiyecekler nedeniyle kilo alır. Sofrayı çeşit çeşit yemekle doldurmak yerine çorba, bir ana yemek, salata ve yoğurttan oluşan sade bir düzen yeterlidir. Oruç, bir zayıflama yöntemi değil ibadettir; niyet Allah rızası olmalıdır. Kilo sorunu olanlar, kişisel bir plan için diyetisyene başvurabilir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurdan sonra hemen yatmak zararlı mı?

Tok karnına hemen uzanmak bazı kişilerde reflü ve hazımsızlık yapabilir. Özellikle ağır ve yağlı bir sahurdan sonra yatmak mide içeriğinin yemek borusuna kaçmasını kolaylaştırır. Sahurdan sonra sabah namazını kılmak, biraz Kur’an okumak veya zikirle vakit geçirmek hem manevi hem bedensel açıdan faydalıdır. Uyumak gerekiyorsa hafif bir sahur yapmak ve başı biraz yüksekte tutarak sol yana yatmak şikâyetleri azaltabilir. Sabah namazının vaktinde kılınmasına dikkat edilmelidir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan önce başım ağrıyor; iftarda ne yemek iyi gelir?

Oruç sırasındaki baş ağrısı çoğu zaman susuzluk, düşük kan şekeri, uykusuzluk veya kafein eksikliğiyle ilişkilidir. İftarda önce su içmek, hurma gibi hafif bir yiyecekle başlamak ve ardından dengeli bir yemek yemek genellikle rahatlatır. İftardan sahura kadar yeterli su içmek ve sahuru atlamamak ertesi günler için önemlidir. Ancak her baş ağrısı basit değildir; şiddetli, ani başlayan, kusma veya görme bozukluğuyla birlikte olan ağrılarda gecikmeden hekime başvurulmalıdır. Bu bilgiler tedavi yerine geçmez.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da dağ yürüyüşü veya kampa gitmek uygun mu?

Caizdir; ancak orucu tehlikeye atacak zorlukta rotalardan kaçınmak gerekir. Uzun ve dik parkurlar, sıcak ve yükseklik, oruçluyu hızla yorabilir ve susuz bırakabilir. Bu yüzden kısa rotalar seçmek, yürüyüşü sabah serinliğinde yapmak ve iftar için yeterli su ve yiyecek taşımak önemlidir. Kamp yerinin şehir dışında olması, kişinin yolcu sayılmasını her zaman sağlamaz; seferîlik için belirli mesafe ve niyet şartları gerekir. Kampta namaz vakitlerini ve kıbleyi önceden öğrenmek, doğada ibadetin tadını artırır.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda ne yersem gün içinde mide ekşimesi yapmaz?

Az yağlı, az baharatlı ve orta porsiyonlu bir sahur mide ekşimesini azaltmaya yardımcı olur. Yoğurt, haşlanmış yumurta, az tuzlu peynir, yulaf, tam tahıllı ekmek ve pişmiş sebzeler genellikle daha iyi tolere edilir. Kızartmalar, çikolata, domates salçalı ağır yemekler, turunçgil suları, kahve ve demli çay ise bazı kişilerde şikâyeti artırabilir. Sahurdan hemen sonra yatmamak da önemlidir. Sık mide yanması yaşayanlar ilaç kullanımı ve oruç tutma durumunu mutlaka hekimleriyle konuşmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

İftarda acılı ve baharatlı yemek yemek uygun mu?

Haram değildir; ancak boş mideye çok acı ve baharatlı yemekler birçok kişide mide yanması ve susuzluk yapabilir. Ölçülü baharat yemeğe lezzet katar ve tuz kullanımını azaltmaya yardımcı olur; asıl dikkat edilmesi gereken aşırılıktır. Acı sevenler iftarın ilk dakikalarında değil, mide biraz yemeğe alıştıktan sonra ve az miktarda tüketmeyi tercih edebilir. Gastrit, ülser veya reflü şikâyeti olanların acılı yiyeceklerden uzak durması ve hekimlerinin önerilerine uyması iyi olur.

Soruya git ve paylaş →

Oruçluyken aç karnına kardiyo yapmak daha çok yağ yakar mı?

Bu konuda kesin bir vaatte bulunmak doğru değildir; bilimsel çalışmalar farklı sonuçlar ortaya koymaktadır. Kilo ve yağ oranındaki değişim, toplam beslenme, uyku ve düzenli hareketin birlikte etkisiyle ilgilidir. Oruçlu kişinin aç karnına yoğun kardiyo yapması, susuzluk ve tansiyon düşüklüğü gibi riskler taşıyabilir. Ayrıca oruç bir ibadettir; asıl amacı Allah rızası ve takvadır, zayıflama programı değildir. Kilo vermek isteyenlerin bir diyetisyen ve hekimle birlikte, Ramazan’a uygun bir plan yapması en sağlıklı yoldur.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda gaz ve şişkinlik yapan yiyeceklerden kaçınmalı mıyım?

Sık şikâyet yaşıyorsanız evet. Kuru baklagiller, lahana, karnabahar, soğan, gazlı içecekler ve bazı kişilerde süt, gün içinde şişkinlik ve karın ağrısına yol açabilir. Oruçlu olunan saatlerde bu rahatsızlık daha belirgin hissedilir. Yiyecekleri iyi çiğnemek, yavaş yemek ve porsiyonu küçük tutmak şikâyetleri azaltır. Kimi yiyecekler herkese dokunmaz; kendi vücudunuzun tepkisini gözlemleyerek sahur menünüzü düzenlemeniz en doğrusudur.

Soruya git ve paylaş →

İftarda kaç tane hurma yemek yeterli?

Sünnete uygun olarak orucu birkaç hurma ile açmak yeterlidir; genellikle bir, üç veya beş gibi tek sayıda hurma tercih edilir. Hurma hem çabuk enerji verir hem de sindirimi kolaydır; fakat şeker oranı yüksek olduğu için bir avuç dolusu yemek önerilmez. Rivayetlere göre Peygamber Efendimiz taze hurma bulamazsa kuru hurma, o da yoksa birkaç yudum su ile orucunu açardı. Şeker hastaları hurma miktarını hekim veya diyetisyenle belirlemeli, gerekirse orucu su ile açmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Kilo vermek için sahuru atlamak doğru mu?

Hayır, önerilmez. Sahuru atlamak açlık süresini uzatır; gün içinde halsizlik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı yapabilir, iftarda da aşırı yemeye yol açabilir. Bu durum kilo kontrolünü kolaylaştırmak yerine çoğu zaman zorlaştırır. Ayrıca sahur Peygamberimizin teşvik ettiği bereketli bir sünnettir. Kilo vermek isteyenler sahuru atlamak yerine hafif ve dengeli bir sahur, ölçülü bir iftar ve iftar sonrası hareketle bu amaca daha sağlıklı yaklaşabilir. Kişiye özel program için diyetisyene danışılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Terle kaybettiğim tuzu iftarda elektrolit içeceğiyle mi tamamlamalıyım?

Çok terleyen ve yoğun spor yapan kişilerde bu bazen gerekebilir; ancak herkes için şart değildir. Dinen elektrolit içeceği iftarla imsak arasında serbesttir, gündüz içilirse orucu bozar. Normal bir günde su, çorba, ayran, meyve ve sebzelerden oluşan dengeli bir iftar çoğu kişinin ihtiyacını karşılar. Tansiyon, böbrek veya kalp hastalığı olanlar tuzlu içecekleri kendi başlarına kullanmamalı, hekimlerine danışmalıdır. İftar ve sahur arasında sıvıyı tek seferde değil, parça parça almak vücudun daha iyi kullanmasını sağlar.

Soruya git ve paylaş →

İftarı hurma ve süt ile açmak iyi bir seçenek mi?

Sünnette orucu hurma veya su ile açmak bildirilmiştir; hurmanın yanında bir bardak süt içmek de mubah ve birçok kişi için hafif bir başlangıçtır. Süt protein ve kalsiyum içerir, hurma ise hızlı enerji sağlar. Ancak süt herkesin midesine uygun değildir; laktoz hassasiyeti olanlarda şişkinlik ve rahatsızlık yapabilir. Böyle kişiler su, ayran veya yoğurdu tercih edebilir. Belirli bir yiyeceğe tıbbi bir şifa vaadi yüklemek doğru değildir; seçim kişinin bünyesine göre yapılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

Kreatin veya amino asit takviyesini Ramazan’da ne zaman alabilirim?

Ağızdan alınan tüm takviyeler ancak iftardan imsaka kadar olan sürede alınabilir; gündüz alınırsa oruç bozulur. Hangi saatte alınacağı ise sağlık ve performans açısından bir uzmanla belirlenmelidir. Bazı takviyeler bol su içmeyi gerektirir; Ramazan’da içilebilecek süre kısaldığı için bu durum önemlidir. Böbrek rahatsızlığı olanlar veya düzenli ilaç kullananlar takviye kullanmadan önce hekime danışmalıdır. Ürünün helal içerikli olup olmadığına, özellikle jelatin ve katkı maddelerine dikkat etmek de ayrıca gereklidir.

Soruya git ve paylaş →

Sahurda kahvaltı mı yapmalı, sıcak yemek mi yemeli?

İkisi de olabilir; önemli olan öğünün dengeli olmasıdır. Yumurta, peynir, zeytin, tam tahıllı ekmek ve sebzeden oluşan bir kahvaltı da, çorba ile hafif bir sulu yemek de uygun sahur seçenekleridir. Kahvaltıda tuzlu ürünlerin fazlalığı, yemekte ise yağ ve porsiyon büyüklüğü dikkat edilecek noktalardır. İştahı sabah saatlerinde az olanlar için hafif bir çorba veya yoğurt-meyve-yulaf karışımı daha kolay olabilir. Dinen sahurda yenecek yemeğin türü konusunda bir kural yoktur.

Soruya git ve paylaş →

İftardan kalan yemeği sahurda yemek sağlıklı mı?

Doğru saklanmışsa evet, hem pratik hem de israfı önleyen bir yoldur. Pişmiş yemekler soğuduktan sonra bekletilmeden buzdolabına kaldırılmalı, sahurda iyice ısıtılarak yenmelidir. Oda sıcaklığında saatlerce bekleyen yemekler, özellikle etli, tavuklu, pirinçli ve sütlü olanlar mide rahatsızlığına yol açabilir. Kızartmalar ve çok yağlı yemekler ise ısıtıldığında sahur için daha da ağırlaşır. Nimeti ziyan etmemek dinimizin önem verdiği bir ahlaktır.

Soruya git ve paylaş →

İftarı zeytin veya peynirle açmak olur mu?

Evet, olur; oruç hangi helal yiyecekle açılırsa açılsın geçerlidir. Sünnet olan hurma veya su ile açmaktır; bunlar bulunmadığında veya kişi tercih etmediğinde zeytin, peynir gibi yiyeceklerle açmakta dinen sakınca yoktur. Beslenme açısından ise zeytin ve peynirin çoğunlukla tuzlu olduğunu, bol tüketilirse gece ve ertesi gün susuzluk hissini artırabileceğini unutmamak gerekir. Önce birkaç yudum su içip sonra az miktarda zeytin ve peynir yemek daha dengeli bir başlangıç olur.

Soruya git ve paylaş →

Spordan sonra duş almak orucu bozar mı?

Hayır, bozmaz. Yıkanmak ve serinlemek orucu etkilemez; Peygamberimizin oruçluyken sıcaktan dolayı başından su döktüğü rivayet edilmiştir. Duş alırken yalnızca ağza ve buruna su kaçmamasına dikkat etmek gerekir. Ağızdan veya burundan istemeden boğaza su kaçarsa Hanefî mezhebine göre oruç bozulur ve kaza gerekir, kefaret gerekmez. Bu nedenle oruçluyken duşta suyu doğrudan yüze tutmamak ve gargaradan kaçınmak ihtiyatlı bir davranıştır. Spordan sonra serinlemek, susuzluk hissini de bir miktar hafifletebilir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sahura kadar sürekli atıştırmak doğru mu?

Hayır, önerilmez. İftardan sahura kadar aralıksız yemek sindirim sistemini dinlendirmez, sahurda iştahsızlığa ve kilo artışına neden olabilir. Daha sağlıklı bir düzen iftar, iftardan bir iki saat sonra hafif bir ara öğün (meyve, yoğurt veya bir avuç kuruyemiş gibi) ve sahur şeklindedir. Bu aralarda en çok ihmal edilen şey su içmektir; atıştırmak yerine su içmeye önem vermek oruç boyunca daha rahat hissettirir.

Soruya git ve paylaş →

İftardan sonra hazımsızlık için bitki çayı içmek faydalı mı?

Nane, rezene, ıhlamur gibi bitki çayları halk arasında hazmı kolaylaştırmak için sıkça içilir ve birçok kişiye rahatlık verir. Ancak bunların hastalık tedavisi olarak görülmemesi, bilimsel olarak kanıtlanmamış şifa vaatlerine itibar edilmemesi gerekir. Bitki çayları su ihtiyacına da katkıda bulunur; şekersiz içilmeleri daha iyidir. Bazı bitkiler ilaçlarla etkileşebilir; düzenli ilaç kullanan, hamile veya emziren kişilerin bitki çayı tüketimini hekim veya eczacıya danışması önerilir.

Soruya git ve paylaş →

Sporda bayılacak gibi olursam orucumu bozabilir miyim?

Evet, ciddi bir sağlık tehlikesi hissediliyorsa orucu bozmak caizdir, hatta gerekebilir. Kur’an, Allah’ın kullarına kolaylık dilediğini ve kişinin kendini tehlikeye atmamasını bildirir. Bu durumda oruç sonradan kaza edilir; zaruret nedeniyle bozulduğu için kefaret gerekmez. Ancak bu duruma düşmemek için oruçluyken ağır antrenmandan kaçınmak asıl önemli olandır. Sık sık baş dönmesi yaşayan kişinin bir sağlık kontrolünden geçmesi uygundur. Özürsüz ve bile bile orucu bozmanın hükmü ise farklıdır.

Soruya git ve paylaş →

Ramazan’da sporu tamamen bırakmak doğru mu?

Zorunlu değildir; hafif ve ölçülü hareket çoğu kişi için sürdürülebilir. Tamamen hareketsiz kalmak bazı kişilerde halsizliği ve kabızlığı artırabilir. Önerilen yol, sporu bırakmak yerine tempoyu düşürmek, süreyi kısaltmak ve zamanını iftardan sonraya kaydırmaktır. Teravih namazı, camiye yürümek ve ev işleri de günlük hareketin bir parçasıdır. Peygamberimiz “Güçlü mümin, zayıf müminden daha hayırlı ve Allah’a daha sevimlidir” buyurmuştur; bedeni korumak da bu gücün bir parçasıdır. Kronik hastalığı olanlar ise hekimlerinin önerisine göre hareket etmelidir.

Soruya git ve paylaş →

Vitamin takviyesini sahurda almak uygun mu?

Evet, hekiminiz önerdiyse vitamin ve mineral takviyeleri sahurda alınabilir; imsaktan önce alındığı için oruca zarar vermez. Bazı takviyeler (demir gibi) aç karnına mide bulantısı yapabileceğinden yemekle birlikte alınmalıdır. Yağda çözünen vitaminler (A, D, E, K) ise yağ içeren bir öğünle daha iyi emilir. Ramazan boyunca dengeli beslenen sağlıklı biri için ek takviye genellikle gerekmez; gereksiz ve kontrolsüz takviye kullanımından kaçınılmalıdır.

Soruya git ve paylaş →

← Tüm konular

Bu konuyla ilgili araçlar